ÖZET: Başvuru, 6360 sayılı Kanun çerçevesinde emlak vergisi muafiyeti talebini içermektedir. Ordu İli Ünye İlçesi’nde bulunan taşınmazın sahibi, 2014 yılından beri ödenen emlak vergilerinin iade edilmesi için Ünye Belediyesi’ne başvuruda bulunmuştur. İlgili idare, taşınmazın ticari faaliyetlerde kullanıldığını ve bu nedenle muafiyetin uygulanamayacağını belirtmiştir. Ancak başvuran, köyden mahalleye dönüşen yerlerde muafiyetin sağlanması gerektiğini savunarak, 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin on beşinci fıkrasına atıfta bulunmuştur.

Ünye Belediye Başkanlığı, başvuruya ilişkin gerekli belgeleri sunmuş ve emlak vergisi muafiyetinin uygulanamayacağını ifade etmiştir. Ancak Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu değerlendirerek, ilgili idareye emlak vergisinden muafiyet ve ödenen vergilerin iadesi için gerekli işlemlerin yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, başvuranın 6360 sayılı Kanun çerçevesinde muafiyet talebinin kabul edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın emlak vergisi muafiyetinden yararlanması ve ödediği vergilerin iadesi için Ünye Belediyesi’ne tavsiyede bulunmuş, bu işlemin 30 gün içinde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/12774-S.19814

BAŞVURU NO : 2019/11815

KARAR TARİHİ : 09/12/2019

TAVSİYE KARARI

ÜNYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 6360 sayılı Kanun kapsamında emlak vergisi muafiyetinden yararlanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/06/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza … A.Ş.’yi temsilen başvuruda bulunan …, Ordu İli Ünye İlçesi …Mahallesi

… ada … parselde bulunan taşınmazla ilgili olarak 6360 sayılı Kanun gereği Emlak Vergisi

Muafiyetinden yararlanmak ve 2014 yılından beri ödemiş oldukları emlak vergilerinin iade edilmesi talebiyle Ünye Belediyesi’ne başvuru yaptıklarını, ilgili idare tarafından gönderilen 28/12/2018 tarihli cevabi yazıda, taşınmazın bulunduğu alanın belediye mücavir alan sınırları içerisinde kaldığı, Meclis Kararı ile imarlı alan uygulamasına dahil edildiği, ayrıca 1319 sayılı

Emlak Vergisi Kanununun 4 (u) ve 14 (g) maddelerine istinaden ticari faaliyette kullanılan taşınmazın muafiyet kapsamında kalmadığının bildirildiğini, ancak taşınmaz için 6360 sayılı

Kanunun Geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrasına istinaden muafiyet talep ettiklerini, anılan maddede iş yerleri veya imar planı olan yerlerin muafiyetten yararlanamayacağına dair bir hükmün bulunmadığını, köyden mahalleye dönüşen yerlerde herhangi bir ayrım yapılmadan muafiyet uygulamasına imkan tanındığını iddia ederek taşınmazın 6360 sayılı

Kanun kapsamında emlak vergisinden muaf tutulmasını ve 2014 yılından beri ödenen emlak vergilerinin iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ünye Belediye Başkanlığından bilgi

ve belge talebinde bulunulmuştur. İlgili idarenin 07/08/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1) Şikâyete konu yer 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 (u) vr 14 (g) maddelerinin

“muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arsa ve araziler (gelir vergisinden muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından kullanılan bina, arsa ve araziler hariç) ile arsalar ile arsa sayılacak parsellenmiş arazi için bu muafiyetler uygulanmaz.” hükmüne istinaden ticari faaliyette kullanıldığından (Toprak Mahsulleri Ofisi Ordu Ünye Şube Müdürlüğü Fındık

Alım Yeri) emlak vergisi talebinin uygun bulunmadığı,

2.2) Ünye İlçesi … Mahallesinin 6360 sayılı Kanun ile köy statüsünden mahalle statüsüne

dönüştüğü doğru olmakla birlikte 07/07/2011 tarih ve 111 sayılı Encümen Kararı ile

…Mahallesi … ada … parselin yerleşik alan dışında olduğu, mücavir alan ve imar planı içerisinde kaldığı, bu nedenle 6360 sayılı Kanunun ilgili maddesinde emlak vergisi muafiyeti uygulanamadığı,

2.3) 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince Ordu ilinde büyükşehir belediyesi kurulduğu ve il belediyesinin büyükşehir belediyesine dönüştürüldüğü, ayrıca anılan maddenin üçüncü fıkrası gereği, Ünye iline bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılarak, köylerin mahalle olarak, belediyelerin ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katıldığı, anılan Kanunun geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrasında, bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/05/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri

Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının beş yıl süreyle alınmayacağının hüküm altına alındığı, Belediyenin yetki sınırı içinde köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşen yerlerde emlak vergisi muafiyetinin uygulanması sırasında bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiği,

2.4) Öte yandan, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 3 ve 13 üncü maddelerinde bina, arsa

ve arazi (emlak) vergisinin bina, arsa ve arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina, arsa ve araziye malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği ile paylı mülkiyet halinde malik olanların hisseleri oranında mükellef oldukları, elbirliği mülkiyette ise maliklerin vergiden müteselsilen sorumlu olduklarının hüküm altına alındığı,

2.5) Anılan Kanunun 4/(u) ve 14/(g) maddelerinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında

bulunan bina, arsa ve arazilerin kiraya verilmemek şartıyla emlak vergisinden daimi muaf tutulacağı, ancak anılan yerlerde bulunan ve muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arsa ve arazilerin (gelir vergisinden muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat iş yeri olarak kullanılan bina, arsa ve arazi hariç) ile arsalar ile arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetlerin uygulanmayacağının hükme bağlandığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü

maddesinin üçüncü fıkrasında, “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.”; dördüncü fıkrasında, “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Mevzu” başlıklı 1 inci

maddesinde, “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina

Vergisine tabidir.”,

5.1) “Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa

hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder. Bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.”,

5.2) “Daimi muaflıklar” başlıklı 4 üncü maddesinde, “Aşağıda yazılı binalar, kiraya

verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z)

fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

…

u) (Ek : 4/12/1985 – 3239/100 md.) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binalar (Gelir Vergisinden muaf esnaf ile basit usulde Gelir Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan binalar hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan binalar ile muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar için bu muafiyet uygulanmaz.),

5.3) “Mevzu” başlıklı 12 nci maddesinde, “Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar

bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir.

Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.”,

5.4) “Daimi muaflıklar” başlıklı 14 üncü maddesinde, “Aşağıda yazılı arazi kiraya

verilmemek (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Arazi Vergisinden daimi olarak muaftır. ((a), (b), (f), (ı) ve (j)

fıkralarındaki arazi için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

…

g) (Ek : 4/12/1985-3239/104 md.) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan arazi.

(Gelir Vergisinden muaf esnaf ile basit (1) usulde Gelir Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyet uygulanmaz.)”,

6) 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe

Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve

Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.”; üçüncü fıkrasında, “Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.”,

6.1) Geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrasında, “Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan

köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak

Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı

Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmaz ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi

Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümleri 31/12/2022 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uygulanmaya devam edilir. Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7) Kamu Denetçisi tarafından, İdarenin başvuruya konu işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı

olduğu değerlendirilerek, başvuran şirketin 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrası kapsamında emlak vergisinden muaf tutulması ve ödediği emlak vergisi tutarlarının iade edilmesi için gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, Ordu İli Ünye İlçesi … Mahallesi … ada

… parselde bulunan taşınmazla ilgili olarak 6360 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrasına istinaden muafiyet talep ettiklerini, anılan maddede iş yerleri veya imar planı olan yerlerin muafiyetten yararlanamayacağına dair bir hükmün bulunmadığını, köyden mahalleye dönüşen yerlerde herhangi bir ayrım yapılmadan muafiyet uygulamasına imkan tanındığını iddia ederek taşınmazın 6360 sayılı Kanun kapsamında emlak vergisinden muaf tutulmasını ve 2014 yılından beri ödenen emlak vergilerinin iade edilmesini talep etmektedir.

9) Emlak vergisi, gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine sahip oldukları bina, arsa ve

arazilerden alınan özel nitelikli bir servet vergisi olup, kişilerin malvarlığının bulunmasının kendilerinin vergi ödeme gücüne sahip oldukları karinesini teşkil etmesinden kaynaklanmaktadır. Emlak Vergisi Kanununda, emlak vergisi, “bina vergisi” ve “arazi vergisi” olarak düzenlenmiş olup, Türkiye sınırları içinde bulunan bütün taşınmazların (bina, arsa ve arazilerin) emlak vergisine tabi olduğu genel kural olarak benimsenmiştir. Ancak çeşitli gerekçelerle muafiyet, istisna, indirim ve kısıtlılık hükümlerine yer verilerek genel kurala istisna oluşturacak düzenlemeler yapılmış, bazı taşınmazlar ve mükellefler daimi veya geçici olarak emlak vergisinden muaf tutulmuş, bazı taşınmazlar için vergi değerinde, bazılarında ise vergi oranında indirim öngörülmüştür.

10) Vergi muafiyeti, vergi kanunlarına göre ortada vergiyi doğuran bir olay bulunmakla

birlikte, yine aynı kanunlarla veya diğer özel kanunlarla bazı gerçek veya tüzel kişilerin ya da grupların vergilendirme dışında bırakılmasıdır. Emlak Vergi Kanununun 4 üncü maddesinde bina vergilerine; 14 üncü maddesinde ise arsa ve arazi vergisine ilişkin daimi muaflıklar düzenlenmiştir. Devamlı muaflıktan faydalanabilmek için maddelerde yer alan fıkralarda belirtilen taşınmazların kiraya verilmemiş olması temel şart olarak kabul edilmiş ve buna ek olarak fıkra metinlerinde yer alan özel şartların da mevcut olması öngörülmüştür. Emlak

Vergisi Kanununun 4/(u) maddesine istinaden belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binalar, Bina Vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur. Ancak, anılan yerlerde bulunup, ticari, sınaî ve turistik faaliyetlerde kullanılan binalar ile muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar için bu muafiyet uygulanmayacaktır. Benzer şekilde

Kanunun 14/(g) maddesine göre, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziler kiraya verilmemek şartıyla arazi vergisinden daimi olarak muaf tutulmaktadır. Bu yerlerde bulunan arazilerden (arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazilerden) ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılanlar için ise muafiyet uygulanmayacaktır. Ancak, gelir vergisinden muaf esnaf ile götürü usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve araziler daimi muafiyet kapsamında tutulacaktır. Dolayısıyla, ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen ticari bir işletmenin faaliyetinde kullanılan arazinin, belediye ve mücavir alan sınırları dışında da olsa emlak vergisi muafiyetinden yararlandırılmayıp emlak vergisine tabi tutulması gerekmektedir. (Bknz. Türkiye Belediye Birliği (2013), Açıklamalı ve İçtihatlı

Belediyelerde Emlak Vergisi Uygulaması, Ankara, s.280-286)

11) Somut olayda, Ordu İli Ünye İlçesi … Mahallesi … ada … parselde bulunan “tek katlı beş

adet beton prefabrik depo ve iki katlı idari bina ve arsası” vasfındaki taşınmazın, Toprak

Mahsulleri Ofisi Ordu Ünye Şube Müdürlüğü Fındık Alım Yeri olarak ticari faaliyette kullanıldığı ve gelir vergisinden muaf esnaf ve basit usulde gelir vergisine tabi olmadığından emlak vergisi muafiyet kapsamında olmadığı anlaşılmıştır. Ancak başvuran şirketin, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun daimi muafiyet hükümlerinden yararlanma talebinde bulunmadığı, 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrası hükmünden yararlanma talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlık, başvuran şirketin anılan Kanun hükmünden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda toplanmaktadır.

12) 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası ile aralarında Ordu ilinin de yer aldığı bazı illerde büyükşehir belediyesi kurulmuş ve il belediyesi büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür. Ayrıca, anılan maddenin üçüncü fıkrası gereği, Ordu iline bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılarak, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. Ayrıca anılan

Kanunun geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrası ile, bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1319 sayılı Emlak

Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri

Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmayacağı düzenlenmiştir.

13) Danıştay 9. Dairesi’nce verilen E. 2016/605, K. 2016/5202 sayılı kararda; “…

06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6360 sayılı Kanun’un,

30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 1. maddesinin 15. bendinde “Bu Kanun’a göre

tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na göre alınması gereken emlak vergisi ile

26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi,

harç ve katılım payları beş yıl süreyle alınmaz ve 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi

Kanunu’nun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümleri 31.12.2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) uygulanmaya devam edilir. Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret beş yıl süreyle en düşük tarifenin %25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir. 10.07.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi

Kanunu’nun geçici 2’nci maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmü uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi

Kanunu’nun 01.03.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1610 sayılı Kanunu’nun 14. maddesiyle değişik 22. maddesinde bina ve arazi vergileriyle ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin, bu

Kanun’a eklenmek veya bu Kanun’da değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği hükmü yer almakta ise de Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 11.02.1988 tarihinde verilen

E:1987/3, K:1988/1 sayılı kararında gerekse Danıştay Dokuzuncu Dairesince aynı yönde verilen birçok kararda belirtildiği sonra çıkan kanunun, genel nitelikteki önceki kanunun yerine geçeceği ve sonradan yürürlüğe giren özel nitelikteki kanunda yer alan istisna ve muafiyet hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş bulunmaktadır…6360 Sayılı Yasa’nın anılan maddesine göre, tüzel kişiliği kaldırılan köyler için beş yıl süre ile emlak vergisi muafiyeti getirildiği hususu açıktır. Ayrıca söz konusu muafiyet hükmünün kapsamı bakımından herhangi bir ayrım yapılmadığı da ortadadır.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

14) Her ne kadar, 07/07/2011 tarihli ve 111 sayılı İl Encümen Kararı ile … … ada … parselin

mücavir alan sınırlarına dahil edildiği, imar planı içerisinde kaldığı ve Emlak Vergisi

Kanununun ilgili maddeleri kapsamında muafiyet hükümlerinden yararlanamayacağı belirtilmiş olsa da, 6360 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin on beşinci fıkrasında, ‘tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları

31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmaz.’ şeklinde açık bir düzenlemenin olduğu,

6360 sayılı Kanunun ilgili maddesindeki muafiyet hükmünün kapsamı bakımından herhangi

bir ayrım yapılmadığı tespit edilmiştir.

15) Dolayısıyla, ilgili düzenlemede mücavir alanlara ilişkin herhangi bir istisna öngörülmediği,

köyden mahalleye dönüştürülen yerlerin, ilk mahalli seçim tarihi olan 30/03/2014 tarihinden itibaren beş yıl süre ile (28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 105 inci maddesiyle “altı yıl” olarak değiştirilmiştir.) her türlü vergiden muaf tutulduğu, daha sonra bu sürenin 31/12/2022 tarihine kadar uzatıldığı tespit edilmiştir.

16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, her ne kadar başvuran şirket 1319

sayılı Emlak Vergisi Kanunu kapsamında muafiyet hükümlerinden yararlanmasa da, 6360 sayılı Kanunun ilgili maddesinde tüzel kişiliği kaldırılan köylerde 31/12/2022 tarihine kadar emlak vergisi alınmayacağının düzenlendiği, muafiyet hükmünün kapsamı bakımından herhangi bir ayrım yapılmadığı anlaşıldığından başvuranın talebinin ilgili idare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ordu

Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuran şirketin 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrası kapsamında emlak vergisinden muaf tutulması ve ödediği emlak vergisi tutarlarının iade edilmesi için gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda ÜNYE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA

Kararın BAŞVURANA ve ÜNYE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ünye Belediye Başkanlığınca

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi