onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin bir davayı ele almaktadır. Sanık, orman kadastrosu sınırları içinde izinsiz işgalde bulunduğu gerekçesiyle cezalandırılmıştır. Savunmasında, ruhsatlı bir kum ocağı çalıştırdığını ve ruhsat süresinin dolmasıyla izinsiz alanlara çıktığını belirtmiştir. Ancak, orman bilirkişi raporuna göre, işgal edilen alanın 8796 m² olduğu ve izinsiz kullanımın devam ettiği tespit edilmiştir.

Mahkeme, sanığın savunmasını dikkate almasına rağmen, işgalin genişliği ve orman tahdit sınırlarının kesinleşmiş olması nedeniyle bu savunmaya itibar etmemiştir. Yargıtay, sanığın eyleminin sabit olduğunu belirterek, mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Sonuç olarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiş ve hüküm onanmıştır. Bu karar, orman alanlarının korunması ve izinsiz işgallerin cezalandırılması açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

7. Ceza Dairesi         2021/18896 E.  ,  2024/3556 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2016/67 E., 2016/413 K.
    SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

    Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafiin temyiz sebepleri; aynı fiil nedeniyle önceden açılmış bir dava bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölüme izinsiz biçimde hurda malzeme deposu, kum çakıl istif yeri, servis yolu, araç park ve manevra alanı, şantiye barakası ve konteynır koyulmak suretiyle işgalde bulunulduğundan sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldıktan sonra yapılan keşif esnasında işgale devam edilmesi nedeniyle yapılan suç duyurusu üzerine sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu dava açılmıştır.

    Onaylı örneği dosya arasına alınan önceki yargılamaya ilişkin düzenlenen orman bilirkişi raporunda izin alınmayan işgal edilen sahanın 8796 m2 olduğu ve keşif itibarıyla işgale devam edildiği belirtilmiştir.
    Sanık savunmasında; ruhsatlı olarak bir kum ocağı çalıştırdığını, ruhsatının süresi bittikten sonra yeni ruhsat aldığını, ancak bu aşamada farkında olmaksızın ruhsat alanının dışına çıktığını ve bunu öğrenir öğrenmez de konteynır ve malzemeleri bulunduğu yerden kaldırdığını beyan etmiştir.
    Dosya kapsamında orman bilirkişi raporuna göre izinli olarak çalıştırılan kum ocağının haricinde suça konu yerin izinsiz biçimde kullanıldığının anlaşılması, işgal edilen sahanın genişliği itibarıyla savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması, tutanak tarihinden önce suça konu yerin orman tahdit sınırının kesinleştiği nazara alınıp herkes tarafından orman olarak bilindiğinin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    Suça konu aynı yerle ilgili olarak işgale devam edildiğinin Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1166 Esas, 2015/895 Karar sayılı dosyasında yapılan keşif esnasında tespit edildiği, bu itibarla keşifteki gözlem gereği eylemin devam ettiği nazara alınarak aynı eylemden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddine karar verilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.