|
ÖZET: Başvuran vekili, müvekkilinin 1/1/2006 – 25/5/2011 tarihleri arasında Bağ-Kur tarım sigortalısı olarak kabul edilmesi ve hizmetlerinin tespiti için Konya 4. İş Mahkemesinde açtığı davanın devam ettiği sırada, 7256 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunmuştur. Ancak, SGK, mevcut davanın devam etmesi nedeniyle başvuruyu reddetmiştir. Başvuran, talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ve davadan feragat etme imkânının sunulmadığını öne sürerek, SGK’nın kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvurunun reddini, 7256 sayılı Kanun’un gereklilikleri doğrultusunda, başvuranın dava açmamış olması ve mevcut davadan vazgeçmesi şartına dayandırmıştır. Kurum, başvuranın 7256 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma başvurusunun, gerekli şartların yerine getirilmediği için reddedildiğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın mevcut davadan feragat etmediği için yapılandırma işleminin gerçekleştirilemeyeceği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini ve iddialarını değerlendirerek, SGK’nın ret kararında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit etmemiştir. Başvuranın, 7256 sayılı Kanun kapsamındaki başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlemin hukuken geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/12604-S.21.20232
BAŞVURU NO : 2021/6697
KARAR TARİHİ : 02/09/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yapılandırma işlemleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran vekili; müvekkilinin 1/1/2006 – 25/5/2011 tarihleri arasında Bağ-Kur tarım sigortalısı
olarak kabul edilmesi ve hizmetlerinin tespiti için Konya 4. İş Mahkemesinde sayılı davanın açıldığını, söz konusu dava görülmekte iken 7256 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle 14/12/2020 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ettiklerini, Kurum görevlileri tarafından dilekçenin kabul edilip edilemeyeceğinin incelenmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu nedenle Kurumdan gelecek cevabın beklenildiğini, bu kapsamda Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 4/2/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile devam eden dava bulunduğu gerekçesiyle talebin reddedildiğinin bildirildiğini, eğer müracaat tarihinde dilekçenin incelenerek diğer şartların tamam olduğu ancak davadan feragat edilmesi gerektiği ifade edilmiş olsaydı davadan feragat ederek Kuruma sunabilecek iken diğer şartlar bakımından dilekçenin kabul edilip edilmeyeceği belirtilmemesi nedeniyle oluşan belirsizlik nedeniyle müracaat tarihinde davadan feragat edilmesinin mümkün olmadığını, öte yandan müracaatın yasal süre içerisinde olduğundan talebin reddi yerine davadan feragat edilmesi halinde işleme devam edileceği bildirilseydi yine davadan feragat şartının yerine getirileceğini, her ne kadar daha sonra davadan feragat edilmiş ise de ret kararının kaldırılmasının mümkün olmadığının şifahi görüşmelerde bildirildiğini, sonuç olarak feragat dilekçesinin istenerek işleme devam edilmesi mümkün olduğu halde müracaatın reddine karar verilmiş olmasının hem 5510 sayılı Kanun’a hem 7256 sayılı Kanun’a hem de diğer sosyal güvenlik mevzuatı ile Anayasa’nın adil yargılanma ilkesine uygun olmadığını belirterek Konya Sosyal
Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA
Güvenlik İl Müdürlüğünün 4/2/2021 tarihli ve sayılı kararının kaldırılmasını ve davadan feragat yazısının getirtilerek işleme devam edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna
ilişkin 30/4/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Başvurana 10/3/2020 tarihli ve sayılı yazı ile mahkeme kararına istinaden 1/10/2005-
31/12/2005 tarihleri arasına hizmet verildiği, 6111 sayılı yapılandırma Kanun’u kapsamında işlem yapıldığı ve bilgi verildiği, daha sonra başvuranın tekrar hizmet tespit davası açtığı, başvuranın 14/12/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma başvurusu sırasında devam eden mahkemesinin olduğu, 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma işleminin yapılabilmesi için ilgililerin dava açmamaları ve açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmaması şartı arandığından yapılandırma başvurusunun reddedildiği,
2.2) Başvuranın 2020/45 sayılı Kurum Genelge’si doğrultusunda Ek:6/b Yapılandırma Kapsama Giren
Borçlar Dolayısıyla Açılan Davadan Vazgeçildiğine Dair Taahhütname imzalayıp vermesi gerekirken, 10/1/2021 tarihli ve 2 sayılı Yurtdışı Borçlanma İşlemleri konulu Genelge’nin Ek-l 3201 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesine istinaden davalardan feragat edildiğine dair dilekçeyi imzalayıp verdiği, bunun üzerine başvuranın ilk mahkeme sonucu oluşan borcu hakkında 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan faydalandırılıp oluşan borcu ödettirildiği ve işlem yapıldığına dair bilgi verildiği, ayrıca devam eden mahkeme sırasında 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yapılmayacağına dair bilgi verildiğinden herhangi bir belirsizlik bulunmadığı,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun’un;
5.1) “Kesinleşmiş alacakların yapılandırılması” başlıklı 2. maddesinin on sekizinci ve yirminci
fıkralarında;
“Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 5510 sayılı Kanuna, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun mülga hükümlerine ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri, bu Kanunun yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren iki ay içinde
Kuruma müracaat ederek, durdurulan sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek onbirinci fıkra hükümlerine göre hesaplanmasını talep edebilirler. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmemesi hâlinde ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu fıkra kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasında 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanmaz.
…
Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.”
5.2) “Ortak hükümler” başlıklı 3. maddesinin on üçüncü fıkrasında;
“a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Hazine ve
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.
ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.
Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.”
/
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran vekili özetle; 7256 sayılı Kanun
kapsamındaki yapılandırma başvurusunun sonuçlandırılmasını talep etmektedir.
8) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma işleminin
yapılabilmesi için ilgililerin dava açmamaları ve açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmaması şartı arandığından yapılandırma başvurusunun reddedildiği ifade edilmektedir. Belirtmek gerekir ki, gerek başvuru dilekçesi gerekse Kurumun ret işlemi dikkate alındığında başvuranın 7256 sayılı
Kanun kapsamında ihya edebileceği süresinin bulunup bulunmadığı konusunun mevcut başvuruya konu edilen uyuşmazlık dışında olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle somut uyuşmazlığın, söz konusu yapılandırma başvurusu bakımından davadan vazgeçme şartının aranıp aranmayacağı sorununun tartışılmasına yönelik olduğu görülmektedir.
9) Bilindiği üzere 7256 sayılı Kanun’un 2. maddesinin on sekizinci fıkrasında; mezkûr maddede
sayılan ve tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlar sigortalıların, Kanun’un yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren iki ay içinde, durdurulan sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek hesaplanmasını talep etmeleri ve hesaplanan borcun tamamını ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmeleri hâlinde durdurulan sürelerinin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği düzenlenmiştir. Böylece sigortalıların düzenleme kapsamında yer alan durdurulmuş sigortalılık sürelerinin ihya edilmesine imkân sağlanmıştır. Öte yandan aynı maddenin yirminci fıkrasında ise söz konusu ihya işleminin yapılabilmesi için, sigortalıların bu sürelere ilişkin olarak dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şartı aranmıştır. Bu doğrultuda aynı Kanun’un 3.
maddesinin on üçüncü fıkrasında da, Kanun hükümlerinin uygulanmasında dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmelerinin şart olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamda anılan düzenlemede, davadan vazgeçme dilekçelerinin ilgili tahsil dairesine verileceği ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarihin, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçelerin ilgili yargı merciine gönderileceği öngörülmüştür.
10) Öte yandan dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, başvuranın 1/1/2006-25/5/2011
tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine yönelik 7256 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce Konya 4. İş
Mahkemesinde açılmış sayılı davanın mevcut olduğu görülmektedir. Söz konusu dava
hakkında, başvuran vekilinin 22/2/2021 tarihli dilekçesi ile 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğunu beyanı ile davadan feragat etmesi üzerine, feragat sebebiyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte başvuranın 7256 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma başvurusunun, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Mevlana Sosyal Güvenlik Merkezinin 4/2/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile mevcut davadan vazgeçilmemesi nedeniyle reddedildiği görülmektedir.
Hal böyle iken, 7256 sayılı Kanun’un öngördüğü şekilde başvuru süresi içerisinde yazılı olarak davadan vazgeçme iradesini Kuruma bildirmeyen başvuranın, mezkûr Kanun hükümlerinden yararlandırılmasına hukuken imkân bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
11) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın 7256 sayılı Kanun kapsamındaki
başvurusunun, davadan vazgeçme şartının yerine getirilmemesi nedeniyle reddedilmesine yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
12) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvuran vekiline
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Konya İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuran vekilinin talebinin reddine;
Kararın başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi