ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz incelemesine almıştır. Davacı, mahkeme kararlarının gerekçesiz olduğunu, irtibat ve iltisak kavramlarının belirsiz olduğunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırılık olduğunu ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının mahkumiyet kararının kesinleşmediğini belirterek, masumiyet karinesinin geçerli olduğunu ifade etmiştir.

Bununla birlikte, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının hukuka uygun olduğuna ve temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Sonuç olarak, davacının iddialarının yetersiz olduğu ve davanın reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu karar, kamu görevlilerinin disiplin işlemlerinin hukuki çerçevesini ve masumiyet karinesinin uygulanabilirliğini ortaya koymaktadır.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/14927 E.  ,  2024/3700 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14927
Karar No : 2024/3700

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddenin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve E-… sayılı işlemin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkemelerce gerekçesiz olarak karar verildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara uyulmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, yargı kararlarıyla belirlenen örgüt üyeliği kriterlerini taşımadığı, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, haberleşme hürriyetinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, çalışma hakkının, non bis in idem ilkesinin, hakkın özüne dokunma yasağının, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi “masumiyet karinesi” gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.