|
ÖZET: Başvuru, doğrudan gelir desteğinden yararlanan çiftçilerin tarımsal sulamada kullandıkları elektrik ve sulama borçlarının, yasal takibe gerek kalmaksızın destekleme prim alacaklarından mahsup edilerek ödenmesini öngören düzenlemenin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, Şanlıurfa’da çiftçilik yaptığını, sulama birliğinden yararlanamadığı için kendi imkanlarıyla sulama yaptığını ve bu nedenle doğrudan gelir desteğinden faydalanamadığını belirtmiştir. Ayrıca, borç kesintileri hakkında bilgi sahibi olamadığını ve yasal süreçlerin işletilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, başvuranın iddialarına karşılık olarak, sulama birliklerinin borçları nedeniyle enerji kullanım giderlerinin ödenemediğini ve bu nedenle destekleme ödemelerinin mahsup edildiğini açıklamıştır. Başvuruya ilişkin yapılan değerlendirmelerde, doğrudan gelir desteği ödemelerinin diğer kamu kurumlarının alacaklarına mahsup edilmesinin yasal dayanağı olduğu belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin kamu yararına uygun olduğunu ve çiftçilerin destekleme ödemelerinin sürdürülebilirliğini sağladığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvuru, hukuka ve iyi yönetim ilkelerine uygun bulunarak reddedilmiştir. Başvuran, kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal yollara başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10307-S.24.15838
BAŞVURU NO : 2024/6293
KARAR TARİHİ : 27.09.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres: 1218 No: /
/
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres
DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Doğrudan gelir desteğinden yararlanan çiftçilerin tarımsal sulamada kullandıkları elektrik ve sulama borçlarının, yasal takibe gerek kalmaksızın, destekleme prim alacaklarından mahsup edilerek ödenmesini öngören kuralın hukuka aykırı olduğu iddiası ve bağlantılı talepler hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, Şanlıurfa ili, ilçesi, mahallesinde çiftçilik yaptığını, tarımsal arazisinin sulama sahasında olması nedeniyle Birlik tarafından “işletme ve bakım ücreti” adı altında her yıl tarafına doğrudan borç tahakkuk ettirildiğini, buna karşın sulama birliği hidratlarının arazisinin sınırlarının ötesinde olması nedeniyle birlik suyundan istifade edemediği için Dicle
Elektrik Dağıtım A.Ş ile abonelik sözleşmesi yaparak kuyu suyu ile arazilerini sulamakta olduğunu; her yıl hesabına yatırılması gereken doğrudan gelir desteğinin “Tarımsal Sulamaya İlişkin Vadesi Geldiği Halde
Ödenmeyen İşletme ve Bakım Ücreti veya Su Kullanım Hizmet Bedeli ile Elektrik Enerjisi Borcu Bulunan
Çiftçilerin Borçlarının Tarımsal Destekleme Ödemelerinden Mahsuben Alınmasına İlişkin Tebliğ” hükümleri gereği ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş hesabına yattığını, bu sebeple 2018 yılından bu yana doğrudan gelir desteğinden istifade edemediğini, öte yandan mahsuben yapılan kesinti tutarına ilişkin bilgi sahibi de olamadığını; herhangi bir borcu olması halinde genel hükümlere göre takip veya dava yoluna gidilmesi gerekirken doğrudan gelir desteğinin ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş hesabına aktarılarak mahsuben alınmasının hukuka aykırı olduğunu; iddia ve şikâyetle, söz konusu Tebliğden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin 26/06/2024 tarihinde Kurumumuz
kayıtlarına giren E- – – sayılı yazısında özetle:
2.1. Başvuru konusu talep hakkında başvuran ile İdareleri arasında “yargı organlarında görülmekte olan/karara bağlanmış uyuşmazlık” bulunmadığı; 2.2. Sulama Birliklerinin vadesi geldiği halde ödenmeyen borçlar nedeniyle enerji kullanım giderlerini ödeyemediği ve elektrik dağıtım şirketi tarafından izleyen tarımsal sulama sezonunda gerekli enerjinin kesintiye uğratıldığı, bu nedenle, sulama yapan tüm çiftçiler için mağduriyet yaşanmaması adına yalnızca vadesi geçmiş olan borçların ilgili Tebliğ hükümleri gereğince destekleme ödemesi ile mahsup edildiği; 2.3. Başvurandan mahsuben yapılan kesinti tutarına ilişkin bilgilerin Ek-3’te Kurumumuza sunulduğu, bu bilgilere ilgili Sulama Birliğine başvuru yapıldığı takdirde de ulaşılabildiği; 2.4. Üreticilere, tarımsal üretim amacıyla işledikleri araziler için Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen birim ödeme miktarı üzerinden, doğrudan ödeme yapıldığı; ödeme miktarlarının, üreticilerin tarım politikaları amaçları ve çevre koruma koşullarına uyumunu kolaylaştırmak üzere farklı düzeylerde belirlenebildiği; doğrudan gelir desteği ödemelerine ilişkin esas ve usullerin Kanunun temel yapısıyla çelişmeyecek şekilde, her yıl Kurulun tavsiyesi ile Bakanlık tarafından çıkarılacak uygulama tebliğleri ile belirlendiği; uygulama tebliğlerinin, ilgili yılın ilk iki ayı içerisinde yayımlandığı, Bakanlığın gerektiğinde ek tebliğler çıkarabildiği; 2.5. Bahse konu Tebliğ ile Devlet tarafından yapılacak tarımsal destekleme ödemesi almaya hak kazanan çiftçilerin vadesi geldiği halde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmet bedeli ile münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcu bulunması ve borç bilgisinin tarımsal destekleme ödemesi yapacak bankaya bildirilmesi halinde; banka tarafından borç tutarının destekleme ödemelerinden mahsup edilerek alacaklı olan kurum, kuruluş veya şirkete aktarılması ile kalan kısmın çiftçiye ödenmesinin amaçlandığı; 2.6. DSİ tarafından inşa edilerek işletmeye açılan sulama tesislerinin işletme, bakım ve yönetim sorumluluğunun, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 2. maddesinin (k) fıkrası uyarınca çoğunlukla sulama birliği, kooperatif gibi faydalananların bir araya gelerek oluşturduğu su kullanıcı teşkilatlara ya da yerel yönetimlere devredildiği; 2.7. Sulama Birliklerinin, 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun Birliğin görev alanı ve çalışma konuları arasında yer alan “Katılım payını, su kullanım hizmet bedelini ve uygulanan cezaları tahsil etmek” ibaresi gereğince, su kullanıcılarına tahakkuk ettiği su kullanım hizmet bedelini tahsil ettikleri; 2.8. Birliklerin, devraldığı tesislerin işletme, bakım, onarım ve yönetimi için su kullanıcılarına tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen ücretlerle, yine bu maksatla her ne ad altında olursa olsun toplanan su kullanım hizmet bedeli, ceza, bağış ve diğer gelirlerin tamamının, işletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğu devralınan tesis için sarf edildiği; 2.9. Sulama birliklerinin, işletme, bakım ve yönetim sorumluluğunu devralmış oldukları sulama tesisini,
6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu, Çerçeve Ana Statü ve Devir Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak
işletmekle yükümlü oldukları; 2.10. Kar amacı olmayan sulama birliklerinin devraldığı sulama tesislerinde, işletme ve bakım faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini sağlayan en önemli gelirlerini; su kullanıcılardan tahsil edilen su kullanım hizmet bedelinin oluşturduğu; 2.11. 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (j) bendinde su kullanım hizmet bedeli tarifesinin, “Su kullanıcılarına suyun ulaştırılması, birliğin tüzel kişilik kazanmasından önce
görev alanı içinde açılmış olan yeraltı suyu kuyuları ile yapılanlar da dâhil olmak üzere sulamadan dönen fazla suyun uzaklaştırılması, birliğin sorumluluğundaki sulama tesisinin mütemmim cüzü olan servis yolları için birlikçe yapılan yönetim, bakım ve onarım, yatırım geri ödeme, finansman, personel, mal ve hizmet alım ve enerji kullanım giderleri gibi her türlü gideri karşılayacak şekilde, sulama birliklerince su kullanım hizmet bedellerinin belirlenmesinde asgari değer olarak alınan ve Bakan tarafından onaylanan tarifeyi ifade eder” şeklinde tanımlandığı; 2.12. Buna ilave olarak, 6172 sayılı Kanunu’nun 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında belirtilen birlik başkanının görev ve yetkilerinin (c) bendinde “Birliğin yıllık su kullanım hizmet bedelini asgari su kullanım hizmet bedeli tarifesinden az olmamak üzere belirlemek ve onay için DSİ Bölge Müdürüne sunmak.” hükmünün yer aldığı; 2.13. Söz konusu Kanun uyarınca her yıl hazırlanan ve Bakan tarafından onaylanan ‘….. Yılında Sulama
Birliklerince İşletilen Sulama Tesislerinde Asgari Değer Olarak Alınacak Su Kullanım Hizmet Bedeli
Tarifeleri”nin sulama birlikleri tarafından yapılacak bütçe çalışmalarına baz teşkil etttiği; 2.14. Başvuru konusuna ilişkin tebliğin, Sulama Birliklerinin sürdürülebilirliği için önem arz ettiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 inci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.), “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” 3.3. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” 3.4. “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”;
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, 4.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 5. 18.12.1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler
Hakkında Kanun’un, 5.1. Ek 11 inci maddesinde (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.), “Sulama tesislerinden izinsiz olarak su kullananlara, izinli kullanım olması halinde alınması gereken işletme ve bakım ücretinin %50 fazlası tutarında idari para cezası verilir.
(Değişik ikinci fıkra: 16/5/2018-7144/4 md.) Devlet tarafından yapılacak destekleme ödemesi almaya hak kazanan çiftçilerin vadesi geldiği halde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmet bedeli borcu veya münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcu bulunması halinde; DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek veya tüzel kişi veya elektrik dağıtım şirketi ve/veya elektrik perakende satış şirketi tarafından tarımsal destekleme ödemesi yapacak bankaya borç miktarı bildirilir. Bu bildirim üzerine; çiftçilerin destekleme ödemelerinden borç tutarı mahsup edilerek DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek veya tüzel kişiye veya elektrik dağıtım şirketine ve/veya elektrik perakende satış şirketine ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ tarafından belirlenir.”; 6. 18.04.2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 6.1. “Tarımsal desteklemelerin amacı ve ilkeleri” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Tarımsal desteklemelerin amacı; tarım sektörünün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, uygulanan politikaların etkinliğini artırmak, sektörün bu politikalara uyumunu kolaylaştırmaktır. Tarımsal destekleme politikaları, ekonomik ve sosyal etkinlik ve verimlilik koşullarını sağlayacak programlarla uygulanır. Ödemeler bütçe imkânları çerçevesinde ve programların niteliğine bağlı olarak, gerekli denetim ve kontrollerin tamamlanmasından sonra ödenir.”; 6.2. “Tarımsal destekleme araçları” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının a) bendinde,
“Tarımsal destekleme araçları şunlardır:
a) Doğrudan gelir desteği: Üreticilere, tarımsal üretim amacıyla işledikleri araziler için Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen birim ödeme miktarı üzerinden, doğrudan ödeme yapılır. Ödeme miktarları, üreticilerin tarım politikaları amaçları ve çevre koruma koşullarına uyumunu kolaylaştırmak üzere farklı düzeylerde belirlenebilir. Doğrudan gelir desteği ödemelerine ilişkin esas ve usûller, bu Kanunun temel yapısıyla çelişmeyecek şekilde, her yıl Kurulun tavsiyesi ile Bakanlık tarafından çıkarılacak uygulama tebliğleri ile belirlenir. Uygulama tebliğleri, ilgili yılın ilk iki ayı içerisinde yayımlanır. Bakanlık, gerektiğinde ek tebliğler çıkarabilir.” 7. 06.09.2018 tarihli ve 30527 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tarımsal Sulamaya İlişkin Vadesi
Geldiği Halde Ödenmeyen İşletme ve Bakım Ücreti veya Su Kullanım Hizmet Bedeli ile Elektrik
Enerjisi Borcu Bulunan Çiftçilerin Borçlarının Tarımsal Destekleme Ödemelerinden Mahsuben
Alınmasına İlişkin Tebliğ’in, 7.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde, /
“Bu Tebliğin amacı, Devlet tarafından yapılacak tarımsal destekleme ödemesi almaya hak kazanan çiftçilerin vadesi geldiği halde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmet bedeli ile münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcu bulunması ve borç bilgisinin tarımsal destekleme ödemesi yapacak bankaya bildirilmesi halinde; banka tarafından borç tutarının destekleme ödemelerinden mahsup edilerek alacaklı olan kurum, kuruluş veya şirkete aktarılması ile kalan kısmın çiftçiye ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” 7.2. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde, (1)Bu Tebliğde geçen; d) Enerji borcu: Münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcunu, f) İşletme ve bakım ücreti: DSİ tarafından su kullanıcılarına suyun ulaştırılması, yeraltı suyu kuyuları ile yapılanlar da dâhil olmak üzere sulamadan dönen fazla suyun uzaklaştırılması, sulama tesisinin mütemmim cüzü olan servis yolları için yapılan yönetim, bakım ve onarım, finansman, personel, mal ve hizmet alım ve enerji kullanım giderleri gibi her türlü gideri karşılayacak şekilde belirlenen ve su kullanıcılarından tahsil edilen tutarı, g) Su kullanım hizmet bedeli: Su kullanıcı teşkilatlar tarafından su kullanıcılarına suyun ulaştırılması, yeraltı suyu kuyuları ile yapılanlar da dâhil olmak üzere sulamadan dönen fazla suyun uzaklaştırılması, sulama tesisinin mütemmim cüzü olan servis yolları için yapılan yönetim, bakım ve onarım, finansman, personel, mal ve hizmet alım ve enerji kullanım giderleri gibi her türlü gideri karşılayacak şekilde belirlenen ve su kullanıcılarından tahsil edilen tutarı, İfade eder.
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin hazırlanan
“Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, tarımsal desteklemeden yararlanan çiftçilerin tarımsal sulamada kullandıkları elektrik ve sulama borçlarının yasal takibe gerek kalmaksızın destekleme prim alacaklarından mahsup edilerek ödenmesini öngören kuralın hukuka aykırı olduğunu iddia ve ifadeyle, söz konusu düzenlemeden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi hususunda yasal altyapıda gerekli değişikliklerin yapılmasını talep etmektedir.
10. Şikâyete konu düzenlemeye 18.12.1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce
Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun’un Ek 11 inci maddesinde ve 06.09.2018 tarihli ve 30527 sayılı
Resmî Gazetede yayımlanan Uygulama Tebliğinde yer verilmekte olup kurala göre; devlet tarafından yapılacak destekleme ödemesini almaya hak kazanan çiftçilerin vadesi geldiği hâlde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmet bedeli borcu veya münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcu bulunması hâlinde; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek veya tüzel kişi veya elektrik dağıtım şirketi ve/veya elektrik perakende satış şirketi tarafından tarımsal destekleme ödemesi yapacak bankaya borç miktarı bildirilir. Bu bildirim üzerine çiftçilerin destekleme ödemelerinden borç tutarı mahsup edilerek DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek ya da tüzel kişiye veya elektrik dağıtım şirketine ve/veya elektrik perakende satış şirketine ödenir.
11. Başvuran şikâyete konu düzenlemenin destekleme prim alacaklarından mahsuba imkân tanıması nedeniyle destekleme ödemesine hiç erişemediğini, borcun ödenmemesi halinde alacaklının yargı mercilerine başvurması gerekirken doğrudan destekleme ödemesi yapan bankaya başvurmak suretiyle alacağını tahsile edebilmesinin devletin tarım ve hayvancılıkla uğraşanların girdilerinin kolaylaştırması yükümlülüğüne uygun olmadığı gibi hukuka da aykırı olduğunu iddia etmekte, yasal değişiklik talep etmektedir.
12. Anayasa’nın “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45.
maddesinde, tarım ve hayvancılıkla uğraşan kesime, ‘tarımsal üretim planlama ilkelerine uygun olarak yapacakları bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak’ için ihtiyaç duydukları işletme araç ve gereçleri ile diğer girdilerin sağlanması noktasında Devletin kolaylık sağlayacağı belirtilerek, “tarımsal destekleme” anayasal güvence altına alınmış, 25.04.2006 gün ve 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 18.04.2006 gün ve 5488 Sayılı Tarım Kanunu ile de Anayasanın bu amir hükmüne uygun olarak tarım politikalarının öncelikleri arasında destekleme ve yönlendirme tedbirlerinin alınmasına yer verilmiştir. Anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin f) bendinde “Doğrudan Gelir Desteği”; “Ürün ve girdi fiyatlarını doğrudan etkilemeden, üreticilere yapılan gelir transferleri” olarak tanımlanmış, devamı maddelerinde de buna ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Kanun’un 19 uncu maddesinde doğrudan gelir desteği ödemelerine ilişkin esas ve usullerin, Kanunun temel yapısıyla çelişmeyecek şekilde her yıl kurulun (Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu) tavsiyesi ile bakanlık (Tarım ve Orman Bakanlığı)
tarafından çıkarılacak uygulama tebliğleri ile belirleneceği, uygulama tebliğlerinin ilgili yılın ilk iki ayı içerisinde yayımlanacağı ve Bakanlığın gerektiğinde ek tebliğler çıkarabileceği, hüküm altına alınmıştır.
13. Başvuruya konu uyuşmazlık çiftçilere yapılacak doğrudan gelir desteği ödemelerinin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının/özel hukuk tüzel kişilerinin alacaklarına mahsup edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
14. Konunun evveliyatına ilişkin yargı kararları incelendiğinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 9/4/2008 tarihli ve E: / K: / sayılı ilamı ile içtihat değişikliğine gittiği görülmüştür.
15. Söz konusu Kararın başvuru konusu açısından önem teşkil eden kısımlarına aşağıda yer verilmektedir:
“Çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ödemeleri, ilk olarak, 03.04.2001 gün ve 24362 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan Tarımda Mevcut Destekleme Politikalarının Değiştirilerek Çiftçilere Doğrudan Gelir
Desteği Sağlanması ve Kayıt Sisteminin Oluşturulması Amacıyla Ülke Çapında Uygulama Başlatılmasına
İlişkin Karar’ın Yürürlüğe Konulması Hakkındaki 12.12.2000 tarih ve 2000/2172 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile başlamış; bu karara 26.12.2001 tarih ve 24622 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2001/3405 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesiyle eklenen ve 03.04.2001 tarihinden geçerli olmak üzere
26.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren Ek Madde 1 ile de, çiftçilere yapılacak doğrudan gelir desteği
ödemelerinin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının alacaklarına mahsup edilemeyeceği, düzenlemesi getirilmiştir.
Daha sonra, Bakanlar Kurulunun 04/05/2002 tarih ve 2002/4165 sayılı, 28.03.2005 tarih ve 2005/8629 sayılı kararları ile çiftçilere doğrudan gelir desteği sağlanması uygulamasına devam edilmişse de bu ödemelerin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının alacaklarına mahsup edilemeyeceğine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi Caiz Olmayan Mallar Ve Haklar” başlıklı 82.
maddesinde de, doğrudan gelir desteği ödemelerinin bu madde kapsamında ele alınmasını olanaklı kılan bir düzenleme yer almadığı gibi, devlet eliyle ödenmesine karşın tamamen çiftçinin uhdesine geçen bu ödemelerin maddenin birinci bendi anlamında devlet malı niteliğinde kabulü de mümkün değildir.
/
Yine, 5488 Sayılı Tarım Kanunu’nda da, bu gelirlerin haczine engel oluşturacak herhangi bir yasal düzenleme de yer almamaktadır.
Açıklanan durum karşısında, mahkemenin davanın reddine ilişkin direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir.” 16. Yukarıda açıklandığı üzere, 04.05.2002 tarih ve 2002/4165 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yayımlanmasına kadar olan dönem için açıkça kabul edilen, bu gelirlerin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının alacaklarına mahsup edilemeyeceği olgusu, bu tarihten sonra kabul görmemiş ve mahsuba engel oluşturacak başka herhangi bir düzenleme de yapılmamıştır.
17. Başvuru konusuna ilişkin bir diğer önemli karar Anayasa Mahkemesi’nin 3/12/2019 tarihli ve
E.2018/106, K.2019/80 sayılı kararıdır. 16/5/2018 tarihli ve 7144 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 6200
Sayılı Kanun’un Ek 11 inci maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasına ilişkin yaptığı incelemede Mahkeme, kuralın Anayasa’nın 13., 35. ve 45. maddelerine aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddi gerektiğine karar vermiştir.
18. Anayasa Mahkemesi söz konusu kararında, başvuru konusu düzenlemenin mülkiyet hakkını sınırladığını kabul etmekle, davası konusu kural kapsamında uygulanan destekleme ödemesinden mahsup müessesi ile getirilen sınırlamanın, tarımsal faaliyetin sürdürülebilirliğini sağladığı için kamu yararı amacı taşıdığını, mahsubun yapılabileceği kaynağın destekleme ödemesi ile sınırlandırılmış olması, çiftçinin bunun dışındaki mal varlığı değerinden mahsup yapılmasının mümkün olmaması karşısında ayrıca destekleme ödemesinin hibe niteliğinde olması nedeniyle amaca uygun kesinti yapılması suretiyle mülkiyet hakkına yönelik getirilen sınırlamanın ölçülü (elverişlilik, gereklilik ve orantılılık) olmadığının söylenemeyeceği değerlendirmesinde bulunmuştur.
19. Yukarıdan bu yana anlatılanlardan özetle, Anayasa’nın “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45. maddesinde “tarımsal destekleme”nin anayasal güvence altına alındığı, çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ödemelerine ilk olarak 2000/2172 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile başlandığı, 2001/3405 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesiyle de, çiftçilere yapılacak doğrudan gelir desteği ödemelerinin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının alacaklarına mahsup edilemeyeceğinin düzenlendiği, 2002/4165 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yayımlanmasına kadar olan dönem için açıkça kabul edilen, bu gelirlerin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının alacaklarına mahsup edilemeyeceği olgusunun, bu tarihten sonra kabul görmediği, yine 5488 Sayılı Tarım Kanunu’nda da, bu gelirlerin mahsup edilmesine engel oluşturacak herhangi bir yasal düzenlemeye yer verilmediği, 6200 sayılı Kanun’un Ek 11 inci maddesindeki düzenleme kapsamında uygulanan destekleme ödemesinden mahsup müessesi ile getirilen sınırlamaya yönelik yaptığı norm denetiminde Anayasa Mahkemesince de, uygulamanın tarımsal faaliyetin sürdürülebilirliğini sağladığı, destekleme ödemesinin hibe niteliğinde oluşu, mahsubun yapılabileceği kaynağın destekleme ödemesi ile sınırlandırılmış olması karşısında getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetildiği değerlendirmesi yapılarak düzenlemenin
Anayasanın 13 üncü, 35 inci ve 45 inci maddelerine aykırı olmadığına karar verildiği tespit edilmekle, tüm bu gerekçelerle şikâyetin reddi gerektiği kanaati ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin
İdarenin cevabi yazısının “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme”, ilkelerine uygun olduğu, öte yandan başvuranın talebinin reddinin ise, “kanunilik”, ve
“ölçülülük” ilkesine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Şanlıurfa Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, başvuran vekiline ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi