|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin hükümlerine dayanarak ücretinin belirlenmesi ve buna bağlı alacak taleplerinin hesaplanması üzerinedir. Davacı, sözleşmeye göre ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerektiğini, ancak davalı Bakanlık tarafından ücretinin asgari ücret seviyesine çekildiğini ve eksik ödeme yapıldığını iddia etmektedir. Davacı, bu eksik ödemelerden kaynaklanan fark ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma ücreti ve gece zammı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, davacının sözleşme hükümlerine dayanarak kısmi kabul kararı vermiştir. Ancak, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu reddetmiştir. Daire, daha sonra yapılan incelemede, davacının daha önce açtığı davanın mevcut davayı etkileyebileceği ve bu nedenle eksik inceleme ile sonuca gidildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Sonuç olarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak önceki davanın sonuçlarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. |
9. Hukuk Dairesi 2024/12499 E. , 2024/13196 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı … Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma ücreti ve gece zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ve 2022/57 E.sas 2022/703 Karar sayılı kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7 nci maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 26.12.2022 tarihli ve 2022/4072 Esas, 2022/4687 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 31.10.2023 tarihli ve 2023/17875 Esas, 2023/16353 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamından, davacının aynı davalı aleyhine Ankara 40. İş Mahkemesinin 2022/74 Esas (eski esası 2020/413) sayılı dosyası ile 03.11.2020 tarihinde dava açtığı, bu davadaki talep konusu dönem ile talep sonucunun eldeki davada talep edilen alacak dönemleri ile alacak kalemlerini de kapsadığının anlaşıldığı, Mahkemece anılan davanın ve dava sonucunda verilen hükmün, eldeki dava bakımından derdestlik ya da kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, bu nedenle söz konusu dosyanın getirtilerek incelenmesi, görülmekte olan başka bir davaya konu edilen veya karara bağlanıp kesinleşen çalışma dönemi için tekrar talepte bulunulamayacağı yahut kesinleşen hususların eldeki davadaki talepler bakımından bağlayıcı olacağı gözetilmek suretiyle oluşacak sonuca göre talep edilen alacak kalemleri ile ilgili bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca Ankara 40. İş Mahkemesinin 2022/74 Esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde; ilgili dosyada talep konusunun 02.04.2018-15.10.2020 dönemine ilişkin fark ücret alacağı olduğu, söz konusu talep döneminin eldeki dosya ile talep edilen 02.04.2018-04.01.2022 dönemi de kapsadığı, buna göre eldeki dosyada davacının fark ücret alacağı talebi yönünden hesaplamaya esas alınacak dönemin 15.10.2020-04.01.2022 dönemine ilişkin olabileceği, 02.04.2018- 15.10.2020 dönemi yönünden talebin derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddinin gerekeceği, davacının fark ikramiye, fark ilave tediye, fark fazla çalışma, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fark gece zammı alacakları yönünden ise davacının fark alacak taleplerinin bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının 31.12.2018 tarihli ücretinin korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini, iş sözleşmesinde kastedilenin 2018 yılı asgari ücreti olduğunu, aksi kabulün her yıl hem asgari ücrete iş sözleşmesinde belirtilen zammın yapılması hem de toplu iş sözleşmesinde belirlenen oranların eklenmesi sonucunu doğuracağını ve ücretlerin fahiş hâl alacağını, personel ücretlerinde büyük bir dengesizlik ve eşitsizlik oluşacağını, davacının hak kazandığı bütün ödemelerin yapıldığını, davacının dava dilekçesinde talep edilen alacaklara hak kazanmadığını, faiz türü ve başlangıçlarının hatalı belirlendiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile buna bağlı olarak hüküm altına alınan alacakların hesap yöntemi ve daha önce açtığı davanın somut davaya etkisi hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22, 32 ve 34 üncü maddeleri, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 23 üncü madde, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun’un (6772 sayılı Kanun) 1 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince Dairemiz bozma kararı uyarınca, Ankara 40. İş Mahkemesinin 2022/74 Esas sayılı dosyasının incelendiği ve ilgili dosyada talep konusunun 02.04.2018-15.10.2020 dönemine ilişkin fark ücret alacağı olduğu, söz konusu talep döneminin eldeki dosya ile talep edilen 02.04.2018-04.01.2022 dönemi de kapsadığı, buna göre eldeki dosyada davacının fark ücret alacağı talebi yönünden hesaplamaya esas alınacak dönemin 15.10.2020-04.01.2022 dönemine ilişkin olabileceği, 02.04.2018-15.10.2020 dönemi yönünden talebin derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddinin gerekeceği, davacının fark ikramiye, fark ilave tediye, fark fazla çalışma, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fark gece zammı alacakları yönünden ise davacının fark alacak taleplerinin bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. Ne var ki Ankara 40. İş Mahkemesinin 2022/74 Esas sayılı dosyasında tespit edilecek ücret eldeki dosyadaki talepleri etkileyeceğinden, ilgili dosyanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Ayrıca ilave tediye alacağı, 6772 sayılı Kanun’da düzenlenen bir alacak olup bu alacağa uygulanması gereken faiz oranı yasal faizdir. Diğer taraftan faizin türü belirlenirken davacının talebi de gözetilmelidir. Davacı dava ve ıslah dilekçelerinde ilave tediye alacağına yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir. Mahkemece Kanun düzenlemesi ve davacı talebi birlikte dikkate alınarak hüküm altına alınan ilave tediye alacağına yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi de isabetsizdir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.