ÖZET: Sayıştay kararında, boş bulunan basın yayın ve halkla ilişkiler müdürlüğü kadrosuna vekaleten atanan personelin, asilde aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle vekalet ücreti ödemesi sonucu kamu zararı oluştuğu belirtilmiştir. İlamda, muhasebe yetkilisinin, ödeme emri belgeleri ekindeki imza eksikliklerinden sorumlu tutulduğu ifade edilmiştir. 5018 sayılı Kanunun 61. maddesi gereği, muhasebe yetkilisinin, ödeme aşamasında belgelerin eksiksiz ve doğru olmasını kontrol etme yükümlülüğü bulunmaktadır.

İlamda, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu, imza eksiklikleri nedeniyle kamu zararının oluşmasında önemli bir faktör olarak değerlendirilmiştir. Ancak, vekalet ücreti ödemelerinin asilde aranan şartları taşımayan bir personele yapılması, bu durumun hukuki dayanağının sorgulanmasına yol açmıştır. Sonuç olarak, vekalet ücreti ödemeleri nedeniyle oluşan kamu zararının sorumluluğu, muhasebe yetkilisinin imza eksiklikleri ile ilişkilendirilmiş ve bu durumun uygun illiyet bağı açısından incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2017
Dairesi 5
Karar No 45326
İlam No 48314
Tutanak Tarihi 7.10.2020
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

7.

KONU: Vekalet aylığı ödenmesi

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

153 sayılı İlamın 7 nci maddesinde tazmin hükmü, boş bulunan basın yayın ve halklar ilişkiler müdürlüğü kadrosuna 657 sy Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan atamada vekaleten atanan personelin asilde aranan şartları taşımamasına rağmen bu kişiye vekalet ücreti ödenmesi sonucu … TL kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle verilmiştir.

Sorumluluk yönünden inceleme, muhasebe yetkilisinin durumu

153 sayılı İlamın 7 nci maddesinde Muhasebe Yetkilisi …, 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi gerekçesiyle sorumlu tutulmuştur.

İlamda ilişikli tutulmuş olan tüm ödeme emri belgelerinde Muhasebe yetkilisi …’ın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulmuş olduğu görülmektedir. Muhasebe yetkilisi …’ın kamu zararının tamamından sorumlu tutulmuş olduğu hususu 153 sayılı İlamın 5 inci maddesinin sorumluluk dağıtımıyla ilgili kısmında, yargılamaya esas raporda ve rapor dosyasında yer alan sorgu takımının 4 üncü maddesinde görülmektedir.

5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi hükmünün ilgili kısmı aşağıya alınmıştır:

“… Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir. …”

İlamda ilişikli tutulan ödeme emri belgeleri incelendiğinde, tüm ödeme emri belgeleri üzerinde harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisi isim ve imzalarının tamam olduğu görülmektedir. Ödeme emri belgelerinin ekinde bulunan memur maaş bordrosu dökümleri ve bordro icmalleri incelendiğinde, bunlar üzerinde düzenleyen, kontrol eden ve onaylayan personel için isim ve imza yeri açıldığı, ancak bu yerlerde isim ve imza bulunmadığı görülmektedir. Zaten Muhasebe Yetkilisi …’ın İlamda sorumlu tutulmuş olmasının nedeni de Ödeme emri belgelerinin üzerindeki değil, ekinde bulunan bordro ve icmaller üzerindeki imzaların eksik olmasıdır.

Dolayısıyla 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi kapsamında muhasebe yetkilisi, ödeme emri belgeleri ekinde yer alan ve vekalet ücreti ödemelerini içeren maaş bordrolarındaki imza eksikliğinden sorumludur.

Ödeme emri belgelerinin eklerindeki imza eksikliklerinden sorumluluğu bulunan muhasebe yetkilisinin, bu ödeme emri belgeleriyle yapılan ödemeler sonucunda oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.

Sorumluluk dağıtımı yönünden inceleme

Sorumlu … tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde: “İlamın son kısmında kamu zararının dağıtımında maddi hata yapıldığı, sorumlulara müştereken ve müteselsilsen dağıtımı yapılan kamu zararının sorumlulara eksik veya fazla yazıldığı” iddiası yer almaktadır. Bu iddianın 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi bakımından yerinde olduğu değerlendirilmektedir.

Sorumluluk dağıtımında hata olduğu yönündeki bu iddia karşısında ilişikli ödeme emri belgeleri, sorgu takımının 7 nci maddesi, yargılamaya esas rapor, İlamın kamu zararı tablosu ve İlamda yer alan sorumluluk dağıtımı; sorumlu tutulan görevliler ve kamu zararı tutarları bakımından incelenmiştir.

Bu incelemede, 14.08.2017 tarih ve 10886 sayılı ÖEB haricinde, ilişikli tutulan ödeme emri belgeleriyle ilgili kamu zararı tutarlarının doğru olduğu, bunlarla ilgili sorumlu tutulan görevlilerin de, bu belgelerde isim ve imzası bulunan görevliler olduğu görülmüştür.

14.08.2017 tarih ve 10886 sayılı ÖEB’nin sorgu, yargılamaya esas rapor ve İlamda … TL kamu zararı içerdiği ve sorumluların …, … ve … olduğu bilgisi yer almaktadır. İlamda yer alan sorumluluk dağıtımı da buna göre yapılmıştır. Ancak 10886 sayılı ÖEB incelendiğinde, basın yayın ve halkla ilişkiler müdürlüğüne değil temizlik işleri müdürlüğüne ait olan bu ÖEB’nin üzerinde …, … ve …’ın isim ve imzalarının bulunduğu, bu ÖEB eki maaş bordrolarında ise 153 sayılı İlamın 7 nci maddesinin ahizi olan …’un bulunmadığı görülmüştür. Yani 10886 sayılı ÖEB, …’a vekil müdürlük görevi nedeniyle yapılan bir ödemeyi içermemektedir. Diğer bir ifadeyle, 10886 sayılı ÖEB’nin İlamın kamu zararı tablosunda yer alması bir hatadır.

Dolayısıyla, 10886 sayılı ÖEB’nin kamu zararı tablosunda ve sorumluluk dağıtımında esas alınması sonucu 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmünün toplam kamu zararı ve sorumluluk dağıtımında hata içerdiği gerekçesiyle, İlam hükmünün Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesi gerekmektedir.

Esas yönünden inceleme

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Derece Yükselmesinin Usul ve Şartlan” başlıklı 68 inci maddesinin (B) fıkrasında;

“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır” hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanunun “Vekalet, İkinci Görev Aylık ve Ücretleri İle Diğer Ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinin (2) nci fıkrasında bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

Devlet Memurlarına verilecek zam ve tazminatları düzenleyen 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinin (1) inci fıkrasının (cc) bendinde “Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir” hükmü yer almaktadır.

666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 9. maddede; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir” hükümlerine yer verilmiştir.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” kenar başlıklı 7 nci maddesinde;

“

MADDE 7 – (Değişik:RG-7/5/2014-28993)

(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;

1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,(1)

4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,”

hükümlerine yer verilmiştir.

İlama konu uygulamada, 3. dereceli veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosundaki …’un 2 yıllık halkla ilişkiler yüksek okulu mezunu olduğu, denetim yılı itibarıyla 26 yıllık memuriyet hizmeti bulunduğu, 1. Dereceli Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü kadrosuna 12.05.2014 tarihinde vekaleten atandığı ve denetim yılı itibarıyla halen bu görevde bulunduğu görülmektedir.

Sorguda ve yargılamaya esas raporda yer aldığı üzere, …’un vekaleten atandığı kadroyla ilgili olarak taşıması gereken ancak taşımadığı tespit edilen şartlar şunlardır:

– Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin 1/a-2 bendi gereği “fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak”,

– Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin 1/a-4 bendi gereği “Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak”.

153 sayılı İlamın 7 nci maddesinde verilen tazmin hükmünün gerekçesinde ise aynen: (Dördüncü satırda yer alan Hamit kelimesi yersizdir.)

“Konuya ilişkin yapılan incelemede, 1. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü kadrosuna vekalet eden, 2 yıllık Yüksek Okul Halkla İlişkiler Bölümünden, mezun olan, 3. dereceli veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosundaki Hamit …’un, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında yer alan 12 yıl hizmet, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesinin (a) bendi ikinci fıkrasında yer alan Fakülte veya en az 4 yıllık yüksekokuldan mezun olma, aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin (a) bendi dördüncü fıkrasında yer alan Ek 2 sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma şartlarını taşımadığı; netice itibariyle vekalet ettiği kadro için asilde aranan şartları haiz olmadığı dolayısıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 175 inci maddesi gereğince vekalet ettiği müdürlük kadrosu için kendisine yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturduğu anlaşılmıştır.”

Denilmektedir. Bu gerekçede yer alan “657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında yer alan 12 yıl hizmet” koşulu sorguda ve yargılamaya esas raporda yer almamaktadır. Adı geçen kişinin 28.06.1993 tarihinde açıktan memuriyete atanmış olması ve vekaleten görevlendirilme tarihi itibarıyla 21 yıl memuriyet hizmetinin bulunması da bu koşulun sağlandığını, gerekçede bu koşulun sağlanmadığının belirtilmesinin mevzuata uygun olmadığını göstermektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda, …’un 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında yer alan 12 yıl hizmet koşulunu sağlamakla birlikte, Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1/a-2 ve 1/a-4 bentlerinde öngörülen koşulları sağlamadığı görüldüğünden, 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmünün (gerekçede yer alan 12 hizmet yılı koşulunun sağlanmadığı hususu haricinde) esas yönünden sabit olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla,

– Ödeme emri belgelerinin eklerindeki imza eksikliklerinden sorumluluğu bulunan muhasebe yetkilisinin, bu ödeme emri belgeleriyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararında da sorumluluğu bulunduğuna, (Bu karar karşısında ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, … ve …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğuyla,

– 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmü (gerekçede yer alan 12 hizmet yılı koşulunun sağlanmadığı hususu haricinde) esas yönünden sabit görülmekle birlikte, sorumluluk yönünden 10886 sayılı ödeme emri belgesinin kamu zararı tablosunda ve sorumluluk dağıtımında esas alınmaması gerekirken esas alınması sonucu 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmünün toplam kamu zararı ve sorumluluk dağıtımında hata içerdiği gerekçesiyle, 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmünün BOZULARAK, yeniden hüküm verilmesini teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE (….Daire Başkanı …, Üyeler …, … ve …’ün aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğuyla,

Karar verildiği 07.10.2020 tarih ve 48314 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(Üye …’ın esas yönünden karşı oy gerekçesi

153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmünün, İlamda yer alan gerekçeyle esas yönünden sabit olduğu ve sorumluluk yönünden tam ve doğru olduğu değerlendirilmektedir.

Buna göre İlam hükmünün Tasdiki gerekmektedir.

Üye …’in esas yönünden karşı oy gerekçesi

153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmünün, İlamda yer alan gerekçeyle, esastan sabit olduğu değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte, İlam hükmünde, vekaleten atama işlemini gerçekleştiren Belediye Başkanı …’un sorumlu tutulmamış olduğu görülmektedir. Ancak İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında, vekaleten atamayı gerçekleştiren Belediye Başkanının da sorumluluğa dahil edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, 14.08.2017 tarih ve 10886 sayılı ödeme emri belgesinin kamu zararı tablosunda ve sorumluluk dağıtımında esas aşınmaması gerekirken esas alınması sonucu 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmünün toplam kamu zararı ve sorumluluk dağıtımı bakımından hata içerdiği tespit edilmiştir.

Bu itibarla, 153 sayılı İlamın 7 ncı maddesi hükmü esastan sabit olmakla birlikte, Belediye Başkanının da sorumluluğa dahil edilmesi ve 10886 sayılı ödeme emri belgesi kamu zararı hesaplanmasında dahil tutulmadan İlamın toplam kamu zararı tutarı ve sorumluluk dağıtımının yeniden yapılması gerektiği gerekçeleriyle İlam hükmünün Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye …’ün esas yönünden karşı oy gerekçesi

153 sayılı İlamın 7 nci maddesinde tazmin hükmü, boş bulunan basın yayın ve halklar ilişkiler müdürlüğü kadrosuna 657 sy Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan atamada vekaleten atanan personelin asilde aranan şartları taşımamasına rağmen bu kişiye vekalet ücreti ödenmesi sonucu kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle verilmiştir.

Vekaleten atanma işleminde adı geçen kişinin 657 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatta yer alan asilde aranan şartları taşıdığı değerlendirilmektedir. 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesi gereği, asilde aranan şartları taşıyan bu kişinin vekaleten görevlendirilmesi sonucu kendisine vekalet aylığı ödenmesi mevzuata uygundur.

Buna göre, 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmüne konu uygulamada kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir. İlam hükmünün Kaldırılması gerekmektedir.

….Daire Başkanı …’in esas yönünden karşı oy gerekçesi

153 sayılı İlamın 7 nci maddesinde tazmin hükmü, boş bulunan basın yayın ve halklar ilişkiler müdürlüğü kadrosuna 657 sy Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan atamada vekaleten atanan personelin asilde aranan şartları taşımamasına rağmen bu kişiye vekalet ücreti ödenmesi sonucu kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle verilmiştir.

İlama konu uygulamada, 3. dereceli veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosundaki …’un 2 yıllık halkla ilişkiler yüksek okulu mezunu olduğu, denetim yılı itibarıyla 26 yıllık memuriyet hizmeti bulunduğu, 1. Dereceli Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü kadrosuna 12.05.2014 tarihinde vekaleten atandığı ve denetim yılı itibarıyla halen bu görevde bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda adı geçen kişinin 657 sayılı Kanunda belirtilen, bir göreve asaleten atanmada aranacak şartları taşıdığı görülmektedir.

İlama konu uygulamada kamu zararının bulunduğu ve tahsiline ilişkin hüküm, adı geçen personelin 657 sayılı Kanunda yer alan şartları değil, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1/a-2 ve 1/a-4 bentlerinde yer alan şartları …’un taşımadığı gerekçesiyle verilmiştir.

657 sayılı Kanunun vekalet ile ilgili 86, 174 ve 175 inci maddeleri hükümlerine bakıldığında, “görevde yükselme suretiyle vekaleten atanma” müessesesinin bulunmadığı görülmektedir. “Görevde yükselme suretiyle vekaleten atama” Kanunda düzenlenmemiş ve yönetmelik düzeyinde düzenlenmesi de öngörülmemiş olan bir müessesedir.

Diğer yandan, 2009 yürürlük tarihli Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin sebep unsurunu 657 sayılı Kanun teşkil etmekte iken ve Türk hukukunda bir alanın asli olarak yönetmelik ile düzenlenmesi mümkün değil iken, adı geçen Yönetmelikte görevde yükselme suretiyle vekaleten atama müessesesinin oluşturularak buna özel koşullar tespit edildiği görülmektedir. Dolayısıyla, …’un vekaleten atanmasında asilde aranan şartları sağlayıp sağlamadığı konusunda 657 sayılı Kanunda belirtilen koşulların sağlanıyor olması yeterli olup, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerinde görevde yükselme suretiyle atanmayla ilgili olarak belirtilen koşulların aranmaması gerekmektedir.

Bu itibarla, 657 sayılı Kanunda belirtilen şartları taşıyan …’un vekaleten görevlendirilmesinde bu kişinin asilde aranan şartları taşıyor olması ve bu kişiye vekalet görevi kapsamında yapılan ödemeler dolayısıyla kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle, 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi hükmünün Kaldırılması gerekmektedir.

….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, … ve …’ın muhasebe yetkilisinin sorumluluğu yönünden karşı oy gerekçeleri

İlamda 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi gereği imza eksikliğinden sorumlu muhasebe yetkilisinin İlama konu vekalet ücreti ödemelerinde oluşan kamu zararından da sorumluluğa iştirakı bulunduğu hükmü verilmiştir. Ancak 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde sorumlulukları belirlenmiş olan muhasebe yetkilisinin, ilama konum uygulamada oluşmuş olan imza eksikliğinden sorumluluğuyla, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan vekaleten atamada atanan kişinin asilde aranan şartları taşımıyor olması nedeniyle, bu kişiye vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken ödenmiş olması sonucu oluşan kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır.

Uygun illiyet bağı teorisi, Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin 43 üncü maddesi, İlama konu vekaleten görevlendirmenin uygun illiyet bağı teorisi kapsamında incelenmesi konusunda 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesiyle ilgili olarak yukarıda “Sorumluluk yönünden ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, … ve …’ın karşı oy gerekçeleri” başlığı altında yer alan açıklamalar 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi için de geçerlidir. Bu açıklamalara burada ayrıca yer verilmemektedir.

Dolayısıyla, İlama konu uygulamada imza eksikliğinden sorumlu Muhasebe Yetkilisi …’ın, vekalet ücreti ödenmesinde asilde aranan şartları taşımayan personele vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken ödenmesi sonucu oluşan kamu zararında, imza eksikliği ile asilde aranan şartları taşımayan personele vekalet ücreti ödenmesi arasında uygun illiyet bağı bulunmaması nedeniyle, sorumluluğa iştirakı bulunmadığı değerlendirilmektedir.)

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
Sorular:

1. İlamda belirtilen Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1/a-2 ve 1/a-4 bentlerinde yer alan şartları taşımadığı gerekçesiyle verilmiştir. Ancak 657 sayılı Kanunun vekalet ile ilgili 86, 174 ve 175 inci maddeleri hükümlerine bakıldığında, “görevde yükselme suretiyle vekaleten atanma” müessesesinin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumun doğru olup olmadığını sorarım.

2. İlama konu uygulamada oluşmuş olan imza eksikliğinden sorumlu muhasebe yetkilisinin, ilama konum uygulamada oluşmuş olan imza eksikliğinden sorumluluğuyla, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan vekaleten atamada atanan kişinin asilde aranan şartları taşımıyor olması nedeniyle, bu kişiye vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken ödenmiş olması sonucu oluşan kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmaktır mı? Bu hususta ayrıntılı bilgi talep ediyorum.

Cevaplar:

1. İlamda belirtilen Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1/a-2 ve 1/a-4 bentlerinde yer alan şartları taşımadığı gerekçesiyle verilmiştir. Ancak 657 sayılı Kanunun vekalet ile ilgili 86, 174 ve 175 inci maddeleri hükümlerine bakıldığında, “görevde yükselme suretiyle vekaleten atanma” müessesesinin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumun doğru olup olmadığını sorarım.

Cevap:
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle, İlama konu Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1/a-2 ve 1/a-4 bentlerinde yer alan şartları taşımadığı gerekçesiyle verilmiş olan İlamın, 153 sayılı İlama konu vekaleten görevlendirmenin uygun illiyet bağı teorisi kapsamında incelenmesi konusunda 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesiyle ilgili olarak yukarıda “Sorumluluk yönünden ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, … ve …’ın karşı oy gerekçeleri” başlığı altında yer alan açıklamalar 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi için de geçerlidir. Bu açıklamalara burada ayrıca yer verilmemektedir.

2. İlama konu uygulamada oluşmuş olan imza eksikliğinden sorumlu muhasebe yetkilisinin, ilama konum uygulamada oluşmuş olan imza eksikliğinden sorumluluğuyla, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan vekaleten atamada atanan kişinin asilde aranan şartları taşımıyor olması nedeniyle, bu kişiye vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken ödenmiş olması sonucu oluşan kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmaktır mı? Bu hususta ayrıntılı bilgi talep ediyorum.

Cevap:
Uygun illiyet bağı teorisi, Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin 43 üncü maddesi, İlama konu vekaleten görevlendirmenin uygun illiyet bağı teorisi kapsamında incelenmesi konusunda 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesiyle ilgili olarak yukarıda “Sorumluluk yönünden ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, … ve …’ın karşı oy gerekçeleri” başlığı altında yer alan açıklamalar 153 sayılı İlamın 7 nci maddesi için de geçerlidir. Bu açıklamalara burada ayrıca yer verilmemektedir.

Dolayısıyla, İlama konu uygulamada imza eksikliğinden sorumlu Muhasebe Yetkilisi …’ın, vekalet ücreti ödenmesinde asilde aranan şartları taşımayan personele vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken ödenmesi sonucu oluşan kamu zararında, imza eksikliği ile asilde aranan şartları taşımayan personele vekalet ücreti ödenmesi arasında uygun illiyet bağı bulunmaması nedeniyle, sorumluluğa iştirakı bulunmadığı değerlendirilmektedir.