onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanıkların 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin bir dava ele alınmıştır. Sanıklar, ağaç kesimiyle ilgili suçlamaları reddederek, ağaçların tapulu bir yerden kesildiğini iddia etmişlerdir. Ancak, bilirkişi raporları ve tutanak tanıklarının beyanları doğrultusunda, sanıkların ormandan ağaç keserek suçu işledikleri tespit edilmiştir.

Mahkeme, sanıkların mahkûmiyetine karar vermiş, ancak hükümde bazı hukuki hatalar tespit edilmiştir. Özellikle, suçta kullanılan nakil araçlarının müsaderesi ile ilgili olarak, bu araçların değerinin dikkate alınmaması ve kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi konularında hukuka aykırılıklar bulunmuştur.

Sonuç olarak, Yargıtay, sanıkların temyiz taleplerini kabul ederek, hükümlerin düzeltilmesine ve müsadere ile ilgili hükümlerin yeniden düzenlenmesine karar vermiştir. Bu durum, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

7. Ceza Dairesi         2021/17294 E.  ,  2024/5373 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2014/211 E., 2016/290 K.
    SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

    Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık …’ın temyiz isteği, suç tutanağının gerçeği yansıtmadığına, bilirkişi raporunun belirsiz olduğuna, …’a ait tapulu kesim yapılan yerden 1 ster odun yüklediğine, cezanın ve müsaderenin hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

    Sanık …’ın temyiz isteği, hayali suç tutanağı ile karar verildiğine, aracında emval yakalanmadığına, kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    İki minibüste kaçak orman emvali olduğu ihbarı üzerine gidildiği ve emval yüklü araçların takip edilerek yakalandığı, araçtaki sanıkların ağaçları İznik ormanlarından kestiklerini beyan ettikleri, işlem yapılacağı esnada her iki aracın tüm müdahalelere rağmen kaçtıkları ve sanık …’e ait aracın önü kesilerek durdurulduğu, yapılan araştırmada araç izleri takip edildiğinde 8 adet ağaç kökü tespit edildiği ve ele geçen emvallerle uyumlu olduğunun tespiti üzerine suç tutanağı düzenlenmiştir.

    Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanık … savunmasında, emvalin tapulu yerden kesilmiş emval olduğunu, ağaç kesmediğini beyan etmiştir.

    Sanık …, ormandan ağaç kesmediğini, köylülerin yanlış ihbarı üzerine sanık sıfatıyla yargılandığını beyan etmiştir.

    Tutanak tanıkları tutanak içeriğinin doğru olduğunu beyan etmiştir.

    Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, yapacak vasıflı ağaçların dikiliden motorlu testereyle kesildiği ve ele geçen emvalle dip köklerin uyuştuğu, tazminat miktarının 615,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

    Suç tutanağı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların atılı suçu işlediği sabit kabul edilip haklarında 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

    Ancak;
    1-Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, suçta kullanılan nakil araçlarının bilinen değeri ile suç konusu emvalin değeri dikkate alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 54/3. maddesi gereğince nakil araçlarının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağı gözetilmeden müsaderesine karar verilmesi,

    2-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamış ise de; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün müsadereye ilişkin (C) bendinin çıkartılarak yerine “Suça konu emvalin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, suçta kullanılan … ve … plakalı araçların müsaderesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi ve hükümden 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin hükümdeki (A-4) ve (B-4) bentlerinin çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.