onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkindir. Olay, sanığın aracında ele geçirilen 2.100 litre kaçak akaryakıt ile başlamıştır. Sanık, akaryakıtı ticari amaç gütmeden, ucuz olduğu için kullanacağını savunmuş, ayrıca aracın amcasından emaneten alındığını belirtmiştir. Ancak, TÜBİTAK-MAM raporunda akaryakıtın teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Mahkeme, sanığın suçun unsurlarını taşıdığını ve hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek mahkûmiyetine karar vermiştir. Sanığın etkin pişmanlık gösterdiğine dair bir irade sergilemediği de vurgulanmıştır. Sonuç olarak, katılan vekilinin temyiz talepleri reddedilmiş ve mahkeme kararı onanmıştır. Bu durum, kaçakçılıkla mücadelede hukukun uygulanabilirliğini ve sanığın sorumluluğunu pekiştirmektedir.

7. Ceza Dairesi         2022/17062 E.  ,  2024/5565 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/29 E., 2021/561 K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I.TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık hakkındaki erteleme ve nakil aracının iadesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Suç tarihinde önleme araması kararına istinaden yapılan yol uygulamasında, sanığın sevk ve idaresindeki aracın kasasında toplam 2.100 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

    Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanık savunmasında, kaçak akaryakıtı ucuz olduğu için aracında kullanacağını, ticari amacının bulunmadığını, aracı emaneten amcası olan malen sorumlu …’tan aldığını, gümrüklenmiş değerin iki katını ve zararı ödeyecek gücünün bulunmadığını beyan etmiştir.

    Ele geçen akaryakıt için düzenlenen TÜBİTAK-MAM raporunda, numunenin motorin esaslı olduğu ancak solvent içerdiği, ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğu belirlenmiştir.

    Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.

    Araç ruhsat sureti ile malen sorumlu beyanı dava dosyasında yer almaktadır.

    Olay tutanağı, ulusal marker tespit tutanağı, TÜBİTAK-MAM raporu, KEMT varakası, bilirkişi raporu, sanık savunması, malen sorumlu beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığa ait araçta ticari miktar ve mahiyette kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

    Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.