|
ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararı bozmuştur. Temyiz dilekçesinde, çocuğun suçun işlenmesinde aktif bir rol oynamadığı ve bu durumun yeterince araştırılmadığı belirtilmiştir. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun eyleminin kabahat niteliğinde olduğu ve zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına ve kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Mahkeme, 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesine muhalefet suçunun zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle yeniden yargılama gereği olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, suça konu ağaçların müsaderesine karar verilmiştir. Bu durum, kamu vicdanını zedelememek ve hukukun üstünlüğünü sağlamak adına önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, mahkeme, sürecin adil bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulamıştır. |
7. Ceza Dairesi 2021/19571 E. , 2024/8889 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/895 E., 2016/749 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun kepçeyi kullanmadığına, bu hususun yeterince araştırılmadığına, suça sürüklenen çocuğun suçun ve delillerin ortaya çıkmasında büyük katkısı olduğu göz önüne alınarak hüküm kurulması gerektiğine, kararın kamu vicdanını yaralayacağına, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir
II. GEREKÇE
Açma yapıldığı ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan incelemede orman alanında açma yapıldığı, diri örtünün dozerle kaldırıldığı, sürüm yapıldığı, incir ve zeytin ağaçları dikili olduğu tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savunmalarında, dava konusu yerle kendisinin ilgilendiğini, kepçe ile yol açtığını, ağaç kesmediğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin orman tahdit sınırları içinde kaldığı, dava konusu alanın kuzeyinde funda ve makilerin temizlendiği, güney kısmında da funda ve makilerin temizlenerek incir fidanları dikildiği ve paletli araçla yol açıldığı tespit edilmiştir.
A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü Maddesine Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 24.06.2016 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
B.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 6831 sayılı Kanun’un 91 inci Maddesine Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, bilirkişi raporu, suça sürüklenen çocuk savunması ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun eyleminin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 24 üncü maddesindeki “Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir.” amir hükmü karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 6831 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında olduğu ve 5326 sayılı Kanun gereğince kabahat nevinde olup eylem tarihi olan 10.06.2015 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
II. KARAR
A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü Maddesine Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu yerde bulunan zeytin ve incir ağaçlarının 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
B.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 6831 sayılı Kanun’un 91 inci Maddesine Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi gereğince kabahatli hakkında Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.