|
ÖZET: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, en az altı ay daire başkanı olarak görev yapan personelin, uzman kadrosuna atanmaları durumunda makam ve görev tazminatından yararlanabilecekleri belirtilmiştir. Bu kapsamda, ilgili mevzuat çerçevesinde, uzman kadrosuna geçiş yapanların tazminat hakları, daha önceki görev süreleri ve unvanları dikkate alınarak belirlenmektedir.
Makam tazminatı, belirli unvanlarda görev yapan memurlara ödenmektedir ve bu tazminat, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi değildir. Ayrıca, görev tazminatının hesaplanmasında, personelin daha önceki kadrolarındaki ek gösterge rakamları da göz önünde bulundurulmaktadır. Bu durum, kamu tüzel kişiliğine sahip genel müdürlükler için de geçerlidir ve bu idarelerin kendi kararlarını alma yetkisi bulunmaktadır. Sonuç olarak, Genel Müdürlüğünüzde altı aydan fazla daire başkanlığı yapmış olan personelin uzman kadrosuna atanması halinde, makam ve görev tazminatından faydalanmaları gerektiği değerlendirilmiştir. Bu uygulama, ilgili mevzuat ve içtihatlarla desteklenmektedir. |
NOT: En az 6 ay daire başkanı kadrosunda görev yaptıktan sonra uzman kadrosuna atananların makam ve görev tazminatından yararlandırılması
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı: E-53773008-622.02-7593629 09/10/2023
Konu: Görüş (En az 6 Ay Daire Başkanı Kadrosunda
Görev Yaptıktan Sonra Uzman Kadrosuna
Atananların Makam ve Görev Tazminatından Yararlandırılması)
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
( Genel Müdürlüğü)
İlgi: tarihli ve sayılı yazınız.
Genel Müdürlüğünüzde 2 yıldan fazla daire başkanı kadrosunda olup daha sonra uzman kadrosuna atanan personelin görev ve makam tazminatından yararlanıp yararlanamayacağı ilişkin ilgi yazınız incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
43 üncü maddesinde, “…
B) Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve üyelikleri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Müşavir ve 1’inci dereceden uzman ünvanlı kadrolara atananlara bu kadrolarda bulundukları sürece daha önce almış oldukları en yüksek ek gösterge üzerinden ödeme yapılır.
…” hükmü,
Ek 26 ncı maddesinde, “a) Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez…” hükmü yer almaktadır.
Mezkûr Kanuna ekli IV Sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7 nci sırasında “Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı” sayılmış olup 10 uncu sırasında, “a) 5, 6 ve 7 nci sıralar ile 8 inci sıranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı kadro ve görevlerde fiilen altı ay çalıştıktan sonra bu Kanunun 43 üncü maddesinin ‘B’ bendinin üçüncü paragrafında belirtilen kadro ve görevlere atananlar”a 2000 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1/C maddesinde, “(A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden,
7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir.
(Mülga: 27/2/2008-5745/1 md.)
(1) numaralı alt bende göre ödenecek görev tazminatının uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye çalışanlar ve emekliler için gösterge rakamları belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.
4 – (Ek: 8/1/2002-4736/8 md.) Görev tazminatı, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve bu tazminata hak kazanmada ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Görev tazminatına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 12/5/2008 tarihli ve 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kararın 1 inci maddesinde, “(1) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personelden; bu kanunlarda makam tazminatı öngörülmüş olan kadrolara atanmış olanlardan, almakta oldukları makam tazminatı gösterge rakamı;
6.000 olanlara 9.000,
5.500 – 4.500 olanlara 7.000,
4.000 ve daha az olanlara 6.000,
gösterge rakamının, almakta oldukları makam tazminatı gösterge rakamına ilave edilmesi suretiyle bulunan görev tazminatı gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, Sayıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 1/12/2011 tarihli ve E:2011/1, K:5333/1 sayılı kararında, “Anayasanın, kamu tüzel kişiliğinin (hükmi şahsiyetin) kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağını açık olarak belirttiği ancak, bu tüzel kişiliğe sahip genel müdürlükler arasında, müstakil genel müdürlük veya bağlı genel müdürlük gibi herhangi bir ayrıma gitmediği, uygulamada da, kamu tüzel kişiliğine sahip genel müdürlükler oluşturulurken, müstakil veya bağlı olmaları gözetilmeden hemen hepsinde, benzer bir teşkilat yapısı oluşturulduğu, buna bağlı olarak başta Anayasa olmak üzere, diğer mevzuatımızda da müstakil genel müdürlük ve bağlı genel müdürlük ayrımına yer verilmediği, bunların ayrı ayrı tanımlandığı bilinmektedir. Bu durum birer yerel yönetim olan büyükşehir belediyeleri sınırları içinde görevli ve 2560 sayılı Kanuna tabi olan Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlükleri için de geçerlidir.
Bahse konu idareler, kamu tüzel kişiliğine sahip olduğundan, başka bir anlatımla müstakil genel müdürlük statüsünde bulunduğundan, görevin yürütülmesi için alınan kararlarda her hangi bir makamın iznine, onayına ve denetimine tabi bulunmamaktadır. Bu idareler tarifeleri belirlemekte, kamulaştırma kararlarını kendileri almakta, bu kararların iptali ve kamulaştırma bedelinin artırılması için açılan davalarda hasım gösterilmekte, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davaları yine doğrudan bunlar tarafından açılmakta, idarelerin yapmış olduğu herhangi bir faaliyeti nedeniyle Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davaların, su ve kanalizasyon idarelerinin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu gerekçesiyle mahkemece reddedildiği durumlar bulunmaktadır.
Merkezi idare içinde yer alan Bakanlıkların kuruluşunu düzenleyen 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde bakanlık bağlı kuruluşları, 11’inci maddesinde ise, bakanlık ilgili kuruluşları tanımlanmıştır. Belediyelerin kuruluşunu düzenleyen 5393 sayılı Kanunda, belediyeye bağlı veya ilgili kuruluş düzenlemesine yer verilmediği, Belediye teşkilâtı başlıklı 48 inci maddede belediyenin birimlerinin hangileri olduğu ve nasıl oluşturulacağı belirlenmiştir. Büyükşehir Belediyelerinin kuruluşunu düzenleyen 5216 sayılı Kanunda, bağlı kuruluş, ilgili kuruluş veya bağlı genel müdürlük tanımı veya ifadesi bulunmamaktadır.” açıklamasına yer verilerek belediye bağlı kuruluşlarının “bağımsız genel müdürlük” olduğuna karar vermiştir.
Bu itibarla, Genel Müdürlüğünüzde 6 aydan fazla daire başkanı olarak görev yapmakta olan personelin 1. derece uzman kadrosuna ataması yapılması durumunda makam ve görev tazminatından yararlandırılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Bilgilerini rica ederim.
Bakan a.
Yerel Yönetimler Genel Müdürü