onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanığın Irak’tan Türkiye’ye giriş yaparken aracında ele geçirilen kaçak sigara ve cep telefonları nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine dair bir hukuki değerlendirme yapılmıştır. Sanık, eşyaları hediye amacıyla getirdiğini savunsa da, mahkeme sanığın eyleminin ticari miktar ve mahiyette kaçak eşya taşımak olduğunu kabul etmiştir. Ancak, sanığın eyleminin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehine olan yeni düzenlemelere tabi olduğu, bu nedenle uygulanması gereken hükümlerin göz önünde bulundurulmadığı belirtilmiştir.

Mahkeme, sanığın adlî sicil kaydındaki durumun ve ilgili bakanlığın davadan haberdar edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerektiğine de vurgu yapmıştır. Ayrıca, sanığın lehine olan düzenlemelerin uygulanmaması ve etkin pişmanlık hakkının göz ardı edilmesi, hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulmasına neden olmuştur. Sonuç olarak, Yargıtay, mahkeme kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

7. Ceza Dairesi         2022/182 E.  ,  2024/6337 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2021/71 E. 2021/1510 K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi ve suça konu eşyaların taşındığı nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.

    2.Sanığın temyiz istemi; suça konu eşyaların fiyatları uygun olduğu için yakınlarına hediye etmek amacıyla aldığına, eşyaların kaçak olduğunu bilmediğine ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Suç tarihinde Irak’tan Türkiye’ye giriş yapmak için Habur Gümrük Sahasına gelen sanığın sevk ve idaresinde bulunan … plakalı araçta yapılan aramada faturasız, bandrolsüz ve gümrük kaçağı 6 adet … marka cep telefonu ile 7 karton bandrolsüz kaçak sigara ele geçirilmiştir.

    Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanık savunmalarında; suça konu kaçak eşyaları ailesine ve arkadaşlarına hediye etmek için getirdiğini, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiştir.

    Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta ticari miktar ve mahiyette kaçak eşyanın ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

    Ancak;
    1.Olay tarihinde sanıkta ele geçen eşyanın kaçak sigara ve cep telefonu olmasına göre sanığın eyleminin kül halinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3/1, 3/10 ve 3/23. maddeleri kapsamında kaldığı ve buna göre uygulama yapılması gerekirken kaçak sigaraların kişisel kullanım sınırı kapsamında kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,

    2.Suç tarihi itibarıyla sanığın adlî sicil kaydında görünen Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/60 Esas, 2011/220 Karar sayılı ilâmının davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisi olan Tarım ve Orman Bakanlığı (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) davadan haberdar edilerek ve gerekçeli karar tebliğ edilerek usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti, usulünce kesinleşmiş ise; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ve 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasındaki “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bahse konu ilâmın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/1510 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.