onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan yargılandığı ve ele geçirilen ürünlerin madeni yağ olarak değerlendirildiği belirtilmektedir. Olayda, sanığın savunması, ürünleri akaryakıt olarak satmadığını ifade etmesi üzerine, mahkemece hafif değer aralığında olduğu kabul edilen kaçak eşyanın cezasında indirim yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, mahkemece uygulanan ceza, 5607 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince tam olarak uygulanmamış, bu durum sonuç cezayı değiştirmediği için bozma nedeni yapılmamıştır.

Sonuç olarak, sanığa 1 yıl hapis ve 50 gün karşılığı adli para cezası verilmiş, ancak ceza indirim oranında yazım hatası olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay, sanığın suçunu işlediğini ve yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, katılan vekilinin temyiz taleplerini reddetmiş ve mahkûmiyet hükmünü onamıştır. Bu karar, kaçakçılık suçlarıyla ilgili ceza uygulamalarında dikkat edilmesi gereken hususları ve indirim oranlarının önemini ortaya koymaktadır.

7. Ceza Dairesi         2022/6669 E.  ,  2024/3713 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/641 E., 2021/556 K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebebi, kamu zararının giderilmediğine ve sanığa eksik ceza tayin edilerek hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Olay tutanağına göre, 27.12.2013 tarihinde EPDK görevlileri ile kolluk görevlilerinin kaçak akaryakıt satışı yapıldığı şüphesi ile sanık …’a ait iş yerine gidildiği ve iş yerinden inceleme dışı sanık …’e ait … plakalı kamyonun yakıt tankına hortum sokularak akaryakıt satışı yapıldığının tespit edilmesi üzerine yapılan aramada, iş yerinden 250 adet 14 litrelik 3.500 litre madeni yağ ele geçirildiği anlaşılmıştır.

    Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin
    onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanık savunmasında, ele geçen ürünleri madeni yağ olarak aldığını ve akaryakıt olarak kimseye satmadığını beyan etmiştir.

    Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre ” hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.

    Ele geçen ürünün Ege Üniversitesi Akredite Analiz Laboratuvarının 24.01.2014 tarihli raporuna göre, mineral yağ ve geri kazanım solventi karışımı olduğu tespit edilmekle, sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrasına göre belirlenecek temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeyerek mahkemece 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenecek temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uygulanmış ise de, bu durum sonuç cezayı değiştirmeyeceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

    Temel ceza olarak belirlenen 2 yıl hapis ve 100 gün karşılığı adli para cezasından, suça konu kaçak eşyanın değeri hafif sınırda olduğu kabul edilerek 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği 2/3 oranında indirim yapıldığı belirtilerek sanığın 1 yıl hapis ve 50 gün karşılığı adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, mahkemece aslında sanığa verilen cezada 1/2 oranında indirim yapıldığının anlaşılması karşısında, bu husus yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

    Tüm dosya kapsamına göre, sanığa ait toplam 3.500 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.