ÖZET: Bu karar, vekâletle yürütülen şube müdürlüğü görevinde, atama için gerekli şartları taşımayan personele ödenen zam ve tazminatların kamu zararına yol açtığına dair bir hukuki değerlendirme içermektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca, vekâlet eden memurun, asaleten atanmada aranan tüm şartları taşımak zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, vekâletle atanan personelin, gerekli eğitim ve deneyim şartlarını sağlamadığı tespit edilmiştir.

Mahkeme, vekâlet görevine atanacak kişilerin, asaleten atanma şartlarını taşımadığı durumlarda ödenen zam ve tazminatların mevzuata aykırı olduğunu vurgulamış ve bu nedenle kamu zararının doğduğuna hükmetmiştir. Bu çerçevede, ilgili personelin temyiz talepleri reddedilmiş ve tazmin hükmü onaylanmıştır. Sonuç olarak, kamu idaresinin mali kayıplarını önlemek amacıyla, mevzuat hükümlerine uygun hareket edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2015
Dairesi 6
Karar No 42290
İlam No 43964
Tutanak Tarihi 10.1.2017
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Konu: Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten bazı personele, Müdür kadrosuna atanabilmeleri için aranan şartları taşımamalarına rağmen Şube Müdürleri için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi.

86 sayılı ilamın 1. Maddesiyle; … Genel Müdürlüğü’nde Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten bazı personele, Müdür kadrosuna atanabilmeleri için aranan şartları taşımamalarına rağmen Şube Müdürleri için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi sonucu …TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlulardan Gerçekleştirme Görevlisi … temyiz dilekçesinde özetle;

” 1999 yılında …Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu “Bilgisayar Programcılığı” Bölümünden Tekniker olarak mezun olduktan sonra 4 yıllık Lisans eğitimini 2004 yılında … Üniversitesi İşletme Fakültesinde tamamladığını, … Genel Müdürlüğünde tekniker olarak görev yapmakta iken … Yönetim Kurulunun kararı doğrultusunda ilamda bulunan tarihlerde vekâleten Şube Müdürü olarak görev yaptığını,

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair 4 Temmuz 2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmeliğin; “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 inci maddesinde; belirtilen hususlardan

“4-Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle ikiydi uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymam, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak, ” maddesine uymadığı, 2 yıl belirtilen kadrolarda çalışmadığı için vekâleten ödenen paranın kamu zararı oluşturduğu belirtilmekte olduğu, belediyelerdeki sözleşmeli personelin memuriyete atanması ile ilgili kanun gereğince … Genel Müdürlüğünde Tekniker olarak memur kadrosuna atandığı, memuriyete girmiş olduğu tarihten sonra kurumda görevde yükselme ile ilgili herhangi bir sınav yapılmadığı, sınav yapılması söz konusu olması halinde bile tekniker kadrosunda olduğundan şeflik sınavına giremeyeceği, bunun için idari hizmetler kadrosuna geçmesi gerektiği, ama idarede mevcut olan çalışma düzeni ve tarafına verilen görev ve sorumluluklar nedeniyle İdari kadroya geçmesinin mümkün olmadığını, 2015 yılı içerisinde “Bilgi Ağları ve Sistem Yönetim Şube Müdürü” olarak kesintisiz görev yaptığını ve bu görevin getirdiği tüm yetki ve sorumlulukları yerine getirdiği için yaptığı görevin karşılığı olan ücreti almasının hukuka uygun olduğunu, bu nedenle kamu zararı oluştuğu hususunu kabul etmediğini”

Belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“… Genel Müdürlüğü’nde Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten bazı personele, Müdür kadrosuna atanabilmeleri için aranan şartları taşımamalarına rağmen Şube Müdürleri için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi sonucu neden olunan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmolunmuştur.

Sorumlular savunmasında, teknik kadroda olduğunu, İdari hizmetler sınıfına geçemediğini, şube müdürlüğü görevini yaptığını, bu görevin getirmiş olduğu tüm yetki ve sorumluluğu yerine getirdiğini, görevi karşılığı aldığı ücretin hukuka uygun olduğunu, belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 175. maddesinin ikinci bendi,

2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararın “Vekâlet” başlıklı 9. maddesi,

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 ve Geçici 1. Maddesi,

Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, asıl müdürlük kadrosuna atanabilmek için aranan şartları taşımayan kişiye, şube müdürlüğünün zam ve tazminat farkının ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği değerlendirilmektedir.

Buna göre, adı geçenlerin temyiz talebinin ret edilerek Daire Kararının korunması gerektiği düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

… Genel Müdürlüğü’nde Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten bazı personele, Müdür kadrosuna atanabilmeleri için aranan şartları taşımamalarına rağmen Şube Müdürleri için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi sonucu …TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

657 sayılı yasanın ” Vekâlet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86. maddesinde;

Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asıldır.

…

Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebilir.

…”

Aynı Kanunun “Vekâlet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175. Maddesinde;

“Bir göreve vekâleten atanan memurlara vekâlet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekâlet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.

Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.

…”

657 sayılı Kanun’un “Zam ve Tazminatlar” başlıklı 152. Maddesi uyarınca yürürlüğe konulan ve 05.05.2006 tarih ve 26159 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kararın 9. Maddesinde;

” 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;

1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere;

aa) Vekâletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,

bb) Vekâletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,

cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dâhil) bir arada taşımaları,

Kaydıyla; vekâlet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.

2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,

Vekâlet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.

Söz konusu mevzuat hükümlerine göre, bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu durumda, bir göreve kurum içinden veya kurum dışından vekil olarak atananlara, vekâlet ettikleri kadro için öngörülen özel hizmet tazminatı ve ek ödeme ile asli kadrosu için öngörülen özel hizmet tazminatı ve ek ödeme arasındaki farkların vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenebilmesi için, bu kişinin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dâhil) bir arada taşıması bir zorunluluktur.

Diğer yandan mahalli idarelerde şube müdürlüğüne atanabilmek için gerekli şartlar için 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı RG’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in( “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7. Maddesinin dikkate alınması gerekir. Buna göre;

“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;

1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,

4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,

…” denilmektedir.

Belirtilen kanun hükmü uyarınca müdür kadrosuna atanabilmek için gerekli olan en az dört yıllık yüksekokul mezuniyeti şartı Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in Geçici 1. Maddesi ile belli durumdakiler için kaldırılmıştır. Buna göre;

” Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde 7 nci maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilir.” denilmektedir.

Bu doğrultuda müdür kadrosuna atanabilmek için gerekli olan dört yıllık yüksekokul mezuniyeti şartı, 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar için kaldırılmış olup müdür kadrosuna vekâleten atananlar için de bu hüküm uygulanacaktır. Dolayısıyla şube müdürü kadrosuna vekâlet eden personelin 18/4/1999 tarihi itibariyle iki yıllık yükseköğrenim mezuniyetlerinin olması bu şartı karşılayacaktır. Ancak dosyaların incelenmesi sonucu vekillerin bu tarihten sonra bir yükseköğrenim kurumunu bitirdiği anlaşılmış olup geçici 1. maddedeki bu şartı taşımadığı açıktır.

Sorumluların yer verdiği İçişleri Bakanlığı Memurlarının Nitelikleri Ve Atanma Usulleri İle Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 21. maddesi hükmünün bu yönetmeliğin kapsam başlıklı 2. Maddesindeki “Bu Yönetmelik hükümleri Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına dâhil personel ve Mahalli İdareler Kontrolörleri hariç, İçişleri Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında görevli Devlet memurları ile İl Özel İdare müdürlerini kapsar.” hükmü nedeniyle uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

Diğer taraftan … Genel Müdürlüğünde şube müdürlüğü görevini yürüten bazı personele; teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında diğer müdürlükler için aranan son müracaat tarihi itibariyle iki yıl süreyle uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma şartını yerine getirmediklerinden şube müdürleri için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi mevzuata aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile 86 sayılı ilamın 1. maddesiyle …TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliğiyle 10.01.2018 tarihinde karar verildi.

Karar verildiği 10.01.2018 tarih ve 43964 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
1. Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in hangi maddesinde belirtildiği üzere, müdür kadrosuna atanabilmek için gerekli olan en az dört yıllık yüksekokul mezuniyeti şartı kaldırılmıştır?

Cevap: Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in Geçici 1. Maddesinde.

2. Bu doğrultuda müdür kadrosuna atanabilmek için gerekli olan dört yıllık yüksekokul mezuniyeti şartı kimler için kaldırılmıştır?

Cevap: 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar.

3. İçişleri Bakanlığı Memurlarının Nitelikleri Ve Atanma Usulleri İle Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 21. maddesi hükmünün uygulanması mümkün müdür?

Cevap: Olmamaktadır.

4. … Genel Müdürlüğünde şube müdürlüğü görevini yürüten bazı personele; teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında diğer müdürlükler için aranan son müracaat tarihi itibariyle iki yıl süreyle uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma şartını yerine getirmediklerinden şube müdürleri için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi mevzuata aykırıdır.

Cevap: Evet.

5. 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezuniyetlerinin olması bu şartı karşılayacak mıdır?

Cevap: Evet, ancak dosyaların incelenmesi sonucu vekillerin bu tarihten sonra bir yükseköğrenim kurumunu bitirdiği anlaşılmış olup geçici 1. maddedeki bu şartı taşımadığı açıktır.

6. Tanımı yapılabilecek kavramlar için “neridir” şeklinde soruda bulunup altına tanımını yapılmalıdır.

Cevap: Evet, tanımı yapılabilecek kavramlar için “neridir” şeklinde soruda bulunup altına tanımını yapmak gerekir.

7. Sorular ve cevaplara ilave olarak, tanımı yapılabilecek kavramlar varsa, nedir şeklinde sorulaştırıp altına tanımını yapılmalıdır.

Cevap: Evet, sorular ve cevaplara ilave olarak, tanımı yapılabilecek kavramlar için “neridir” şeklinde soruda bulunup altında tanımını yapmak gerekir.