9. Daire 2010/583  E.  2013/3260 K.

İstemin Özeti : Davacı şirket tarafından gerçekleştirilen inşaatın hafriyat çalışmaları sırasında belediyeye ait asfaltın hasar gördüğünden bahisle, asfalt tahrip bedeli istenilmesine ilişkin 30.12.2004 tarih ve C:2004/2947.09 sayılı Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davayı reddeden Ankara 2. Vergi Mahkemesi’nin 22/10/2009 tarih ve E:2009/1152, K:2009/1773 sayılı kararının dilekçede ileri sürülen nedenlerle bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Tetkik Hakimi Aysel Bedir’in Düşüncesi : Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

İstem, davacı şirket tarafından gerçekleştirilen inşaatın hafriyat çalışmaları sırasında belediyeye ait asfaltın hasar gördüğünden bahisle, asfalt tahrip bedeli istenilmesine ilişkin 30.12.2004 tarih ve C/2004/2947.09 sayılı Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasına ilişkindir.

486 Sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında Kanunun 2. maddesinde, umumi ana lağımlariyla su yollarını hasbezzarure açtıranların belediyece tayin edilen müddet zarfında hali sabıkına icra mecbur oldukları, müddeti mezkure zarfında yapılmadığı takdirde belediyece bilkeşif yaptırılacağı, belediyece sarf olunan para alındıktan başka masarifi vakıanın yüzde onunun da ayrıca cezaen istifa olunacağı, yine aynı Kanunun 4.maddesinde ise belediyece sıhhat ve selameti umumiye için mahzuru görülen hususi mecra ve lağım, kuyu ve çukurların nihayet bir hafta zarfında izalei mahzurunun sahibine tebliğ olunacağı, tebligatı vakıa alakadaran tarafından nazarı itibara alınmadığı takdirde belediyece keşfi mucibince yaptırılarak mahzur izale ve sarfiyat tahsil olunduktan başka masarifi vakıanın yüzde onunun da cezaen istifa olunacağı, bunun da rusumu belediye gibi tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.

Yukarıda anılan yasal düzenlemeye göre, kamunun sıhhat ve selameti için mahzurlu görülen yollardaki kuyu, çukur ve diğer tahribatın giderilmesinin bir hafta müddet verilerek tahribatı yapanlara tebliğ edileceği, bu tebligatın ilgilisi tarafından nazarı itibara alınmaması durumunda mahzurun belediyece giderileceği ve belediyenin yaptığı bu harcama tahsil olunduktan başka yüzde onunun da ceza olarak ilgilisinden tahsil edileceği anlaşılmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, Ö… Mahallesi 87. Sokak 2. Cadde N:3…/10 adresinde davacının yapmakta olduğu bina inşaatının hafriyat çalışması sırasında iş makineleri ve hafriyat kamyonları tarafından 308.30 m2’lik asfaltın tahrip edildiğinin tespit edildiği, bu nedenle, Çankaya Belediye Encümeninin 30.12.2004 tarih ve C:2004/2947.09 sayılı kararı ile davacı şirketten asfalt tahrip bedeli istenildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda sözü edilen Yasa hükümleri karşısında, davacıya verdiği hasarı gidermesi için tebligat yapılmasına buna rağmen hasarın giderilmemesi üzerine davalı idare tarafından yolların onarılması, bunun sonucunda yapılan harcamanın belirlenmesi ve bulunan miktarın %10 cezası ile birlikte davacıdan tahsili yoluna gidilmesi gerekmektedir.

Bu hususlar dikkate alınmaksızın davalı idarece, Belediye Encümeni kararı esas alınarak asfalt tahrip bedelinin istenmesinde kanuna uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, Ankara 2. Vergi Mahkemesi’nin 22/10/2009 tarih ve E:2009/1152, K:2009/1773 sayılı kararının bozulmasına, 08.04.2013 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.


ÖZET: Davacı şirket, inşaat hafriyat çalışmaları sırasında belediyeye ait asfaltın hasar gördüğünü belirterek, 30.12.2004 tarihli Belediye Encümeni kararının iptali için dava açmıştır. Ankara 2. Vergi Mahkemesi, davayı reddetmiştir. Danıştay Dokuzuncu Dairesi, vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiğine karar vermiştir. Yasal düzenlemelere göre, hasar gören yolların onarılması için davacıya tebligat yapılması ve hasarın giderilmemesi durumunda belediye tarafından onarım masraflarının tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu hususlar dikkate alınmadan yapılan talep hukuka aykırıdır.