| ÖZET: Bu karar, … Müdürlüğü tarafından kullanılan … Kültür Merkezine ait elektrik tüketim bedellerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle uygulanan gecikme cezasının sorumluluğu üzerine odaklanmaktadır. Sorumlu, 273 sayılı ek ilamda tek başına sorumlu tutulmasını ve bu durumun mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek itirazda bulunmuştur. İtirazında, faturanın kendisine tebliğ edildiği tarihte başka bir şubede görev yaptığını, gecikmenin sorumluluğunun yalnızca kendisine yüklenmesinin hakkaniyete uymadığını belirtmiştir. Sayıştay, kamu görevlilerinin görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda olduklarını, ancak sorumluluğun belirlenmesinde diğer birimlerin ve personelin de dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, sorumlu tutulduğu gecikme cezasının değerlendirilmesinde, sorumluluk silsilesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Bu bağlamda, Sayıştay, tazmin hükmünün bozulması ve dosyanın ilgili Daireye gönderilmesi gerektiğine karar vermiştir. |
| Kamu İdaresi Türü | Diğer Özel Bütçeli İdareler |
| Yılı | 2013 |
| Dairesi | 8 |
| Karar No | 40874 |
| İlam No | 42357 |
| Tutanak Tarihi | 23.11.2016 |
| Kararın Konusu | Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar |
Konu: Gecikme Cezası.
273 sayılı ek ilam ile; … Müdürlüğü tarafından kullanılan … Kültür Merkezine ait … abone numaralı sayaçtan tüketilen 2008-2013 yıllarına ait elektrik tüketim bedellerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle, Müdürlüğün … Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından “Güncel Borç” adı altında günlük gecikme cezasına/faizine maruz bırakılması ve bu uygulama sonunda, toplam … TL. gecikme cezası/faizi ödenmesine neden olunduğu için tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle;
1-) 273 sayılı ek ilamda yer alan … Müdürlüğünün hizmet verdiği binalardan … Kültür Merkezinin elektrik ödemesi ile ilgili gecikme zammından şube müdürü olarak tek başına sorumlu tutulması ile ilgili karara itiraz ettiğini,
2-) Ekte sunduğu 2008/7 dönemine ait faturanın gecikmeli ödemesinden doğan kamu zararından 657 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri gereği tek başına sorumlu tutulmasının mevzuata ve hakkaniyete uymadığını,
3-) Söz konusu faturanın kuruma tebliğ edildiği tarihin, 28.07.2008 olduğunu, kendisinin bu kurumda … Genel Müdürlüğünden kazandığı sınav sonucu gelip göreve başladığı tarihin ise 21.07.2008 olduğunu, göreve başladığı kadronun ise İdari Mali ve Sosyal İşler Şubesi Müdürlüğü değil, Personel ve Eğitim Şubesi Müdürlüğü olduğunu, özetle, faturanın tebliğ tarihinde ve ödeme aralığının başladığı 18.08.2008 tarihinden Eylül ayına kadar geçen sürede de Personel ve Eğitim Şubesi Müdürü olarak görev yaptığını, üstelik 11.08.2008 23.08.2008 tarihleri arasında ise 12 günlük yıllık izin kullandığını,
4-) Fakat bu süre içinde anılan şubede bulunan ve bu iş ve işlemleri zamanında ve eksiksiz yaparak takip etmek zorunda olan personeller bulunduğunu, üstelik bu personellerden bir tanesinin (…) TEDAŞ’tan kuruma geldiğini, bir tanesinin de Satın Alma memuru olarak ek binalarına çok sık gidip gelen … olduğunu, fatura tarihinde müdürlüğün idari binasının yani memurların görev yaptığı binanın …Bulvarında olduğunu, buna mukabil faturanın geldiği binanın ise … Mahallesi … Kültür Merkezi binası olduğunu,
Hafta sonları sayılmazsa henüz 5 gündür atanarak geldiği bir şehirde anılan Kültür Merkezine hangi otobüsle gidileceğini bile bilmezken, kurumun ek binalarından fatura toplama işi, bir şube müdürü olarak görevleri arasında sayılmazken bu gecikmenin, bir orta kademe yöneticisi olarak astları ve üstlerinin varlığı değerlendirilmeyerek, konu ile ilgili yegâne kamu görevlisi olarak kabul edilip kasıt, kusur ve ihmalinin bulunduğu değerlendirmesinin yapıldığını,
5-) Ek ilamda belirtilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 12 nci maddesindeki “devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda oldukları, kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu..” açıklamasında kast edilen memurun, sadece ve sadece şube müdürü olabileceği değerlendirmesini yapmanın mevzuata aykırı olduğunu,
6-) Ayrıca, bütün bu gerekçe, durum ve belge çerçevesinde Sayıştay tarafından haklı bulunmasa bile 13.10.2008 tarih ve 366 sayı ile aldığı Makam Onayı ile hazırladığı ödeme belgesinin tam sekiz gün sonra verile numarası almasından ve üç gün sonra ödeme yapılmasından da, İdari Mali İşler Müdürü olarak kendisinin sorumlu tutulmasının, sadece 10 günlük gecikmenin öteki birimler ve kişilerce 11 gün daha geciktirilerek 21 günlük gecikmenin de tek sorumlusu olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete uymadığını,
7-)Sayıştayın devletin zarara uğramasını önlemede gösterdiği bu hassasiyetini, sorumlulukları belirleme noktasında da göstereceğini,
😎 Ancak, Bakanlık Teftiş Kurulunca incelenmiş, sorumlulukları tefrik edilmiş ve bu rapor üzerinden de ödemeler kişiler tarafından yapılmışken bir ek ilamla bir önceki rapora taban tabana zıt bir karar çıkarılmasını anlayamadığını,
9-) Özetle; söz konusu faturanın tebliğinden yaklaşık bir ay sonra adı geçen şubenin müdürü olarak atandığını, 28.07.2008 tarihinde Personel ve Eğitim Şubesi Müdürü olduğunu, dolayısı ile Mali İşlerde görev yapmaya başladığında, olması gerekenin gelen faturaların personel tarafından kendisine sunulması olduğunu,
Bu bilgiler ışığında ödeme belgesi incelendiğinde faturadan haberi olduğu an, işlem yaptığını çünkü 2008/7 sayılı faturanın yanı sıra diğer İki faturanın son ödeme günlerine birinin 22 gün, birinin ise 39 gün varken ödemelerin, aynı ödeme belgesi ile tarafından gerçekleştirildiğinin görüleceğini yani yapılan ihmal ve tedbirsizliği, dikkat ve itina ile yakaladığı noktadan gidermeye çalıştığını ifade etmiştir.
Başsavcılık;
“Gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla temyiz eden sorumlunun dilekçesi ve ekleri incelendi.
Dilekçede özetle, söz konusu faturanın kuruma tebliğ edildiği 28.07.2008 tarihinde Personel ve Eğitim Şubesi Müdürü olarak görev yaptığını, İdari Mali ve Sosyal İşler Şube Müdürlüğüne Eylül ayında başladığını, faturaların ödenmesi için hazırladığı 13.10.2008 tarihli yazıyı makama sunduğunu, bundan sonraki süreye ait gecikmenin kendisinden kaynaklanmadığını, ilama konu olan faturanın gecikmeye uğramasından tek başına sorumlu tutulmasının mevzuata, hayatın doğal akışına ve hakkaniyete uygun olmadığım, dolayısıyla sorumluluk silsilesinin yeniden değerlendirilerek faturanın gecikmesine neden olan kişi ve birimlerde dikkate alınmak suretiyle ilamın bozulması talep edilmektedir.
Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 30 uncu maddesinde, ödeme emirlerinin, muhasebe birimine geliş tarihinden itibaren, en geç dört iş günü içinde incelenerek, uygun bulunanların muhasebeleştirilip tutarlarının hak sahiplerinin banka hesabına aktarılacağı hükmü yer almaktadır.
İlama konu olan elektrik faturasının ödenmesine ilişkin hazırlanan yazı 13.10.2008 tarihini taşımakta ise de Olur tarihi ile ödeme emri belgesinde düzenleme tarihi yer almadığından ve ödeme emrinin muhasebe birimine hangi tarihte teslim edildiği dilekçe ekinde yer alan belgelerden anlaşılamadığından gecikmede diğer birimlerin sorumluluğunun olup olmadığı, sorumlulukları var ise de bunun sınırı tam olarak belirlenememektedir. İlgilinin sorumlu tutulduğu elektrik faturası 2008/7 döneme ilişkin olup, faturanın son ödeme tarihi 03.10.2008 dir. Elektrik tüketim giderlerinin zamanında tahakkuk ettirilip ödenmek üzere muhasebe birimine teslim edilmesi idari, mali ve sosyal işler şube müdürünün görevleri arasında olup, bu görev zamanında yapılmamıştır.
Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının tasdikinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde görüş bildirilmiştir.
Sorumlu, ikinci dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kanunun “Harcama Yapılması Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde;
“(Değişik: 22.12.2005-5436/1 md) Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir. Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin İdarî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir.”,
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yayılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri. harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun« tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22.12.2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. (Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.)” denildiğini,
Kanunun tarif ettiği görev ve sorumluluklarının yanı sıra madde 33’te yer alan Gider Gerçekleştirmede, kanun koyucunun “Bütçelerden bir giderin..” diye metne başladığını, Kanunun hiçbir maddesi ve fıkrasında “Cari Transferler bu görevlerin dışındadır” diye bir açıklama ve düzenlemede bulunmadığını,
Yetkisini devrettiğinde bile ödemeye ilişkin sorumluluktan kurtulmayan bir makamın bazı ödemelerin kendi sorumluluğunda, bazılarının ise sorumluluğunda olmadığını söylemesini ve bunun da böylece kabul edilmesine itiraz ettiğini,
Ayrıca bu iddia harcama yetkilisi için uygun bir iddia olsaydı o zaman elektrik faturalarında imzasına gerek duyulmayacak olduğunu, sadece gerçekleştirme görevlisinin imzasının yeterli kabul edileceğini,
Üstelik kendisinin 2008/7 dönemine ait ödeme belgesinde Kanunun belirlediği gerçekleştirme görevlisi olarak tam da bu maddelerden yararlanıp kamu zararını tümden reddetme imkânı varken kurum kültürü, iş ahlakı nedeniyle bu tefriki yapmamış ve görevinden dolayı zararın payına düşen kısmını kabul etmiş ve ödemişken ek ilamla düzenlenen bu yeni paylaşımın kanunlar ve hakkaniyet çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesini talep ettiğini,
(Çünkü; madde 33: “..Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; .. ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. (Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005- 5436/10 md.)” ifadesinin, kendisi için gerçekleştirme görevlisi olarak böyle bir talimat almadığını söyleyerek sorumluluğun tamamını reddetme olanağını sağladığını),
Bunun yanında, Savcılık Makamının evraklarda “… Olur ve Düzenleme tarihi bulunmadığından sorumluluğun tamamını gerçekleştirme görevlisi olarak tarafına yüklemesini de kabul etmediğini; çünkü itiraz dilekçesinde savunmasını, olmayan tarihler üzerinden değil evrakta bulunan kayıt tarihleri üzerinden yapmış olduğunu, ayrıca bu eksikliğin, neden evrakta imzası bulunan diğer makam için sorumsuzluk anlamında lehe dönüştüğünü anlamadığını,
Aynı Kanunun harcama yetkilisinin görev ve sorumluluğunu belirlerken, gerçekleştirme görevlisinin de görevlerini belirlemiş olduğunu;
“Harcama yetkilisi hesap verme ana sorumluluğu çerçevesinde planlama, raporlama, bütçeleme ve iç kontrolün yanı sıra aşağıdaki hususlarla ilgili görev ve sorumlulukları da haizdir:
Mevzuata uygun harcama talimatı verilmesi
Birime tahsis edilen ödeneklerin, bütçe ilke ve esaslarına uygun olarak etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılması,
Taşınır malların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi, kullanılması ve kayıtlarının mevzuata uygun olarak tutulmasının sağlanması,
Mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmaması,” şeklinde ifade ettiğini,
İlk dilekçesinde ileri sürdüklerini tekrar ettiğini,
Yukarıda yaptığı açıklamalar çerçevesinde ek ilamın, sorumluluk silsilesinin mevzuat ve hakkaniyet çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini, faturanın gecikme süresini o süreye neden olan kişi ve birimler de göz önüne alınarak ve resen dikkate alınacak hususlar karşısında ilamın bozulmasını istemiştir.
Başsavcılık İkinci karşılamasında;
“İlgi yazı ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; dilekçede, ilk dilekçeden farklı olarak ödemenin harcama talimatına dayanmadığı, bu nedenle de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesinde yer alan “….Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine;…ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler” hükmü uyarınca, kendisinin sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmekte ise de;
Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin Elektrik, su, doğalgaz ve benzeri tüketim giderleri başlıklı 49 uncu maddesinde, Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurum ve kuruluşlarının denetim ve gözetimi altında bir imtiyaz hakkı dahilinde özel hukuk tüzel kişilerince sunulan tekel niteliğindeki elektrik, su, doğalgaz ve benzeri tüketim giderlerinin ödenmesinde; ödeme emri belgesine sadece faturanın eklenmesi yeterli görülmüştür. Çünkü elektrik, su, doğalgaz vb. ödemeler abonelik sözleşmesi yapıldıktan sonra kamu kuruluşlarının mutat olarak yapmış oldukları ödemeler olup, bu ödemeler için harcama talimatı düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.
Dolayısıyla adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 31.05.2016 tarih ve 17192-29107 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşma talep eden sorumlular … (Gerçekleştirme görevlisi) ile … (Gerçekleştirme görevlisi) ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 11 inci maddesinde, devlet memurlarının görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu oldukları, 12 nci maddesinde de, devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda oldukları ve kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu açıklanmıştır.
Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar ” başlıklı 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;
“Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” denilmekte,
Aynı Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde ise;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir…” hükmü yer almaktadır.
Yine Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde müdürlerin, başında bulundukları Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünün, her türlü sanat, teknik ve idare işlerinin birinci derecede sorumlusu olduğu ve kuruluşun düzenli ve iyi bir şekilde çalışmalarını sağlayacakları belirtilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü İdari, Mali ve Sosyal İşler Şube Müdürünün görev tanımına göre ise; aydınlatma, su, taşıt, akaryakıt ve onarım ihtiyaçlarına ilişkin işlemleri yürütmek görevi gerçekleştirme görevlisi şube müdürünün asli görevleri arasında yer almaktadır.
Dolayısıyla, müdürlüğün işlerini yürüten memurların herhangi bir aksaklığa ve kamu zararına sebebiyet vermeksizin görevlerini titizlikle yerine getirmeleri gerekmektedir. Elektrik tüketim giderlerinin zamanında tahakkuk ettirilip ödenmek üzere saymanlığa teslim edilmesi idari, mali ve sosyal işler şube müdürünün görevidir. Aynı zamanda gerçekleştirme görevlisi olan idari, mali ve sosyal işler şube müdürünün söz konusu ödemede sorumlu olduğu açıktır.
Diğer taraftan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde;
“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir. …” şeklinde düzenleme yapılmış,
32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmiştir.
Söz konusu hükümlere göre; bütçeyle ödenek tahsis edilen bir harcama biriminin en üst yöneticisi durumunda olan harcama yetkilisi olup harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararının “Sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde de Harcama Yetkilileri açıklanmış ve (a) şıkkında;
“Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu:
…bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştay’a karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,” karar verilmiştir.
Özetle 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu ifade edilmiş, 32 nci maddesinde ise; bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin, harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarında da hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgilerin yer alacağı, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken işlemlerden harcama yetkililerinin sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Adı geçen Kanunun 33 üncü maddesinde de, giderin gerçekleştirilmesinin, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesi ile tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Mevzuatın yukarıda belirtilen hükümlerine göre, bütçeden yapılacak harcamalarda süreç, harcama talimatı ile başlamakta ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulmaktadır.
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden elektrik tüketim bedellerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle güncel borç adı altında günlük gecikme cezası/faizi ödenmesinden dolayı sorumlu tutulan gerçekleştirme görevlileri ile birlikte harcama yetkililerinin de sorumluluğa dahil edilmesi için 273 sayılı ek ilam ile … TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine,
(Üyeler …ile …’ın;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 11 inci maddesinde, devlet memurlarının görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu oldukları, 12 nci maddesinde de, devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda oldukları ve kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu açıklanmıştır.
Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar ” başlıklı 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;
“Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” denilmekte,
Aynı Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde ise;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir…” hükmü yer almaktadır.
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde de müdürlerin, başında bulundukları Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünün, her türlü sanat, teknik ve idare işlerinin birinci derecede sorumlusu olduğu ve kuruluşun düzenli ve iyi bir şekilde çalışmalarını sağlayacakları belirtilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü İdari, Mali ve Sosyal İşler Şube Müdürünün görev tanımına göre ise; aydınlatma, su, taşıt, akaryakıt ve onarım ihtiyaçlarına ilişkin işlemleri yürütmek görevi gerçekleştirme görevlisi şube müdürünün asli görevleri arasında yer almaktadır.
Dolayısıyla, müdürlüğün işlerini yürüten memurların herhangi bir aksaklığa ve kamu zararına sebebiyet vermeksizin görevlerini titizlikle yerine getirmeleri, yöneticilerin de, gerekli işbirliğini sağlayarak, görevlerin zamanında yerine getirilmesini kontrol etmeleri gerekmektedir.
Elektrik tüketim giderlerinin zamanında tahakkuk ettirilip ödenmek üzere saymanlığa teslim edilmesi idari mali ve sosyal işler şube müdürünün görevidir. Harcama Yetkilileri sadece yapılan işlemleri onaylar ve ödenmesine izin verirler. Gider gerçekleştirme işlemlerinde görev almazlar. Söz konusu işlemleri yerine getirmek gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğundadır. Dolayısıyla söz konusu elektrik giderlerinin zamanında tahakkuk ettirilmeyerek gecikme faizine sebebiyet verilmesinde harcama yetkililerinin sorumlulukları bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereği olarak, ilgili birimlerin görevlerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmeleri gerekmekte olup; Müdürlük veznesinde veya banka hesaplarında yeteri kadar nakit olmaması halinde ceza ve faiz gibi ek yük getirecek borçların ödenmesine öncelik verilmesi gerekmekte ve müdürlük adına gecikme cezası veya gecikme faizi adı altında bir ödeme yapılması mümkün görülmemektedir. … Müdürlüğü tarafından kullanılan … Kültür Merkezine ait … abone numaralı sayaçtan tüketilen 2008-2013 yıllarına ait elektrik tüketim bedellerinin zamanında ödenmemesi sonucu gecikme cezası/faizine sebebiyet verilmiş olunması nedeniyle gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan sorumluluk itirazlarının reddedilerek ilam hükmünün tasdiki gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,
Karar verildiği 23.11.2016 tarih ve 42357 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
**1. Kamu Zararı Nedir?**
Cevap: Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. **2. Kamu Zararının Belirlenmesinde Hangi Kriterler Esas Alınır?** Cevap: a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, **3. Kamu Zararının Belirlenmesinde Hangi Kriterlerin Esas Alınmadığını Göstermektedir?** Cevap: f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.) **4. Kamu Zararının Tespit Edilmesi Nitekimdir?** Cevap: Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir. **5. Kamu Zararının Tespit Edilmesinde Gerekli İşlemler Hangileridir?** Cevap: Faaliyetler sonucu oluşan zararın hesabına esas olan işlemlerin yerine getirilmesi; meydana gelmesi, tesadüf eseri veya mücbir bir hâl nedeniyle olmaması; zarar verenin kusuru yoksa; zarar görenin elinde delil bulunmaması durumlarını gerektirmektedir. **6. Kamu Zararının Belirlenmesinde Gerekli İşlemlerin Gerçekleştirilmesi ve Zimmeti Nerededir?** Cevap: Kamu zararlarının belirlenmesinde gerçekleştirme görevlilerinin zimmeti bulunmaktadır. **7. Yapılanİşlem Sonucu Gecikme Cezası/Faizine Sebep Olmuş Olan Elektrik Tüketimi Giderlerinin Ödenmesine İlişkin Hangi İşlemler Gerçekleştirilmiştir?** Cevap: Söz konusu giderler için harcama yetkilileri tarafından sadece ödenmesine izin verilmiş olup; yapılan işlemleri onaylama ve ödeme izni vermişlerdir. |