onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, 6292 Sayılı Kanun uyarınca yapılan taşınmaz satışlarının geçerliliği üzerine odaklanmaktadır. Davacı, vekil edeninin zilyetliğinde olan taşınmazın, davalı adına haksız yere tescil edildiğini iddia ederek tapu kaydının iptali talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davalı tarafın, orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlar için gerekli başvuruları yaparak yasal koşulları yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddederek, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onaylamıştır. Temyiz aşamasında, Yargıtay, davalıya yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğunu ve davacının ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini tespit etmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının talebini reddetmiştir. Bu durum, taşınmazların satışında yasal prosedürlerin önemini ve geçerliliğini vurgulamaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2024/3203 E.  ,  2024/5491 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1200 E., 2024/381 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/362 E., 2021/296 K.

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    KARAR

    Adana ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 193 ada 11 parsel sayılı taşınmaz 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu (6292 Sayılı Kanun) uyarınca yapılan satış işlemi neticesinde 25.07.2013 tarihinde davalı … adına tescil edilmiştir.

    Davacı vekili, dava konusu 193 ada 11 parsel sayılı taşınmazın, yıllardır vekil edeninin zilyetliğinde olmasına rağmen vekil edeninin oğlu olan davalı adına kullanım şerhi verildiğini ve sonrasında satış işlemi ile davalı adına tescil edildiğini belirterek, 193 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

    Davalı vekili, vekil edeninin dava konusu taşınmazı çok uzun zamandan beri kullandığını ayrıca davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin dahi dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda, lehine kullanıcı şerhi verilenlerin belirtilen süreler içinde idareye müracaat etmeleri ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde söz konusu taşınmazlar şerh sahiplerine satış suretiyle tapuda devredilebilecek olduğundan ve davalı yan bu koşulları yerine getirmiş olduğundan davalı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğundan yapılan tescilin yolsuz olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, dava konusu taşınmazın Hazine tarafından 6292 sayılı Yasa uyarınca davalıya satılmış olmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.