ÖZET: Başvuru, Bitlis Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu’na yapılan kademe ilerlemesi talebiyle ilgilidir. Başvuran, 2015 yılında sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak göreve başlamış, 2023 yılında kadrolu memur olarak atanmıştır. 2016 yılında tüm memurlara verilen bir derecenin kendisine de verilmesi için başvuruda bulunmuş; ancak bu talebi reddedilmiştir. Ayrıca, son sekiz yıl içinde disiplin cezası almayan kamu görevlilerine yönelik kademe ilerlemesi için yaptığı başvuru da olumsuz sonuçlanmıştır.

Bitlis Adli Yargı Adalet Komisyonu, başvuranın 8. dereceli kadronun 7. derecesinin 1. kademesinde bulunduğunu ve disiplin cezası almadığını belirtmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince, sözleşmeli personel için kademe ilerlemesi yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Başvuranın, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme çerçevesinde ilave bir dereceden yararlanma talebi de, sözleşmeli statüsünde çalıştığı için reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın sözleşmeli personel olarak geçirdiği sürelerin, disiplin cezası almama süresi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde bir tavsiyede bulunmuştur. Ancak, başvuranın 3. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanma talebi reddedilmiştir. Karar, başvuranın ve ilgili idarenin bilgilendirilmesiyle sonuçlanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2494-S.24.3991

BAŞVURU NO : 2023/14795

KARAR TARİHİ : 05.03.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : BİTLİS ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET

KOMİSYONU

BAŞVURUNUN KONUSU : Derece/kademe ilerlemesinin yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran dilekçesinde özetle; “27/05/2015 tarihinde sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak göreve başladığını, 15/04/2023 tarihinde kadrolu memur olarak atandığını, 2016 yılında tüm memurlara verilen 1 derecenin kendisine de verilmesi için bağlı bulunduğu Bitlis Adli Yargı

Adalet Komisyonu Başkanlığına da başvuruda bulunduğunu, talebinin Komisyon Başkanlığınca reddedildiğini, yine son sekiz yıl içinde disiplin cezası almamış kamu görevlilerine verilen kademe ilerlemesinin yapılması içinde başvuruda bulunduğunu ancak bu talebinin de reddedildiğini iddia ve ifade ederek, emsal mahkeme ve Kamu Denetçiliği Kurumunun kararları da göz önünde bulundurularak hem ilave derece verilmesi hem de kademe ilerlemesinin yapılmasını” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içerikli yazımıza istinaden Bitlis Adli Yargı

Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından gönderilen 08/12/2023 tarih ve E- / sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Başvuranın, hali hazırda 8. dereceli kadronun 7. derecesinin 1. kademesinde bulunduğu, İlgili hakkında herhangi bir disiplin cezasının olmadığı, UYAP özlük dosyasının yapılan incelemesinde hakkında adli veya idari yönden yapılmış herhangi bir soruşturma bilgisine rastlanılmadığı,

2.2. Başvuranın, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kademe ve kademe ilerlemesi” başlıklı 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kademe ilerlemesi yapılması talebiyle ve 2016 yılında tüm memurlara verilen 1 derece ilerlemesine ilişkin olarak, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel

ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün 24/04/2023 tarihli ve sayılı yazısı ile “657 sayılı Kanunun geçici 48 inci maddesi uyarınca memur kadrolarına geçirilen personelin Kamu Görevlilerinin Geneline ve

Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3 üncü Dönem

Toplu Sözleşmesinin ilave bir derece verilmesi maddesinden faydalanamayacağı” hususunun Bakanlığa bildirilmiş olduğu ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 21/07/2023 tarihli ve

E- – – / sayılı yazısı ile de bu durumun taraflarına bildirildiği, buna istinaden

Komisyon Başkanlığının 31/08/2023 tarihli ve / sayılı kararı ile ilgilinin talebinin reddine karar verildiği,

2.3. 657 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde; “Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel

İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında, veya Beden Terbiyesi Bölge

Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır. Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu

Kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır…” hükmüne yer verildiği, mezkûr hüküm dikkate alındığında,

657 sayılı Kanunun disiplin hükümlerinin 7433 sayılı Kanun hükümleri yürürlüğe girmeden önce 657 sayılı

Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlere uygulanma olanağı olmadığı, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlere diğer düzenleyici işlemlerle disiplin cezası verilebilmesinin de hukuken mümkün olmadığı, Anayasa Mahkemesinin bu husustaki 2018/107 Esas ve 2018/114 Karar sayılı kararında kamu personeline yasal bir çerçeve olmaksızın disiplin cezası verilmesinin, suçun ve cezanın kanuniliği ilkesine aykırı olduğundan bahisle Anayasaya aykırılık oluşturduğunun hükme bağlandığı, bu nedenle 7433 sayılı Kanun ile 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 48 inci madde uyarınca 14/04/2023 tarihinde kadroya geçtiği anlaşılan başvuranın sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak görev yaptığı dönemde kadrolu memurlar için uygulanan disiplin hükümlerinin başvurana uygulanamayacağının değerlendirildiği,

2.4. Başvuru konusu talebe ilişkin olarak diğer ilgililer tarafından yargı organlarında açılmış sonuçlanmış herhangi bir davanın bulunmadığı, yasal mevzuat ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve

Prensipler Genel Müdürlüğünün 24/04/2023 tarihli ve sayılı yazısına dayanılarak hazırlanan Adalet

Bakanlığı Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 21/07/2023 tarihli ve E- – / sayılı görüş yazısı göz önünde bulundurulduğunda; başvuru konusuna ilişkin bir uzlaşma/dostane çözüm yoluna gidilemeyeceği,” ifade edilmiştir.

3. Kurumumuza yapılan / başvuru numaralı dosya konusu hakkında görüş talebi içeren yazımıza istinaden Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel

Müdürlüğü tarafından gönderilen 07/09/2023 tarih ve E. – – sayılı cevabi yazıda özetle, 7433 sayılı Kanun uyarınca memur kadrosuna atanan ilgilinin; 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda ve anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesinin ve 3. Dönem Toplu Sözleşme hükümlerine istinaden ilave bir dereceden yararlanmasının, mümkün olmadığı mütalaa edilmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

/

4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinde;“Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.”

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,

6.1. “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ncı maddesi Ortak Hükümler bölümünün C fıkrasının sekizinci bendinde “8- (Ek: 29/1/2016 – 6663/5 md.) 108 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kullanılan aylıksız izin süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.”,

6.2. “Kademe ve kademe ilerlemesi” başlıklı 64 üncü maddesinde (Değişik:13/2/2011-6111/100 md.)

“Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir.

Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartları aranır.

…

Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. … .”,

7. 23/08/2015 tarihli ve 29454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve

Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem

Toplu Sözleşmesinin “Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı İkinci

Kısmının “İlave derece verilmesi” başlıklı 28 inci maddesinde; “457 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnameyle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek geçici madde, 458 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnameyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen mülga ek geçici madde ve 459 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen ek geçici madde hükümleri; anılan ek geçici maddeler kapsamında belirtilen (sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar dahil) ve bu ek geçici maddeler ile 2/2/2005 tarihli ve 5289 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmamış olanlardan 15/1/2016 tarihinde görevde bulunanlar (aylıksız izinde bulunanlar dahil) ile bunlardan anılan tarihten önce emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile dul ve yetim aylığı alanlar hakkında da uygulanır.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

/

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. 7433 sayılı Kanun uyarınca memur kadrosuna atanan başvuran, 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi ile 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanmayı talep etmektedir.

10. İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın taleplerinin, 657 sayılı Kanununun

64 üncü maddesi hükmünde, sözleşmeli statüde çalışan personel hakkında herhangi bir düzenlemeye yer

verilmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.

11. Başvuranın, 02/04/2018-14/04/2023 tarihleri arasında, 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı

Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi talebi ile ilgili olarak,

12. Anayasa’nın 128 inci maddesinde; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri ile hak ve yükümlülükleri, aylık, ödenek ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin hukuki durumlarının, hak ve yükümlülüklerinin; başta 657 sayılı Kanun ve diğer özel yasalarla bu yasalara uygun olarak yürürlüğe konulan alt mevzuat düzenlemelerin doğal sonucu olarak, bu düzenleyici tasarruflarda yer alan kurallar esas alınarak saptanması statü hukukunun gereğidir. 657 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde Devlet memurlarının ilerleme ve yükselmelerinin bu kanun kapsamında düzenleneceği öngörülmüştür.

12.2. Danıştay 12. Dairesinin 05/02/2018 tarihli ve E.2017/2604, K.2018/402 sayılı kararında “657 sayılı

Kanun’da yer alan düzenlemelerin, anılan Kanun’un 4-D maddesi kapsamında çalışan işçiler için uygulanmasının mümkün olmamakla birlikte, Kanun’un 4/B maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel ile 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak uygulanabileceği; nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17/06/2013 tarihli, YD İtiraz

No: 2013/357 sayılı kararında, 657 sayılı Kanun hükümlerinin anılan Kanun’un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel için doğrudan uygulanmasının söz konusu olamayacağı, ancak

“referans norm” olarak dikkate alınabileceğinin belirtildiği” ifadelerine yer verilmiştir.

12.3. Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 29/05/2019 tarihli ve E:2019/215, K:2019/1157 sayılı kararında, söz konusu Danıştay kararı ile birlikte yine Danıştay 12. Dairesinin aynı yöndeki 22/06/2016 tarihli ve

E.2013/9695, K.2016/4083 sayılı kararı ile 23/03/2017 tarihli ve E.2016/6676, K.2017/919 sayılı kararına da atıfta bulunularak “657 sayılı kanun hükümlerinin 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında doğrudan uygulanması mümkün olmamakla birlikte gerek bu hükümlerin

“referans norm” olarak alınabileceğine dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun içtihatları, gerekse de Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği’nin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde yer alan, bu yönetmelik

hükümlerinin sözleşmeli personel hakkında da uygulanacağını öngören hükmü karşısında davacının sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre içinde herhangi bir disiplin cezası aldığı yolunda bir iddia ileri sürülmediğine ve bu sürenin de davalı idarece davacının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirildiği konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmadığına göre aynı sürenin 657 sayılı

Kanun’un 4/B maddesi kapsamındaki hizmetlerin 64üncü maddede belirtilen sekiz yıllık sürelerin hesabında değerlendirilmesi gerektiği” yönünde hüküm vermiştir.

12.4. Benzer bir olayda Denizli İdare Mahkemesi 09/06/2020 tarihli ve E.2019/1524, K.2020/485 sayılı kararında “Danıştay kararı ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde 657 sayılı kanun hükümlerinin 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında doğrudan uygulanması mümkün olmamakla birlikte bu hükümlerin “referans norm” olarak alınabileceği, bu bağlamda gerek davacının sözleşmeli olarak çalıştığı süre içerisinde herhangi bir disiplin cezası almadığı gibi hakkında disiplin cezası verilmesini gerektirir bir eylemi olduğu yönünde bir iddia olmadığı ve gerekse de davacının sözleşmeli statüde geçirdiği sürenin kamu hizmetinde geçen sürede dikkate alındığı hususları da bir arada değerlendirildiğinde davacının, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında görev yaptığı sürelerin de anılan Kanun’un 64 üncü maddesinde belirtilen 8 yıllık sürenin hesabında dikkate alınması gerekirken bu süreler dikkate alınmayarak davacının başvurusunun reddedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” sonucuna varmış; bu karara karşı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ise, İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci Dava Dairesinin 24/09/2020 tarihli ve

E.2020/883, K.2020/1212 sayılı kararında idare mahkemesi kararının dayandığı gerekçe ve usul hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

12.5. Benzer bir şekilde, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli ve E.2019/1651, K.2019/2475 sayılı kararı ile davacı lehine karar verilmiş, idarenin istinaf başvurusu ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi

Üçüncü İdari Dava Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve E.2020/562, K.2020/610 sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.

12.6. Benzer konuda Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvurularda da bu açıdan yapılan değerlendirme sonrasında, başvuru sahibi için ilgili dönemde uygulanabilecek bir disiplin veya benzeri yaptırım düzenlemesi bulunmuyorsa Ret Kararı (Kamu Denetçiliği Kurumunun 27/12/2019 tarihli ve 2019/12205 dosya numaralı, 15/04/2020 tarihli ve 2019/20130 dosya numaralı, 16/12/2020 tarihli ve 2020/72041 dosya numaralı kararları) verilmekte; başvuru sahibi için ilgili dönemde uygulanabilecek bir disiplin veya benzeri yaptırım düzenlemesi bulunuyorsa ve başvuru sahibi için bir yaptırım uygulanmadıysa

Tavsiye Kararı (Kamu Denetçiliği Kurumunun 29/06/2020 tarihli ve 2020/405 dosya numaralı, 30/06/2020 tarihli ve 2020/5535 dosya numaralı, 06/10/2020 tarihli ve 2020/42362 dosya numaralı, 19/01/2021 tarihli ve 2019/18638 dosya numaralı kararları) verilmektedir.

12.7. Somut olayda, her ne kadar yukarıda yer alan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve

Prensipler Genel Müdürlüğünün görüş yazısında, aksi yönde görüş belirtilmiş olduğu görülmekte ise de, gerek yukarıda yer verilen emsal nitelikteki yargı kararları ve gerekse de Kurumumuzca verilmiş emsal kararlar doğrultusunda, başvuranın, sözleşmeli statüde görev yaptığı sürece kadrosu ile irtibatının devam ettiği, sözleşmeli olarak geçirdiği sürede herhangi bir disiplinsizlik nedeniyle sözleşmesinin feshedilmediği ya da başka bir müeyyideye tabi tutulmadığı, sözleşmeli personel statüsünde geçirdiği sürenin kamu hizmetinde geçen süre olarak değerlendirildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

13. Başvuranın, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanma talebi ile ilgili olarak,

13.1. Başvuranın, 3. Dönem Toplu Sözleşmenin uygulandığı yıllarda, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel kapsamında çalışmakta olduğu görülmektedir.

13.2. Somut olayda, başvuranın diğer iki talebine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, 657 sayılı

Kanunun ilgili hükümlerinin referans norm olarak ele alınmış olmasının, başvuranı 657 sayılı Kanuna tabi personel haline getirmeyeceğini öncelikle belirtmek gerekmektedir. Kamu Görevlilerinin Geneline ve

Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu

Sözleşmesinin 28 inci maddesinde, ilave bir derece verilmesi için, bu hükümde sözü edilen mevzuata tabi personel olarak 15/1/2016 tarihinde görevde bulunmak (aylıksız izinde bulunanlar dahil) şartının öngörüldüğü, başvuranın ise, 15/1/2016 tarihinde sözleşmeli personel statüsünde bulunduğu, yani, Toplu

Sözleşmenin anılan hükmünde sözü edilen mevzuata tabi personel olarak görev yapmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvurana 3. Dönem Toplu Sözleşmesinin 28 inci maddesi uyarınca, ilave bir derece verilmesine imkan bulunmadığı değerlendirilmektedir.

14. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri, yargı içtihatları ile Kurumumuzun emsal niteliğinde kararları kapsamında yapılan açıklamalar doğrultusunda, ilgili idarenin, başvuranın, 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanma talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminin ise hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Van İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

/

Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre;

Başvuranın 3. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanma talebinin REDDİNE,

Başvuranın, 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi hususunda, BİTLİS

ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, BİTLİS

ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ KOMİSYONU BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve BİTLİS ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ KOMİSYONU

BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/