|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması ve sonrasında SGK kayıtlarına işlenen “OHAL/KHK” kodunun silinmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun (İDDK) kararına dayanarak, bu kodun hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ancak, başvuranın 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından itirazının reddedildiği ve İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın da sonuçlandığı dikkate alınmıştır.
İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın SGK kayıtlarındaki “OHAL/KHK” kodunun silinmesi talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Danıştay, başvuranın durumunun, OHAL KHK’ları kapsamında değerlendirildiğini ve bu nedenle yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/13547-S.23.21440
BAŞVURU NO : 2023/6163
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
Başvuranın SGK kayıtlarındaki OHAL/KHK kodunun İDDK kararı
BAŞVURUNUN KONUSU :
uyarınca silinmesi istemi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/04/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı
bünyesinde 2018 yılına kadar subay olarak görev yaptığını, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini, ihracı sonrasında işten ayrılış bildirgesine OHAL/KHK kodunun işlendiğini, bu kapsamda
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) kararı ile (Esas No: / Karar No: / sayılı,
21.03.2022 tarihli kararı ile) işten ayrılış bildirgesine “OHAL/KHK” kodu uygulamasının hukuka aykırı
olduğuna hükmedildiğini belirtmektedir. Başvuran SGK kayıtlarındaki OHAL/KHK kodunun anılan İDDK kararı uyarınca silinmesi talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 15/06/2023 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Millî
Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 19/07/2023 tarih ve E. sayılı cevabi yazı eklerinde özetle;
2.1) Söz konusu personelin 07.08.2018 tarihli ve 701 Sayılık Kanun Hükmünde Kararname gereği kamu
görevinden çıkartıldığı ve halen bu durumunun devam ettiği,
2.2) Kayıtlarda söz konusu personelin adli durum sürecinin; 10.05.2018-21.05.2018 tarihleri arasında
gözaltı, 21.05.2018-09.04.2019 tarihleri arasında tutuklu, 09.04.2019 tarihinden itibaren serbest bırakıldığı.
İdari durum sürecinin; 06.01.2018-08.07.2018 tarihler arasında Görevden Geçici Uzaklaştırma, 08.07.2018 tarihi itibari ile 701 SKHK. kapsamında Kamu Görevinden Çıkartılma şeklinde olduğu, /
2.3) İlgilinin Erzurum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesince / sayılı ceza dava dosyasının 29.01.2019
tarihinde açıldığı, sanık sıfatı ile FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yargılanmasının devam ettiği, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6’ncı Ceza Dairesince 2022/140 sayılı ceza dava dosyasının 11.02.2022 tarihinde açıldığı, sanık sıfatı ile FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan istinaf sürecinin devam ettiği,
2.4) Anılan personel hakkında tesis edilen idari işleme karşı OHAL işlemleri inceleme komisyonuna söz
konusu işlemin iptali maksadıyla başvuruda bulunduğu, ancak bu başvurusunun 02.10.2019 tarihinde reddedildiği, Ankara 22’nci İdare Mahkemesi nezdinde 26.02.2020 tarihli / idare dava dosyası numarası ile açtığı davasının 29.03.2022 tarihli / karar numarası ile Ret olarak sonuçlandığı,
2.5) Bu kapsamda başvurucu; 2003-2018 yılları arasında KKK.lığının değişik kadrolarında çeşitli
görevlerde bulunduğu, son olarak binbaşı rütbesiyle 2’nci derecenin 1’inci kademesinde 2’nci Or. K.lığı emrinde görevliyken 701 SKHK ile kamu görevinden çıkartıldığı, bu durumu halen devam ettiği,
2.6) Konu hakkında hukuk hizmetleri biriminin yaptığı değerlendirme ise “Danıştay İDDK’nın 21.03.2022
tarihli, / Esas ve / Kararı sonucu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2 /8/2016 tarihli ve – numaralı Genelgesi’nin “2.1 Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı maddesinin, iki ve dördüncü fıkralarında yer alan “OHAL/KHK” ibarelerinin iptal edildiği görülmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2/8/2016 tarihli ve – numaralı Genelgesi’nin yukarıda belirtilen maddesinin Danıştay İDDK’nın 21.03.2022 tarihli, / Esas ve / Kararı ile iptal edilmesi sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 25/01 /2022 tarihli ve / numaralı
Genelge ile kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar hakkında “OHAL /KHK” kodu uygulaması kaldırılmıştır. Danıştay İDDK’nın 21.03.2022 tarihli, / Esas ve / Kararının
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2/8/2016 tarihli ve – numaralı Genelgesi’nin kapatılan işyerlerinden (sağlık kurum ve kuruluşu, özel öğretim kurum ve kuruluşu, özel öğrenci yurdu ve pansiyonu, vakıf, dernek ve bunların iktisadi işletmeleri,vakıf yükseköğretim kurumu, sendika federasyon ve konfederas yonlar) işten ayrılışı yapılacak sigortalılara yönelik olduğu, Mezkur Genelge’nin konusunun FETÖ/PDY kapsamında kapatılan işyerleri hakkında olduğu göz önüne alınarak başvuru sahibinin görevinden ayrılış yaptığındaki statüsüne dikkat edilerek değerlendirme yapılmasının uygun olacağı kıymetlendirilmektedir” şeklinde olduğu,
3) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı bağlı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
Kurumumuza gönderilen 10/07/2023 tarih ve E. sayılı cevabi yazı eklerinde özetle;
3.1) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Sigortalı bildirimi ve tescili”
başlıklı 8 inci maddesi, “… 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıracak işverenler, bu kapsamda ilk defa veya tekrar çalıştırmaya başlattıkları kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren, onbeş gün içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Aynı kamu idaresinin farklı birimleri arasındaki naklen tayin ve görevlendirmelerde bildirim yapılmaz. …”, “Sigortalılığın sona ermesi” başlıklı
9 uncu maddesi ise “… … 2) Diğer hallerde ise görevden ayrıldıkları tarihten, … e)…, itibaren sona erer. …
Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde
Kuruma bildirilir. …” hükmünü amir olduğu,
3.2) Bu hükümler uyarınca, 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar ile 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta iken 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için sigortalılık başlangıcından itibaren on beş gün içinde sigortalı işe giriş bildirgesi, ölüm, istifa, nakil (aynı kamu idaresinin birimleri veya farklı kamu idareleri arasında), kamu görevinden çıkarılma, meslekten çıkarılma, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılma, Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarılma, göreve son verilme, askerlik nedeniyle ücretsiz izin, yedek subay terhis olma, başka kurumda geçici görevlendirme, emeklilik re’sen emeklilik, ücretsiz izin, müstafi sayılma, sözleşme feshi, okulu tamamlamadan ayrılma, askeri öğrencilikten ayırma, ilişiği kesme, devre kaybı, seçimler nedeniyle istifa, devlet memurluğundan çıkarılma gibi durumlarda sigortalılıklarının sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 10 gün içinde Sigortalı İşten Ayrılış
Bildirgesinin e-sigorta yoluyla düzenlenmesinin gerektiği,
3.3) Yukarıdaki hükümlerden de görüleceği üzere, Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi ile Sigortalı İşten Ayrılış
Bildirgesinin ne şekilde, kim tarafından ve hangi sürelerde Kuruma verileceğinin açık şekilde ifade edildiği, Kurumca hazırlanan Hizmet Takip Programı ve 5510 4/1-c (Devlet Memurları) Tescil İşlemleri Programına bilgi girişinin sorumluluğunun tamamen sigortalıların görev yaptıkları Kurumlara ait olduğu,
3.4) Bu nedenle, sigortalıların işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce işe girip girmediklerine bakılmaksızın bütün sigortalılar için görev yaptıkları kamu kurumlarınca düzenlendiği, yapılan bildirgelerdeki hatalı kayıtlarda yine kamu kurumlarınca iptal edilebilmekte/düzeltilebilmekte veya düzeltilmesi için SGK’ya yazılı talepte bulunulduğu,
3.5) Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların tüm hizmet bilgilerinin elektronik ortama alındığı
Hizmet Takip Programına (HİTAP) ilişkin olarak hazırlanan Tebliğ 14/4/2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi
Gazetede yayımlandığı, daha sonra söz konusu Tebliğ 05/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 28 inci maddesi ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine 14/4/2012 tarihinden geçerli olmak üzere Ek 6’ncı madde olarak eklendiği,
3.6) Bu madde uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışan sigortalılarının hizmet başlangıcından itibaren hizmet belgesinin düzenlenmesine esas olan bilgilerini web sitesi üzerinden kişi bazında, toplu veri veya internet servisi yöntemlerinden biri kullanılarak, süresi içerisinde Kurumumuza göndermekle yükümlü olduğu,
3.7) Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği uyarınca HİTAP’a internet üzerinden aktarılan bilgilerin
doğruluğundan kamu idarelerinin sorumlu olduğu, aktarılan bilgilerin adli ve idari makamlar nezdinde resmî belge olarak geçerli sayılmakta ve sigortalıların emeklilik öncesi hizmet birleştirme, ihya, borçlanma (askerlik, aylıksız izin v.b.) gibi işlemleri ile elektronik ortamda emeklilikte tabi oldukları hizmet süresi ve yaş hesabının yapıldığı ve bu bilgiler esas alınarak emekli aylıklarının bağlandığı,
3.8) Öte yandan, 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 3 üncü maddesi uyarınca
Olağanüstü Hal ilan edildiği ve Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca yayımlanan Kanun Hükmünde
Kararnamelerin “Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı ilgili maddelerinde kamu personelinin kamu görevinden çıkarılmaları, “iade hükümleri” başlıklı ilgili maddelerinde göreve iade edilenlerin hakları, 1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesi birinci fıkrası ile de Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından başvuruları kabul edilenlere ilişkin kararın uygulanma hususlarının düzenlendiği,
3.9) Kamu idarelerince olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri üzerine görevine son verilen kamu
görevlilerinden, daha sonra olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri, Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu kararı veya yargı kararı üzerine görevine iade edilenlerin, bu durumlarına ilişkin hizmet cetvellerinde bulunan kayıtların silinip silinmeyeceğinin tereddüte düşülerek konu hakkında Devlet
/
Personel Başkanlığından istenilen görüşlerin Kurumumuza gönderilmesi üzerine, Devlet Personel
Başkanlığının görüşleri dikkate alınarak “Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri İle Görevlerine
Son Verilenlerden Daha Sonra Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri, Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu Kararı veya Mahkeme Kararı Üzerine Görevine Başlatılanlar İle İlgili Duyuru”
Hizmet Takip Programının giriş sayfasında 28/01/2019 tarihinde yayımlandığı,
3.10) Buna göre, Devlet Personel Başkanlığınca verilen görüş kapsamına giren personelin (olağanüstü hal
kanun hükmünde kararnameleri üzerine görevine son verilen ve tekrar görevine iade edilen kamu görevlilerinden) aylıklarının ödendiği ve emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının/primlerinin gönderildiğine ilişkin resmi yazının SGK’ya gönderilmesini müteakiben Kurumlarca da uygun görülmesi halinde Hizmet Takip Programındaki hizmet belgesi ile açık süreler bölümlerinden kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kayıtların sigortalıların görev yaptıkları Kurumların yetkili personeli tarafından silinmesinin mümkün olacağı,
3.11) Söz konusu duyuruda, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında
Kurumlarca yapılan gerek idari soruşturma gerekse diğer nedenlerle yapılan soruşturmalar gereğince görevinden uzaklaştırılan ve daha sonra Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince görevine son verilmeden tekrar görevine iade edilen personel ile Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde
Kararname kapsamında olmayan nedenlerle görevine son verilip, mahkeme kararı ile görevine iade edilen personelin Hizmet Takip Programındaki hizmet cetveli ile açık süre kayıtlarının silinip silinmeyeceği hususunda herhangi bir ifadeye yer verilmediği,
3.12) Diğer taraftan, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında Kurumlarca
yapılan idari soruşturma gereğince görevinden uzaklaştırılan ve daha sonra görevine iade edilen personelin durumu hakkında bir kamu kurumunun Devlet Personel Başkanlığından görüş sorması üzerine, Devlet
Personel Başkanlığının 21/04/2019 tarihli ve – -E. sayılı yazısında, “Söz konusu
Kanunun görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılanlar hakkında uygulanan ihtiyati tedbiri tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldırmaması sebebiyle Olağanüstü Hal Dönemi içerisinde görevden uzaklaştırılan ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılmadan göreve iade edilen Devlet memurlarının hizmet cetveline (ilgi yazıda belirtilen söz konusu işlemler sebebiyle) girilen bilgilerin silinmesinin uygun olmadığının” belirtildiği,
3.13) Ayrıca, 6749 sayılı Kanunla kabul edilen 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, Yüksek Öğretim Kanununa tabi personelin Üniversite
Yönetim Kurulu veya Yükseköğretim Kurulu kararıyla kamu görevinden çıkarılan ancak itirazları üzerine görevine iade edilen personelin durumu hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel
Müdürlüğüne görüş sorulması üzerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel
Müdürlüğünün 25/03/2020 tarihli ve – -E. sayılı yazısında, “6749 sayılı Kanun uyarınca görevine iade edilenlere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiği, Mezkur Kanunun, görevine iade edilenler açısından kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerini, tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kaldırmaması sebebiyle söz konusu Kanun uyarınca açıkta görünen sürelerinin hizmet belgesi/cetvellerinden silinmesinin uygun olmadığı, söz konusu Kanun uyarınca, ilgili personelin kamu görevinden çıkarıldığı ve kamu görevine iade edildiği Kararların özlük dosyasında bulundurulması gerektiği” belirtildiği,
3.14) Bu nedenle, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca personelinin görevden uzaklaştırılması, görevine son
verilmesi ve görevine iade edilmesine ilişkin bilgilerinin Hizmet Takip Programındaki hizmet cetveli ve açık süreler bölümünden silinip silinmeyeceği hususunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma
Genel Müdürlüğü ve Devlet Personel Başkanlığının görüşleri doğrultusunda Kurumunca değerlendirilmesinin gerektiği,
3.15) “OHAL/KHK” kodunun 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi
çalışan sigortalıların Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri gereği işyerlerinin kapatılması nedeniyle görevinden çıkarılanlar için verilen “36” nolu kod olup 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında görev yapan sigortalılar için bu kodun kullanılmadığı, bunlar içinde farklı kodlar kullanıldığı, 21/5/2018 tarihinde tutuklanan 8/7/2028 tarihinde de 701 sayılı KHK ile görevinden çıkarılan ilgilinin görev yaptığı kurumca tescil kayıtlarında “43-Kamu Görevinden Çıkarıldı (Kanun/KHK Göre” kodunun girildiği,
3.16) Başvuran ile geçmiş dönemlerde aynı durumda olan bir kişinin Kurumumuz lehine açmış olduğu
davanın Ankara 16. İdare Mahkemesinin 31/5/2022 tarihli ve E. / K. / sayılı kararı ile
“…Açıklanan nedenlerle davanın reddine…” denilmek suretiyle sonuçlandığı, karşı tarafın temyiz istemi de
Ankara Bölge İdaresi 10. İdari Dava Dairesinin 29/11/2022 tarihli ve E. / K. / sayılı kararı ile reddedilerek anılan kararın onandığı, İlgilinin başvurusuna ilişkin kayıtların silinip silinmeyeceği hususunun yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda görev yaptığı kurumca incelenmesinin gerektiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/3/2022 tarihli ve E. / K. / sayılı kararı ile işten ayrılış bildirgesine “OHAL/KHK” kodu uygulamasının hukuka aykırı olduğuna hükmedildiğini belirterek bu karar uyarınca hakkında işlem yapılması ve söz konusu kodun silinmesi talebine ilişkin olarak görüşümüzün bildirilmesi istenmekte ise de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bahsi geçen kararının
Kurumumuz Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 2/8/2016 tarihli ve 2016-16 sayılı Genelgesinde yer alan İşten Ayrılış Bildirgesi İşlemleri bölümünün 2.1 “Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı kısmında yer alan, “667 sayılı KHK’da sayılan işyerlerinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi çalışan sigortalıların işyerlerinin kapatılması nedeniyle iş akitleri 23/7/2016 tarihinden itibaren fesh edilmiş sayılacağından işten ayrılış tarihi 23/7/2016, 668 sayılı KHK’da sayılan işyerlerinde çalışan sigortalılar için işten ayrılış tarihi 27/7/2016 olarak dikkate alınacağı, bu sigortalıların işten ayrılış bildirgesi ünitelerince re’sen düzenlenecek olup işten ayrılış nedeni olarak “36-OHAL/KHK” kodu kullanılacaktır. … İşyerinin KHK’lar kapsamında kapatılması nedeniyle sadece bu işyerlerinden işten çıkan sigortalılarla sınırlı olmak üzere re’sen düzenlenecek işten ayrılış bildirgesi düzenleme nedeni olarak “OHAL/KHK” kodu kullanılacaktır.” açıklaması hakkında olup söz konusu kararla Genelgenin 2.1 “Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı kısmının iptal edildiği,
3.17) Görüleceği üzere, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/3/2022 tarihli ve E. /
K. / sayılı kararının, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi çalışan sigortalılar hakkında yapılan işlemlere ilişkin olduğundan (c) bendine tabi sigortalı olan ilgili hakkında söz konusu kararın uygulanmasının mümkün olmadığı, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı
74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6) 701 sayılı KHK’nın,
6.1) “Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı 1’nci maddesinde; “(1) Terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.
(2) Birinci fıkra gereğince kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın, rütbe ve/veya memuriyetleri alınır ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. Bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurumlarınca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulur. Bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.
(3) Birinci fıkra kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar.”,
6.2) “Rütbesi alınan Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Türk Silahlı
Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, istifa eden veya başka bir sebeple ayrılanlardan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve ekli (4) sayılı listede yer alanların rütbeleri alınır ve emekli kimlikleri iptal edilir. Bu kişiler kamu görevine yeniden kabul edilmezler, doğrudan veya dolaylı görevlendirilemezler. Ayrıca bunlar uhdelerinde taşımış oldukları mesleki unvanları ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan ve sıfatlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar. Bu kişilerin uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır.
7) 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun,
7.1) “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde; “1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında
ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur…”
7.2) “İnceleme ve karar” başlıklı 9’uncu maddesinde; “ (1) Komisyon incelemelerini dosya üzerinden
yapar. Komisyon, inceleme sonucunda başvurunun reddine veya kabulüne karar verebilir.”
7.3) “Yargı denetimi” başlıklı 11’inci maddesinde; “…(2) 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir.”
8) 29/03/2017 tarihli ve 30022 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7087 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 688 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı
Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin; “İade hükümleri” başlıklı 1’inci maddesinde; “(1) Ekli listede yer alan kamu görevlileri, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır.
(2) İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.”
9) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun,
9.1) “Sigortalı bildirimi ve tescili” başlıklı 8’inci maddesinde; (Değişik beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/6
md.) “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıracak işverenler, bu kapsamda ilk defa veya tekrar çalıştırmaya başlattıkları kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren, onbeş gün içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Aynı kamu idaresinin farklı birimleri arasındaki naklen tayin ve görevlendirmelerde bildirim yapılmaz.”
9.2) “Sigortalılığın sona ermesi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “… 2) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.)
Diğer hallerde ise görevden ayrıldıkları tarihten, d) 5 inci madde gereği bazı sigorta kollarına tâbi tutulanların, sigortalı sayılmalarını gerektiren halin sona erdiği tarihten, e) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında olanlardan, çalışmakta iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumu ile irtibatlandırılanlar ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar için sigortalandıkları tarihten, itibaren sona erer.
Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde
Kuruma bildirilir…”
10) 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’nun,
10.1) “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109 uncu maddesinde; “Memurlar, Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar.
Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.
Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.
Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar
Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”
11) 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği (Seri
No:2) “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığı altında;“1- Memurlar, Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar.
Burada memurun adı, soyadı, cinsiyeti, doğum tarihi ve yeri, öğrenimi, kadro unvanı ve derecesi, memuriyete başlama tarihi, memuriyetten ayrılma tarihi ve sebebi, sendika üyeliğine ilişkin bilgiler ile gerekli görülecek diğer mesleki bilgiler kaydedilir.
…
3- Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyalarının itina ile doğru ve tarafsız bir şekilde tutulmasından personel birimleri sorumludur.
4- Özlük dosyaları memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulur.
5- Özlük dosyası sekiz bölümden oluşur: … Dördüncü bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları… Diğer mesleki bilgi ve belgeler saklanır.
….
7- Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, özlük dosyasında yer alan bilgilerden istihdam politikalarının tespiti ve uygulanmasında gerekli gördüklerini merkezde elektronik ortamda tutarlar..”
12) Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalıların hizmet bilgilerinin alınması” başlıklı EK 6’ncı maddesinde; “(1)
Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulananlar ile ilk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına tabi olan sigortalıların hizmet başlangıcından itibaren hizmet belgesinin düzenlenmesine esas olan ve “https://hitap.sgk.gov.tr/HitapWeb/” adresindeki Hizmet Takip Programında (HİTAP) yer alan; a) Özlük ve nüfus, b) Hizmet belgesi, c) Öğrenim durumu, ç) Lisansüstü öğrenim/kurs, d) Tashih ve kaza-i rüşt kararı (ergin kılınma), e) Diğer kanunlara/statülere tabi hizmet, f) Askerlik, g)
Tazminat, ğ) Unvan, h) Açık süre, ı) Borçlanılan hizmet, i) İtibari hizmet süresi, j) Emeklilik belgesi, bilgi formatları kamu idareleri tarafından web sitesi üzerinden kişi bazında, toplu veri veya internet servisi yöntemlerinden biri kullanılarak Kuruma gönderilir. …”,
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev
yapmakta iken 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını, ihracı sonrasında işten ayrılış bildirgesine
OHAL/KHK kodunun işlendiğini, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) kararı ile işten ayrılış
/
bildirgesine “OHAL/KHK” kodu uygulamasının hukuka aykırı olduğuna hükmedildiğini belirterek SGK kayıtlarındaki OHAL/KHK kodunun anılan İDDK kararı uyarınca silinmesi talep etmektedir.
15) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe
girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açasından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı
Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamanda Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan
Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile
Kanunlaşmıştır
16) Alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör
örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETO/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmış kamu görevlilerinin görevinden çıkarılmasına yönelik süreç içerisinde de kamu kurumlarınca farklı usuller benimsenerek, yapılan inceleme/soruşturmaya göre idari işlemle; inceleme ve soruşturma aşamasında görevden uzaklaştırma sonrasında KHK hükümleriyle veya doğrudan KHK yoluyla, kamu görevinden çıkarma gibi yöntemler uygulandığı görülmüştür.
17) Ancak sonraki süreçte anılan terör örgütleri, yapı, oluşum veya guruplara üyeliği olmadığı halde ihraç
edilen kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidermek amacıyla da yine OHAL KHK hükümleriyle bazı kamu görevlilerinin doğrudan kamu görevine iadesine karar verilerek ihraç KHK’larında belirtilen tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı hüküm altına alınmış, diğer yandan bu süreçte doğrudan KHK hükümleri ile ihraç olup kamu görevine iadesine karar verilmeyenler için görevden ihraç kararlarına karşı itirazda bulunmak, hak arama hürriyetini kullanmak, varsa hataların düzeltilmesini sağlamak için 23/01/2017 tarihli resmi gazetede yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu
Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurularak bir kısım kamu görevlileri de Komisyonun vermiş olduğu karara istinaden görevine iade edilmiştir.
18) Ayrıca, Devlet Personel Başkanlığının 27/07/2018 ve 02/11/2018 tarihli yazılarında Olağanüstü Hal
Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında görevine son verilen kamu görevlilerinden daha sonra Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı veya yargı kararı üzerine görevine iade edilenler için kamu görevinden hiç çıkarılmamış gibi işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu çerçevede kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin bilgilerin hizmet belgesi/hizmet cetvellerinden silinmesi, ancak kamu görevinden çıkarılma ve iade edilmelerine ilişkin kanun hükmünde kararname örneklerinin/yargı kararlarının özlük dosyalarında saklanması gerektiği ifade edilmiştir. Özlük dosyalarının memuriyetin başlangıcından herhangi bir sebeple sona ermesine kadar geçen sürede memur hakkında uygulanan tüm işlem ve kayıtların tutulduğu iz dosyası niteliğinde olması nedeniyle, başvuranının kendilerine ait özlük dosyası hariç, hizmet cetveli, SGK Hizmet dökümleri (HİTAP) gibi sistemlerde yer alan görevden uzaklaştırmaya ilişkin kayıtların silinmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
19) Somut olayda başvuranın Kara Kuvvetleri Komutanlığının çeşitli kadrolarında 2003-2018 yılları
arasında subay rütbesiyle görevli iken 21.05.2018-09.04.2019 tarihleri arasında tutuklu olduğu, 09.04.2019 tarihinden itibaren serbest bırakıldığı, 06.01.2018-08.07.2018 tarihleri arasında Görevden Geçici
/
Uzaklaştırma aldığı, 08.07.2018 tarihi itibari ile 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkartıldığı ve halen bu durumunun devam ettiği, Erzurum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesince / sayılı ceza dava dosyasının
29.01.2019 tarihinde açıldığı, sanık sıfatı ile FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan
yargılanmasının devam ettiği, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6’ncı Ceza Dairesince / sayılı ceza dava dosyasının 11.02.2022 tarihinde açıldığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan istinaf sürecinin devam ettiği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonun 02.10.2019 tarihli kararı ile reddedildiği, Ankara 22’nci İdare Mahkemesi nezdinde 26.02.2020 tarihli davasının 29.03.2022 tarihli
/ karar numarası ile Ret olarak sonuçlandığı anlaşılmıştır.
20) 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’nun 109 uncu maddesine göre memurların Türkiye Cumhuriyeti
kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolacağı, her memur için bir özlük dosyası tutulacağı, özlük dosyasına; memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulacağı, memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulacağı hüküm altına alınırken, özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel
Başkanlığınca belirlenmiş olup yukarıda anılan Kamu Personeli Genel Tebliğine göre; 657 sayılı Kanunun
6111 sayılı Kanunla değiştirilen “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109 uncu maddesinin son
fıkrasında, “Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.” denildiği ve mezkur hükme istinaden belirlenen usul ve esaslara göre işlem yapılması gerekli olduğu, özlük dosyalarının memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulacağı hükümlerine yer verilmiştir
21) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından alınan cevabi yazıda özetle; İlgili mevzuat uyarınca kamu
kurum ve kuruluşlarının 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışan sigortalılarının hizmet başlangıcından itibaren hizmet belgesinin düzenlenmesine esas olan bilgilerini web sitesi üzerinden kişi bazında, toplu veri veya internet servisi yöntemlerinden biri kullanılarak, süresi içerisinde Kurumlarına göndermekle yükümlü olduklarını, Kurumca hazırlanan Hizmet
Takip Programı ve 5510 4/1-c (Devlet Memurları) Tescil İşlemleri Programına bilgi girişinin sorumluluğunun tamamen sigortalıların görev yaptıkları Kurumlara ait olduğu, 701 sayılı KHK ile görevinden çıkarılan ilgilinin görev yaptığı kurumca tescil kayıtlarında “43-Kamu Görevinden Çıkarıldı (Kanun/KHK Göre” kodunun girildiği, yapılan bildirgelerdeki hatalı kayıtlarda yine kamu kurumlarınca iptal edilebilmekte/düzeltilebilmekte veya düzeltilmesi için yazılı talepte bulunulduğu, OHAL/KHK” kodunun 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi çalışan sigortalıların
Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri gereği işyerlerinin kapatılması nedeniyle görevinden çıkarılanlar için verilen “36” nolu kod olduğu, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında görev yapan sigortalılar için bu kodun kullanılmadığı, bunlar içinde farklı kodlar kullanıldığı, 21/5/2018 tarihinde tutuklanan 8/7/2028 tarihinde de 701 sayılı KHK ile görevinden çıkarılan ilgilinin görev yaptığı kurumca tescil kayıtlarında “43-Kamu Görevinden Çıkarıldı (Kanun/KHK Göre” kodunun girildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/3/2022 tarihli ve E.2022/549, K.2022/887 sayılı kararının, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi çalışan sigortalılar hakkında yapılan işlemlere ilişkin olduğu, (c) bendine tabi sigortalı olan ilgili hakkında söz konusu kararın uygulanmasının mümkün olmadığı” yönünde değerlendirmelerde bulunulduğu görülmektedir.
22) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili
mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı ve karara karşı itirazının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından
/
ret edildiği ayrıca İdare Mahkemesi tarafından açtığı davanın ret edildiği hususları dikkate alındığında, başvuranın SGK 4/C Tescil ve HİTAP kayıtlarındaki sigortalılık ilişkisinin sona erme nedenini belirten kodda düzeltme yapılması talebi karşısında ilgili idarece tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı hususları göz önünde bulundurarak başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve KARA KUVVETLERİ
KOMUTANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi