Bilindiği üzere, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu hükümlerine göre, resmi daireler ile diğer gerçek ve tüzel kişiler arasındaki işlemlerden doğacak damga vergisinde, vergiyi resmi daire olmayan şahısların ödeyeceği belirtilmiştir.

Resmi daireler arasındaki işlemlerin ise damga vergisine tabi olmadığı hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, resmi dairelere damga vergisi konusunda muafiyet sağlanmıştır.

Kanun’un 8’inci maddesinde damga vergisi uygulaması açısından resmi dairenin; genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, belediyeler ve köyler olduğu belirtilmiştir.

Ayrıca bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Büyükşehir belediyelerine bağlı, İETT, ASKİ, İSKİ vb. bağlı idarelerin, damga vergisi açısında resmi daire olmadıkları konusunda genel bilgi bulunmakla birlikte, bu konuda zaman zaman tereddütler de yaşanabilmektedir.

Aşağıda konuya ilişkin olarak, bağlı kuruluşların damga vergisi açısından resmi daire sayılmayacağına ilişkin Sayıştay Kararına yer verilmiştir.

 Sayıştay 1. Daire 9572 no.lu ve 15.12.2009 tarihli Karar

… su tüketim bedeli olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlığı’nca İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ ne ( İZSU ) yapılan ödemelerden damga vergisi kesintisi yapılmadığı görülmüştür.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde,”Bu Kanuna ekli ( 1 ) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.

Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.”

3 üncü maddesinde, “Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.”

8 inci maddesinde, “Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir. Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz.”

14 üncü maddesinde de, “Kağıtların Damga Vergisi bu Kanuna ekli ( 1 ) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır.”

Denilmektedir.

Kanunun 8’inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireler ibaresiyle, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin kastedildiği; bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin ise resmi daire sayılmayacağı belirtilmektedir. Kanunda, resmi daire olarak nitelendirilecek kuruluşlar sayılmak suretiyle belirlendiğinden; bu sayılanlar dışında kalan kuruluşların, damga vergisi uygulamasında resmi daire olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır.

Öte yandan; Kanunda yazılı resmi dairelere bağlı iktisadi işletmelerden, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olanlar resmi daire olarak kabul edilmemiştir.

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün ( İZSU ) kuruluş ve görevlerini düzenleyen 2560 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresinin, İzmir Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğunun, 15. maddesiyle de bütçesinin, yıllık olarak ve takvim yılı esasına göre hazırlanacağı ve yıllık bütçelerin, Kamu İktisadi Teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceğinin hükme bağlanmış olması; ayrıca, anılan Kanunla İZSU Genel Müdürlüğüne verilen görev ve yetkiler itibarıyla da, bu Kurumun, içme, kullanma ve endüstriyel alanlarda ihtiyaç duyulan suyun temin ve dağıtımını üstlenen iktisadi bir işletme olduğu sonucuna varılması karşısında, İZSU Genel Müdürlüğünün 488 sayılı Kanunun yukarıda anılan 8’inci maddesi hükmü uyarınca, damga vergisi uygulamasında resmi daire olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır.

SONUÇ : Yukarıda yapılan açıklamalara aykırı olarak İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ ne yapılan ödemelerden damga vergisi kesintisi yapılmaması sonucu oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verildi.

  

 


ÖZET: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, resmi daireler ile diğer gerçek ve tüzel kişiler arasındaki işlemlerden doğan damga vergisi, resmi daire olmayan şahıslar tarafından ödenmektedir. Resmi daireler arasındaki işlemler ise damga vergisine tabi değildir. Kanunun 8. maddesi, resmi daireleri genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olarak tanımlarken, bu dairelere bağlı ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağını belirtmektedir. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün damga vergisi açısından resmi daire olarak kabul edilmemesi nedeniyle, yapılan ödemelerden damga vergisi kesintisi yapılmaması sonucu kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmiştir.