|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkumiyetine ilişkin bir temyiz incelemesini içermektedir. Sanıkların, Türkiye sınırına kaçak akaryakıt geçirirken yakalandıkları anlaşılmıştır. Temyiz aşamasında, sanıklar ve katılan idare vekili, ceza tayininde eksiklikler olduğunu ve hukuka aykırılıklar bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. Yargıtay, sanıkların eyleminin hukuka uygun olarak değerlendirildiğini ancak ceza tayininde suç tarihindeki ve sonrasındaki kanun hükümlerinin ayrı ayrı uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.
Yargıtay, ayrıca ceza tayininde suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar ve meydana gelen zarar gibi unsurların dikkate alınması gerektiğini belirterek, sanıkların ceza miktarının artırılması gerektiğini ifade etmiştir. Hükümde, el konulan nakil aracı hakkında bir karar verilmemesi ve vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsil edilmesi gerektiği gibi hususların göz ardı edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak, Yargıtay, hükmün bozulmasına karar vermiştir. |
7. Ceza Dairesi 2022/6722 E. , 2024/7742 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/203 E., 2021/62 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanıkların temyiz istemleri, aramanın hukuka aykırı olduğuna,beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tarihinde kolluk görevlilerince İran-Türkiye sınırında termal kamera ile yapılan sınır izleme faaliyeti sırasında sanıkların 65 LB.. plakalı araçla 353 adet akaryakıt dolu 15 litrelik jelikan içerisindeki toplam 5295 litre akaryakıtı Türkiye sınırına geçirirken yakalandıkları anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık … kanun iadesi öncesinde savunmasında, olay tarihinde kardeşi …’ın sınırdan geçerken mazot yakalattığını, kendisinin de yaylada sınıra yakın bir yerde olması nedeniyle jandarmaların kendilerini aradıklarını ve yakalanan mazotun karakola götürüleceğini söylediklerini, bunun üzerine kardeşi Cahit ile olay yerine gittiklerini beyan etmiş, kanun iadesi sonrasında da suçlamaları kabul etmemiştir.
Sanık … kanun iadesi öncesi savunmasında, olay tarihinde hayvanlarıyla birlikte İran sınırında bulunan yaylaya çıktıklarını, askerlerin yanlarına gelerek akaryakıt taşınması için kamyona ihtiyaçları olduğunu söylediklerini, bunun üzerine kamyonla birlikte askerlerin göstermiş olduğu yere gittiğini, jelikanları yol kenarında dağınık bir halde gördüklerini ve araca yüklemeye başladıklarını, daha sonra ağabeylerinin de yanına geldiklerini beyan etmiş, kanun iadesi sonrasında da suçlamaları kabul etmemiştir.
Sanık … kanun iadesi öncesi savunmasında, kardeşleri ile birlikte yayladaki çadırda kaldıkları sırada askerlerin yanlarına gelerek, kaçakçılardan akaryakıt ele geçirdiklerini, kendi kamyonlarına ihtiyaç olduğunu söylediklerini ve …’la birlikte söz konusu akaryakıtı almaya gittiklerini, … geri dönmeyince onu aramaya gittiklerini, askerlerin jelikanları kamyonlarına yüklediğini gördüklerini, atılı suçu işlemediğini ifade etmiştir.
Sanıklara kanun iadesi sonrasında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemeleri halinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilecekleri ihtar edilmiş ancak sanıklar maddi durumları nedeniyle ödeme yapamayacaklarını beyan etmişlerdir.
Tutanak tanıkları dinlenmiş, tanıkların tutanak içeriğini doğruladıkları tespit edilmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre “hafif” değerde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıkların suça konu kaçak akaryakıtı ticari amaçla yurda soktuklarının kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/1., 3/1-2.cümle, 4/2.maddeleri kapsamında olduğu, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10., 4/2.maddeleri kapsamında kaldığı, 28.06.2014 tarihli Resmî
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/1, 3/1-2. cümle, 3/10., 4/2.maddeleri kapsamında bulunduğu cihetle; suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10., 4/2. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun’lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3/1, 3/1-2.cümle, 3/10, 3/23 ,4/2. ve 5/2. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca, alt ve üst sınırlar arasında … ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayanan kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiilin kabul edilmesi gereken önemi sebebiyle hapis cezaları yönüyle alt sınırdan ayrılmak, adli para cezaları yönünden de bir miktar daha teşdit yapılmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.El konulan ve iddianame ile müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında hüküm kurulmaması,
4.Katılan … İdaresi lehine maktu vekalet ücretinin “sanıklardan eşit olarak tahsiline” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekilinin ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.