ÖZET: Bu karar, başvuranın Millî Savunma Bakanlığına bağlı Genelkurmay Başkanlığı’nda yaptığı görevlendirme işleminin hukuka uygunluğunu incelemektedir. Başvuran, “hesap sorumlusu” kadrosuna atanmasına rağmen “işçi işlemleri sorumlusu” olarak görevlendirilmesini hukuka aykırı bulmakta ve atanmış olduğu kadroya iade edilmesini talep etmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 33. ve 45. maddeleri, kadrosuz memur çalıştırılamayacağını ve memurların kendi sınıfı dışındaki görevlerde çalıştırılamayacağını belirtmektedir.

İdare, başvuranın geçici görevlendirmesinin kamu yararı gereği yapıldığını ve bu durumun idarenin takdir yetkisi çerçevesinde olduğunu savunmaktadır. Yapılan değerlendirmede, geçici görevlendirmenin hukuka uygun olduğu, ancak sürenin bitiminde başvuranın hesap sorumlusu kadrosuna ait görevleri yerine getirmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın talebi kısmen kabul edilerek, geçici görevlendirme süresinin sona ermesinin ardından atanmış olduğu kadroya dönmesi tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/10348-S.23.16580

BAŞVURU NO : 2023/5042

KARAR TARİHİ : 18/08/2023

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

Başvuranın kurum içi görevlendirmesinin iptal edilerek atanmış

BAŞVURUNUN KONUSU :

olduğu kadro unvanına iade edilmesi istemi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 10/04/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığına bağlı Genelkurmay Başkanlığının

2022 yılında yapmış olduğu Görevde Yükselme ve Unvan değişikliği sınavında başarılı olduktan sonra

06.09.2022 tarihinde Merkez Orduevi Müdürlüğü İkmal ve Mali İşler Amirliği Kiler Kısım Amirliği “hesap

sorumlusu” kadrosuna atandığını, 23.09.2022 tarihinde muvaffakatı alınmaksızın ve herhangi bir görevlendirme yazısı olmadan İkmal ve Mali İşler Amirliğince yazılmış birden fazla memuru kapsayan

Koordinasyon formu yazısıyla işçi işlemleri sorumlusu görevini icra edeceğini öğrendiğini, görevlendirmenin iptaline ilişkin dilekçesine idarece görevlendirme iptalinin uygun olmadığının bildirildiğini, idarenin atandığı kadroda görevlendirme yapmak suretiyle başka bir personel çalıştırdığını, kendisini de Merkez Orduevi Müdürlüğünün TMK’sında işçi işlemleri kadrosu bulunmadığı halde işçi işlemleri sorumlusu olarak görevlendirdiğini, 657 sayılı Kanunu’nun 33’üncü maddesi “kadrosuz memur çalıştırılamaz” hükmünü amir olduğunu belirtmektedir. Başvuran, görevlendirmenin iptal edilerek atanmış olduğu kadro unvanına iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 24/04/2023 tarih ve 3 sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Millî

Savunma Bakanlığına bağlı Genelkurmay Başkanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 25/05/2023 tarih ve sayılı cevabi yazı eklerinde özetle;

2.1) Söz konusu personelin görevde yükselme sınavını kazanarak 07/09/2022 tarihinde Merkez Orduevi

Müdürlüğü İkmal ve Mali İşler Kiler Kısmına “hesap sorumlusu” olarak katılış yaptığı,

2.2) Merkez Orduevi Müdürlüğünde halihazırda 5 kamu işçisi, 6 sözleşmeli işçi ve 69 firma üzerinden

temin edilen işçi (sayısı değişebilmektedir) bulunduğu, söz konusu personelden önce işçi işlemlerini yürüten personelin eş durumu nedeniyle atanması, sonrasında görevlendirilen personelin doğum iznine ayrılması ve birimde oluşan personel ihtiyacı nedeniyle, hizmetin aksamaması ve kamu yararı adına tekrar görevlendirme yapılması ihtiyacının hasıl olduğu, yerine getirilmesi zorunlu olan, yerine getirilmemesi veya aksaklıkların yaşanması halinde işçilerin özlük haklarında kayba neden olabilecek işçi işlemlerinin yürütülebilmesi için yapılacak görevlendirmede, bu görevi yerine getirebileceği değerlendirilen uygun nitelikte ve 4 yıllık lisans mezunu olan personel arasından seçim yapılmasına dikkat edildiği,

2.3) Personelin 15 Mart- 15 Eylül 2023 tarihleri arasında Orduevi Müdürü emriyle 6 ay süreyle İkmal ve

Mali İşler Kısım Amirliğinde işçi işlemleri faaliyetlerini yürütmek için görevlendirildiği, personelin bu süreçte “hesap sorumlusu” olarak değil sadece “işçi işlemleri” faaliyetlerini yerine getirdiği,

2.4) Görevlendirme ile ilgili Personel Başkanlığının uygun görüşünün alındığı, personelin görevde

yükselme sonucu atama yazısı, katılışı, Orduevi Müdürlüğünün görevlendirme yazısı ve tebellüğ belgesi, görev tanım formu, TMK, Personel Başkanlığının görevlendirme hakkındaki görüşünün Ek’te gönderildiği,

2.5) Genelkurmay Başkanlığı Personel Başkanlığının 06/04/2022 tarih ve sayılı yazısında;

yapılan inceleme neticesinde Merkez Orduevi Müdürlüğünde halihazırda 5 kamu işçisi, 6 sözleşmeli işçi ve 69 firma üzerinden temin edilen işçi bulunduğu, işçi işlemlerinin yürütülmesi için daha önce görevlendirilen personelin eş durumu nedeniyle atanması, sonrasında görevlendirilen personelin ise doğum iznine ayrılması nedeniyle kamu hizmetinin aksamaması maksadıyla işçi işlemlerini yerine getirebilecek bir personelin görevlendirilmesi ihtiyacının hasıl olduğu, Kurum içi görevlendirmelerde uygulanacak usul ve esasların 15/10/2021 tarihli ve sayılı emir esasları dikkate alındığında, yapılan görevlendirmenin uygun olduğunun değerlendirildiği,

2.6) Sonuç olarak, işçi özlük haklarında yaşanması olası aksaklıkların önüne geçilebilmesi adına,

görevlendirilen personelin özlük hakkında herhangi bir kayba sebebiyet vermeyecek şekilde, idarenin takdir hakkı kapsamında yapılan görevlendirmenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunun değerlendirildiği, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.2) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128’inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,

5.1) “Temel ilkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Sınıflandırma: A) Devlet kamu hizmetleri görevlerini

ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır.”, /

5.2) “Amir durumda olan Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu

maddesinde; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.”,

5.3) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11’inci maddesinde; “Devlet memurları

kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar…”

5.4) “Kadroların tespiti” başlıklı 33’üncü maddesinde; “Kadrosuz memur çalıştırılamaz. (Değişik ikinci

fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/182 md.) Kadrolar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde gösterildiği şekilde düzenlenir.”,

5.5) “ Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ıncı maddesinde; “Bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan

memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir.

I – GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI: Bu Kanunun kapsamına dahil kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurlar Genel İdare

Hizmetleri sınıfını teşkil eder.

II – TEKNİK HİZMETLER SINIFI: Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih

1177 sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek

tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder.

…

X – YARDIMCI HİZMETLER SINIFI: Yardımcı hizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtmak ve toplamak, müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme, aydınlatma ve ısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak; ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarında hastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veya kurumlarda koruma ve muhafaza hizmetleri gibi ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre ve yine bu mahiyette olmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifa ile görevli bulunanlardan 4 üncü maddenin (D) bendinde tanımlananların dışında kalanları kapsar.(2)

(Ek: 28/3/1988 – KHK-318/1 md.) Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerden hizmet yerlerinin ve tedavi kurumlarının temizlenmesi, tesisatın bakım ve işletilmesi ve benzeri nitelikteki hizmetlerin üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesi mümkündür.”

5.6) “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılmayacağı” başlıklı 45’inci

maddesinde; “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz…”

5.7) “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesinde;

“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler…”

5.8) “Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan memurlara uygulanmaya devam olunacak hükümler”

başlıklı 233’üncü maddesinde: “Bu kanunun 7 nci bölümünde yer alan “Disiplin” e ait 124, 136 ncı maddelerindeki hükümlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlar ile sözleşmeli ve yevmiyeli personel hakkında uygulanmasından, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliği, Askeri

Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu ve konu ile ilgili diğer hükümleri saklıdır.”,

6) 12/05/2005 tarihli ve 26022 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan Millî Savunma Bakanlığı Personeli

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin,

6.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “(Değişik:RG-28/10/2022-31997) Bu Yönetmeliğin amacı;

liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak Millî

Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan Devlet memurlarının, görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”

6.2) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “(Değişik fıkra:RG-28/10/2022-31997) Bu Yönetmelik, Millî

Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda 657 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapan personeli kapsar…”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvuran; Görevde Yükselme ve Unvan

değişikliği sınavı sonucu “hesap sorumlusu” kadrosunda Merkez Orduevi Müdürlüğü İkmal ve Mali İşler

Amirliği Kiler Kısım Amirliğine atandığını ancak “işçi işlemleri sorumlusu” görevini icra edeceğini öğrendiğini belirterek görevlendirmenin iptalini talep etmektedir.

9) Başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları kapsamında idare ile başvuran arasındaki uyuşmazlığın,

başvuran hakkında uygulanan görevlendirme işleminin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır

10) 657 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde; sınıflandırma, Devlet kamu hizmetleri görevlerinin ve bu

görevlerde çalışan Devlet memurlarının görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılması şeklinde tanımlanmış, 33 üncü maddesinde kadrosuz memur çalıştırılamayacağı öngörülmüş, 36 ncı maddesinde, çalıştırılan memurların sınıfları düzenlenmiş ve bu kapsamda kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurların Genel

İdare Hizmetleri sınıfını, oluşturduğu hükme bağlanmış, 45’inci maddesinde ise, hiç bir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı hükmü öngörülmüştür.

11) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kamu personel rejimine kazandırılan “kadro” kavramı devlet

örgütü yapısının oluşturulmasında, kamu hizmet ve faaliyetleri ile bunu yürütecek işgücünün planlanmasında kullanılan hukuksal bir araçtır. Kadro, memurun çalıştığı görev yerini, yapacağı işi, bir başka ifadeyle yapacağı görevi tanımlaması açısından önemlidir. Sınıflandırma ise; 657 sayılı Kanunda,

Devlet kamu hizmetleri görevlerinin ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarının görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılması şeklinde tanımlanmaktadır.

12) 657 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinde öngörülen “kadrosuz memur çalıştırılamayacağı” ilkesi ile

yine aynı Kanun’un 45 inci maddesinde yer alan “hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı” yönündeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, personel hukukunda memurun kendi sınıfının içinde ve kadro görevinde çalışmasının temel bir prensip olarak kabul edildiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, kamu personelinin bulunduğu hizmet sınıfı içinde ve kadrosu dışında bir görevde istihdam edilemeyeceği kanunun emredici hükümleriyle öngörülmüş genel bir kural niteliğine haiz bulunmaktadır.

13) Somut olayda idareden gelen bilgi ve belgelerden hesap sorumlusu olan başvuranın kadro görev tanım

formu incelendiğinde; “Evrakların muhafazasını sağlama, ilgili kısımlara dağıtma, güvenlik kurallarına uyma, tasarruf tedbirlerine istinaden işlem tesis etme, bilgi sistemleri güvenliği kapsamında gerekli önlemleri alma, mal sorumlusu tarafından teslim alınan malzeme faturalarını Kiler modülüne girme, Ambar sorumlusu/Kayıtçı ile koordine kurarak depolardaki eksik malzemelerin tespitini yapma ve sipariş miktarını hazırlama, her ayın son gününde günlük işlemler bittikten sonra sayım listelerini hazırlayarak stok kontrolünü yapma, birimlerin kullanmadığı fazla malzemeleri sistemden kontrol ederek iç geri verme belgesiyle kiler stokuna geri alma, faturaların KDV, iskontolu vb. tutarlarını sözleşmelerden kontrol etme, Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat ile genel emirlere uygun olarak verilecek her türlü görevi zamanında ve eksiksiz yerine getirme” hususlarının genel idari hizmetler sınıfına dahil hesap sorumlusu unvanına sahip başvuranın kadrosunun bulunduğu hizmet sınıfında bulunduğu ve genel olarak yapılacak işlerinden bahsedildiği ve ayrıntılı bir tanımlama yapılmadığı, İkmal ve Mali İşler

Amirliği Personel Görevleri ve Ek Görev Listesinde başvuranın fiili görevinin hesap sorumlusu olduğu, listenin açıklamalar bölümünde görevlerinin “işçi işlemleri ve veznedar (yedek)” olarak belirtildiği, başvuranın görevlerinin yapılan işin niteliği gereği genel idari hizmetler sınıfında bulunan personelce yürütülebilecek iş ve işlemler kapsamında olduğu, ancak başvuranın yapılan görevlendirmenin kurum içi geçici görevlendirme kapsamında değerlendirildiği ve idare tarafından yapılan açıklamalarda Merkez

Orduevi Müdürlüğünde halihazırda 80 işçi (kamu işçisi, sözleşmeli işçi ve firma üzerinden temin edilen)

bulunduğu, görevlendirme öncesinde işçi işlemlerini yürüten personelin eş durumu nedeniyle atanması, sonrasında görevlendirilen personelin ise doğum iznine ayrılması ve birimde oluşan personel ihtiyacı nedeniyle, hizmetin aksamaması ve kamu yararı adına tekrar görevlendirme yapılması ihtiyacı sebebiyle yerine getirilmesi zorunlu olan, yerine getirilmemesi veya aksaklıkların yaşanması halinde işçilerin özlük haklarında kayba neden olabilecek işçi işlemlerinin yürütülebilmesi için yapılacak görevlendirmede, bu görevi yerine getirebileceği değerlendirilen uygun nitelikte ve 4 yıllık lisans mezunu olan personel arasından seçim yapılmasına dikkat edildiği, başvuranın 15.03.2023-15.09.2023 tarihleri arasında Orduevi

Müdürünün emriyle 6 ay süreyle İkmal ve Mali İşler Kısım Amirliğinde işçi işlemleri faaliyetlerini yürütmek için görevlendirildiği, bu süreçte “hesap sorumlusu” olarak çalışmadığı sadece “işçi işlemleri” faaliyetlerini yerine getirdiği, görevlendirme ile ilgili Personel Başkanlığının uygun görüşünün alındığı görülmektedir.

14) Bununla birlikte kamu personel rejimine ilişkin mevzuatta açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereği asli görevleri ile ilgili olarak memurların kurum içinde geçici

olarak görevlendirilebilmelerine aykırı bir hususun da yer almadığını, Kurum içi geçici görevlendirme müessesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesinde, 657 sayılı Kanunun 11 inci ve 45 inci maddeleri gereğince Devlet memurları amirlerin verdiği kanuna uygun sözlü ve yazılı emirleri yerine getirmekle yükümlü olduğu hükümlerinin esas alındığı, Kurum içi geçici görevlendirmenin “geçici” nitelikteki bir hizmeti yürütmek amacı ile gerçekleştirilebildiği, geçici görevlendirme işleminin gerçekleşmesi hususunda

İdare’nin takdir yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

15) Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak

veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare

Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk

Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

16) İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur.

Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır.(Bkz. Prof. Dr. Şeref GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204) Ayrıca öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi, kamu yararı için kullanılması ve gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin

Hukuk Devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir.

17) İlgili mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları çerçevesinde, kurum içi geçici görevlendirme, bir kamu

kurumunun mevzuatla belirlenmiş olan görev alanı içinde yer alan “geçici” nitelikteki bir hizmeti; ya da değişen ve gelişen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucu olarak ortaya çıkan, henüz örgütsel altyapısı oluşturulmamış ve bir kadro ile ilişkilendirilmemiş olan “yeni bir kamu hizmetini” yürütmek amacı ile gerçekleştirilmesi, görevlendirilecek memurların görev ve yetkileri net bir şekilde belirlenerek ve kadroları ile hukuki bağları sürdürülerek yapılması, sunulacak hizmet ile ilgili konuda uzmanlaşmış/durumu uygun olan kamu görevlilerinin hizmetlerine duyulan ihtiyaç net bir şekilde ortaya konulması, belli bir süre ile sınırlı olması ve atamaya yetkili amir tarafından yapılması gerekmekte olup, başvuruya konu olayda hesap sorumlusu olarak atanan başvuranın işçi işlemleri faaliyetini yerine getirmesi için belirli süreli olarak görevlendirme işleminde kamu personelinin etkin ve verimli kullanılması açısından kamu yararı gözetilerek yapıldığına ilişkin idarece bilgi sunulduğu, söz konusu geçici görevlendirme işleminin geçici nitelikte bir hizmete yönelik olduğu, görevlendirilen kurumun ihtiyacını karşılamak için yapıldığına yönelik idarece sunulmuş somut bilgiye ulaşıldığı, geçici görevlendirmeye ilişkin sürenin aşılmadığı bu bağlamda söz konusu geçici görevlendirmenin idarenin takdir yetkisini objektif kriterlere göre kullandığına ilişkin somut verilere ulaşıldığı anlaşıldığından kurum içi görevlendirmenin söz konusu hususlar açısından hukuken yerinde olduğu değerlendirilmektedir. Diğer taraftan başvuranın Görevde

Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavı sonucu hesap sorumlusu kadrosuna atandığı göz önünde bulundurulduğunda kadrosu dışında bir görevde istihdamı sebebiyle 657 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde öngörülen hiçbir memurun kadrosu dışında çalıştırılamayacağı yönündeki amir hükme aykırılık teşkil ettiği dikkate alındığında kurum içi görevlendirmeye ilişkin sürenin bitiminde hesap sorumlusu kadrosuna ait görevleri yerine getirmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmektedir.

18) Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat

ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuran hakkında uygulanan geçici görevlendirme işleminin, söz konusu işleme ilişkin unsurları taşıdığı bu bağlamda idarenin takdir yetkisini objektif kriterlere göre kullandığına ilişkin somut verilere ulaşıldığı anlaşıldığından anılan işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu ancak

başvuranın işçi işlemleri sorumlusu olarak geçici görevlendirilmesi işlemine ilişkin sürenin bitiminde hesap sorumlusu kadrosuna ait görevleri yerine getirmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından

reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE; Başvuranın talebinin REDDİNE; kurum içi geçici görevlendirilme işlemine ilişkin sürenin bitiminde hesap sorumlusu kadrosuna ait görevleri yerine getirmesi hususunda GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

Kararın BAŞVURANA, MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve GENELKURMAY

BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi