ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanındığını belirtmiştir. Ancak bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması halinde, işlemin hukuka aykırı olacağına karar vermiştir. Davacının, daire başkanlığı görevine atanması kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilmiş, görev süresince herhangi bir adli veya idari soruşturma geçirmemiştir.

Davacının görevden alınmasını gerektirecek somut bir tespit bulunmadığı için, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir işlem yapıldığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi hukuken isabetli bulunmamıştır. Danıştay, davacının temyiz talebini kabul ederek, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Bu durum, kamu hizmetlerinde görevden alma işlemlerinin hukuka uygunluğunun sağlanması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/19209 E.  ,  2022/3270 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/19209
Karar No : 2022/3270

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünde “Daire Başkanı” olarak görev yapan davacının, aynı Genel Müdürlük emrine “Milli Eğitim Uzmanı(Ş)” olarak atanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün …günlü, …sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde Daire Başkanlığı görevine 05/06/2014 tarihinde vekaleten, 13/08/2014 tarihinde asaleten atandığı, 23/10/2014 tarihinde ise Temel Eğitim Genel Müdürlüğü emrine Daire Başkanı olarak atamasının yapıldığı, …Bilim ve Sanat Merkezinde müdür olarak görev yapmakta iken, Daire Başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Yasanın 76. maddesinin idareye verdiği takdir yetkisi çerçevesinde atanan davacının, yaklaşık 5 yıl süreyle bu görevde çalıştıktan sonra aynen atandığı usulle ve takdir yetkisine dayalı olarak bu görevden alınıp, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince aynı kadro ve derecesine denk olarak milli eğitim uzmanı kadrosuna atandığı, dolayısıyla takdir yetkisine dayalı olarak daire başkanlığına atanmış olan davacı açısından bu görevinin kazanılmış bir hak oluşturmayacağı, maaş ve özlük hakları aynı kalmak kaydıyla atamasının yapıldığı ve dava konusu atama işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında tesis edildiği, kamu yararına aykırı olduğu, takdir yetkisinin keyfi olarak kullanıldığına dair somut ve hukuken geçerli bilgi belge de bulunmadığı anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 5 yıl süreyle daire başkanı olarak görev yaptığı, dava konusu işlemin tesis edilmesinde geçerli hukuki bir sebebin bulunmadığı, herhangi bir soruşturması ve disiplin cezasının olmadığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek-18. maddesinin görevden alınmalara dayanak oluşturmayacağı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı işlemi ile aynı Genel Müdürlük emrine Milli Eğitim Uzmanı olarak atanması üzerine, anılan işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, 24/11/1992 tarihinde ilk atama yoluyla öğretmen olarak atandığı, 2009 yılında Erzincan Bilim Sanat Merkezine kurucu müdür olarak görevlendirildiği ve aynı yerde müdür unvanında görev yapmaya devam ettiği, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü emrinde daire başkanlığı görevine 05/06/2014 tarihinde vekaleten, 13/08/2014 tarihinde asaleten atandığı, 23/10/2014 tarihinde ise Temel Eğitim Genel Müdürlüğü emrine daire başkanı olarak atamasının yapıldığı, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 11/07/2019 tarih ve 875 sayılı dava konusu işlemi ile anılan Genel Müdürlük emrine milli eğitim uzmanı olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine dair Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince verilen kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu işlemin yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde ilgilinin eğitim durumu ve geçmiş hizmetleri gözönünde bulundurularak kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davacının temyiz talebinin reddi ile bölge idare mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
Sorular:

1. Davacının geçmişi nasıl?
2. Kariyeri hakkında ne bilgi var?
3. Daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında ne oldu?

Cevaplar:

1. Geçmişi incelendiğinde, davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı görülmektedir.
2. Kariyeri hakkında yapılan analizde, davalı idarece sunulamayan nesnel bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
3. Daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi disiplin cezası da almadığı görülmektedir.

Tanım:

1. Kariyer: Bir bireyin iş veya mesleki hayatındaki tecrübeleri ve başarısıdır.
2. Liyakat: Bir bireyin, görevi yerine getirmekte gösterdiği başarı ve yeteneğidir.
3. Daire Başkanı: İdarenin bir bölümünde veya dairenin başındakidir.
4. Disiplin Cezası: Birinin, idari veya adli işlemler sonucunda karşılaşabileceği ceza ve yaptırımdır.