6. Daire  2002/1217 E.  2003/844 K.

Kararın Düzeltmesini İsteyen : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

Karşı Taraf : … Deniz Acen. Nak. ve Tic. AŞ.

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Danıştay Altıncı Dairesince verilen 7.11.2001 günlü, K:2001/5231 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istemidir.

Savunmanın Özeti :Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Selçuk Topal”ın Düşüncesi : Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 11.7.2002 günlü, E:2002/178, K:2002/639 sayılı kararında belirtildiği üzere; 2872 sayılı Yasanın “İdari Cezalarda Yetki” başlıklı 24/a ve “Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri İle Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik” in 12. maddesi; 1580 sayılı Belediye Kanununun 107. maddesi; Belediye Zabıta Personel Yönetmeliğinin 3. maddesi ve 3030 sayılı Yasanın büyükşehir belediye başkanının görevlerini düzenleyen 14, maddesinin f ve p bentlerinde yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, 2872 sayılı Yasanın ve “Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri İle Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik” in 12. maddesinde yer alan büyükşehir belediye başkanlıkları ifadesinin bütün bir belediye teşkilatını içine alan tüzel kişiliği ifade ettiği, belediye başkanının ise bu tüzel kişiliği temsil etmeye yetkili olan kişi olduğu anlaşılmaktadır.

2872 sayılı Yasanın 24/a maddesinde büyükşehir belediye başkanlıkları tabiri ile büyükşehir belediye başkanlığının tüzel kişiliği ifade edilmiş ve bu cezanın büyükşehir belediye başkanlıkları tarafından verilmesi amaçlanmıştır.

Yetki devri yasal düzenlemelerin açıkça öngördüğü veya yasaklamadığı konularda bir görev yerine ait yetkinin başka bir görev yerine aktarılmasıdır. Bu tüzel kişilik içinde yetki devri yapılması sonucunda yapılan işlem ve eylemler o tüzel kişiliğe mal edilir. Eğer yasa belli bir konuda idari makamı değil de o kamu hizmetini yürüten kişiyi yetkili kılmışsa yetkinin doğrudan doğruya bu kişi tarafından kullanılması gerekir.

2872 sayılı Yasanın 24/a maddesinde büyükşehir belediye başkanlıkları tabiri ile büyükşehir belediye başkanlığının tüzel kişiliği ifade edilmiş ve bu cezanın büyükşehir belediye başkanlıkları tarafından verilmesi amaçlanmıştır.

Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, büyükşehir belediye başkanlıkları tabiri ile büyükşehir belediye başkanı kastedilmediğinden büyükşehir belediye başkanına bağlı olan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Zabıta Memuru tarafından büyükşehir belediye başkanının devrettiği yetkiye dayanarak 2872 sayılı Yasanın 22. ve 24. maddeleri uyarınca para cezası verilmesi işleminde yetki yönünden mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek dava konusu işlemin yetki yönünden iptali yolundaki idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı A.Kemal Terlemezoğlu”nun Düşüncesi : Karar düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

2577 sayılı Yasanın 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden, Dairemizin 7.11.2001 günlü, E:2000/4483, K:2001/5231 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi.

Dava, 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca deniz kirliliğine neden olunduğu için 19.650.000.000.-lira para cezası verilmesine ilişkin 11.9.1999 günlü, 007/003 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış; idare mahkemesince, davalı idare tarafından yapılan denetimde denize kirli su basmak suretiyle çevre kirliliğine neden olduğunun tespit edildiği; 2872 sayılı Yasa uyarınca para cezasının büyükşehir belediye başkanı tarafından verilmesi gerekirken yasal olarak yetki devri mümkün olmayan zabıta görevlisince büyükşehir belediye başkanı adına para cezası verildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde yetki yönünden mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2872 sayılı Yasanın “İdari Cezalarda Yetki” başlıklı 24/a ve “Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri İle Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik” in 12. maddesinde: “Büyükşehir belediye hudutları içinde kalan sahillerimiz, boğazlarımız ile liman ve körfezlerimizde; göl ve akarsularımızda cezalar büyükşehir belediye başkanlıkları tarafından verilir.” hükmü yer almıştır.

1580 sayılı Belediye Kanununun 107. maddesinde: “Belediye zabıtası teşkilatı doğrudan doğruya belediye reisinin ve belediye şubelerine ayrılan yerlerde şubelere merbut teşkilat, belediye müdürlerinin emri altında bulunur.” hükmü yer almakta ve Belediye Zabıta Personel Yönetmeliğinin 3. maddesinde de: “Belediye zabıtası kuruluşu doğrudan doğruya belediye başkanının ve belediye şubelerine ayrılan yerlerde şubeye bağlı zabıta personeli belediye şube müdürlerinin emri altındadır.” hükmüne yer verilerek zabıta teşkilatının doğrudan doğruya belediye başkanına bağlı olduğu belirtilmiştir.

3030 sayılı Yasanın büyükşehir belediye başkanının görevlerini düzenleyen 14. maddesinin f bendinde: “Büyükşehir belediyesinin gelir, alacak, hak ve menfaatlerini izlemek ve tahsil ettirmek”, aynı maddenin p bendinde de: “Büyükşehir belediyesince işletilen alanlarda zabıta hizmeti ile diğer belediye hizmetleri ve ruhsat verme işlemlerini yürütmek” belediye başkanının görevleri arasında sayılmıştır.

Yukarıda belirtilen Yasa ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 2872 sayılı Yasanın ve “Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri İle Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik” in 12. maddesinde yer alan büyükşehir belediye başkanlıkları ifadesinin bütün bir belediye teşkilatını içine alan tüzel kişiliği ifade ettiği, belediye başkanının ise bu tüzel kişiliği temsil etmeye yetkili olan kişi olduğu anlaşılmaktadır.

Kamu yöneticilerinin yetki ve görevleri yasalarla belirlenir. Bu husus kamu hizmetinin düzenli ve devamlı bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacına yönelik olduğu kadar görev ve yetkinin kamu düzeniyle ilgili olmasından kaynaklanmaktadır. 2872 sayılı Yasanın 24/a maddesinde büyükşehir belediye başkanlıkları tabiri ile büyükşehir belediye başkanlığının tüzel kişiliği ifade edilmiş ve bu cezanın büyükşehir belediye başkanlıkları tarafından verilmesi amaçlanmıştır.

Kanun koyucu cezanın belediye başkanı tarafından verilmesini amaçlamış olsaydı, aynı maddede: “Yukarıdaki maddelerde gösterilen cezalar doğrudan doğruya mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilir.” hükmünde olduğu gibi cezanın büyükşehir belediye başkanı tarafından verileceği şeklinde açıkça bir düzenleme yapardı.

Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, büyükşehir belediye başkanlıkları tabiri ile büyükşehir belediye başkanı kastedilmediğinden büyükşehir belediye başkanına bağlı olan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Zabıta Memuru tarafından büyükşehir belediye başkanının devrettiği yetkiye dayanarak 2872 sayılı Yasanın 22. ve 24. maddeleri uyarınca para cezası verilmesi işleminde yetki yönünden mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 11.7.2002 günlü, E:2002/178, K;2002/639 sayılı kararı da bu yöndedir.

Bu durumda, aksi yönde verilen idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle İstanbul 2.İdare Mahkemesinin 14.4.2000 günlü, E:1999/1093, K:2000/293 sayılı kararının BOZULMASINA, …, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 5.2.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.


ÖZET: Danıştay Altıncı Dairesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca verilen para cezasının yetki yönünden iptaline ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Mahkeme, cezanın büyükşehir belediye başkanı yerine, yetki devriyle zabıta memuru tarafından verildiğini belirterek mevzuata aykırılık tespit etmiştir. Ancak Danıştay, büyükşehir belediye başkanlıklarının tüzel kişiliği temsil ettiğini ve cezanın bu tüzel kişilik tarafından verilmesinin yasal olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle, idare mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.