|
ÖZET: Başvuran, İstanbul Beşiktaş Camiinde imam hatip olarak görev yaparken, kendisine verilen “Kınama” ve “Uyarma” disiplin cezalarının haksız olduğunu iddia ederek iptalini talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın görevini düzgün yapmadığına dair yapılan soruşturma sonucunda, Yardım Toplama Kanunu’na aykırı hareket ettiği ve özürsüz olarak göreve geç geldiği gerekçesiyle disiplin cezaları vermiştir. Soruşturma raporunda, başvuranın camiye zamanında gelmediği ve namazları başka bir kişinin kıldırdığı yönünde tanık ifadeleri yer almıştır.
Disiplin cezalarının hukuka uygunluğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Başvuranın, daha önce benzer bir suçtan ceza aldığı ve yardım toplama usulüne uymadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, verilen disiplin cezalarının hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. İdarenin işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir. Bu çerçevede, başvuranın talebi reddedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/1718-S.23.2876
BAŞVURU NO : 2022/11961
KARAR TARİHİ : 10/02/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
İSTANBUL VALİLİĞİ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın hakkında tesis edilen disiplin cezasına itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; İstanbul Beşiktaş Camiinde imam hatip olarak görev yaptığını, Epilepsi
hastası olması nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını, bu durumun İl Müftülüğünce bilindiğini, 2660 sayılı Yardım Toplama Kanunu doğrultusunda Başkanlıkça düzenlenen Yardım Toplam Usul ve Esaslarına uymadığı gerekçesiyle tarafına kınama cezası, özürsüz ve izinsiz olarak göreve geç gelip erken ayrıldığı gerekçesiyle ise tarafına uyarma cezası verildiğini, söz konusu cezaların tarafına haksız yere verildiğini belirterek, anılan cezaların iptal edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuru konusunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere Kurumumuzun 28.09.2022 tarihli ve
sayılı bilgi belge talebine istinaden İstanbul Valiliği İl Müftülüğü tarafından gönderilen 01/09/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; İstanbul ili ilçesi Camii İmam-Hatibi başvuran hakkında yapılan tahkikat neticesinde yapılan tecziyesi ile alakalı ilgi istenen belgelerin Kurumumuza gönderildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde;“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
5.1) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde, “(Değişik:
12/5/1982 – 2670/4 md.) Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar”
5.2 “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Kamu
hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”
5.3 “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin
A/a ve A/b bentlerinde, “(Değişik: 12/5/1982 – 2670/31 md.) Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, (…)”
5.4) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin
C/a ve C/ı bentlerinde, “C – Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak, ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,”
5.5) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin
E/l bendinden sonra gelen ikinci paragrafında, “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir. ”
6) 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun “Sorumluluk” başlıklı 14 üncü maddesinde,
“Yardım toplama faaliyetine girişenler bu faaliyetin düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesinden, süresi içinde sonuçlandırılmasından, toplanan para ve eşyanın korunmasından ve amaca uygun şekilde
kullanılmasından sorumludur.”
7) Yardım Toplama Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü
maddesinin (ı) bendinde, “ı) Yardım toplama faaliyeti: Yetkili makama başvuru ile başlayan, yardımların toplanması, kaydı, muhafazası, amacına uygun bir şekilde sarf edilmesi, kesin hesabın çıkarılması ve ilgili diğer iş ve işlemleri kapsayan süreci,”
8) 29/10/2011 tarihli ve 28099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarına
Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “Hastalık izni verilmesi” başlıklı 7 inci maddesinin birinci, ikinci, beşinci ve altıncı fıkralarında, “(1) Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir.
(2) Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir. Yurt dışında verilecek hastalık izinlerinde misyon şefinin onayı zorunludur.
(5) Bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez. Hastalık raporlarının bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim üzerine memur, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür. Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı
Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır.
(6) Hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının, geçici görev ve kanunî izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunludur.
9) Diyanet İşleri Başkanlığının “Yardım Faaliyetleri” konulu 31/03/2005 tarihli ve
sayılı yazısının,
9.1) 1 inci maddesinde, “Müftülüklerimiz tarafından yürütülen bütün yardım toplama faaliyetlerinde
her zaman olduğu gibi 2860 Sayılı Yardım Toplama Kanunu ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümlerine riayet edilecektir”,
9.2) 5 inci maddesinde, “Her camide cami görevlisinin denetiminde caminin sürekli cemaati
konumunda olup adresleri ve kimlikleri tespit edilen en fazla 6 kişi, valilik/kaymakamlık oluru ile o camide yardım toplama sorumluları olarak belirlenecek, imza sirkülerleri müftülüklerde ayrı bir dosyada muhafaza edilecektir.
9.3) 6 ıncı maddesinde, “Yardımlar, her camide cami görevlisinin gözetiminde, beşinci maddede
belirtilen komisyondan en az iki kişinin bulunduğu ekiplerce toplanıp, bir tutanakla tespit edilecektir.
Tutanağın bir sureti cami giriş kapısı civarındaki panoya asılacak, bir nüshası camide bu amaçla açılan dosyada bulundurulacak, asıl nüshası müftülüğe teslim edilecek ve her iki nüsha asgari beş yıl süreyle muhafaza edilecektir. Her camideki tutanağın ekinde, toplanan yardımın bankaya yatırıldığına ilişkin dekont veya müftülüğe teslim edildiğine dair teslim-tesellüm belgesi bulunacaktır. Bu belgenin bir nüshası müftülükteki tutanağa eklenecektir.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; idare tarafından
gerçekleştirilen soruşturma raporunda disiplin cezasına konu eylemlerin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı gerekçesi ile başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezalarının geri alınması yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran; İstanbul ili Beşiktaş ilçesi Camii İmam-Hatibi kadrosunda görev yaptığını,
tarafına haksız şekilde “Kınama” ve “Uyarma” cezası tecziye edildiğini belirterek, verilen disiplin cezalarının kaldırılmasını talep etmektedir.
12) Dosya kapsamından; başvuran hakkındaki, “görevini düzgün yapmadığı” iddiası ile ilgili Beşiktaş
Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün 17.12.2021 tarihli yazısı ile soruşturma yapılmasına karar verildiği ve
İstanbul Valiliğinin 21.12.2021 tarihli Onayı ile konunun araştırılması için İlçe Müftülük
Murakıbı ’un görevlendirildiği, sonrasında yapılan tahkikat sırasında “ ’in camide toplanan paralara el uzattığı, toplanan yardımlardan kesinti yaptığı, elektrik faturası için topladığı, fatura miktarının üç katı kadar para toplandığı halde bir sonraki ay tekrar para topladığı” hususundaki iddiaların da incelenmesi için Valilik Makamından 20.01.2022 tarihli ek onay alındığı anlaşılmıştır.
Murakıp tarafından ise 11.05.2022 tarihli Soruşturma Raporu düzenlenmiştir.
13) Söz konusu Soruşturma Raporunda “(…) Disiplin Açısından A/a: 2860 Sayılı Yardım Toplama Kanunu
doğrultusunda Başkanlıkça düzenlenen Yardım Toplama Usul ve Esaslarına uymadığı, aynı suçu daha önce de işlediği gerekçesiyle 07.02.2018 tarihinde kınama ile tecziye edildiği de göz önünde bulundurulduğunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesinin C/a “Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek”, C/ı “Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” bendleri gereğince adı geçenin brüt aylığından 1/15 oranında ‘Aylıktan
Kesme Cezası’ ile tecziye edilmesinin, A/b: Göreve devamsızlık eyleminden ötürü; 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesinin A/a “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak”, A/b “Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” gereğince adı geçenin ‘Uyarma’ ile tecziye edilmesinin, (…) uygun olacağı Sonuç ve kanaatine” varılarak söz konusu cezaların teklif edildiği, bunun üzerine İstanbul Valiliği İl
Müftülüğünün 17.06.2022 yazılı yazısı ile başvurana 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu doğrultusunda
Başkanlıkça düzenlenen Yardım Toplam Usul ve Esaslarına uymadığı, yardım tutanaklarında başkasının yerine imza attığı veya attırdığı gerekçesiyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125’inci maddesinin (C) fıkrasının (a) ve (ı) bendi gereğince “1/15 Oranında Aylıktan Kesme” cezası yerine bir alt ceza olarak,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 125’inci maddenin (E) fıkrasının (I) bendi gereğince
‘Kınama’ cezası, özürsüz ve izinsiz olarak göreve geç gelip erken ayrıldığı gerekçesi ile ise 657 Sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125’inci maddesinin (C) fıkrasının (a) ve (ı) bendi gereğince ‘Uyarma’
cezası tecziye edildiği, ancak ‘Uyarma’ cezası için teklif edilen disiplin cezasına ilişkin maddelerin sehven yanlış belirtildiği, başvurana 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125’inci maddesinin (A) fıkrasının (a) ve (b) bendi gereğince ‘Uyarma’ cezası tecziye edilmek istendiği anlaşılmaktadır.
14) Disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin
gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Disiplin soruşturmasının ise, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir. Disiplin soruşturması sonucuna göre ise 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisinin verilebileceği düzenlenmektedir. Bu bakımdan yukarda yer verilen isnatlarda yer alan hareketlerin sübuta erip ermediğinin ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
15) Bu çerçevede somut olay incelendiğinde, başvuruya konu Soruşturma Raporunda başvuranın vakit
namazlarını kıldırmak üzere geç geldiği veya hiç gelmediği hususunda müşteki ve tanık ifadelerine yer verildiği, müşteki ve bazı tanıkların başvuranın camiye doğru dürüst gelmediğini ve namazı çoğu kez eczacı bir cemaat üyesinin kıldırdığını iddia ettiği, eczacı olan kişinin camiyi kendisinin açtığı ve başvuran gelmediği zamanlarda namazı kendisinin kıldırdığını kabul ettiği görülmüştür. Diğer yandan başvuranın
2860 Sayılı Yardım Toplama Kanunu doğrultusunda Başkanlıkça düzenlenen Yardım Toplam Usul ve
Esaslarına uymadığı, yardım tutanaklarında başkasının yerine imza attığı veya attırdığı iddiası araştırıldığında, Yardım Toplama Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin (ı) bendi gereğince yardım toplama faaliyetinin yetkili makama başvuru ile başlayan, yardımların toplanması, kaydı, muhafazası, amacına uygun bir şekilde sarf edilmesi, kesin hesabın çıkarılması ve ilgili diğer iş ve işlemleri kapsayan süreç olarak tanımlandığı, 2860 sayılı Yardım Toplama
Kanunu’nun “Sorumluluk” başlıklı 14 üncü maddesi gereğince yardım toplama faaliyetine girişenlerin bu faaliyetin düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesinden, süresi içinde sonuçlandırılmasından, toplanan para ve eşyanın korunmasından ve amaca uygun şekilde kullanılmasından sorumlu olduğu, buna göre
Diyanet İşleri Başkanlığının yukarda yer verilen “Yardım Faaliyetleri” konulu yazısı gereğince her camide yardım toplamaya yetkili komisyon başkan ve üyelerinin isimlerinin belirlendiği, yardımların, cami görevlisinin gözetiminde, yardım toplamaya yetkili komisyondan en az iki kişinin bulunduğu ekiplerce toplanmasının ve bir tutanakla tespit edilmesinin ön görüldüğü, somut olayda da başvuran cami görevlisi ve iki üyenin imzasıyla Yardım Toplama Tutanaklarının düzenlendiği, yardım tutanaklarında ismi geçen tutanaklardaki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiği görülmüş, tutanaklar incelendiğinde her bir tutanaktaki imzaların birbirinden apaçık farklı olduğunun çıplak gözle görülebildiği tespit edilmiştir.
16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuruya konu Soruşturma Raporunda
başvuranın vakit namazlarını kıldırmak üzere geç geldiği veya hiç gelmediği hususunda müşteki ve tanık ifadelerine yer verildiği, müşteki ve bazı tanıkların başvuranın camiye doğru dürüst gelmediğini ve namazı çoğu kez eczacı bir cemaat üyesinin kıldırdığını iddia ettiği, eczacı olan kişinin camiyi kendisinin açtığı ve başvuran gelmediği zamanlarda namazı kendisinin kıldırdığını kabul ettiği, tutanakların cami görevlisi gözetiminde tutulması gerektiği, başkasının yerine imza atmasa bile bu tutanakların tutulmasından sorumlu
olduğu, yardım tutanaklarında ismi geçen bir kişinin tutanaklardaki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiği, tutanaklar incelendiğinde her bir tutanaktaki imzaların birbirinden apaçık farklı olduğunun çıplak gözle görülebildiği gözetildiğinde başvuranın disiplin cezasına konu eylemlerinin sübut bulduğu ve idarece gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin İdareden istenilen bilgi ve belgelerin gerekçeli bir şekilde
Kurumumuza gönderildiği; İdarenin “kanunlara uygunluk”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak söz konusu karara karşı hangi mercilere ve hangi süre içinde başvurabileceği hususuna değinilmediği, dolayısıyla “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uyulmadığı anlaşılmış olup, idareye bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve İstanbul Valiliğine tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi