ÖZET: Geceleme hizmetlerinde KDV oranı uygulamasıyla ilgili olarak, turizm işletme belgesi veya işyeri açma ruhsatı bulunmayan mükelleflerin, bu belgeleri olan işletmelerden kiralama yapmaları durumunda, ruhsatın kullanımı ve ruhsat alma gerekliliği konularında belirsizlikler yaşanmaktadır. Bu bağlamda, ilgili Bakanlık görüşü talep edilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde, bir ticari işletmeyi kendi adına işleten kişilerin tacir olarak kabul edildiği ve işyeri açma ruhsatı almadan faaliyet gösteremeyecekleri belirtilmektedir. Ayrıca, aynı adreste bulunan farklı işletmelerin her birinin ayrı ruhsat alması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu durum, işletmecilerin faaliyetlerini mevzuata uygun şekilde sürdürmeleri açısından önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, her işletmecinin kendi faaliyet alanına uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alması zorunludur. Bu düzenlemeler, yetkili idareler tarafından denetlenmekte ve mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmelerin kapatılması söz konusu olabilmektedir.

T.C.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı : 71188846/250/88106 20/04/2020 Konu : Geceleme Hizmetinde KDV Oranı

…. BAKANLIĞINA

Başkanlığı)

İlgi : .. tarihli ve .. sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Başkanlığınızca indirimli KDV oranı uygulamasında esas alınmak üzere kendi adına düzenlenmiş turizm işletme belgesi ya da işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan mükellefler tarafından bu belgeleri haiz kişilerin tesislerinde kiralama yapıldığında, konaklama tesisini kiralayanlara ait ruhsatın kullanılıp kullanılamayacağı, kendi adlarına ruhsat alınmasının gerekli olup olmadığı, ruhsat alınmamasının mevzuata uygun olup olmadığı hususlarında tereddüde düşüldüğünden Bakanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 12 inci maddesi “(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.

(2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.

…” hükmünü,

15 inci maddesi “(1) İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. …” hükmünü,

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in 6 ncı maddesinin birinci fıkrası “Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır.” ve üçüncü fıkrası “İşyeri açmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, işyerlerini bu Yönetmeliğe uygun olarak tanzim ettikten sonra Örnek 1 ve 2’de yer alan durumlarına uygun formu doldurarak yetkili idareye başvurur.” hükmünü,

10 uncu maddesi “Adresi ve işleticisi aynı olan ve birden fazla faaliyet konusu bulunan işyerlerine, ana faaliyet dalı esas alınarak tek ruhsat düzenlenir. Talî faaliyet konuları ruhsatta ayrıca belirtilir.

Aynı adreste bulunsa bile ana faaliyet konusu veya işletmecisi farklı olan işyerlerine ayrı ayrı ruhsat düzenlenir.

İşyerlerinin depo olarak kullandıkları yerler, işyeri açma ve çalışma ruhsatında gösterilir.” hükmünü,

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 156 ncı maddesi “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” hükmünü,

2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Çeşitli Harçlarla İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 10 uncu maddesi “Belediye sınırları veya mücavir alanlar içinde bir iş yeri açmak İşyeri Açma İzni Harcına tabidir.

Bu harcın uygulanmasında işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, fabrika, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence, dinlenme ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai ve mesleki bir faaliyetle başka bir iş ve girişimin yapılmasına ayrılan ya da bu faaliyet, iş ve teşebbüslerde kullanılan yerlerdir. ” hükmünü,

Adres ve Numaralamaya İlişkin Yönetmelik’in 4 üncü maddesi “

(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;

a) Adres: Herhangi bir toprak parçası veya binanın coğrafi konumu ve işlevi açısından tanımlanmasını,” hükmünü amirdir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri kapsamında, ilgili mevzuatına göre tacir veya esnaf sayılıp İşyeri Açma ve Çalışma Mevzuatına tabi bir işle iştigal eden her bir işletmecinin işyeri açma ve çalışma ruhsatına tabi olduğu, söz konusu faaliyetlerin aynı adresteki yerde yapılmasının bu yerin farklı iş yerleri olarak değerlendirilmesine engel olmadığı, dolayısıyla aynı adreste faaliyette bulunan her bir işletmecinin faaliyet konusu itibarıyla ayrı ayrı ruhsatlandırılması ve dahi turizm işletmesi belgesi alması gerekmekte olup anılan kriterlere uygun olarak faaliyette bulunmayan işletmeciler yetkili idareler tarafından faaliyetten men edilmektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

Bakan a.

Genel Müdür