|
ÖZET: 657 sayılı Kanunun 36/C maddesi çerçevesinde değerlendirilecek hizmetlerin varlığının, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen prim ödeme belgesi ile kanıtlanması gerekmektedir. Bu bağlamda, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli personel olarak görev yapan bir çalışanın, Devlet memurluğuna geçişi sırasında BAĞ-KUR borçlanması ile karşılaşması söz konusu olmuştur. İlgili personelin, 5510 sayılı Kanun’un geçici 63. maddesi gereğince sağlanan af kapsamında, borcunun silinmesi ya da ödenmesi için iki seçenek sunulmuş ve kişi günlerinin silinmesini talep etmiştir. Ancak, bu durumun kazanılmış hak aylığında nasıl değerlendirileceği hususu önemli bir tartışma konusu olmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/C maddesi, sağlık hizmetleri alanında çalışanların memurluğa geçiş öncesi sürelerinin 3/4’ünün memuriyet süresine sayılmasına olanak tanımaktadır. Ancak, bu durumun geçerli olabilmesi için ilgili kişilerin sağlık hizmetleri alanında çalıştıklarını kanıtlamaları ve SGK’dan gerekli belgeleri temin etmeleri gerekmektedir. Ayrıca, işten ayrılan çalışanlara işverenleri tarafından verilmesi gereken belgelerin doğru ve zamanında verilmesi, işçinin haklarını korumak açısından büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, değerlendirilecek hizmetlerin SSK ve BAĞ-KUR üzerinden belgelendirilmesi esastır. Klinik hizmet döneminde prim ödememiş ve bu süreleri af kapsamında silinmiş olan bir çalışanın, bu sürelerin kazanılmış hak aylığında sayılması mümkün değildir. Bu durum, ilgili mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde net bir şekilde ortaya konulmuştur. |
NOT: 657 sayılı Kanunun 36/C maddesi kapsamında değerlendirilecek hizmetlerin gerçekleşmiş olup olmadığının SGK’dan alınan prim ödeme belgesi ile ispatlanacağı
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı: E-53773008-622.02-11240529 17/12/2024
Konu: Görüş (657 sayılı Kanunun 36/C Maddesi Kapsamında Değerlendirilecek
Hizmetlerin Gerçekleşmiş Olup Olmadığının Sosyal Güvenlik Kurumundan
Alınan Prim Ödeme Belgesi ile İspatlanacağı)
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
İlgi: tarihli ve sayılı yazı.
Başkanlığınızda 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdam edilmekte iken 7433 sayıl Kanun gereğince Devlet memuriyetine geçişi yapılan personelin klinik hizmetini yaptığı dönem sonucunda BAĞ-KUR borçlanması çıktığı, 5510 sayılı Kanunun geçici 63 üncü maddesi hükmüne istinaden af çıktığından kendisine günlerin silinmesi veya borcun ödenmesi doğrultusunda 2 seçenek sunulduğu, ilgilinin günlerini silinmesini istediği ve hizmet dökümünde de 1479-63 Terk Kodu düşülerek gün sayısı sıfır (0) olarak belirtildiğinden bahisle bu günlerin kazanılmış hak aylığında sayılıp sayılamayacağına ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36/C maddesinin ikinci fıkrasında, “Sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel kurumlarda yapanlarla, memurluktan ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memurluğa girmek isteyenlerin sağlık hizmetlerinde geçen süresinden, bu kanun ve bu kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen süreleri ile 196 ncı maddede belirtilen şekilde tespit edilecek mahrumiyet bölgelerinde en az 3 yıl çalışanların veya çalışacak olanların sürelerinin tamamı ve geri kalan sürelerinin 3/4 ü toplamı memurlukta geçmiş sayılarak bu sürelerin her yılı için bir kademe ilerlemesi ve her üç yılı için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.” hükmü yer almaktadır.
Mezkûr hüküm ile sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerin bu sürelerinin 3/4’ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilmesi imkanı getirilmiştir. Bu şekilde intibak yapılabilmesi için ilgililerin sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri bulunmaları, kurumlarına müracaat etmeleri ve sosyal güvenlik kurumlarından alacakları belge ile durumlarını kanıtlamaları gerekmektedir.
Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun 28 inci maddesinde, “İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir belge verilir.
Belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir.
Bu belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır.” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 1.11.2012 tarihinde yayınladığı “Aylık Prim ve Hizmet Belgesine Meslek Kodlarının Eklenmesi Hakkında Duyuru” ile e-bildirge sisteminde değişiklik yapıldığını ve aylık prim ve hizmet belgelerine meslek kodları ve meslek unvanları eklendiğini kamuoyuna duyurmuş ve uygulama başlamıştır.
Uygulama bir ileri noktaya taşınarak 6278 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine, “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü eklenmiştir.
Bakanlığımızca muhtelif tarihlerde verilen görüşlerde özetle;
– İdarelerin özel sektör hizmetlerini değerlendirirken kanıtlayıcı her türlü belgeyi isteyebileceği,
– İlgili personelin talebi üzerine özel sektörde geçen hizmetlerinin 3/4’ünün sayılabilmesi için bu hizmetin sosyal güvenlik kurumundan alınacak belge ile belgelendirilmesi gerektiği,
– Değerlendirilecek hizmetlerin gerçekleşmiş olup olmadığının öncelikle SSK ve BAĞ- KUR’dan prim ödenerek geçmiş olduğunun belgelendirilmesi,
– Meslek kodu uygulamasının başladığı tarihten öncesine ilişkin varsa hizmetlerinin sosyal güvenlik kurumundan alınacak prim ödeme belgeleri ile birlikte işverenden alınacak belgenin de talep edilmesinin gerektiği,
– İlgili mevzuatına göre odalara veya meslek örgütlerine kayıt yaptırması gerekenlerin bu kayıtları olmadığı sürece mesleklerini kanunun öngördüğü şekilde ifa etmiş sayılamayacağı,
– İhale mevzuatına tabi olarak istihdam edilen ve ihale dokümanlarında “büro personeli/büro personeli, temizlik personeli vb.” olarak istihdamı öngörülenlerin farklı işlerde çalıştırılsa bile “büro görevlisi/büro personeli, temizlik personeli vb.” olarak düşünülmesi gerektiği,
– Tüm bu işlemlerin yapılırken beyanın esas alınamayacağı ve mutlaka belgelendirilmesi gerektiği,
– İlgili personelin girilen SGK Meslek Kodu ile işverenden aldığı belgeler arasında uyumsuzluk varsa girilen SGK Meslek Kodu’nun esas alınması gerektiği,
Belirtilmiştir.
Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu tacirleri, defter tutma yükümlülüğü yanında, “işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla” da yükümlü kılmıştır. Kapatılan, nevi değiştirilen, tasfiye edilen ticari işletmeler Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmakta olup ilgi yazıda belirtilen şirketlerin ne zaman kapandığı ve ilgili Kanun gereğince saklaması zorunlu evraklara ulaşılıp ulaşılmadığı da önem arz etmektedir.
Bu itibarla, değerlendirilecek hizmetlerin gerçekleşmiş olup olmadığının öncelikle SSK ve BAĞ-KUR’dan prim ödenerek geçmiş olduğunun belgelendirilmesi temel şart olduğundan klinik hizmeti döneminde prim ödemeyip saha sonra bu süreleri de af kapsamında silinen ilgilinin bu döneme ait hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylığında sayılmasının mümkün olmadığı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerini rica ederim.
Bakan a.
Yerel Yönetimler Genel Müdürü