onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan yol kontrolü sırasında 2.280 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi üzerine, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık, akaryakıtı ucuz olduğu için satın aldığını ve ticari bir amacının olmadığını savunarak suçu inkar etmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde ele geçirilen akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

Mahkeme, sanığın etkin pişmanlık gösterdiğini ancak ödemeyi yapmadığını göz önünde bulundurarak, sanığın suçun sabit olduğuna ve mahkûmiyetine karar vermiştir. Yargıtay, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu ve yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yapıldığını belirterek, katılan İdare vekilinin temyiz sebeplerini reddetmiştir. Sonuç olarak, sanığın mahkûmiyetine dair hüküm onanmıştır.

7. Ceza Dairesi         2022/13663 E.  ,  2024/5577 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/424 E., 2021/853 K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

    Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında soyut takdiri indirim uygulanarak eksik ceza tayin edildiğine, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı araç ile Kıyıgören Hudut Karakolu sorumluluk sahasında seyir halindeyken yapılan yol kontrolü esnasında aracın durdurulduğu ve yapılan aramada plastik bidonlar içerisinde toplam 2.280 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

    Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanığın alınan savunmasında ele geçirilen akaryakıtı ucuz olduğu için ve kullanmak amacıyla satın aldığını, ticari amacının olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

    Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen 12.06.2014 tarihli ulusal marker tespit tutanağına göre yapılan ölçümlerde ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

    Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 9.389,33 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

    Sanığa kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu, ödeme için süre isteyen sanığın hüküm verilinceye kadar ödeme yapmadığının anlaşılmış olması karşısında 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesi gereğince yapılan ihtaratın usulüne uygun olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.

    Tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda ele geçen 2.280 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi ve sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.