|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada yaklaşık 1000 litre kaçak motorin ele geçirilmesi üzerine, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık, akaryakıtı kullanmak amacıyla aldığını ve ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur. Ancak yapılan analizlerde, akaryakıtın tağşiş edildiği ve kaçak olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, sanığın suçu işlediğini kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir.
Kararda, sanığın savunmalarının aksine, ele geçirilen akaryakıtın ticari miktar ve mahiyette olduğu belirlenmiş ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, iddianame ile ele geçirilen akaryakıt miktarı arasında çelişki olduğu, yargılamanın bu çelişkinin giderilmesi gerektiği ve lehe kanun uygulamalarının dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. |
7. Ceza Dairesi 2023/2745 E. , 2024/6237 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/6 E. 2021/1527 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği; erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, nakil aracının müsaderesine karar verilmediğine, vekâlet ücretinin hüküm tarihine göre hesaplanmasında hataya düşüldüğüne ve re’sen görülecek nedenlere ilişkindir.
II. GEREKÇE
Nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın, Dairemizin 16.11.2020 tarihli ilâmı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği ve bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Mahkeme tarafından da nakil aracı ile ilgili temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olay tarihinde, kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol emniyet ve kontrol devriyesinde, sanığın sürücüsü olduğu araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada aracın depolarında toplamda yaklaşık 1000 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; suça konu akaryakıtı kullanmak amacıyla aldığını, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiştir.
Ulusal marker tespit tutanağında kontrol sonucunun geçersiz olduğu, … Üniversitesi Pal Laboratuvarı tarafından düzenlenen analiz raporuna göre; numunenin ulusal marker ölçümünde marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzelemelere aykırı olduğu, kükürt değeri yüksek organik bir sıvı eklenerek tağşiş edildiği, tağşiş ve/veya hile amacı ile akaryakıta katılabilecek ürün içerdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanıktan ticari miktar ve mahiyette kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1. 05.06.2014 tarihli Kaçak Petrol Tespit ve El Koyma Tutanağında sanıktan 1.100 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiğinin belirtilmesine rağmen sanık hakkında düzenlenen 16.06.2014 tarihli iddianamede kaçak akaryakıt miktarının 1290 litre olarak gösterildiği ve sanığa yüklenen ve suç olduğu kabul edilen eyleme ilişkin olay tutanağı ile iddianame içeriğinin çelişkili olduğu anlaşılmakla, iddianame içeriği ile ekli tutanak ve belgelerdeki çelişki giderilmek suretiyle, açılan davanın kapsamının kesin ve net olarak belirlenmesi ve yargılamaya bu haliyle devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun’un tespiti yerine, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişik öncesi 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Katılan … İdaresi lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.06.2024 tarihinde karar verildi.