|
ÖZET: 7269 sayılı Kanun çerçevesinde, Cumhurbaşkanı tarafından “afete maruz bölge” olarak belirlenen alanlarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi konusunda önemli düzenlemeler bulunmaktadır. İlgili yazıda, belirli mahallelerde kaya düşmesi tehlikesi nedeniyle bu bölgelerin afet alanı olarak ilan edildiği ve bu nedenle ticari işletmelere ruhsat verilmediği ifade edilmektedir. Ayrıca, afet bölgelerinde bulunan konutların işyeri açma ruhsatı alabilmesi için Bakanlığın görüşü talep edilmiştir.
Kanun, afet bölgelerinde yapıların yeniden inşası veya onarımı için belirli teknik şartların uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda, tehlikeli durumdaki binaların yıkılması veya boşaltılması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca, yasaklı bölgelerde bina inşası ve mevcut yapıların onarımı mümkün değildir. İlgili yönetmelikler, işyeri açma ruhsatı alınmadan işletmelerin faaliyete geçemeyeceğini ve ruhsat alınmadan açılan işyerlerinin kapatılacağını vurgulamaktadır. Sonuç olarak, afet alanlarında yer alan mevcut yapıların durumu ve yeni işyeri açma talepleri, ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle değerlendirilmektedir. Bu bölgelerde işyeri açma ruhsatı verilmesi, yalnızca belirli şartlar altında ve yetkili idarenin takdirine bağlı olarak mümkün olmaktadır. |
Not: 7269 sayılı Kanun uyarınca Cumhurbaşkanınca “afete maruz bölge” olarak kararlaştırılan yerlerde işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenip düzenlenemeyeceği hk.
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı : 71188846-622.02/9255185 01/05/2024 Konu : Görüş (Afet alanı olarak ilan edilen
yerde iş yeri açılması hk.)
… BAKANLIĞINA
(… Genel Müdürlüğü)
İlgi : … tarihli ve E-… sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınızda; … Valiliğinin (… Müdürlüğü) … tarihli ve … sayılı yazısı ile, … olarak bilinen alanda bulunan mahallelere kaya düşmesi tehlikesi nedeniyle Bakanlar Kurulunun 17.07.1962 gün ve 6/748 sayılı kararına istinaden afet alanı olarak ilan edildiği, bu nedenle … Belediye Başkanlığı tarafından söz konusu alanda hiçbir ticari işletmeye işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmediği, 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca işletmeye işyeri açma ve çalışma ruhsatı istenilmesi gereken durumlarda ne yapılması gerektiği ile ilgili Bakanlığınız görüşünün sorulduğu belirtilmiş olup konunun Bakanlığımızca değerlendirilerek, afet alanında kalan konutların izin belgesi alması için gerekli işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının bu kapsamda düzenlenip düzenlenemeyeceği hususunda Bakanlığımız görüşü talep edilmektedir.
Bilindiği üzere, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2 nci maddesinde “Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, (…) ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur.
Mahalli şart ve özellikler dolayısiyle yangın afetine uğraması muhtemel olan sahalar, şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tarafından tespit ve kaymakamların mütalaası alındıktan sonra valilerin tasvibi üzerine ilgili bölgelerde ilan olunur.” hükmü,
3 üncü maddesinde “İkinci maddeye göre ilan edilen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartlar, Bayındırlık Bakanlığının mütalaası da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle tespit olunur.
Belediye hudutları ve varsa mücavir sahalar dahilinde ilgili belediyeler, bunun dışında kalan yerlerde vali ve kaymakamlar bu yönetmelik esaslarının uygulanmasını sağlamakla yükümlüdürler.
Yönetmelik esaslarına aykırı olan yapılar hakkında; yukarda belirtilen merciler tarafından sahiplerine tebligat yapılarak, en çok 3 aylık süre içinde hatanın ve tehlikeli durumun giderilmesi bildirilir.
Verilen süre içinde sahiplerince ıslah edilmiyen bina veya bina kısımları belediye hudutları ve mücavir saha dahilinde belediye encümenlerince diğer yerlerde ise il veya ilçe idare kurullarınca, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere yıktırılır.
İmar ve İskan Bakanlığı bu konuda gerekli kontrol ve denetime yetkilidir.
Yer kayması, kaya düşmesi, çığ gibi afetlere uğrıyabilecek meskün yerlerde alınacak önleyici tedbirler İmar ve İskan Bakanlığınca, su baskınına uğrıyabilecek yerlerde ise, Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu bakanlıkça alınır. Bu işlere ilişkin ödenek, tedbirleri almakla görevli bakanlıkça karşılanır.” hükmü,
13 üncü maddesinin (a) bendinde “…
Arazinin tehlikeli durumu ve binaların gördüğü hasar bakımından yıktırılması ve boşaltılması gerekenler hakkında, o il ve ilçenin en büyük mülkiye amirine ayrı bir rapor verilir. Bu makamlarca böyle binalar derhal boşalttırılır. Yıkılması gerekenler için en çok 3 gün süre verilerek tehlikenin giderilmesi sahiplerine bildirilir. Mahallinde sahibi bulunmadığı takdirde durum, mahalli vasıtalarla ilan edilmek suretiyle, bildiri yapılmış sayılır.
…” hükmü ve (b) bendinde “Hasar görmüş, fakat ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine ve oturulmasına izin verilemez. Bu binalar 1 yıl içinde tamir ettirilmediği ve itiraz da olmadığı takdirde yukarıdaki esaslar dahilinde yıktırılır.
…” hükmü,
14 üncü maddesinde “İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir.
Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir.
Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır.
Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur.” hükmü,
15 inci maddesinde “Afet dolayısiyle hasara uğramış şehir ve kasabaların imar planı mevcut olup da İmar ve İskan Bakanlığınca değiştirilmesi gerekli görülmediği takdirde, inşaata mevzuat dairesinde hemen izin verilir.
…” hükmü,
16 ncı maddesinde “Genel hayata etkili afetlerden önce veya sonra kesin lüzum üzerine meskün bir topluluğun bir kısmının veya tamamının kaldırılarak başka mahallere toplu olarak veyahut dağıtılarak yerleştirilmesi İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Sağlık ve Sosyal Yardım, Tarım, Milli Eğitim, Sanayi, İmar ve İskan ve köylerde Köy İşlerine bakan Bakanlıklar mütehassıs temsilcilerinden kurulacak bir komite incelendikten sonra Cumhurbaşkanı Kararı ile İmar ve İskan Bakanlığı tarafından yaptırılır.
Ancak bu toplu nakiller aynı belediye ve köy sınırları içinde ise Cumhurbaşkanı kararına lüzum kalmaksızın İçişleri ve İmar ve İskan Bakanlıklarınca müştereken yapılır.” hükmü, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2 nci maddesine göre tespit ve ilan edilen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, onarılacak veya güçlendirilecek resmi ve özel tüm binaların ve bina türü yapıların teknik şartlarını belirlemek amacıyla yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde “(1) 7269 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre yapı ve ikamet için yasak bölge sayılan yerlerde bina yapılamaz ve mevcut
binalar onarılamaz. Ayrıca yapay dolgu zeminler üzerinde, inceleme ve değerlendirme yapılarak özel önlem alınmadıkça bina yapılamaz.
(2) Çığ düşmesi, kaya düşmesi veya yer kayması afetlerinden herhangi birine uğrayan ve bu afetlerden biri için 7269 sayılı Kanunun 2 nci ve 14 üncü maddelerine göre afet bölgesi olduğu kararname ile tesbit ve ilân edilen yerlerde bina yapılamaz ve mevcut binalar onarılamaz.” hükmü,
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 1 inci maddesi “Bu Yönetmeliğin amacı, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesinde uygulanacak esas ve usulleri düzenlemektir.” hükmünü,
6 ncı maddesinin birinci fıkrası “Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır.” ve üçüncü fıkrası “İşyeri açmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, işyerlerini bu Yönetmeliğe uygun olarak tanzim ettikten sonra Örnek 1 ve 2’de yer alan durumlarına uygun formu doldurarak yetkili idareye başvurur.” hükmünü amirdir.
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında; 7269 sayılı Kanun uyarınca Cumhurbaşkanınca “afete maruz bölge” olarak kararlaştırılan yerlerde kalan mevcut yapı stoku içindeki mesken ve iş yerlerinin yer kayması, kaya düşmesi, çığ gibi afetlere uğrayabilecek meskûn yerlerde alınacak önleyici tedbirler kapsamında hata veya tehlikeli durum içinde olduğu tespit edilen ve mevcut haliyle kullanılması yasaklanan ya da Kanun kapsamında verilen süreler sonrası sahiplerince ıslah edilmediği için yıkılmasına karar verilen veyahut tamamının kaldırılarak başka mahallere toplu olarak ya da dağıtılarak yerleştirilmesine karar verilen yerleşim yerlerindeki bina veya bina kısımlarına işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmemesi gerektiği, diğer taraftan sayılanların dışında kalan bina veya bina kısımlarına Kanunda öngörülen yasak, kısıtlama ve tedbirlere riayet edilerek işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesinin yetkili idare takdirinde olduğu değerlendirilmektedir.
Bilgilerini arz ederim.
Bakan a.
Genel Müdür