Coşkun KULGU, Sayıştay Başdenetçisi
Belediye şirketi tabirinden, mevzuatta kamu hukukuna tabiyet kurulmak istendiğinde atıf yapıldığı üzere, belediyelerin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları iştirakleri anlaşılmaktadır.
Belediye şirketlerinin ihale ödeme işlemlerinin damga vergisi açısından incelenmesi için, öncelikle bu şirketlerin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu çerçevesinde resmi daire olup olmadıklarının tespiti gerekmektedir.
Zira Kanun, damga vergisi uygulamaları bakımından resmi dairelere bazı muafiyetler getirdiği gibi, bazı durumlarda resmi daireleri ödemelerinden damga vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu tutmuştur.
488 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinde resmi dairelerin; genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, belediyeler ve köyler olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla belediye şirketleri, damga vergisi uygulamalarında resmi daire sayılmamaktadır.
İhale işlemlerinin damga vergisi açısından önem arz eden aşamaları; ihale ve karar aşaması, sözleşme aşaması ve hakediş aşamasıdır.
Bu aşamalara ilişkin damga vergisi tabiiyetini belediye şirketleri özelinde ele alalım:
– İhale işlemleri sonucunda verilen ihale kararları, ihaleyi kazanan isteklinin teklif tutarı matrah kabul edilerek binde 5,69 damga vergisine (karar pulu) tabi tutulmaktadır. 488 sayılı Kanuna ekli 1 sayılı Tablosunun “Kararlar ve mazbatalar” başlıklı kısmının 2’nci fıkrasında karar puluna ilişkin olarak; “İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları” ifadesi yer aldığından, resmi daire olmayan belediye şirketlerinin ihale kararları karar puluna tabi olmayacaktır.
– Kanuna ekli 1 sayılı Tablonun “Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı kısmının (A) bendinde mukavelenameler ve taahhütnamelerin binde 9,48 damga vergisine tabi tutulacağı belirtildiğinden ve hükme ilişkin resmi dairelere – özel hukuk kişisi ayrımına gidilmediğinden, belediye şirketlerinin taraf oldukları sözleşmeler belirtilen oranda damga vergisine tabi olacaktır.
– Kanuna ekli 1 sayılı Tablonun “Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı kısmının “Makbuzlar” başlıklı 1’inci fıkrasında “Resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtların” binde 9,48 damga vergisine tabi tutulacağı ifade edilmiştir. Esasında bu vergi, resmi dairelerin, resmi daire olmayan ve başka kanunlarla muafiyet getirilmemiş tüm taraflara yaptıkları ödemelere uygulanmaktadır. Buna göre resmi daire olmayan belediye şirketlerinin hakkediş ya da diğer ödemelerinden kaynaklı işlemleri (maaş ödemeleri gibi vergiye tabi tutulanlar hariç) damga vergisine tabi olmayacaktır.
Malimevzuat.com.tr
| ÖZET: Coşkun KULGU, Sayıştay Başdenetçisi, belediye şirketlerinin damga vergisi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, belediye şirketleri resmi daire olarak kabul edilmediğinden, ihale kararları karar puluna tabi olmayacaktır. Ancak, bu şirketlerin taraf oldukları sözleşmeler damga vergisine tabi olup, hakediş ve diğer ödemeleri damga vergisinden muaf tutulacaktır. Dolayısıyla, belediye şirketlerinin damga vergisi yükümlülükleri, resmi daireler ile özel hukuk kişileri arasındaki ayrım doğrultusunda belirlenmektedir. |