ÖZET: Bu Sayıştay kararında, Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu üyeliğine vekaleten atanan personelin, mevzuata aykırı ödeme yapılması nedeniyle kamu zararına sebep olduğu tespit edilmiştir. Sorumlular, atamaların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2560 sayılı İSKİ Kanunu çerçevesinde yapıldığını savunmuşlardır. Ancak, vekaletle atananların, asaleten atanmış memurların sahip olduğu niteliklere sahip olmaları gerektiği ve vekaletin yalnızca belirli görevlerin yürütülmesi için geçerli olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, Danıştay içtihatlarına atıfta bulunularak, angaryanın yasak olduğu ve vekalet görevinden dolayı tazminat ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, yapılan ödemelerin hukuka aykırı olduğu ve tazmin hükmünün onandığı karara varılmıştır. Bu durum, kamu hizmetinin sürekliliği açısından vekaletin nasıl yürütülmesi gerektiğine dair önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2012
Dairesi 6
Karar No 39074
İlam No 42402
Tutanak Tarihi 30.11.2016
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Konu: Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu üyeliğine, vekaleten atanan … Büyükşehir Belediyesi kadrolarında görevli personele mevzuata aykırı ödeme yapılması.

1) 4 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, … Su ve Kanalizasyon İdaresi (…) Yönetim Kurulu üyeliğine, vekaleten atanan … Büyükşehir Belediyesi kadrolarında görevli personele mevzuata aykırı ödeme yapılması nedeniyle kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle …… TL. ye tazmin hükmolunmuştur.

Sorumlular müşterek imzalı dilekçelerinde, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi (…) Genel Müdürlüğünün teklifleri üzerine, 1.derece kadrolu … Yönetim Kurulu Üyeliklerine İçişleri Bakanlığının onayı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 86. maddesi ve 2560 İSKİ Kanunun 7 nci maddesi istinaden kadroları Büyükşehir Belediyesinde bulunan ilgili personelin atamalarının yapıldığını,

…’nin kurulduğu tarihten itibaren vekaleten yönetim kurulu üyeliği görevini yürüten personele Devlet Personel Başkanlığının 03.10.1996 tarih ve B.02.1.D9B.012.01/09657 sayılı görüş yazısında açıkça belirtildiği şekliyle, uhdesinde kamu görevi bulunan yönetim kurulu üyelerine Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenen miktarda ödeme yapıldığını,

Bu uygulamanın 2012 yılına kadar devam ettiğini, 2012 yılı hakkında kişi borcu çıkarıldığını, atamaların usulüne uygun olarak yetkili makamlar tarafından yapıldığını Yüksek Planlama Kurulu kararında aksi belirtilmiş ise de, atamaların yetkili makamlarca nitelikleri taşıyanlar arasından yapılmış olması ve atanan kişilerin asilin yetkilerine sahip olmaları hususu göz önüne alınmadan kişi borcu çıkarılmasının hakkaniyete uygun olmadığını,

Ayrıca bu durumun, Anayasanın 18. maddesinde düzenlenen ve angaryayı yasaklayan hükmüne de aykırı olduğunu, Yönetim Kurulu Üyelerinden aynı görevi yapan kurumun kendi personeli genel müdür ve genel müdür yardımcısının bu ücreti aldığını, Kurum dışından görevlendirilen bahse konu üyelere genel müdür ve genel müdür yardımcılarının yaptığı görev için ödenen ücretin ödenmemesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını,

Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden, bir görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara da sahip olması gerektiğini, Kaldı ki, Danıştay 11. Dairesinin 2001/481 E.N.2003/5610 K.N Kararında ” …asilde aranan şartları taşımayan bir kişiye anayasanın angaryayı yasaklayan hükmü uyarınca, fiilen yürüttüğü vekalet görevinden dolayı vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödenmesi gerektiği” ne hükmettiğini,

Türk hukuk sisteminde de yürütme fonksiyonunun sürekliliğinin sağlanması ve kamu hizmetinin sürekli ve sorunsuz olarak yürütülebilmesi amacıyla vekalet kurumunu benimsendiğini, Vekalet kurumunun dayanağını 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi oluşturmakta olup, söz konusu maddede, memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceğinin belirtildiğini,

Vekalet müessesesi ile kamu hizmetinin gördürülmesi amacıyla tahsis edilmiş bulunan kadroların, kadroya henüz asaleten atama yapılamaması, asilin sürekli görevle başka bir yere atanmış olması, asilin emekli olması, istifa etmesi, vefat etmesi veya memuriyetinin değişik nedenlerle son bulması nedenleriyle boşalması ya da kadro halen dolu olmasına karşın ilgili memurun kanuni izinde olması, geçici görevle görevlendirilmesi veya görevinden uzaklaştırılması nedeniyle kamusal hizmetin ifa edilememesi durumunda devlet hizmetlerinin aksamasının önüne geçilmiş olunduğunu, vekil olarak atanacakların, görevin gerektirdiği nitelik ve sorumluluğu haiz olması gerektiğini, … Yönetim Kurulu Üyesi olarak, ilgili personelin attıkları her imzadan sorumlu olduklarını ve bunun karşılığında ücret ödenmesi gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Sayıştay Başsavcılığı; “….

2560 sayılı Kanunun “Yönetim Kurulu” başlıklı 7 inci maddesinde “Yönetim Kurulu bir başkanla beş üyeden oluşur…

Genel Müdür ile genel müdür yardımcılarından hizmette en eski olanı, hizmette eşitlik halinde yaşlı bulunan Yönetim Kurulunun tabii üyesidirler. Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır…

Üyeler, Devlet memurlarına ilişkin mevzuatta yer alan istisnalar dışında, özel ya da kamu sektöründe başka bir görev alamazlar. Genel, katma ve özel bütçeli idarelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından yönetim kuruluna getirilenler asıl görevlerinden maaşsız izinli sayılırlar. Bu kimselerin memuriyetleri ile buna ait her türlü hak ve yükümlülükleri saklıdır. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde fiili hizmet olarak hesaba katılacağı gibi bunlardan izinli oldukları sırada terfi hakkını kazananlar, başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın terfi ettirilirler.

Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki fark tazminat olarak kendilerine ödenir.” Denilmektedir.

Kanun maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, Yönetim Kuruluna atananlar Devlet memurlarına ilişkin mevzuatta yer alan istisnalar dışında, özel ya da kamu sektöründe başka bir görev alamazlar. Yönetim kuruluna İçişleri Bakanlığının Onayı ile görevlendirilenler aynı zamanda … Büyükşehir Belediyesinde görevlidirler. Vekaleten atanma halinde vekalet ücreti ödenmesi gerekir. Ancak 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde öngörülen vekaleten atamada, sadece vekalet edilen görevin yürütülmesi gerekmektedir. Başka bir görevle birlikte yürütülmesi mümkün değildir.

Ayrıca ilgililerin savunmasında, … Yönetim Kurulu Üyeliğine vekaleten yapılan görevlendirmeler nedeniyle Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenen miktarda yapılan ödemelerin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.

Ancak Kamu İktisadi Teşebbüslerinde 2011 Yılında Uygulanacak Ücretlerin Tespitine İlişkin (Tebliğ No: 2011/2) Tebliğin “Yönetim ve denetim kurulu ücretleri” başlıklı 3 üncü maddesinin 7 bendinde “Yönetim kurulu başkan ve üyeleri, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ile denetçilerden, başka bir iş veya yerde geçici görevlendirilmeleri sebebiyle bu görevlerini fiilen yürütmeleri mümkün olmayanlar ile burada belirtilen görevlerinden uzaklaştırılanlara ücret ve ek ödeme ödenmez. Yönetim kurulu başkanlığı ve üyelikleri, denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ile denetçiliğe vekaleten atanan veya görevlendirme yapılanlara herhangi bir ödeme yapılmaz.” Denilmektedir. Bu açık hüküm gereğince Yönetim Kurulu Üyeliğine görevlendirilenlere ödeme yapılması mümkün gözükmemektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının onamasına karar verilmesinin, uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş belirtmiştir.

Sorumlu ikinci dilekçesinde, benzer uygulama ile ilgili hususun … Genel Müdürlüğünün 2007 Yılı hesaplarında İnceleme Raporlarında yer aldığını; savunmaları dikkate alınarak tazmin hükmü verilmediğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı ikinci karşılama yazısında; “adı geçenler tarafından ileri sürülen hususların 15.10.2015 tarih ve 16572-27606 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı” şeklinde görüş belirtmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlu ….. ile …….. ve Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyonları idaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun “Yönetim Kurulu ” başlıklı 7 nci maddesinde;

“Madde 7 – (Değişik: 23/5/1984 – 3009/5 md.)

Yönetim Kurulu bir başkanla beş üyeden oluşur.

Büyük Şehir Belediye Başkanı Yönetim Kurulunun başkanıdır. Belediye Başkanının bulunmaması halinde, Genel Müdür Yönetim Kuruluna başkanlık eder.

Genel Müdür ile genel müdür yardımcılarından hizmette en eski olanı, hizmette eşitlik halinde yaşlı bulunan Yönetim Kurulunun tabii üyesidirler. Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır.

Yönetim Kuruluna atanan üyelerin hizmet süresi 3 yıldır. Süresi dolanlar yeniden atanabilirler. Bir üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması halinde, yerine atananlar daha önceki üyenin süresini tamamlarlar. Yönetim Kuruluna atanacak olanların İSKİ’nin konusuna giren teknik işlerde, yöneticilikte veya işletmecilikte uzmanlaşmış bulunmaları ve uzmanlıklarına uygun yüksek öğrenim görmüş olmaları gerekir.

Üyeler, Devlet memurlarına ilişkin mevzuatta yer alan istisnalar dışında, özel ya da kamu sektöründe başka bir görev alamazlar. Genel, katma ve özel bütçeli idarelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından yönetim kuruluna getirilenler asıl görevlerinden maaşsız izinli sayılırlar. Bu kimselerin memuriyetleri ile buna ait her türlü hak ve yükümlülükleri saklıdır. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde fiili hizmet olarak hesaba katılacağı gibi bunlardan izinli oldukları sırada terfi hakkını kazananlar, başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın terfi ettirilirler.

Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki fark tazminat olarak kendilerine ödenir.”

28.03.1988 tarih ve 318 sayılı memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun hükmünde kararnamenin geçici 2 nci maddesinde,

“İlgili kanunlarında değişiklik yapılıncaya kadar, 233 sayılı Kanun hükmünde kararname kapsamı dışında kalan ve yönetim kurulları ile idare edilen kanunla kurulu teşebbüs ve kurumların yönetim kurulu üyesi genel müdür ve genel müdür yardımcılarına kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu üyeleri için öngörülen miktarda ücret ve ek ödemede bulunur” hükümleri yer almaktadır.

Kamu İktisadi Teşebbüslerinde 2011 Yılında Uygulanacak Ücretlerin Tespitine İlişkin (Tebliğ No: 2011/2) Tebliğin “Yönetim ve denetim kurulu ücretleri” başlıklı 3 üncü maddesinin 7 bendinde “Yönetim kurulu başkan ve üyeleri, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ile denetçilerden, başka bir iş veya yerde geçici görevlendirilmeleri sebebiyle bu görevlerini fiilen yürütmeleri mümkün olmayanlar ile burada belirtilen görevlerinden uzaklaştırılanlara ücret ve ek ödeme ödenmez. Yönetim kurulu başkanlığı ve üyelikleri, denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ile denetçiliğe vekaleten atanan veya görevlendirme yapılanlara herhangi bir ödeme yapılmaz.” denilmektedir.

2560 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde “Genel, katma ve özel bütçeli idarelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından yönetim kuruluna getirilenler asıl görevlerinden maaşsız izinli sayılırlar” denilerek, Yönetim Kurulu üyeliği ile başka bir kamu görevinin birlikte yürütülmemesi ilkesinin benimsediği görülmektedir. Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri, izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki farkın tazminat olarak kendilerine ödeneceğinin belirtilmesi de, bu kişilerin sadece bu görevi yürütmesinin istenildiğini göstermektedir.

2560 sayılı Kanunda, Yönetim Kurulu üyeliğinin vekaleten yürütülmesine ilişkin açık bir düzenleme bulunmayıp, Kamu İktisadi Teşebbüslerinde 2011 Yılında Uygulanacak Ücretlerin Tespitine İlişkin Tebliğin “Yönetim ve denetim kurulu ücretleri” başlıklı 3 üncü maddesinde, Yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliklerine vekaleten atanan veya görevlendirme yapılanlara herhangi bir ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir.

Sorumlular tarafından, vekalet müessesesi ile Devlet hizmetlerinin aksamasının önüne geçilmiş olunduğu, bu kişilerin görevin sorumluluklarını yerine getirdiği belirtilmekte ise de; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86 ncı maddesinde vekaleten atananlardan kimlere vekalet aylığı verileceği, 175 inci maddesinde vekalet aylığının miktarı düzenlenmiştir. İlgililerin durumu söz konusu maddelerdeki şartlara uymamaktadır, yapılan ödeme de vekalet aylığı değil, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen ücretin aynen ödenmesidir.

Açıklanan nedenlerle, sorumluların iddialarının reddi ile 4 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle ……. TL. ye tazmin hükmünün TASDİKİNE

( Üye …..’ın;

“2560 sayılı Kanunda, Yönetim Kurulu üyeliğinin vekaleten yürütülmesine ilişkin bir yasaklama bulunmamaktadır ve 318 sayılı kanun hükmünde kararnamenin geçici 2 nci maddesinde,

“İlgili kanunlarında değişiklik yapılıncaya kadar, 233 sayılı Kanun hükmünde kararname kapsamı dışında kalan ve yönetim kurulları ile idare edilen kanunla kurulu teşebbüs ve kurumların yönetim kurulu üyesi genel müdür ve genel müdür yardımcılarına kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu üyeleri için öngörülen miktarda ücret ve ek ödemede bulunur” denilmek suretiyle, sadece Yönetim Kurulu üyelerine ödenecek ücretin miktarı açısından atıf yapılmaktadır. Dolayısıyla 2560 sayılı Kanuna tabi Su ve Kanalizasyon İdareleri Yönetim Kurulu Üyelerine Ödenecek Ücretlerde Esas ve Usule ilişkin olarak anılan Kanun hükümleri geçerli olup, Kamu İktisadi Teşebbüslerinde 2011 Yılında Uygulanacak Ücretlerin Tespitine İlişkin Tebliğin “Yönetim ve denetim kurulu ücretleri” başlıklı 3 üncü maddesinde, Yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliklerine vekaleten atanan veya görevlendirme yapılanlara herhangi bir ödeme yapılmayacağı hükmü geçerli değildir.

Ancak, 2560 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde

“….

Genel, katma ve özel bütçeli idarelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından yönetim kuruluna getirilenler asıl görevlerinden maaşsız izinli sayılırlar.

….

Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki fark tazminat olarak kendilerine ödenir.” Hükmüne göre … bütçesinden kendilerine Yönetim Kurulu Üyeliği ücreti ödenmeli, bu ücretleri izinli sayıldıkları kurumlarda(Belediye) ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki fark da tazminat olarak ödenmeliydi. İzinli sayıldıkları kurumda ise maaş ödenmemesi gerektiğinden, eğer bu kişilere fazla bir ödeme yapılmış ise Belediyede bu ödemeyi yapanların sorumlu tutulması gerektiğinden; Hükmün Bozularak Dairesine gönderilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşleri;

. Daire Başkanı ……….’ın;

“Anayasanın 18. Maddesinde angaryanın yasak olduğu belirtilmiştir. Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmemektedir ve … Yönetim Kurulu Üyeleri, attıkları her imzadan sorumludur. Aynı görevi yapan kurumun kendi personeli genel müdür ve genel müdür yardımcısının Yönetim Kurulu üyesi olarak bu ücreti alması, Kurum dışından görevlendirilen üyelere ise bu ücretin ödenmemesi hakkaniyetle bağdaşmayacağından tazmin hükmünün KALDIRILMASINA karar verilmesi gerekir.” Şeklindeki ayrışık görüşleri;

Üye …….’nın;

“2560 sayılı Kanunda, Yönetim Kurulu üyeliğinin vekaleten yürütülmesine ilişkin bir yasaklama bulunmamaktadır ve 318 sayılı kanun hükmünde kararnamenin geçici 2 nci maddesinde,

“İlgili kanunlarında değişiklik yapılıncaya kadar, 233 sayılı Kanun hükmünde kararname kapsamı dışında kalan ve yönetim kurulları ile idare edilen kanunla kurulu teşebbüs ve kurumların yönetim kurulu üyesi genel müdür ve genel müdür yardımcılarına kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu üyeleri için öngörülen miktarda ücret ve ek ödemede bulunur” denilmek suretiyle, sadece Yönetim Kurulu üyelerine ödenecek ücretin miktarı açısından atıf yapılmaktadır. Dolayısıyla 2560 sayılı Kanuna tabi Su ve Kanalizasyon İdareleri Yönetim Kurulu Üyelerine Ödenecek Ücretlerde Esas ve Usule ilişkin olarak anılan Kanun hükümleri geçerli olup, Kamu İktisadi Teşebbüslerinde 2011 Yılında Uygulanacak Ücretlerin Tespitine İlişkin Tebliğin “Yönetim ve denetim kurulu ücretleri” başlıklı 3 üncü maddesinde, Yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliklerine vekaleten atanan veya görevlendirme yapılanlara herhangi bir ödeme yapılmayacağı hükmü geçerli değildir.

Bunun yanı sıra, Anayasanın 18. Maddesinde angaryanın yasak olduğu belirtilmiştir. Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmemektedir ve … Yönetim Kurulu Üyeleri, attıkları her imzadan sorumludur. Aynı görevi yapan kurumun kendi personeli genel müdür ve genel müdür yardımcısının Yönetim Kurulu üyesi olarak bu ücreti alması, Kurum dışından görevlendirilen üyelere ise bu ücretin ödenmemesi hakkaniyetle bağdaşmayacağından tazmin hükmünün KALDIRILMASINA karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı;

Oyçokluğu ile,

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
Sorular:

* Tanımı Yapılacak Kavramlar:
* Angaryanın Yasağı Nedir?
* Anayasanın 18. Maddesi Nerede Bulunur?