|
ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediyede Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda görev yapan bir personelin, gerekli şartları sağlamadığı halde şef kadrosuna atanması ve bu atama sonucunda memur kadrosu yerine şef kadrosu için ödenen tutarlar üzerinden yapılan ödemelerin kamu zararına yol açtığı belirtilmiştir. İlgili personelin, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak atanması, bu durumun hukuka uygun olmadığını ortaya koymaktadır.
Kamu zararının oluşmasına neden olan atama işleminin, belediye başkanının yetkisi dahilinde olduğu ve bu nedenle kamu zararından sorumlu tutulduğu ifade edilmiştir. Sayıştay, atama işleminin mevzuata aykırı olduğunu ve bu nedenle ilgili ödemelerin geri alınması gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, atama işleminin iptali ve kamu zararının tazmini yönünde karar verilmiştir. Bu durum, kamu yönetiminde sorumluluk ve hesap verme ilkesinin önemini ortaya koymaktadır. |
| Kamu İdaresi Türü | Belediyeler ve Bağlı İdareler |
| Yılı | 2017 |
| Dairesi | 5 |
| Karar No | 45553 |
| İlam No | 48253 |
| Tutanak Tarihi | 30.9.2020 |
| Kararın Konusu | Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
Konu: Aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödeme tutarlarının memur kadrosu yerine şef kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi.
6-183 sayılı ilamın 10’uncu maddesi ile Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda görev yapan …’ın şartları sağlamadığı halde şef kadrosuna atanması ve aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödeme tutarlarının atabileceği memur kadrosu yerine şef kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan toplam …. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
Üst Yönetici … Adına Av. …, Harcama Yetkilileri … ve … tarafından verilen ortak mahiyetteki temyiz dilekçesinde;
2200 kişilik personeliyle dev bir kamu kurumu olan … Belediyesinde 5,10,11 nolu maddelere dair İlamın tüm konularına binaen ilgili birim personelleri ile ilgili Belediye Başkan Yardımcılarının görev ve sorumlulukları kapsamında gerçekleştirilen hukuki ve idari süreçler ile Belediyenin rutin hizmetlerinden bir Belediye Başkanı olarak müvekkilinin tek tek bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceği,
… Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından …. tarihinde tebliğ edilmiş olan …. Sayılı İmza Yetkileri Devri’ne göre atamalara dair tek imza yetkisinin sadece müvekkili uhdesinde bulunmadığını,
Keza; müvekkil zamanında bu atama işlemi gerçekleştirilirken ilgili birim müdürü veya başkan yardımcısı tarafından da mevzuata uygunluk açısından sözlü veya yazılı uyarıya maruz kalmadığını, lakin; müvekkilinin ilgili başkan yardımcısına ve müdüre bu atama talimatını vermiş olması dolayısı ile bahsi geçen atama kararının hukuka ve mevzuata uygunluğu ile bu atama kararının teknik ve bürokratik iş ve işlemlerinin müvekkilce ezbere bilinmesinin beklenemeyeceğini,
Bahsi geçen atama evrakının; müvekkiline son imza onayı için gelene kadar, öncelikle ilgili birim şefi ve müdürü sonra da başkan yardımcısı tarafından imzalandığını, bu bürokratik silsile ile gerçekleştirilen atamaya dair; müvekkilinin en uygun yöntem belirlenerek görevlendirilmesini istemesi dışında başkaca bir talimatı olmadığı gibi; suale bu şekilde muhatap olmasının hukuken abesle iştigal olduğunu,
Kaldı ki; ilgili Birim Müdürü ile Başkan Yardımcısı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne atanırken özellikle hukukçu kimliğini taşıması dolayısı ile …’e verildiğini, … Belediyesi tüm meclis üyeleri arasından da Başkan Yardımcıları seçilirken özellikle mevzuata hakim olabilmeleri açısından hukukçu kimliği olan isimlerden; eski 10 yıl boyunca Ayancık Belediye Başkanlığı görevini yürütmüş hem Öğretmen hem de Avukat … ile Avukat … isimlerinin özellikle seçildiğini,
Bu hususta yetkinin sadece en üst ita amirden sorulmasının hukukla bağdaştırılamayacağını,
Bahsi geçen atama evraklarında esasen imzası bulunan tüm ilgili müdürler …. , …. ve …. ‘ın, ilgili atama evrakının hazırlanmasını sağlayan ve esasen de ilgili evraklarda imzası bulunan şef …. , şef …. ile ilgili Başkan Yardımcısı …, Başkan Yardımcısı …’ün ehil titre sahip kişiler olmakla birlikle attıkları imzaların sorumluluğu dolayısı ile de ‘son imza onayı için’ müvekkilinin makamına her hangi bir evrak getirmeden önce; konunun hukuki mevzuata uygunluğunu detaylıca araştırmalı, konuyu gerekli süzgeçlerden geçirmeli ve mevzuatın uygun bulduğu şekilde müvekkilimin imza onayı için makamına evrakı tevdi etmekle birinci derecede sorumlu olduklarını,
Kaldı ki … Belediyesi ilgileri için tanzim olunan 30.05.2019 tarih, 183 sayılı ilama göre Sayıştay savcısının da görüşünün bu yönde olduğunu, bu hususun tekraren değerlendirilerek dikkate alınmasının önemli olduğunu, üst yöneticinin bir atama işlemi dolayısıyla bir emir verebileceğini lâkin; emirin kanun ve mevzuat yönünden uygunluğu emri yerine getiren atama evrakını hazırlayan veya görevi fiilen yerine getiren tüm personeli de kaplaması gerektiğini,
657Sayılı DMK’ya göre: Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:
Madde 11 – (Değişik: 12/5/1982 – 2670/4 md.)
Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. (2) (1) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “, tüzük ve yönetmeliklerle” ibaresi “ve diğer mevzuatla” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “, tüzük ve yönetmeliklerde” ibaresi “ve diğer mevzuatta” şeklinde değiştirilmiş; üçüncü fıkrasına “kanunlara” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine” ibaresi eklenmiştir.
(2) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “, tüzük ve yönetmeliklerde” ibaresi “ve diğer mevzuatta” şeklinde değiştirilmiştir.
Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.(l)
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır” hükümleri yer aldığını,
Tüm bu hatalı atamalar dolayısı ile müvekkiline bir kamu zimmeti en üst ita amir olması dolayısı ile çıkacaksa da bahsi geçen tüm ilgililere de aynı evrakı hazırlayarak son onay için müvekkiline sunmak dolayısı ile aynı oranda sorumluluk yüklenmesi gerektiğini; böylelikle Sayıştay Denetiminin yerindelik açısından uygunluğunun şaibeye mahal vermeyeceğini,
Dolayısıyla; İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …. , …. ve …. ile, şef …. ve şef …. ve ilgili Başkan Yardımcısı … ile …’in “hangi kanun maddesine dayanarak bu atama dosyasını hazırladıkları, bu soruya cevap vermeleri, ayrıca müvekkilinin şahsını sözlü ve ya yazılı olarak tek bir kez uyarmadıkları için görevlerini kötüye kullanmak sureti ile yanlış yönlendirdikleri” hususunun daha dikkate irdelenmesi, dolayısıyla; müvekkiline tazmin edilen zimmet hükümleri ile alakalı ‘asıl ilgililer’ olarak muhatap alınmaları ve soruşturulmaları gerektiğini,
Yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınmasının, hukuk kurallarına aykırı olduğu gibi yerleşik Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı ve Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu Kararına da aykırı olduğunu,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 günlü, 1973/14 sayılı kararıyla idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının ise; ancak hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere, idari dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağını,
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 1972/6 E, 1973/2 K ve 2… 0…. 1973 tarihli kararında (EK-11) da “Kamu hukukunun bir bölümü olan idare hukuku, (Devletin özel kişiler gibi hareket ettiği durumlar hariç) devlet ile kişilerin ilişkilerine ait kurallar topluluğu olup, özel hukuk ise, eşit hak ve menfaatlere sahip kişiler arasındaki hukuki ilişkilere ait kurallardan ibarettir. Bu durumun tabii bir sonucu olarak, idare hukuku ilişki ve anlaşmazlıklarına, idare hukuku kuralları, özel hukuk ilişki ve anlaşmazlıklarına ise özel hukuk kurallarının uygulanması gereklidir. (…) Bir idari tasarruf iradi veya gayri iradi sebeplerle sona erebilir. İradi olarak sona erme halleri kazai yoldan iptal, tasarrufun idare tarafından geri alınması, tasarrufun kaldırılması veya düzeltilmesi şeklinde özetlenebilir. Kazai yoldan iptal ile geri alma, genel hataları ile birbirine benzeyip geriye yürürler yani (makable şamil) olurlar. Tasarrufun kaldırılması ve düzeltilmesi ise, kaldırma ve düzeltme tarihlerinden itibaren hüküm ifade ederler, geriye yürüme tesirleri yoktur (Bu konuda bakınız, Tan Turgut, İdari İşlemin Geri alınması 1070, Sh. 2-12) İçtihat konusu uyuşmazlıkta, özellikle memurların intibaklarında, yapılan yanlış işlemin (intibakın) düzeltilmesi söz konusu imiş gibi görünmekte ise de, burada yanlış tasarruf geri alınmış ve ayrıca, hukuka uygun yeni bir işlem (intibak) yapılmış bulunmaktadır. Nitekim; idarenin geçmişte ödenen maaş farklarını geri istemek için davalar açmış olması da, idarenin amacının, bir geri alma tasarrufunda bulunmak olduğunu göstermektedir. (…) Yukarıdan beri yapılan açıklama ve incelemelerden anlaşılacağı gibi, yanlış bir şart tasarrufun idare tarafından geri alınmasından dolayı ödenmiş fazla paraların geri istenmesi davalarında, kamu yararı ile kişisel yararı uzlaştıracak, kamu ve hukuk düzenini sarsmayacak, aksine, bunlara güven ve devamlılık sağlayacak nitelikte en adil ve hukuki bir norm olarak iptal davası süresini, genel olarak yanlış şart tasarrufu, geriye yürü şekilde geri almak için bir sınır olarak kabul etmek, bu süre geçtikten sonra tasarrufun ancak ilerisi için hüküm ifade edecek şekilde geri alınabileceği, daha doğrusu ilerisi için değiştirilebileceği, tarzında bir sonuca varmak gerektir. Belirtilen süreler geçtikten sonra idare yanlış tasarrufunu geri alsa bile, geçmişteki durumlar artık kazanılmış durum niteliğinde olacağından, yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsiz olduğu da ileri sürülemeyecek ve geri istenmesi mümkün olmayacaktır.” tespitlerine yer verildiğini;
Yokluk ile mutlak butlan halleri hariç ve kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi de sebebiyet vermemiş olmak kaydıyla, idarenin yanlış şart tasarrufunu (özellikle yanlış intibak işlemini), ancak iptal davası süresi veya kanunlarda özel bir süre varsa bu süre içinde yahut iptal davası açılmışsa dava sonuna kadar, geriye yürür şekilde geri alabileceğine, bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınamayacağına ve bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halinde geri alma gününe kadar doğmuş durumların, parasal sonuçları da dâhil olmak üzere, hukuken kazanılmış durum olarak tanınması gerektiğine karar verildiğini,
Hatalı atanma sualinde bahsi geçen …’ın, …. Üniversitesi Turizm Meslek Yüksek Okulu Mezunu olup bahsi geçen hatalı atama işleminden önce yaklaşık 12 yıldır da müvekkilinin özel Hukuk Ofisinde asistanı olarak görev yaptığını, müvekkilinin … Belediye Başkanı olarak seçilmesinin akabinde ise; Özel Kalem Müdürlüğü bünyesinde önce taşeron personel kadrosunda, 04.05.2015 tarihinde ise Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanmış, görevi dolayısı ile …. tarihinde …. Sayı nolu açıktan atanma izni İçişleri Bakanlığı tarafından da onaylanmış ve onay evrakı da savunmamız ekinde olduğunu,
Daha sonraki süreçte gelişen, Özel Kalem Müdürlüğü görevinden sonra şef kadrosuna atanması hususunda, özellikle müvekkilinin vermiş olduğu bir talimat olmadığı gibi, bu konudaki müvekkilinin tek talimatının da, Özel Kalem Müdürlüğü görevinden azil edilerek, yine Özel Kalem Müdürlüğü bünyesinde görevli olması kaydı ile başka bir pozisyonda uygun bir kadroya geçişinin sağlanması hususunda olduğunu,
Yukarıda da hatalı olan diğer atama konularında daha önce de açıkça belirttiği gibi hangi kanunla hangi standartlarda hangi şekilde atama işlemi gerçekleştirilir vb. tüm konu ve hususlar ilgili şef, müdür ve başkan yardımcısı koordinesinde ilerlediğini, bu hatalı atamada da bahsi geçen Başkan Yardımcısı …, ilgili müdür …. ve atama evrakını hazırlayanın şef …. olduğunu, dolayısıyla da müvekkilinin yerine Sayıştay zimmet raporunda bahsi geçen kamu zararı dolayısı ile bu şahısların birinci derecede sorumlu tutulmaları gerektiğini, kaldı ki; atamanın usulüne veya mevzuata uygun olmadığı konusunda yine bu şahıslarca müvekkilinin tek bîr gün dahi uyarılmadığını,
Kaldı ki yukarıda emsal kararda da açıkça görüldüğü üzere istisnai kadrodan atama hakkı kullanılmak sureti ile önce Özel Kalem Müdürü akabinde de sınavsız olarak şef kadrosuna ataması yapılan …’ın, … Belediyesinde görev yaptığı süre boyunca görevini fiilen icra ettiğini, kendisine ve dolayısıyla müvekkiline zimmet olarak tazmin edilen maaş farkının her ne kadar hatalı atama dolayısı ile tazmin edilmiş olsa da, …’ın yukarıdaki Sayıştay kararları doğrultusunda, ortada fiilen görevini icra etmiş olan bir şef olduğu için, kamu zararı tespit edilmiş olmasının; yasaya, mevzuata ve Sayıştay İçtihatlerine de aykırı olduğunu,
Tüm bunların dışında; Sayıştay Denetimi esnasında ortaya çıkan bulguya istinaden yukarıda bahsi geçen hatalı atama işlemi iptal edilmiş, bundan sonra doğabilecek yeni kamu zararlarının da önüne geçilmiş olduğunu,
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri, yapılan tespit ve açıklamaların bir arada değerlendirilmesi ve emsal kararların da incelenmesi halinde resen dikkate alınacak nedenlerle, tazmini gerektirecek herhangi bir kamu zararının meydan gelmediğini, keza, müvekkilinin atama öncesinde, atama hazırlık süreci ile bağlantılı hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek
verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerçekleştirme Görevlileri … ve … tarafından verilen ortak mahiyetteki temyiz dilekçesinde;
…. tarih ve …. sayılı personel hareket onayı ile Genel İdari Hizmetler Sınıfı “Memur” kadrosuna ataması yapılarak usulsüz atamanın düzeltildiğini ve 15 Mart 2018 maaşından itibaren halen memur kadrosu maaşını almaya devam ettiğini,
Daha önce sorgu konusu madde ile ilgili Sayıştay Başkanlığına sunduğu yazılı savunmanın yeniden değerlendirilerek, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte …’ın Şef kadrosuna atanması ve şef maaşı alması ile ilgili olarak mevzuata aykırı olan bir kamu zararı bulunuyor ise de sorumluluğun kendisine ait olmadığını, oluşan kamu zararının atama işlemlerini onaylayan ve atama işlemlerinde isimleri ve imzaları bulunanlar ile ödeme yapılan ilgili kişiye fazla ödenen maaş tutarlarının ilgiliden tahsil edilmesini talep ettiğini, belirtmektedir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Tüm dilekçeler için ortak mahiyetteki Başsavcılık Mütalaası’nda;
“Temyiz dilekçesinde; ” Dolayısıyla, sadece bulunduğum Müdürlük gereği Müdürlükte çalışan personelin maaşını alması amacıyla Harcama Yetkilisi olarak hazırlanan maaş ödeme belgelerini imzaladığım göz önünde bulundurularak, hatalı atama yapılmasında şahsımın yükümlü olmadığını göz önünde bulundurmanızı makamınızdan arz ederim.
Kaldı ki, hem yukarıda hem de aşağıda pek çok EMSAL kararda da açıkça görüldüğü üzere; istisnai kadrodan atama hakkı kullanılmak sureti ile önce Özel Kalem Müdürü akabinde de sınavsız olarak şef kadrosuna ataması yapılan …, … Belediyesi’nde görev yaptığı süre boyunca görevini fiilen icra etmiştir. Zimmet olarak tanzim edilen maaş farkı her ne kadar hatalı atama dolayısı ile tanzim edilmiş olsa da, örneğini sunduğum Sayıştay kararları doğrultusunda, ortada fiilen görevini icra etmiş olan bir şef olduğu için, kamu zararı tespit edilmiş olması; yasaya, mevzuata ve Sayıştay içtihatlerine aykırıdır.
Tüm bunların dışında belirtmek isterim ki; Sayıştay Denetimi esnasında ortaya çıkan bulguya istinaden yukarıda bahsi geçen hatalı atama işlemi iptal edilmiş, bundan sonra doğabilecek yeni kamu zararlarının da önüne geçilmiştir.
Gereğini Başkanlığınıza arz ederim.” denilmektedir.
04.0… 2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin görevde yükselmeye tabi kadroların sayıldığı 5 inci maddesinde “Şef, koruma ve güvenlik şefi, bando şefi.” denilmek suretiyle şef kadrosuna atanabilmenin görevde yükselmeye tabi olduğu belirtilmiştir.
Mezkûr Yönetmeliğin görevde yükselmeye tabi kadrolar için genel şartların sayıldığı 6 ncı maddesinde “Görevde yükselme sınavında başarılı olmak” ve “Bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen alt görevlerde toplam en az bir yıl çalışmış olmak.” şartları genel şart olarak sayılmıştır.
Mezkûr Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında ise görevde yükselmeye tabi kadrolara atabilmek için özel şartlar sayılmıştır. Bu maddenin 1 inci fıkrasının (e) bendinde şef kadrosuna atanabilmek için “En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak”, “Son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde en az iki yıl süreyle çalışmış olmak” şartları sayılmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde şef kadrosuna atanabilmek için görevde yükselme sınavını kazanması, mezkûr Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, veznedar, ambar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, koruma ve güvenlik görevlisi, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar, şoför görevlerinde 2 yıl bulunması gerekmektedir.
… Belediyesinin özel kalem müdürü kadrosuna atanan …, …. tarihli ve 1355 sayılı olur Belediye Başkanı … tarafından şef kadrosuna atanmıştır. …’ın Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde 2 yıl bulunma ve sınav şartlarını sağlamadığından şef kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.
5018 sayılı Kanunun ‘Harcama talimatı ve sorumluluk’ başlıklı 32 inci maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır.” Hükmü yer almaktadır.
Sorumlulukla ilgili 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu, “5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştay’a karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,” karar vermiştir.
Gerek 5018 sayılı Kanun hükümleri gerekse Sayıştay Genel Kurul Kararı gereği, yargılamaya konu olayda adı geçen Harcama Yetkilisinin sorumlu tutulmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve Gerçekleştirme Görevlileriyle birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, talebin reddedilerek Daire kararının onaylanmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.” denilmiştir.
Duruşmaya katılan Üst Yönetici …, atamayla ilgili olarak kendisinin özel bir talimatı olmadığını, atamaları İnsan Kaynakları Müdürü ve ilgili Başkan Yardımcısının hatalı gerçekleştirdiğini ve kamu zararından sorumlu tutulmaları gerektiğini ifade ederek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Duruşmaya Üst Yönetici … adına katılan Av. … ise Belediye Başkanının Üst Yönetici olarak atanma şartlarının oluşup oluşmadığını kontrol edemeyeceğini, bunun İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerin söz konusu ödemelerden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı önceki mütalaalarında belirtiği hususları belirterek daire kararının onanması yönünde görüş belirtmiştir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici … ve Harcama Yetkilisi … ve Üst Yönetici … adına katılan Av. … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
04.0… 2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin görevde yükselmeye tabi kadroların sayıldığı 5 inci maddesinde “Şef, koruma ve güvenlik şefi, bando şefi.” denilmek suretiyle şef kadrosuna atanabilmenin görevde yükselmeye tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin görevde yükselmeye tabi kadrolar için genel şartların sayıldığı 6 ncı maddesinde “Görevde yükselme sınavında başarılı olmak” ve “Bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen alt görevlerde toplam en az bir yıl çalışmış olmak.” şartları genel şart olarak sayılmıştır.
Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında ise görevde yükselmeye tabi kadrolara atabilmek için özel şartlar sayılmıştır. Bu maddenin 1 inci fıkrasının (e) bendinde şef kadrosuna atanabilmek için “En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak”, “Son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde en az iki yıl süreyle çalışmış olmak” şartları sayılmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde şef kadrosuna atanabilmek için görevde yükselme sınavını kazanması, mezkûr Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, veznedar, ambar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, koruma ve güvenlik görevlisi, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar, şoför görevlerinde 2 yıl bulunması gerekmektedir.
Esas Yönünden İnceleme
… Belediyesi özel kalem müdürlüğü kadrosuna atanan …, …. tarihli ve 1355 sayılı olur Belediye Başkanı … tarafından şef kadrosuna atanmıştır. …’ın Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde 2 yıl bulunma ve sınav şartlarını sağlamadığından şef kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.
183 Sayılı İlamın 10’uncu maddesinde belirtildiği üzere, … … Belediyesi tarafından Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda görev yapan …’ın Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte sayılan şartları sağlamadığı halde şef kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu, bu nedenle memur kadrosuna atanabilecekken şef kadrosuna atanması dolayısıyla aldığı ödemelerden dolayı kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından ilam esas yönünden mevzuata uygun bulunmaktadır.
Sorumluluk Yönünden İnceleme
183 sayılı İlamın 10’uncu maddesinde …. TL kamu zararından, atamayı gerçekleştiren Üst Yönetici (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Kamu zararının doğmasına neden olan işlemin Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda görev yapan …’ın şartları sağlamadığı halde şef kadrosunda atanması olduğu görülmektedir.
5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendinde, belediye personelinin atanması belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmasından dolayı ilamda Belediye Başkanı kamu zararından sorumlu tutulmuştur.
Ancak atamaya ilişkin …. tarihli Personel Hareketleri Onayında atamayı onaylayanların Belediye Başkanı … ve Belediye Başkan Yardımcısı … olduğu görülmektedir. Dolayısıyla kamu zararından, Belediye Başkanı … ve Belediye Başkan Yardımcısı …’in sorumlu tutulması gerekmektedir.
Söz konusu atama işleminde, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yetki ve sorumluluğu bulunmadığı, bir kez atama yapıldıktan sonra ilgili kadroya ilişkin ödemelerin yapılmasının doğal ve hukuki olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, … … Belediyesi tarafından Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda görev yapan …’ın şartları sağlamadığı halde şef kadrosuna atanması ve aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödeme tutarlarının atabileceği memur kadrosu yerine şef kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan toplam …. TL’ye 183 sayılı İlamın 10’uncu maddesiyle verilen tazmin hükmünün, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda sorumluluk yönünden BOZULMASINA, sorumluluğun yalnızca atamayı yapan Belediye Başkanı ve atama onayında bulunan Başkan Yardımcısının uhdesinde kalması suretiyle, yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üyeler …. , …. ve …. ‘ın aşağıda yazılı ilave gerekçesi, Temyiz Kurulu ve … Daire Başkanı …, …. Daire Başkanı …. , Üyeler …. ve …. ‘ın aşağıda yazılı farklı gerekçeleri ile Üyeler …. , …. ve …. ‘ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 30.09.2020 tarih ve 48253 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
İlave gerekçe
Üye …. , Üye …. ve Üye …. ‘ın ilave gerekçesi:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde harcamanın çeşidine göre aranacak belgeler belirlenmiş olup, “Aylıklar” başlıklı 8 inci maddesinde; aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenecek belgeler sayılarak; bunlardan birisinin de “İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı” olduğu ifade edilmiştir.
Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda görev yapan …’ın şartları sağlamadığı halde şef kadrosuna atanması 2017 yılında gerçekleşmiştir.
Söz konusu atama sonrası yapılan aylık ödemelerinde, ödeme emrine atama evrakının eklenmesi nedeniyle harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin söz konusu evrakın içeriğinin incelenmesinden ve mevzuata aykırı yapılan ödemeden sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, atamayı onaylayan Belediye Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısının yanı sıra harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulması gerekir.
Farklı gerekçe
… Daire Başkanı … ve Üye …. ‘in farklı gerekçesi:
5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendinde, belediye personelinin atanması belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla kamu zararından atama yetkisine sahip Belediye Başkanının tek başına sorumlu tutulması gerekir.
…. Daire Başkan …. ve Üye …. ‘ın farklı gerekçesi:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.
Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna gelince, 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında gerçekleştirme görevlilerinin, iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi hususlarında sorumluluklarının bulunduğu hüküm altına alınmıştır.
3…. 12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir” denilmektedir. Aynı düzenlemede, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemlerin, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden de kontrol edileceği ifade edilmiş ise de, bu sorumluluğun öncelikle yönetim sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Ancak yönetim sorumluluğu, gerçekleştirme görevlilerinin mali sorumluluğunun bulunmadığı gibi değerlendirilemeyeceği gibi, 5018 sayılı kanun öncesinde olduğu gibi gerçekleştirme memurlarının adeta bidayetten zimmettar addedilerek her ödemeden sorumlu tutulmalarını da gerektirmez.
Söz konusu olayda üst yönetici Belediye Başkanı ve Başkan Yardımcısı tarafından imzalanmış bir atama onayı ve kanuna aykırılığı araştırmakla sorumlu harcama yetkilisince verilmiş harcama talimatı varken, iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi ile görevli olan ve söz konusu sözleşme ve harcama talimatına uygun işlem yapan, ve hayatın olağan akışına göre adı geçen amirlere itiraz edebilmesi de mümkün bulunmayan memur, VHKİ hatta işçi statüsündeki gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa dahil edilmesi hakkaniyetle bağdaşmaz. Bu bağlamda atama gereği yapılan harcamalardan gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaması gerekir.
Bu itibarla, yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu, ancak ilgililerin sorumluluğa ilişkin itirazının kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle tazmin hükmünün sorumluluk yönünden bozularak, …. tarihli Personel Hareketleri Onayında imzası bulunan Belediye Başkanı … ve Belediye Başkan Yardımcısı …’in yanısıra ödeme emri belgesinde imzası bulunan Harcama Yetkililerinin sorumlu tutulması ve yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesi gerekir.
Karşı oy gerekçesi
Üye …. , Üye …. ve Üye …. ‘ın karşı oy gerekçesi:
5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendinde, belediye personelinin atanması belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmasından dolayı Belediye Başkanının kamu zararından sorumlu tutulması gerekmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülükleri 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.
Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlileri, atama, mevzuata aykırılık teşkil etse dahi, yapılan ödemenin mevzuata aykırı olmasından sorumludurlar ve gerekli kontrolleri yaparak yapılan ödemelerin mevzuata uygun hale getirilmesini sağlamakla yükümlüdürler.
Bu bağlamda Belediye Başkanının yanı sıra, ödeme emrine imza atan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de mevzuata aykırı ödemeden sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, 183 numaralı ilamın 10’unci maddesiyle verilen tazmin hükmünün yukarıda yapılan açıklamalar ve ilamda belirtilen sorumluluklar çerçevesinde TASDİKİNE, karar verilmesi gerekir.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
Tazmin kararı nasıl verilir? Tazmin kararı, kamu zararına neden olanın sorumluluğunu belirten bir karardır. Kamu zararına neden olanla ilgili tazmin kararında maddi bir ödeme talep edilebilir. Tazmin kararı genellikle kamu zararını veren personelin işten çıkarması ya da cezalandırılmasına eşittir. |