|
ÖZET: Başvuran, Adalet Bakanlığı’nda infaz ve koruma memuru olarak görev yaparken istifa etmiş ve yeniden atanma talep etmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi gereğince, memurluktan kendi isteğiyle çekilenlerin yeniden atanabilmesi için ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunması ve bu sınıfın niteliklerini taşımaları gerekmektedir. İdare, 2016 yılından itibaren infaz ve koruma memuru kadrolarına açıktan atama izni verilmediğini belirterek başvuranın talebini reddetmiştir.
657 sayılı Kanun’un 97. maddesi uyarınca, memurluktan çekilenlerin yeniden atanabilmesi için belirli bekleme sürelerini doldurmuş olmaları da şarttır. İdare, başvuranın durumu ve kadro ihtiyacını göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullanmış ve başvuruyu reddetmiştir. Bu bağlamda, idarenin kararının hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Başvuranın yeniden atanma talebinin reddi, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87878-S.20.95816
BAŞVURU NO : 2020/96909
KARAR TARİHİ : 18/11/2020
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Memuriyetten istifa sonrası yeniden atanma talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 20/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Adalet Bakanlığında infaz ve koruma memuru olarak çalışmakta iken istifa ettiğini, halihazırda TSK’da teğmen olarak görev yapmakta olduğunu, ailevi problemler yaşaması nedeniyle eski görevine dönmek istediğini, ancak
Cumhurbaşkanlığı tarafından istifa sonrası dönüş için Adalet Bakanlığına kadro açılmasına rağmen iki buçuk yıldır eski işine dönüş başvurularının Bakanlık tarafından keyfi olarak kabul edilmediğini iddia ederek, eski görevine dönmeyi talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza Adalet
Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/10/2020 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. 2016 yılından itibaren başta infaz ve korumu memuru unvanı olmak üzere, öğretmen, teknisyen, hemşire, şoför vb. unvanlarda kadrolu açıktan atama izni verilmediği için personel ihtiyacının sözleşmeli pozisyonlarda kısıtlı sayıda verilen istihdam izniyle karşılanmaya çalışıldığı, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel
Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde personel alımına öncelik verilmesi ve genç işgücünün kamu yönetimine kazandırılması amacıyla; verilen atama izin sayısının en fazla yüzde 2’sinin, daire başkanı ve daha üst yönetici kadroları ile kariyer meslek kadrolarına yapılacak atamalar hariç olmak üzere, 657 sayılı Kanunun 92’nci maddesi uyarınca yapılacak atamalar için kullanılabileceği,
2.2. 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu gereğince açıktan atama ve nakil sayılarının kamu idare kurum ve kuruluşlarına dağılımının Devlet Personel Başkanlığı tarafından belirlendiği, Adalet Bakanlığına bağlı kurumlara atama yapılmak üzere 19/02/2018 tarihinde
12 adet, 11/05/2018 tarihinde 38 adet olmak üzere toplam 50 adet kadrolu açıktan atama izni
verildiği, ancak söz konusu kontenjan dağılımında Genel Müdürlüğe izin verilmediği,
2.3. Kamu kurum ve kuruluşlarına 2019 ve 2020 yılında ilk defa, açıktan veya naklen yapılacak atamalar ile yükseköğretim kurumlarının idari ve akademik kadrolarına ilişkin kontenjan dağılımlarının Cumhurbaşkanlığı Kararları ile belirlendiği, 04/02/2019 tarihli ve 2019/47 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Kararı ekinde belirtilen Adalet Bakanlığına bağlı kurumlara ilk durumda
2019 yılı için (10) ek olarak ise 14/07/2019 tarihli ve 2019/199 sayılı Cumhurbaşkanı kararının
ekinde yayımlanan (1) sayılı cetvelde Adalet Bakanlığına bağlı kurumlara 830 adet bağlı kuruluş Adli Tıp Kurumu Başkanlığına 12 adet olmak üzere toplam 842 adet memur kadrolarına açıktan veya nakil suretiyle atama izni sayısı verildiği, 800 adet atama izni sayısının sadece icra müdürü, icra müdür yardımcısı ve idare memuru kadrolarına yapılacak atamalar için kullanılabileceğinin belirtildiği,
2.4. 20/02/2020 tarihli ve 2020/60 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ekinde belirtilen kurumlar arasında Adalet Bakanlığı’na bağlı kurumlara ilk durumda 2020 yılı için (10) ek olarak ise 24/03/2020 tarihli ve 2020/104 sayılı Cumhurbaşkanı kararının eki karar ile yayımlanan (1)
sayılı cetvelde Adalet Bakanlığı bünyesine 1690 adet kadrolu açıktan atama izni verildiği, verilen bu atama izninin kontenjan dağılımının, 160 adet cezaevi katibi, 400 adet idare memuru,
1000 adeti icra müdür yardımcısı olarak belirlendiği,
2.5. 2018 – 2020 yılları arasında istifa sonrası memuriyete dönüş talebi kabul edilen personel bulunmadığı,
2.6. 2020 yılında ilk defa, açıktan veya naklen yapılacak atamalar ile yükseköğretim kurumlarının idari ve akademik kadrolarına ilişkin kontenjan dağılımında Genel Müdürlüğe izin verilmemesi nedeniyle 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92’nci maddesi uyarınca memurluktan kendi isteğiyle çekilip yeniden göreve atanma talebi bulunan
‘in 20/02/2020 tarihli ve 2020/60 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Genel
Müdürlüğe kadro verilmemesi ve Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak
Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik, Kamu Personeli Genel Tebliği ve Devlet Personel
Başkanlığının 02/03/2017 tarih ve sayılı görüş yazısı kapsamında atanmasına imkan bulunmadığı,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,
5.1. “Çekilme” başlıklı 20 nci maddesinde; “Devlet Memurları, bu Kanunda belirtilen esaslara göre memurluktan çekinebilirler.”
5.2. “Memurluktan çekilenlerin yeniden atanmaları” başlıklı 92 nci maddesinde; “(Değişik: 12/5/1982 – 2670/27 md.) İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler.”
5.3. “Çekilme” başlıklı 94 üncü maddesinde; “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı
olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. (Ek hüküm:
31/7/1970-1327/75 md.) Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.
Çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir.
Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartıyla bir ay kaydına tabi değildirler.”
5.4. “Çekilen ve çekilmiş sayılanların yeniden atanmaları” başlıklı 97 nci maddesinde; “(Değişik: 29/11/1984 – KHK 243/17 md.) Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere; A) 94 üncü maddenin 2 nci ve 3 üncü fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden, B) Bu Kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94 üncü maddenin 2 nci fıkrasına uymadan görevlerinden ayrılanlar bir yıl geçmeden, C) 95 inci maddede yazılı zorunluluklara uymayanlar 3 yıl geçmeden, D) 96 ncı maddeye aykırı hareket edenler hiçbir surette, Devlet memurluğuna alınamazlar.”
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92’nci maddesi uyarınca memurluktan kendi isteğiyle çekilen başvuran yeniden göreve atanmayı talep etmektedir.
8. İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, 2016 yılından itibaren infaz ve korumu memuru kadrolu açıktan atama izni verilmediği için personel ihtiyacının sözleşmeli pozisyonlarda kısıtlı sayıda verilen istihdam izniyle karşılanmaya çalışıldığı, bu kapsamda kadro verilmeyen Genel Müdürlük tarafından başvuranın talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
9. Memurların çekilme (istifa) sonrası yeniden atanmaları 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 92 inci ve 97 nci maddelerinde düzenlenmiş olup; 92 nci maddeye göre iki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler. 97 nci maddeye göre ise memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere, 94 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden
Devlet memurluğuna alınamazlar.
10. 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5 Seri No.lu Kamu
Personeli Genel Tebliğinde de; daha önce 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak çalışmış olup da iki defadan fazla olmamak üzere kendi istekleriyle memuriyetten çekilen veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan, aynı Kanunun 92 nci maddesi uyarınca yeniden memurluğa dönmek isteyenlerin, 657 sayılı Kanunun 97 nci maddesinde belirtilen bekleme sürelerini doldurmuş olmaları halinde, atanmak istedikleri kamu kurum ve kuruluşlarına başvurmaları gerektiği, memuriyete dönmek isteyenlerin 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdamları, durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
11. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil
Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
12. Anayasanın 2 nci ve 10 uncu maddeleri ile idarenin takdir yetkisini kullanmasına ilişkin bazı genel ölçü ve ilkeler getirilmiştir. Ayrıca öğretide idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar ve eşitlik içerisinde hareket etmesi, bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetine uygun kullanması, gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin hukuk devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmiştir.
13. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır. (Bkz. Prof. Dr.
Şeref GÖZÜBÜYÜK, Yönetim Hukuku, Eylül/1991 s.204)
14. Danıştay 11. Dairesinin 08/04/2003 tarihli ve E:200/8963, K:2003/1623 sayılı kararında; “…idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetki mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp, anılan yetkinin objektif olarak eşit bir şekilde, aynı durumda olan personel
Başvuruya konu somut olay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92 nci maddesi uyarınca memurluktan çekilen (istifa eden) başvuru sahibinin yeniden atanması talebine ilişkin olup; ilgili maddeler uyarınca, iki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenlerin, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilmesi, 97 nci maddede öngörülen sürelerin geçirilmiş olması şartına bağlanmıştır.
15. Yukarıda açıklandığı üzere, idarenin iş ve işlemlerinde kamu yararına ve hizmet gereklerine riayet etmesi, yasal ve makul gerekçeye dayanması, nesnel ve adil olması, eşitlik ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereği olup, idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini bu ilke ve ölçütleri göz önünde tutarak kullanması gerekir.
16. Başvuruya konu somut olay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92 nci maddesi uyarınca memurluktan çekilen (istifa eden) başvuru sahibinin yeniden atanması talebine ilişkin olup; ilgili maddeler uyarınca, iki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenlerin, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilmesi, 97 nci maddede öngörülen sürelerin geçirilmiş olması şartına bağlanmıştır.
17. 5 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği ile yukarıda belirtilen hükümlerin nasıl uygulanacağı ortaya konulmuş ve konuya açıklık getirilmiştir. Söz konusu Tebliğde, yukarıda da belirtildiği üzere, daha önce 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak çalışmakta iken memuriyetten çekilenlerin, aynı Kanunun 92 nci maddesi uyarınca yeniden memurluğa dönmelerinin, durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, başvuracakları kurum ve kuruluşların takdirinde bulunduğu vurgulanmıştır.
18. Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 11.04.2013 tarih ve E: 2012/760, K: 2013/306 sayılı kararında özetle; “… müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, …müdürü olarak atanmasına yönelik talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; İdarenin, bir kadroya atama yapma konusunda sahip bulunduğu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleri göz önünde tutularak kullanılması gerektiği idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, bununla birlikte, takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetiminin, hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı olup, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ve yerindelik denetimi yapılamayacağı, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında açıkça vurgulanmış bulunduğu, buna göre, idarenin münhal bulunan bir kadroya/kadrolara kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi/kişileri atama konusunda, gerekli nitelikleri taşıyanlar arasında tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğundan, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı gibi; bu husustaki yargısal denetimde, işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, anılan kadroya atanma koşullarını taşıyan kişiler arasında değerlendirme yapılarak seçim yapmaya zorlamak suretiyle idarenin takdir yetkisini kaldırarak belli bir kişinin atanması sonucunu doğurabilecek şekilde iptal kararı verilemeyeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
19. Memur olarak görev yapmakta iken istifa eden kişinin yeniden memur olarak atanıp atanmayacağına yönelik Devlet Personel Başkanlığının 02/03/2017 tarih ve 1758 sayılı yazısında; “İstifa sonrası memuriyete atama; genel şartlar, belirlenmesi durumunda özel şartlar ve girilecek sınıfın niteliklerini taşımak kaydıyla atanma talebinde bulunulan kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde olan bir husustur. 657 sayılı Kanunun 92 nci maddesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde atama yapılması ilgili kurumların takdirinde olup konuya ilişkin olarak Başkanlıklarınca yapılabilecek bir işlem bulunmadığı” şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
20. Bu itibarla, görevden çekilmiş memurun tekrar memurluğa dönebilmesi, görevin gerektirdiği nitelikleri taşıması ve durumuna uygun boş kadro bulunması kaydıyla İdarenin takdirine bırakılmıştır. Çekilen (istifa eden) memurun eski görevine atanma isteminin değerlendirilerek bu istemin kabulü veya reddi, göreve tekrar atanmak isteyen memurun yeniden atanmak için aranan genel ve özel şartları taşıması halinde dahi, ihtiyaç durumuna göre İdarenin takdir yetkisi içinde bulunmaktadır.
21. İdarenin yeniden atanma talebiyle ilgili olarak hizmet ihtiyacı, kadro durumu ve mevcudu ile atanacak kişilerin niteliği gibi hususları kamu yararı ve hizmet gerekleri ilkelerini gözeterek değerlendirme ve takdir yetkisine sahip olduğu hususu göz önüne alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92 nci maddesi uyarınca başvuranın yeniden atanma talebinin kadrolu açıktan atama izni verilmediğinden bahisle uygun görülmediği, dolayısıyla söz konusu başvuru ile ilgili olarak yapılacak yeni bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle İdarenin takdir hakkını kullanmak suretiyle başvurunun reddine dair tesis ettiği işlemde hukuka ve hakkaniyet ilkesine aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.
22. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İdarenin yeniden atanma talebine ilişkin olarak takdir hakkını kullanmak suretiyle tesis ettiği talebin reddine yönelik işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Balıkesir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi