|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasının ardından yapılan ödemelere ilişkin borçlandırma yazısının tebliğ edilmesi üzerine bir hukuki uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Başvuran, 18/04/2019 tarihinde görevden uzaklaştırılmış ve 05/03/2020 tarihinde kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare, başvurana toplamda 10.382,04 TL maaş, 4.090,00 TL sabit dışı ek ödeme ve 7.008,00 TL sabit denge ödemesi borçlandırması yapmıştır. Ancak, başvuranın bu borçlandırmalara itiraz etmesine rağmen, idare tarafından herhangi bir yapılandırma veya taksitlendirme talebine yanıt verilmediği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 164. maddesi gereğince, memurlara peşin ödenen aylıkların yalnızca emeklilik veya ölüm durumlarında geri alınamayacağı ifade edilmiştir. Başvuranın durumunun bu kapsamda olmadığı ve yapılan fazla ödemelerin geri alınabileceği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin mali hakları ve idarelerin hatalı ödemeleri geri alma yetkisi açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/13917-S.22.21331
BAŞVURU NO : 2022/6853
KARAR TARİHİ : 26/10/2022
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Tarafına tebliğ edilen borçlanma işlemine itiraza ilişkindir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 10/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hemşire olarak görev yapmakta iken Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü kararı ile görevden uzaklaştırıldığını, 05/03/2020 tarihinde de kamu görevinden çıkarıldığının tarafına tebliğ edildiğini, bu süreçte tarafına herhangi bir borç bilgisi verilmeden işlemlerin sonlandırıldığını, 22/04/2021 ve 29/04/2021 tarihlerinde tarafına aynı evrak numaralı iki farklı borçlandırma yazısının gönderildiğini ve iki evrakta da farklı miktarlarda borçlandırma tutarının belirtilerek yedi gün içerisinde ödeme yapması gerektiğinin bildirildiğini, konu ile ilgili mutemetlik birimine ulaştığında ‘son gönderilen evraktaki miktarın doğru olduğunun, evrakta yazan IBAN numarasının ise hatalı olduğunun belirtilerek mail aracılığıyla doğru IBAN numarasının gönderileceğinin’ söylendiğini, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 10 uncu maddesine istinaden tarafından geriye dönük ödeme alınamayacağını belirttiğinde ise bu hükmün kendisi için geçerli olmadığının belirtildiğini, ayrıca herhangi bir işte çalışmadığını ve taksitlendirme yapılması hususunu belirtmesine rağmen idarenin bu duruma sıcak bakmadığının bildirildiğini, söz konusu evraklarda bulunması gereken ‘borcun ne zaman oluştuğu, ödeme planı, ödenmediği takdirde borca eklenecek faiz miktarı ve icra takibi’ gibi hususlarla ilgili ifadelere yer verilmediğini, süreç sonrasında tarafına icra dairesi tarafından evrak gönderildiğini ve borcunu faizi ile birlikte ödemesi gerektiğinin tebliğ edildiğini, borcunu ödeyeceğini idareye bildirmesine rağmen uzlaşma yoluna gidilmeden ve kendisine ek bir uyarı yapılmadan icra takibinin devreye konulduğunu, hâlihazırda tarafına ulaşan geriye dönük borca ilişkin üç ayrı evrakın bulunduğunu belirterek OHAL döneminde yayınlanan 675 sayılı KHK’nin 10 uncu maddesi hükmü gereğince tarafına iletilen borcun silinmesini, borç kesinleşmesine bağlı olarak söz konusu borç miktarına ilişkin hangi hukuki gerekçelerle işlem yapıldığının tarafına bildirilmesini, faiz miktarının devre dışı bırakılmasını ve tarafına vadeli ödeme ya da yapılandırma gibi ödeme seçeneklerinin sunulmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Trabzon Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Destek
Hizmetleri Başkanlığı tarafından 07/10/2022 tarihinde gönderilen E- – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. İlgili personelin 18/04/2019 tarihinde açığa alındığı, açığa alınan personele açığa alındığı tarihten memurluktan çıkarıldığı tarih arasında hiç görev yapmadığı için ek ödeme yapılmaması ve ek ödemenin personelin çalıştığı süreler için ödenmesi gerektiği, yine personele açıkta kaldığı sürelerde maaş ve denge ödemelerinin de 1/3 kesinti yapılarak ödenmesi gerektiği, personelin açığa alındığı dönemde ödenmemesi gereken ödemelerin sehven ödendiği, durumun tespit edilmesi üzerine geriye dönük olarak personelden fazla ödenmiş olan tutarlar için borçlanma çıkarıldığı kişiye borç tutarlarının tebliğ edildiği ve telefon aracılığıyla da defaatle kendisine iletildiği, çıkarılan borçlanma tutarlarının memurluktan çıkarılma nedeni ile geri ödememesi gereken son maaşı olmadığı, ilgilinin 05/03/2020 tarihinde memurluktan çıkarıldığı ve son maaşının 15/02/2020 tarihinde aldığı maaşı olduğu, ilgilinin 15/02/2020 tarihli maaşı için borçlanma çıkarılmamış olup 15/03/2020 tarihli maaşların erken bağlanması nedeni ile yine almaması gereken Mart
2020 dönemi ödemeleri için borçlanma çıkarıldığı, kişiye dostane çözüm olarak borçlandırma olacağı
bilgisi verilerek dostane çözüm odaklı davranıldığı, buna rağmen Kuruma herhangi bir ödeme ya da taksitlendirme talebinde bulunulmadığı, dosya Sağlık Müdürlüğü Hukuk bürosuna devir olduktan sonra, yani yasal takip süreci başlatıldıktan sonra taksitlendirme talebinde bulunulduğu; ancak ilgili ile sürecin başında birçok kez görüşülmesine rağmen ödemeyi reddettiği, 2.2. İlgili personelin 18/04/2019 tarihinde açığa alındığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Değişik
141 inci maddesinde; “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan
tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir.” hükmüne göre işlem yapılması gerekirken ilgilinin açığa alınmasının bildirimi yapılmaması nedeniyle sehven tam aylık olarak ödemelerinin gerçekleştirildiği, bu nedenle ilgiliye tebliğ edilen borçlandırma tutarlarını ödemediği için İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk Muhakemat Birimine bildirildikten sonra taksit ile ödemek istediğini belirtir dilekçe verildiği, bu nedenle herhangi bir işlem yapılamadığı, 2.3. Başvuranın 18/04/2019 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ancak bu durumun ilgili birime bildirilmemesi sebebiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Değişik 141 inci maddesi kapsamında alması gereken ödemeleri 3/2 şeklinde almadığı, ilgilinin Maaş, Denge ve Sabit Dışı Ek Ödemeleri sehven tam olarak ödendiği için borçlanma bordrosu hazırlanmadığı, farklı ödeme kalemleri olması sebebiyle üç ayrı evrak ile 10.382,04 TL maaş, 5.699,81 TL Denge, 4.090,00 TL Sabit Dışı Ek Ödeme şeklinde kişiye tebliğ edildiği, hazırlanan borçlandırma bordroları ve tebliğ edilen resmi yazıların yazı ekinde gönderildiği, borçlanma bordroları ve konuları ayrı olduğu için bildirimlerin ayrı olarak yapıldığı, 2.4. Başvuran hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 141 inci maddesi hükmü sehven uygulanmadığı için fazladan ödenen ödemeler için borçlandırma işlemi gerçekleştirildiği, başvuranın ‘675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 10 uncu maddesinde kamu görevinden çıkarılan personelden geriye yönelik ödeme alınmayacağı belirtilmesine rağmen bu hükmün kendisi için geçerli olmadığı’ iddiasına ilişkin; alınan geri ödemelerin kişi borçları kapsamında ödenmemesi gereken ödemeler olduğu, 2.5. İlgili personele borçlandırmaya ilişkin evrakları teslim edildikten sonra 7 (yedi ) gün içerisinde ödemesi gerektiği ve borçlanmaya ait tutarların resmi yazı ile bildirildiği, 2.6. İlgilinin borcunu ödemeye ilişkin Kuruma herhangi bir başvurusu bulunmadığı, kişiye birçok kez uyarı yapılmasına rağmen ödeme yapmadığı, devamında dosyanın İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat
Birimine resmi yazı yazıldığı, ilgili avukatlar ile gerekli incelemeler yapılarak hukuki işlemler başlatıldığı, bu sebeple personelin uzlaşmayı kabul etmediği,
2.7. Mevzuat Bilgi Sisteminde “Borçlunun taksit talebinde bulunması halinde, saymanlıkça yükümlüden alınacak olan taksitlendirme talep dilekçesi Bakanlığımız Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel
Müdürlüğüne gönderilecektir. Taksitlendirme ile ilgili Bakanlık onayı gelinceye kadar; ileride alınacak talimata göre hareket edilmek kaydıyla, dilekçede belirtilen ilk taksit miktarı hemen, takip eden taksitler de düzenli olarak her ay tahsil edilecektir.” hususunun belirtildiği, ilgiliye tebliğ edilen borçlandırma tutarlarının tahsili, vadeli ödeme yahut yapılandırma gibi herhangi bir talep ile Kuruma başvurmadığı için bir işlem yapılamadığı, 2.8. Başvuru konusuna ilişkin aynı durumda olan başka bir personel bulunmadığı, 2.9. Başvuru konusu talebe ilişkin herhangi açılmış/sonuçlanmış bir dava bulunmadığı, 2.10. Başvuranın açığa alınmasının ilgili birime bildirilmemesi sebebiyle oluşan borçlanma tutarlarının kişiye sehven fazladan ödenen ücretler olması sebebiyle gerekli resmi yazışmalar ve telefon görüşmelerinin gerçekleştirildiği, konuya ilişkin İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat Birimine başvurulduğu, bunun sonucunda da Trabzon İcra Dairesinin / Esas sayı ile icra dosyası açıldığı ve ilgili kişiye sehven fazladan ödenen ödemeleri geri iade etmesi gerektiğinin bildirildiği, netice itibarıyla personele açıkta kaldığı sürelerde ödenmemesi gereken maaş+ek ödeme+denge ödemeleri için borçlanma çıkarıldığı ve yine personelin ilişiği kesildikten sonra maaşlarının erken bağlanması nedeni ile almaması gereken 15.03.2020 maaşı için borçlanma çıkarıldığı, durumun personele birçok kez izah edildiği, gerekli tahsilatlar yapılamadığı için yasal yollarla tahsil yoluna gidildiği, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi” başlıklı 131 inci maddesi; “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez.
Memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz…”
5.2. “Uygulama” başlıklı 132 nci maddesi; “Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır…” 5.3. “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 137 inci maddesi; “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.” 5.4. “Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü” başlıklı
141 inci maddesi;
“Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.
143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri
kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.” 5.5. “Aylığın ödeme zamanı ve Esasları” başlıklı 164 üncü maddesi; “Memurlara aylıkları her ayın başında peşin ödenir. Emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde o aya ait peşin ödenen aylık, geri alınmaz…” 6. 28/09/1988 tarihli ve 3472 sayılı Devlet Memurları ile Diğer Kamu Görevlilerinin Aylıklarının
Ödeme Zamanının Değiştirilmesine Dair 9.9.1987 Tarih Ve 289 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabulüne Dair Kanun’un 1 inci maddesi; “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim personel Kanunu hükümlerine göre
almakta bulunan Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerinin (sözleşmeli statüdeki personel dâhil) aylık veya sözleşme ücretleri, ilki 15 Ekim 1987 tarihinde olmak üzere her ayın 15’inde ödenir.
Aylıklarla birlikte ödenen zam ve tazminatlar, ödenekler, tayın bedeli, yakacak yardımı ile aylıklara ilişkin hükümler dairesinde ödenmesi öngörülen sair hakedişler hakkında da yukarıdaki şekilde işlem yapılır.
Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerine ilişkin kanunlarda yer alan “aybaşı” ibareleri “ayın 15’i” olarak uygulanır.” 7. 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal
Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Peşin ödenen aylıklar ve mecburi hizmet” başlıklı 10 uncu maddesi; “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun
hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar ile 15/8/2016 tarihli ve 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı
Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesi uyarınca öğrencilikle ilişikleri kesilenlerin; a) Çıkarıldıkları veya öğrencilikle ilişiklerinin kesildiği aya ilişkin olarak peşin ödenen mali ve sosyal haklarının çıkarılma tarihinden sonraki günlere tekabül eden kısımları geri alınmaz.
b) Mecburi hizmet yükümlülükleri ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülükleri ortadan kalkar, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verilir. Bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarlar, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmez.
(2) Birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki mali ve sosyal haklardan bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımlandığı tarihe kadar tahsil edilmiş olan tutarlar geri ödenmez.
(3) Bu madde kapsamında sonlandırılan davalarda vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmez, hükmedilenler tahsil edilmez.” 8. 19/10/2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Kamu zararından doğan alacakların tahsil şekilleri” başlıklı 12 nci maddesi; “Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir.
Tespit edilen kamu zararları; a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) (Değişik: RG-15/6/2019-30802-C.K.-1147/7 md.) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak, suretiyle tahsil edilir.” 8.2. “Kamu zararından doğan alacaklarda taksitlendirme” başlıklı 12 nci maddesi; “Kamu zararından doğan alacaklar, sorumluların ve/veya ilgililerin talebi üzerine kamu idaresince taksitlendirilebilir.
Taksitlendirme süresi azami beş yıl olup bu süre içerisinde asıl alacağın faiziyle birlikte tahsil edilmesi gerekir.
Sorumluların ve/veya ilgililerin yazılı taksitlendirme talebi üzerine, sorumlu ve/veya ilgili ile takibe yetkili birim arasında, taksitlendirmenin süresini, taksit sayısı ve tutarları ile ödeme zamanlarını belirleyen bir ödeme planı yapılır. Sorumlulardan ve/veya ilgililerden taksitlerini ödeme planına uygun ve vadesinde düzenli olarak ödeyeceklerine dair “borç senedi ve kefaletname” alınır…”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; hemşire olarak görev yapmakta iken Trabzon İl
Sağlık Müdürlüğü kararı ile görevden uzaklaştırıldığını, 05/03/2020 tarihinde de kamu görevinden çıkarıldığının tarafına tebliğ edildiğini, 22/04/2021 ve 29/04/2021 tarihlerinde tarafına aynı evrak numaralı iki farklı borçlandırma yazısının gönderildiğini ve iki evrakta da farklı miktarlarda borçlandırma tutarının belirtilerek yedi gün içerisinde ödeme yapması gerektiğinin bildirildiğini, 675 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname’nin 10 uncu maddesine istinaden tarafından geriye dönük ödeme alınamayacağını belirttiğinde ise bu hükmün kendisi için geçerli olmadığının belirtildiğini, süreç sonrasında tarafına icra dairesi tarafından evrak gönderildiğini ve borcunu faizi ile birlikte ödemesi gerektiğinin tebliğ edildiğini, borcunu ödeyeceğini idareye bildirmesine rağmen uzlaşma yoluna gidilmeden ve kendisine ek bir uyarı yapılmadan icra takibinin devreye konulduğunu, hâlihazırda tarafına ulaşan geriye dönük borca ilişkin üç ayrı evrakın bulunduğunu belirterek OHAL döneminde yayınlanan 675 sayılı KHK’nin 10 uncu maddesi hükmü gereğince tarafına iletilen borcun silinmesini, borç kesinleşmesine bağlı olarak söz konusu borç miktarına ilişkin hangi hukuki gerekçelerle işlem yapıldığının tarafına bildirilmesini, faiz miktarının devre dışı bırakılmasını ve tarafına vadeli ödeme ya da yapılandırma gibi ödeme seçeneklerinin sunulmasını talep etmektedir.
11. Trabzon Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; ilgili personelin 18/04/2019 tarihinde açığa alındığı, açığa alınan personele açığa alındığı tarihten memurluktan çıkarıldığı tarih arasında hiç görev yapmadığı için ek ödeme yapılmaması ve ek ödemenin personelin çalıştığı süreler için ödenmesi gerektiği, yine personele açıkta kaldığı sürelerde maaş ve denge ödemelerinin de 1/3 kesinti yapılarak ödenmesi gerektiği, personelin açığa alındığı dönemde ödenmemesi gereken ödemelerin sehven ödendiği, ilgilinin borcunu ödemeye ilişkin Kuruma herhangi bir başvurusu bulunmadığı, kişiye birçok kez uyarı yapılmasına rağmen ödeme yapmadığı, devamında dosyanın İl Sağlık
Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat Birimine resmi yazı yazıldığı, ilgili avukatlar ile gerekli incelemeler yapılarak hukuki işlemler başlatıldığı hususları ifade edilmiştir.
12. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; başvuranın kamu görevinden çıkarıldıktan sonra tarafına yapılan ödemelere ilişkin başvurana borçlandırma yazısı gönderilmesi noktasında toplandığı görülmektedir.
13. Somut olayda Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde; başvuranın 18/04/2019 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırıldığı, 05/03/2020 tarihli ve sayılı Bakan onayı ile kamu görevinden çıkarıldığı, idare tarafından başvurana 10.382,04 TL maaş borçlanması, 4090,00 TL sabit dışı ek ödeme borçlanması, 7008,00 TL sabit denge ödeme borçlanması tutarının tebliğinin yapıldığı anlaşılmaktadır. İdare tarafından başvuran kamu görevinden 05/03/2020 tarihinde çıkarıldığı için son alması gereken maaşın 2020 Şubat ayı maaşı olduğu, kendisine peşin olarak ödenen ve erken bağlanan Mart
2020 maaşının ise ödenmemesi gerektiğinden sehven ödenen Mart 2020 maaşının iadesinin başvurandan
talep edildiği görülmektedir.
14. Devlet memurları kamu hizmeti ifası ile mükelleftir ve bunun karşılığında kendilerine çeşitli ödemeler yapılmaktadır. Bu ödemeler ilgili mevzuatta; aylık, zam ve tazminatlar ile diğer ödemeler (ek ders, fazla çalışma, sosyal yardımlar vs.) olarak çeşitli adlar altında belirtilmiştir. Mali haklara ilişkin mevzuatın bir hayli karmaşık ve yoruma muhtaç olmasından dolayı zaman zaman idare tarafından hatalı yorum yapılmak suretiyle personele olması gerekenden fazla ödemeler yapılabilmektedir. Bunun yanında personelin ödemeye esas bildirimlerini eksik veya yanlış yapmasından dolayı da bir fazla ödeme durumu ortaya çıkabilmektedir. Yapılan fazla ödemelerin doğru yorumlanması bunların geri alımında uygulanacak mevzuat açısından önemli bir husustur.
15. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 164 üncü maddesi hükmü gereğince, memurlara aylıkları her ayın başında peşin ödenmekte, emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde o aya ait peşin ödenen aylık geri alınmamaktadır. Memurun aylıklarının peşin olarak ödenmesi; önceden çalışılacak sürenin karşılığı olarak bir görev aylığı verilmesi hususunu ifade etmektedir. Bu hüküm bağlamında; memurların aylıkları her ay peşin ödenmekte, sadece emeklilikte veya ölüm halinde peşin ödenen aylıklar geri alınmamaktadır.
Dolayısıyla bu haller dışında görevinden ayrılan memur, yani peşin olarak almış olduğu tutarı hak edeceği süre kadar görev yapmadığı durumlarda çalışılmayan günlere karşılık peşin ödenen tutarlar tahsil edilmektedir. Zira bu ödeme yersiz bir ödeme olmakta ve kişilerin sebepsiz zenginleşmesine yol açmaktadır.
16. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 09/12/1997 tarihli nolu genelgesinde; “Bakanlığımıza intikal eden bazı bilgilerden; İdarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi halleri dışında kalan hatalı ödemelerin, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde geri istenmediği anlaşılmış ve yapılan bu tür hatalı işlemlerin açılan davalar sonucu iptal edilmesi nedeniyle, idare ile bazı kişi ve kurumlar arasında fuzuli ihtilafların doğduğu tespit olunmuştur.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 22.12.1973 tarih ve 1969/8 – 1973/14 sayılı kararı ile; idarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği ancak; belirtilen bu istisnalar dışında kalan durumlarda yapılan ödemelerin, ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün (dava açma süresi) içinde geri isteyebileceği,60 günlük süre geciktikten sonra geri almanın mümkün olmayacağı sonucuna varmıştır.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
17. Yine Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü 16 sıra no.lu Kişilerden Alacaklar
Tebliğinde; bütçe içi ve bütçe dışı işlemlerden doğan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin kişilerden alacakların konusu olduğu belirtilmektedir. Burada asıl sorun fazla veya yersiz ödenen tutarların ne
kadarının geri alınabileceğidir. Anılan tebliğde yukarıda belirtilen Danıştay kararı doğrultusunda:
“Kişilerden alacaklar konusunu oluşturan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin geri alınmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerin borçlular tarafından dava konusu edilmemesi veya idare aleyhine sonuç doğuracak işlem tesis edilmemesi bakımından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14/6/1974 tarihli Resmi
Gazete’de yayımlanan 22/12/1973 tarihli ve E. No. 1968/8, K.No.1973-14 sayılı kararının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Alınan kararda; – İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın geri istenmesine bir mahkeme kararına lüzum olmadan işlem tesis edebileceği ve bu işleme karşı açılacak davaların çözümünün
Danıştay’ın görevi içinde olduğu,
– İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, – Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde mümkün olduğu, 60 günlük süre geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olamayacağı, belirtilmiştir.
İçtihatlar, hukukun yazılı kaynakları arasında sayılmakta ve içtihadı birleştirme kararları, benzer olaylarda mahkemeleri bağlayıcı bir nitelik kazanmış bulunmaktadır. Bu nedenle, idarelerin yapacakları işlemlerde, bu kararlarda belirtilen hususlara uymaları gerekmektedir. Buna göre; 1- a) Kanuna aykırı şekilde yapılan terfi veya intibak işlemine ya da başka usulde yapılan yersiz veya fazla ödemeye o memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi ya da idareyi aldatıcı belge ibraz etmesi sebep olmuşsa, b) İdarece yapılan işlem, yapıldığı tarih itibarıyla, idare hukuku yönünden yoklukla malûl (sakat) ise ve özel hukuk yönünden de mutlak butlan ile sakat olmuşsa, c) Yapılan terfi ve intibakta memurun kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata mevcut olduğu halde idareyi haberdar etmemişse, yapılan fazla ödemelerin dayanağı olan hukuka aykırı işlemlerin, 60 günlük süreye bağlı kalınmaksızın her zaman geri alınması mümkün bulunmaktadır. Ancak, bu hukuka aykırı işlem sebebiyle yapılan fazla, yersiz ve haksız ödemelerin geri alınmasında genel hükümlere göre zaman aşımı süresinin dikkate alınması gerekmektedir.” denilmektedir.
18. 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede ise bu konuya ilişkin özel bir düzenleme yapılmıştır. Mezkûr KHK’nin 10 uncu maddesinde 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılan personele, çıkarıldığı aya ilişkin olarak peşin ödenen mali ve sosyal haklarının çıkarılma tarihinden sonraki günlere tekabül eden kısımlarının geri alınmayacağı, bu kapsamdaki mali ve sosyal haklardan bu KHK’nin yayımlandığı tarihe kadar tahsil edilmiş olan tutarların geri ödenmeyeceği hükme bağlanmıştır.
19. Somut olayda başvuranın kamu görevinden çıkarılma işleminin; 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde gerçekleştirildiğine dair bir veriye rastlanılmadığından; başvuran hakkında 675 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesi kapsamında idarece işlem tesis edilmemesi noktasında hukuka ve hakkaniyete aykırı bir husus tespit edilememiştir.
20. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen borçlandırma bordroları incelendiğinde; başvuranın görevden uzaklaştırıldığı dönemlere ilişkin 657 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi gereği aylıklarının 2/3’ü ödenmesi gerekirken 04/2019 – 02/2020 tarihleri arasında sehven 10.382,04 TL tutarında fazla ödeme yapıldığı, yine bu dönemler arasında fiilen çalışmadığı için başvurana sehven 4.090 TL tutarında ek ödeme yapıldığı, başvuranın açığa alındığı dönemlerde üçte iki oranında ödenmesi gereken sabit ödemelerden ise sehven 5.699,81 TL tutarında ödeme yapıldığı, görülmektedir. Ayrıca hem idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazılardan, hem de başvuran tarafından dosya kapsamında sunulan belgelerden, idare tarafından başvurana tebliğ edilen borçlanma tutarlarına ilişkin tahsil, vadeli ödeme yahut yapılandırma gibi herhangi bir talep bulunduğuna dair somut bir veriye rastlanılmamıştır.
21. Muhasebat Genel Müdürlüğünün 16 sıra nolu Tebliğinin “Aylıklarını Aldıktan Sonra Görevinden
Ayrılanlar ile İlgili İşlemler” başlıklı bölümünde; “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 164 üncü maddesi hükmü gereğince, aylıklar her ay başında peşin olarak ödenmektedir. Emekliye ayrılma veya ölüm halinde peşin ödenmiş bulunan bu aylıklar geri alınmamaktadır. Başka bir ifadeyle; emeklilik ve ölüm halleri hariç, görevden ayrılma hallerinde hak edilmeden peşin ödenmiş bu aylıktan çalışılmayan süreye ait kısmının, emeklilik keseneği Devlet katkısının tamamı ile birlikte geri alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 14 üncü maddesinin (a) fıkrasında “…Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanların eksik aylık veya ücretlerinden tam kesenek alınır.” hükmüne yer verildiğinden, Devlet katkısının Emekli Sandığından geri alınması mümkün bulunmamaktadır. Bu durum, aynı Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki “Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanlar için ayrıldıkları ayın tamamı fiili hizmet müddeti sayılır.” şeklindeki hükmü nedeniyle kişinin malvarlığında bir çoğalmaya neden olduğundan, emeklilik keseneği Devlet katkısının, 5434 sayılı Kanunun 87 nci maddesi hükmü gözönünde bulundurulmak suretiyle, diğer alacaklarla birlikte memurun kendisinden tahsil edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, hak edilmeden, peşin olarak yapılan bu ödemelerden doğan fazla ödemeler, Borçlar Kanununun
61 inci maddesine göre sebepsiz zenginleşme teşkil etmekte olup, aynı Kanunun 66 ncı maddesinde
belirtilen bir yıllık zaman aşımı süresi içinde tahsil edilmesi zorunludur.” hususları ifade edilmiştir.
22. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın ilk olarak 18/04/2019 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırıldığı, kamu görevinden uzaklaştırıldığı dönemlere ilişkin mali haklarının 657 sayılı Kanun uyarınca 2/3’ünün ödenmesi gerekirken sehven fazla ödeme yapıldığı, başvuranın 05/03/2020 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, 657 sayılı Kanun’un 164 üncü maddesinde memurlara peşin ödenen aylıkların yalnızca emekliye ayrılma ve ölüm durumlarında geri alınmayacağının ifade edildiği, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede ise sadece OHAL kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevine son verilen personele ödenen peşin aylıkların geri alınamayacağı düzenlemesine yer verildiği ve başvuranın bu kapsamda olduğuna dair dosya kapsamında somut bir veriye rastlanılmadığı anlaşıldığından ilgili idarece başvurana sehven fazla yapılan ödemelerin geri istenilmesine ilişkin borçlanma tutarlarının tebliğ edilmesi yönünde tezahür eden idari işlemde yürürlükteki mevzuata, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu yönde bir tespite varılamadığından başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Trabzon İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi