ÖZET: 7433 sayılı Kanun çerçevesinde kadroya atanan personelin, sözleşmeli olarak geçirdikleri hizmet sürelerinin zam ve tazminat ödemelerinde dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine tabi olarak çalışanların, 28/11/2022 tarihinden itibaren geçerli olan düzenlemeler doğrultusunda, sözleşmeli personel olarak geçirdikleri sürelerin memuriyetle ilişkilendirilmesi sağlanacaktır. Söz konusu düzenleme, ilgili personelin, memur kadrolarına atanması sonrasında, önceki pozisyonlarında elde ettikleri mali ve sosyal hakların korunmasını da öngörmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesi, teknik hizmetler sınıfında çalışanların, memuriyetten önceki sürelerinin bir kısmının memuriyette geçmiş sayılmasını mümkün kılmaktadır. Bu durum, ilgililerin sosyal güvenlik kurumlarından alacakları belgelerle desteklenmelidir. Ayrıca, özel sektör hizmetlerinin değerlendirilmesi için sadece prim ödenmesi yeterli olmayıp, meslek kodu ve diğer kanıtlayıcı belgelerin de sunulması gerekmektedir.

Sonuç olarak, kadroya geçirilen sözleşmeli personelin, hem sözleşmeli statüdeki hem de özel sektördeki hizmet süreleri, memur kadrolarında çalışılmış gibi değerlendirilerek zam ve tazminatlarının belirlenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu çerçevede, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerekli ödemelerin yapılması sağlanacaktır.

NOT: 7433 sayılı Kanun gereğince kadroya atananların hizmet süresinin zam ve tazminatların ödenmesinde dikkate alınacağı hakkında

T.C.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı: E-53773008-622.02-5943865 14/03/2023

Konu: 7433 s. Kanun Gereğince Kadroya

Atananların Hizmet Süresinin Zam ve

Tazminatların Ödenmesinde Dikkate

Alınacağı

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

İlgi: 06.03.2023 tarihli ve E-58421174-253-205/1062 sayılı yazı.

Başkanlığınızda 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine tabi sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken 7433 sayılı Kanunun kapsamında Devlet memuriyetine ataması yapılacak personelin sözleşmeli personel olarak geçen hizmetlerinin zam ve tazminatların ödenmesinde dikkate alınıp alınmayacağına ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.

Bilindiği üzere 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3 üncü maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda; bir yıldan az süreli, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ile yükseköğretim kurumlarının araştırma-geliştirme projelerinde proje süreleriyle sınırlı olarak çalışanlar hariç olmak üzere;

b) İl özel idaresi, belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 28/11/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 inci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına,

bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar.

Bu madde hükümlerine göre memur kadrolarına atananların, ilgili mevzuat hükümlerine göre sözleşmeli personel olarak geçirdikleri hizmet süreleri öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz.

…” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde, .

C) 1 – Teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerle memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerin teknik hizmetlerde geçen süresinden bu kanun ve bu kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamı ve geri kalan sürenin 3/4 ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.

.” hükmü bulunmaktadır.

Mezkûr Kanunun 36/C madde hükmü ile teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerin bu sürelerinin 3/4’ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilmesi imkanı getirilmiştir. Bu şekilde intibak yapılabilmesi için ilgililerin teknik hizmetler sınıfında bulunmaları, kurumlarına müracaat etmeleri ve sosyal güvenlik kurumlarından alacakları belge ile durumlarını kanıtlamaları gerekmektedir.

Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun 28 inci maddesi, “İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir belge verilir.

Belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir.

Bu belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır.” hükmüne amirdir.

Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 1/11/2012 tarihinde yayınladığı “Aylık Prim ve Hizmet Belgesine Meslek Kodlarının Eklenmesi Hakkında Duyuru” ile e-bildirge sisteminde değişiklik yapıldığını ve aylık prim ve hizmet belgelerine meslek kodları ve meslek unvanları eklendiğini kamuoyuna duyurmuş ve uygulama başlamıştır.

Uygulama bir ileri noktaya taşınarak 6278 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine, “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü eklenmiştir.

Kapsama dahil personelin özel sektör hizmetlerinin değerlendirilebilmesi için sosyal güvenlik kurumuna prim ödenmesi tek başına yeterli olmayıp, mesleğini yaptığına ilişkin diğer kanıtlayıcı belgelerin de (meslek kodu, kanuni zorunluluk varsa meslek odalarına üyelik gibi) ibraz edilmesi gerekmektedir.

Yine, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 10 uncu maddesinde, “Kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bir derece verilenler ile kazanılmış hak aylık dereceleri 657 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kadro derecelerinin üzerine yükseltilenlerin zam ve tazminatları; bulundukları kurumda, yükselinen derecede kendi kadro unvanlarıyla aynı adı taşıyan kadroların dereceleri için öngörülen puan ve oranlar esas alınarak ödenir. Aylıklarının yükseltildiği derecede, 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli kurumlarına ait cetvellerde kendi kadro unvanlarıyla aynı adı taşıyan kadro unvanı bulunmayanlara, bulundukları kadro derecelerinin karşılığı olan zam ve tazminatların ödenmesine devam olunur.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen hükümler ve açıklamalar çerçevesinde, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında zam ve tazminatlara ilişkin olarak hem kadro derecesi hem kazanılmış hak derecesine göre ödemelerin yapıldığı, kadroya geçirilen sözleşmeli personelin hem sözleşmeli statüde geçen hem de özel sektörde yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde kazanılmış hak aylığında değerlendirilen sürelerin memur kadrolarında fiilen çalışılmış gibi değerlendirilerek ödenecek zam ve tazminatların buna göre belirlenmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.

Yerel Yönetimler Genel Müdürü