|
ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4924 sayılı Kanun kapsamında toplamda 8 yılı aşan bir hizmet süresine sahip olduğunu ve disiplin cezası almadığını belirterek, 657 sayılı Kanunun 64. maddesi gereğince kademe ilerlemesi talep etmiştir. İdare, başvuranın sözleşmeli statüdeki sürelerinin bu maddenin kapsamına girmediğini savunarak talebi reddetmiştir. Ancak Danıştay, başvuranın 4924 sayılı Kanun kapsamında geçen sürelerinin de 657 sayılı Kanunun 64. maddesindeki 8 yıllık sürenin hesabında dikkate alınması gerektiğine hükmetmiştir.
Danıştay, sağlık hizmetlerinin kamu hizmeti niteliği gereği, sağlık personelinin istihdamında farklı statülerin birbirini tamamlayıcı olduğunu vurgulamış ve başvuranın disiplin cezası almaması durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, sağlık çalışanlarının haklarının korunması ve kamu hizmetinin etkinliğinin artırılması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/10110-S.23.16257
BAŞVURU NO : 2023/2308
KARAR TARİHİ : 11/08/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Başvuranın sözleşmeli personel statüsünde geçirdiği sürelerin kademe
BAŞVURUNUN KONUSU :
ilerlemesinde dikkate alınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/02/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 14.01.2015 tarihinde devlet hizmet yükümlülüğü sebebi ile 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu kapsamında doktor olarak göreve başladığını, 03.04.2015-15.02.2017, 01.10.2021-
01.01.2023 tarihleri arasında 4924 Sayılı Kanuna tabi olarak sözleşmeli statüde görev yaptığını, 09.02.2023
tarihi itibariyle 4924 Sayılı Kanuna tabi olarak Bingöl Devlet Hastanesinde acil tıp uzmanı olarak hizmet vermeye devam ettiğini, 08.02.2023 tarihi itibariyle 657 sayılı Kanun ve 4924 sayılı Eleman Temininde
Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında toplam 8 yıllık çalışma süresini doldurduğunu belirterek 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde düzenlenen “Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.” hükmü uyarınca emekliliğe ve hak aylığına esas kıdeminin 8 yıla ulaşması ve herhangi bir disiplin cezası almamış olması sebebi ile bahse konu düzenleme uyarınca bir kademe ilerlemesinin uygulanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Konuya ilişkin olarak idare tarafından gönderilen 05.05.2023 tarih sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinde; “…Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır…” hükmü bulunduğu, 2.2. Uygulamada karşılaşılabilecek sorunları gidermek amacıyla 04.04.2014 tarih yazı ile 4924 sayılı
Kanun kapsamında görev yapan personelin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi hükümlerinden faydalandırılıp faydalandırılamayacağı hususlarında (mülga) Devlet Personel Başkanlığından görüş talep edildiği, 2.3. Devlet Personel Başkanlığı tarafından Bakanlığa gönderilen 25.09.2014 tarih ve sayılı görüş yazısında; “4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalışılan sürelerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun geçici 37 nci maddesinde yer alan hüküm uyarınca derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak memurluk dışında başka statülerde geçen hizmet sürelerinin ise mezkur Kanunun 64 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı” belirtildiği, 2.4. Benzer şekilde, Başkanlığın 05.04.2017 tarih ve -E. sayılı yazısında da; “Kurumlarından Aylıksız izinli sayılarak sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin bu süre zarfında disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiil ve hallerde bulunmamış olsalar bile söz konusu sürelerin memurlukta geçirilmemiş olması sebebiyle mezkur Kanunun 64 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası ve geçici
36 ncı maddesinin (C) bendinin uygulanması açısından değerlendirilmesinin uygun olmayacağı”
görüşlerine yer verildiği, 2.5. Ayrıca, yine (mülga) Devlet Personel Başkanlığının 25.10.2017 tarihli ve sayılı yazılarında; “4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalışılan sürelerin 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun geçici 37 nci maddesinde yer alan hüküm uyarınca derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak memurluk dışında başka statülerde geçen hizmet sürelerinin ise mezkur
Kanunun 64 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı” hususunun belirtildiği, 2.6. Başvuranın sözleşmeli statüde geçen süreleri de dahil olmak üzere herhangi bir disiplin cezası bulunmadığı, halen sözleşmeli statüde görev yapan başvuranın kadrolu olarak 01.01.2023 tarihinde 4924 sayılı Kanuna tabi olarak geçen süreleri de dikkate alınarak 4 üncü derecenin 2 nci kademesinden ataması yapıldığı, 10.02.2023 tarihi itibariyle 4 üncü derecenin 3 üncü kademesinde bulunduğu, Hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinde: “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare
esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”, 5.2. “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ncı maddesi Ortak Hükümler bölümünün C fıkrasının sekizinci bendinde “8- (Ek: 29/1/2016 – 6663/5 md.) 108 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kullanılan aylıksız izin süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.”, 5.3. “Kademe ve kademe ilerlemesi” başlıklı 64 üncü maddesinde (Değişik:13/2/2011-6111/100 md.)
“Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir.
Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartları aranır.
72 nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere, mecburî olarak sürekli görevle atanan
memurlardan kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara, bu yörelerde fiilen çalışmak suretiyle geçirilen her iki yıl için bir kademe ilerlemesi daha verilir. Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate alınmaz.
Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.
Bu maddede belirtilen şartları haiz her sınıf ve derecedeki memurlar, hak kazandıkları tarihten geçerli olmak üzere ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bir ileri kademeye ilerlemiş sayılırlar.
Kademe ilerlemesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili amirdir. Onay mercileri kademe ilerlemeleri ile ilgili yetkilerini devredebilirler.
Kademe ilerlemesine hak kazanamayan memurlar, kurumlarınca her ay alınacak toplu onaylarla belirlenir.
Kademe ilerlemesi yapmış sayılanlardan ilerlemeye müstahak olmadıkları sonradan tespit edilenlerin kademe ilerlemeleri, ilerlemiş sayıldıkları tarihten geçerli olmak üzere iptal edilir.”,
6. 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli
Çalıştırılması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesini temin etmek üzere, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları tarafından hizmet akdi ile sözleşmeli olarak istihdam edilecek ve işçi sayılmayan sağlık personelinin hizmet şartlarını, niteliklerini, işe alınma ve işine son verilme hallerini, görev ve yetkilerini, hak, yükümlülük ve sorumluluklarını, ücret ve diğer ödemeleri ile özlük işlerini düzenlemektir.”, 6.2. “Çeşitli hükümler” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Sözleşmeli personel hakkında uygulanacak disiplin cezaları ile sicil hususunda bu Kanun ile ilgili düzenlemeler dışında, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun ilgili maddelerine göre işlem yapılır. Aylıktan kesme cezası, sözleşmeli personelin brüt ücretinin 1/30-1/8 arasında kesinti yapılması; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, sözleşmeli personelin ücretinin belirlenmesinde esas alınan kıdem süresinde indirim yapılması; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise sözleşmenin feshedilmesi suretiyle uygulanır. Sözleşmeli personele disiplin cezalarının uygulanması ile sicil verilmesine ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”, 7. Sözleşmeli Sağlık Personeli Disiplin İle Disiplin Kurulları Hakkında Yönetmelik’te; “Bu
Yönetmelik, sözleşmeli sağlık personeline disiplin cezalarının uygulanması ile disiplin kurullarına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, 657 sayılı Kanuna ve 4924 sayılı Kanuna tabi olarak toplamda 8 yılı aşan hizmet süresinin başarılı ve disiplin cezası almaksızın geçmiş bulunduğunu belirterek 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi uyarınca verilmesi gereken kademe ilerlemesinden yararlandırılmayı talep etmektedir.
10. Dosya kapsamı ve idarenin verdiği cevaplar incelendiğinde, halen sözleşmeli statüde görev yapan başvuranın, kadrolu olarak 01.01.2023 tarihinde 4924 sayılı Kanuna tabi olarak geçen süreleri de dikkate alınarak 4 üncü derecenin 2 nci kademesinden ataması yapılmış olduğu, 10.02.2023 tarihi itibariyle 4 üncü derecenin 3 üncü kademesinde bulunduğu, sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmet sürelerinin ise mezkur Kanunun 64 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
11. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56 ncı maddesinde, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini
sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi arttırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği hükmü yer almıştır. Anayasanın bu hükmünden, sağlık hizmetlerinin toplumun genel ve ortak ihtiyaçları kapsamında ele alındığı ve bu hizmetlerin bir kamu hizmeti olarak nitelendirildiği açıkça ortaya çıkmaktadır.
12. Sağlık Bakanlığının doğrudan, genel idare esaslarına göre yürütmekte olduğu sağlık hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlilerince yerine getirilmesi de
Anayasanın 128 inci maddesinin gereğidir. Anayasanın 128 inci maddesinin 1 inci fıkrası; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmünü içermektedir. Bu kuralla açıkça memur ve kamu görevlisi tanımı yapılmamış, onlara gördürülecek iş belirlenme yoluna gidilmiştir. En geniş tanımı ile kamu hizmeti, devlet ya da diğer kamu tüzelkişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, ortak gereksinimleri karşılamak ve kamu yararını sağlamak için topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinliklerdir. Toplumsal yaşamın zorunlu gereksinimlerinden olan düzenlilik ve süreklilik isteyen sağlık hizmeti de nitelikleri gereği kamu hizmeti olarak değerlendirilmektedir.
13. Sağlık hizmetleri nitelikleri gereği diğer kamu hizmetlerinden farklıdır. Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı sorunu, ertelenemez ve ikame edilemez. Bilime dayalı olması gereken tanı ve tedavi metotlarının insan yararına sürekli yenilik ve gelişme göstermesi, hizmet kalite ve beklentilerini çağın koşullarına yaklaştırmayı gerektirmektedir. Bu yönüyle sağlık hizmetleri, kendi iç dinamikleri ve nitelikleri gereği üretilmesi ve halk yararına sunulmasında özel sektörün kazanç, rekabet ve büyüme dinamiklerinden yararlanacak türdeki hizmetlerdendir. Bu çerçevede, artan sağlık hizmeti talebini en doğru şekilde karşılamak, yüksek sermaye grubuna dahil sürekli yenilenen teknoloji elde etmek ve cihazekipman-sigorta-bakım-yenileme maliyetlerini minimize etmek, birden çok kuruma ortak hizmet alanı yaratmak, yetersiz ve kısıtlı kalifiye insan gücü kaynağını değerlendirerek hizmette etkinlik ve verimlilik sağlamak, değişen şartlara ve ihtiyaca göre hizmet planlama ve sunumunu yapmak, yerinde sağlık hizmeti sunarak gereksiz hasta transferi ve beraberinde getireceği sosyal sorunlara son vermek, kaynak kullanımı kontrollü, kaliteyi yükselten, maliyeti düşüren etkin, süratli, kesintisiz bir sağlık hizmeti sunmak, gereksiz bina ve cihaz alımının önüne geçmek, kurumlar arası işbirliği ve halkın sosyal memnuniyetini arttırmak sağlık hizmetleri yönünden Devlet için bir kamusal zorunluluk ve sosyal devlet olmanın gereğidir.
14. Anayasa gereği herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olması karşısında, ülkenin her yöresinde sağlık hizmetlerinden tam olarak yararlanılabilmesini sağlamak amacıyla niteliği gereği sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesinde ortaya çıkacak eksiklik ve gecikmelerin telafisi olanaksız sonuçlara yol açabilmesi, kamunun iktisadi ve teknik yetersizliği, teknolojik gelişme ve kullanıcıları ve hizmet sunucu ve donanımlarına olan ihtiyaç, görev ve yer yönünden erişim zorlukları, sağlık hizmetlerinin ertelenemez ve ikame edilemez özellikleri, doğal afet, salgın hastalıklar ve acil durumlar sağlık hizmetlerinin sunumunda çeşitli istihdam modelleri geliştirme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
15. Sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülebilmesi için alt yapı, araç gereç ve her türlü teknoloji gibi maddî kaynaklar yanında bu kaynakları kullanacak bilgi, beceri ve kabiliyete sahip yeterli sayıda kalifiye personelin temini de büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, özellikle sağlık personeli temininde güçlük çekilen yörelerde acil ihtiyaç olan unvan ve branşlarda sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfındaki
personelin bir an önce temini ve bu yörelerde personelin kalıcılığının sağlanması bakımından ve ayrıca temininde güçlük çekilen özel bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç duyulan personelin istihdamını kolaylaştırmak için sözleşmeli personel istihdamına ilişkin olarak kanunî düzenleme yapılması gerekliliği hasıl olduğundan
4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile düzenleme yoluna gidilmiştir.
16. Başvuru konusu somut olayda başvuran; Sağlık Bakanlığına bağlı pozisyonlarda hem 657 sayılı
Kanun kapsamında memur statüsünde hem de 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli statüde çalışmış olup bu kapsamda yaptığı çalışmaların toplamda 8 hizmet yılını aşmış olması ve disiplin cezası almaması nedeniyle 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi dördün fıkrasında yer verilen “Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.” hükmünden yararlandırılarak bir kademe ilerlemesi verilmesini talep etmektedir. Bu kapsamda İdare tarafından gönderilen cevabi yazı incelendiğinde konuya ilişkin olarak (mülga) Devlet Personel Başkanlığı görüşleri dikkate alınarak başvuranın talebi doğrultusunda işlem tesis edilemeyeceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda uyuşmazlık konusu olayda, 4924 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışmaların 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer verilen 8 yıllık sürenin hesabında dikkate alınıp alınamayacağı noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.
17. Konuya ilişkin (mülga) Devlet Personel Başkanlığının birçok görüşü bulunmaktadır. Bu görüş yazılarında Başkanlığın; “4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalışılan sürelerin 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun geçici 37 nci maddesinde yer alan hüküm uyarınca derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak memurluk dışında başka statülerde geçen hizmet sürelerinin ise mezkur Kanunun 64 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı” ve “4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalışılan sürelerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun geçici 37 nci maddesinde yer alan hüküm uyarınca derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak memurluk dışında başka statülerde geçen hizmet sürelerinin ise mezkur Kanunun 64 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı” yönünde değerlendirme yaptığı anlaşılmaktadır.
18. Danıştay 12. Dairesinin 05.02.2018 tarih ve E.2017/2604, K.2018/402 sayılı kararında “657 sayılı
Kanun’da yer alan düzenlemelerin, anılan Kanun’un 4-D maddesi kapsamında çalışan işçiler için uygulanmasının mümkün olmamakla birlikte, Kanun’un 4/B maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel ile 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak
uygulanabileceği; Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17.06.2013 tarih ve YD İtiraz No:
2013/357 sayılı kararında, 657 sayılı Kanun hükümlerinin anılan Kanun’un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel için doğrudan uygulanmasının söz konusu olamayacağı, ancak
“referans norm” olarak dikkate alınabileceğinin belirtildiği” ifadelerine yer verilmiştir.
19. Benzer şekilde; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 29.05.2019 tarih ve
E. / K. / sayılı kararında, Denizli İdare Mahkemesinin 09.06.2020 tarih ve E. /
K. / sayılı kararı üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. Dava Dairesinin 24.09.2020 tarih ve
E. / K. / sayılı kararında, “657 sayılı kanun hükümlerinin 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında doğrudan uygulanması mümkün olmamakla
/
birlikte bu hükümlerin “referans norm” olarak alınabileceği, bu bağlamda gerek davacının sözleşmeli olarak çalıştığı süre içerisinde herhangi bir disiplin cezası almadığı gibi hakkında disiplin cezası verilmesini gerektirir bir eylemi olduğu yönünde bir iddia olmadığı ve gerekse de davacının sözleşmeli statüde geçirdiği sürenin kamu hizmetinde geçen sürede dikkate alındığı hususları da bir arada değerlendirildiğinde davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında görev yaptığı sürelerin de anılan Kanun’un 64 üncü maddesinde belirtilen 8 yıllık sürenin hesabında dikkate alınması gerekirken bu süreler dikkate alınmayarak davacının başvurusunun reddedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” sonucuna varılmıştır.
20. Bahse konu yargı kararlarındaki olaylar incelendiğinde; davacıların 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personeller olduğu ve hukuki değerlendirmelerin bu statü dikkate alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak başvuru konusu somut olaya bakıldığında; başvuranın tâbi olduğu sözleşmeli statünün 657 sayılı Kanun kapsamında değil 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen
Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında olması yönüyle mahkeme kararlarından ayrıldığı görülmektedir. Bu nedenle başvuran hakkındaki incelemenin kendine özgü olarak yapılabileceği, bu kapsamda Danıştay tarafından belirlenen kıstasların göz önüne alınıp bu ölçütlerden faydalanılmasıyla da bir sonuca varılması gerektiği değerlendirilmektedir.
21. Danıştay’ın emsal kararlarında; 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen personel için 657 sayılı Kanun hükümlerinin doğrudan uygulanması mümkün olmamakla birlikte, bu hükümlerin referans norm olarak ele alınabileceği, davalı İdarelerin mevzuatlarında disiplin hükümlerinin bulunması ve bu kapsamda kişilerin disiplin mevzuatına tabi olmasından yola çıkarak incelemede bulunduğu, başvuranların sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre içinde disiplin cezası almış olmasına yönelik herhangi bir iddianın yokluğu ve bu sürenin de davalı idarece davacının kazanılmış hak aylığı derece ve kademesinde değerlendirilmiş olması gerekçeleriyle 64 üncü madde hükmünün uygulanabileceğine karar verilmiştir. Bu kapsamda 4924 sayılı Kanuna tabi çalışan kişiler için benzer değerlendirmeler yapılabilecektir. Nitekim uygulamada sağlık çalışanlarının hem 657 sayılı Kanun kapsamında memur statüsünde hem de 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli statüde yapılan çalışmalarının birbirini tamamlar ve takip eder nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
22. 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması
İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun birçok maddesinde 657 sayılı Kanuna atıflar yapıldığı görülmektedir. Bu hükümlere bakıldığında; 22.1. “Sözleşmeli personelin atanma şartları ve nitelikleri” başlıklı 4 üncü maddedenin incelenmesinde sözleşme ile çalıştırılacak personelin; Bakanlığın belirleyeceği hizmetin gerektirdiği özel koşulların yanı sıra, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları ve ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen nitelikleri taşımasının zorunlu olduğu ifade edilmekle kişilerin Devlet Memurlarında aranan genel nitelikleri haiz olması gerektiği anlaşılmaktadır.
22.2. “Hizmet sözleşmesi” başlıklı 5 inci maddesinde sözleşmeli personelin 657 sayılı Kanunda Devlet memurları için yasaklanmış bulunan fiil ve eylemlerde bulunamayacağı, siyasi partilere üye olamayacağı, /
haftalık çalışma süresinin emsali Devlet memuru ile aynı olduğu, izinleri hususunda 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmektedir.
22.3. “Hizmet sözleşmesinin feshi ve sürekli sözleşmeli personel statüsü” başlıklı 7 nci maddesinde; “Hizmet sözleşmesi; sözleşmeli personelin istek, yaş haddi, malullük gibi nedenlerle emekliye ayrılması,
657 sayılı Kanuna göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektirecek bir fiil işlenmesi
veya ölümü, sözleşmeli personelin ilgili mevzuatına göre aranan niteliklerden birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi hallerinde kendiliğinden sona erer. Sözleşmesi anılan fiillerden birini işlemesi nedeniyle sona eren personel, hiçbir şekilde bir daha sözleşmeli personel olarak istihdam edilemez. Kesintisiz on yıl süreyle sözleşmeli personel olarak hizmet etmiş ve bu süre içerisinde aylıktan kesme ve üstü disiplin cezası almamış olanlar, sicilleri olumlu olmak kaydıyla, sürekli sözleşmeli personel olma hakkını elde etmiş sayılır. (Değişik son cümle: 20/10/20055413/3 md.) Bu hakkı elde etmiş personelin sözleşmesi, 657 sayılı Kanuna göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini veya sözleşmenin feshedilmesini gerektirecek bir fiil işlemedikçe emeklilik hakkını elde edene kadar Bakanlık tarafından tek taraflı olarak feshedilemez.” hükmüne yer vermektedir.
22.4. Çeşitli hükümler başlığı altında ise; “Sözleşmeli personel hakkında uygulanacak disiplin cezaları ile sicil hususunda bu Kanun ile ilgili düzenlemeler dışında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerine göre işlem yapılır. Aylıktan kesme cezası, sözleşmeli personelin brüt ücretinin 1/30-1/8 arasında kesinti yapılması; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, sözleşmeli personelin ücretinin belirlenmesinde esas alınan kıdem süresinde indirim yapılması; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise sözleşmenin feshedilmesi suretiyle uygulanır. Sözleşmeli personele disiplin cezalarının uygulanması ile sicil verilmesine ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu kapsamda uygulanan disiplin cezalarının sözleşmeli personel çalıştırılması haline uygun olarak revize edildiği görülmektedir.
22.5. Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun uygulanacağı da ayrıca Kanunun 8 inci maddesinde ifade edilmiştir.
22.6. Çeşitli hükümler başlıklı maddede belirtilen usul ve esaslara ilişkin Yönetmelik ise 27.04.2004 tarih ve 25455 sayılı Resmi Gazete’de “Sözleşmeli Sağlık Personeli Disiplin İle Disiplin Kurulları Hakkında
Yönetmelik” adıyla yayımlanmış olup Yönetmelikte sözleşmeli sağlık personeli hakkında; disiplin suçları, disiplin işlemleri, disiplin amirleri ile disiplin kurulları bakımından ve yine disiplin cezaları ve disiplin işleri bakımından 4924 sayılı Kanun ile bu Yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydıyla Bakanlıkta çalışan emsali Devlet memurlarına uygulanan mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
23. Sonuç olarak; mevzuat incelemesi ve konu kapsamında; sağlık çalışanlarında, 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel olarak çalışmaları ile 657 sayılı Kanunun 4/A maddesi kapsamında çalışmaları iç içe geçmiş olup kişilerin statüleri değişse de uygulanan disiplin hükümleri ve diğer pek çok konuda 657 sayılı Kanuna atıf yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda 657 sayılı Kanun maddelerinin
Danıştay kararlarında da ifade edildiği şekliyle referans norm olarak değerlendirilebileceği, yine disiplin hükümleri bakımında da temelde 657 sayılı Kanuna atıf bulunduğundan kişilerin 8 yıl boyunca disiplin cezası almaması halinin de kayıt altına alınacağı ve takibinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle
İdarece başvuranın talebinin reddedilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede sağlık çalışanlarının
4924 sayılı Kanun kapsamında geçen çalışmalarının 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi dördüncü
fıkrasında ifade edilen 8 yıllık sürenin hesabında dikkate alınması ve bir kademe ilerlemesi uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın sözleşmeli statüde görev yaptığı sürelerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinde belirtilen sekiz yıllık sürenin hesabında dikkate alınarak işlem yapılması yönünde SAĞLIK
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ilgili idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi