|
ÖZET: Başvuru, Türk Telekom’un Yüreğir/Adana şubesine internet bağlanması için yapılan taleplerin karşılanmaması üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2 yıldır internet hizmeti almak için çeşitli girişimlerde bulunmuş, ancak komşularına hizmet verilmesine rağmen kendi evine internet erişimi sağlanmamıştır. Cimer ve BTK üzerinden yapılan başvurular da sonuçsuz kalmış, en son verilen yanıtta belirsiz bir tarih öngörülmüştür. Başvuran, internet altyapısının kurulmasını talep etmektedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan bilgi talep etmiştir. Kurumun yanıtında, ilgili mevzuat çerçevesinde Türk Telekom’un hizmet sunumuna ilişkin yükümlülükleri ve altyapı durumları açıklanmıştır. İnternet hizmetinin sağlanması için gerekli altyapının bulunmasına rağmen, başvuranın adresinde sabit internet erişiminin sağlanamadığı belirtilmiştir. Ayrıca, mobil genişbant hizmetlerinin mevcut olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talepleri doğrultusunda, çocukların ve gençlerin eğitimine erişim açısından gerekli altyapının geliştirilmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu tavsiye, internet hizmetlerinin çağın gerekliliklerine uygun bir şekilde sağlanması amacıyla yapılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/4735-S.24.7483
BAŞVURU NO : 2023/18820
KARAR TARİHİ : 03.05.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞI
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI
İnternet altyapı talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 16.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi başvuru dilekçesinde ve eklerinde kayıtlı hususlarda özetle; 2 yıldan bu tarihe kadar Türk
Telekom Yüreğir/Adana şubesine evine internet bağlanması için telefonla müşteri hizmetleri aracılığıyla ya da sözlü olarak başvuru yaptığını, komşularına kadar internet hizmeti geldiğini ancak kendi evine internet gelmediğini, başvurusuna rağmen bir gelişme olmadığı için Cimer ve BTK üzerinden başvuru yaptığını ancak sonuç alamadığını, en son kendisine verilen cevapta internet hizmetinin gelmesi ile alakalı belirsiz bir tarih öngörüldüğünü iddia ve ifade ederek; internet altyapısının kurulmasını ve internet hizmetinin sağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin
karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 02.02.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve
eklerinde özetle;
2.1.1) İşletmecilere yetkilendirmeden kaynaklanan ve ilgili mevzuat çerçevesinde yükümlülükleri haricinde
altyapı sağlanmasını zorunlu kılan bir mevzuat hükmünün bulunmaması ile birlikte, 17.11.2020 tarihli ve 2020/İK-YED/313 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Kararı uyarınca (EK) Türk
Telekomünikasyon AŞ (Türk Telekom) tarafından hizmet sunulmakta iken hizmetin artık hiç verilmediği ve böylece hizmetin devamlılığının sağlanmadığı hallerde ilgili mevzuat çerçevesinde Türk Telekom’dan hizmet devamlılığının sağlanması talep edilebilmekle birlikte, anılan şikayetin 17.11.2023 tarihli ve 2020/İK-YED/313 sayılı Kurul Kararı kapsamında olmadığı
2.1.2) EHK’nın 5’nci maddesinin (a) bendinde sabit telefon hizmetleri, (e) bendinde ise internet
hizmetlerinin evrensel hizmet kapsamına alındığı, böylelikle, evrensel hizmet mevzuatında internet hizmetlerini sunulduğu ortamdan bağımsız olarak yani teknoloji nötr olarak tanımlandığı, internet erişim hizmetinin de yalnızca İnternet Servis Sağlayıcılığı yetkilendirmesine sahip işletmeciler tarından değil, yine hizmetin sunulduğu platformlara bağlı olarak GMPCS Mobil telefon Hizmeti, Sanal Mobil Şebeke Hizmeti, GSM, IMT-2000/UMTS gibi yetkilendirme türlerine sahip birçok işletmeci tarafından sunulabildiği, dolayısıyla başvuranın adresinde sabit internet altyapısının bulunmamasının başvuranın internet hizmetlerine erişemediği anlamına gelmediği,
2.1.3) Evrensel hizmet projelerinde kamu kaynaklarının kullanılarak ülke genelinde ticari olarak sunulan
hizmetin ekonomik ve mali gerekçelerle erişemeyen vatandaşların da bu hizmetlere erişmesini amaçladığı, internet abone sayılarına bakıldığında; mobil cepten internet abone sayısının 73,9 milyon iken sabit internet abone sayısının 19,2 milyon olduğu,
2.1.4) Bu çerçevede yaygın olarak sunulan hizmete bütün vatandaşların erişmesine yönelik; bugüne kadar
Kısım 1 projesi, ve Kısım 2 projesi ile mobil haberleşme altyapısı bulunmayan 2738 yerleşim yerine (köy, mahalle vs.) haberleşme hizmeti sunulduğu, bu şebekelerin bakım-onarım ve işletmesinin Kısım 1-2
Bakım-Onarım ve İşletme projesi olarak taraflarınca sürdürüldüğü, bunula birlikte Kısım-3 projesi kapsamında 1100 yerleşim yerine daha haberleşme sunmak için elektronik haberleşme altyapı kurulumların devam etmekte olduğu, yerleşim yerlerinin yaklaşık olarak %57’sinde mobil haberleşme hizmetinin aktif hale getirildiği, ayrıca köy, mezra ve benzeri yerleşim yerleri le askeri birlikler için 2010 yılında geliştirilen proje bu yerleşim yerlerine sabit haberleşme altyapısının götürülmesinin sağlandığı, bu çerçevede toplam
1606 yerleşim yeri ve 491 askeri birlik/karakol sabit haberleşme altyapısının sunulduğu fakat sabit
haberleşme projesinde kullanılan WİMAX şebekelerinin tüm dünyada teknolojik olarak ömrünü tamamlamış olup artık kullanılmamaya başlamasıyla şebekelerin bakım, onarım ve işletmesinde çeşitli zorlukların yaşanmaya başlamış olduğu WiMax teknolojisiyle kurulmuş bu sahalarında, LTE (4.5 mobil haberleşme sistemi) ve T2li sistem olarak dönüştürülmesine yönelik taraflarınca çalışmaların sürdürüldüğü
2.1.5) Kurumları tarafından mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen
işletmecilerin kapsama yükümlülüklerinin, ilgili imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde her bir hizmete özel olarak düzenlenmiş olduğu, işletmecilerin kapsam yükümlülükleri çerçevesinde mobil elektronik haberleşme hizmeti sundukları,
2.1.6) İşletmecilerin imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde halihazırda 2G hizmetleri için
nüfusu 10.000 ve üzeri yerleşim yerleri dahil edilerek Türkiye nüfusunun en az %90’ını, 3G hizmetleri için nüfusu 1000 ve üzeri yerleşim yerleri dahil olmak üzere tüm il ve ilçe sınırları içinde kalan nüfusu, 4,5 G
hizmetleri için Türkiye nüfusunun en az %95’ini ve tüm il ve ilçelerin her birinde nüfusun en az %90’ını kapsamakla yükümlü oldukları,
2.1.7) Adana ili Yüreğir ilçesine bağlı 2800 nüfuslu olan Yakapınar Mahallesine ilişkin işletmecilerin
Kurumlarına ilettiği mobil kapsama bilgilerinden TT Mobil İletişim Hizmetleri (2N, 3N ve 4,5N) Turkcell
İletişim Hizmetleri AŞ (2N, 3N ve 4,5N) ve Vodafone Telekomünikasyon AŞ (2N, 3N ve 4,5N) ile kapsamış olduğunun görüldüğü, bunun yanında EHABS üzerinde adreste belirtilen mahalle ve sokak içinde yer aldığı bölgenin incelendiği ve ilgili bölgede altyapı sahipliği bazında ve evrensel hizmet tanım ve yükümlülüğünden bağımsız olarak Türk Telekomünikasyon A.Ş’ye ait haberleşme altyapısının olduğunun görüldüğü, ancak bu altyapının kullanıma müsaitlik durumunun ilgili işletmeci tarafından değerlendirilmesi gerektiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18.10.1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri,
Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2) “Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi” başlıklı 167’nci maddesinde; “Devlet, para,
kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.”
4) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
6) 05.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 4’üncü
maddesinin birinci fıkrasında; “Her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesi Devletin yetki ve sorumluluğu altındadır. İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler
göz önüne alınır:
b) Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi.”
6.1) “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumun görev ve
yetkileri şunlardır:
c) Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.”
7) 16.06.2005 tarihli ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunun “Amaç” başlıklı 1’nci maddesinde; “Bu
Kanunun amacı; kamu hizmeti niteliğini haiz, ancak işletmeciler tarafından karşılanmasında mali güçlük bulunan evrensel hizmetin sağlanması, yürütülmesi ve elektronik haberleşme sektörü ile bu Kanun kapsamında belirlenen diğer alanlarda evrensel hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”
7.1) “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanunda geçen;
Evrensel hizmet: Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri,… ifade eder.”
7.2) “İlkeler” başlıklı 3’ncü maddesinde; “Evrensel hizmetin sağlanmasında ve bu hususta yapılacak
düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:
a) Evrensel hizmetten, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkes, bölge ve yaşadığı yer ayırımı gözetilmeksizin yararlanır.
b) Evrensel hizmet, fert başına gayrisafi yurt içi hasıla tutarı da göz önünde bulundurularak karşılanabilir ve makul fiyat seviyesinde sunulur.
c) Düşük gelirliler, engelliler ve sosyal desteğe ihtiyacı olan grupların da evrensel hizmetten yararlanabilmesi için uygun fiyatlandırma ve teknoloji seçeneklerinin uygulanabilmesine yönelik tedbirler alınır.
d) Evrensel hizmet, önceden belirlenmiş hizmet kalitesi standartlarında sunulur.
e) Evrensel hizmetin sunulmasında ve ulaşılmasında devamlılık esastır.”
7.3) “Evrensel hizmetin kapsamı” başlıklı 5’nci maddesinde; “Evrensel hizmet;
a) Sabit telefon hizmetlerini, b) Ankesörlü telefon hizmetlerini, c) Basılı veya elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetlerini,
d) Acil yardım çağrıları hizmetlerini, e) internet hizmetlerini, f) Ulaşımı deniz yoluyla sağlanabilen yerleşim alanlarına yolcu taşıma hizmetlerini, g) Deniz haberleşmesi ve seyir güvenliği haberleşme hizmetlerini, kapsar.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında
yapılan değerlendirme neticesinde, mobil genişbant imkanlarından yararlanılabildiği anlaşılmasına rağmen şikayete konu alandaki çocukların ve gençlerin eğitime ve diğer hizmetlere erişimi açısından gerekli olan elektronik haberleşme altyapısının (sabit genişbant dahil) geliştirilerek çocukların ve gençlerin internet hizmetlerine erişiminin çağın gereklerine uygun bir şekilde yüksek kalitede sağlanması ile başvuranın taleplerinin çözümüne yönelik planlama çalışmalarına/sürecine ilişkin gerekli işlemlerin yapılarak ilave tedbirlerin alınması yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, “Yakapınar Mah. 17. Sk. Kapı No:
Yüreğir/Adana” adresine internet altyapısının sağlanmasını talep etmektedir.
10) Anayasa’nın 167’nci maddesinde “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı
ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.” hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda günlük yaşamımızda büyük önem taşıyan, hızlı teknolojik gelişmelerin ve değişimlerin yaşandığı haberleşme sektörü gibi alanlarda finansal ve toplumsal koşulların da etkisiyle belirli sınırlar içinde bir takım düzenleme ve denetim faaliyetlerinin de yapılması ihtiyacı gündeme gelmiştir. Bu bağlamda, telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme fonksiyonunun bağımsız bir idari otorite tarafından yürütülmesi amacıyla kurulan Telekomünikasyon
Kurumu 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile yeni bir düzenlemeye tabi olmuş ve adı Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak değiştirilmiştir. (https://www.btk.gov.tr/kurulus) Bir diğer ifadeyle telekomünikasyon sektöründe bir takım hizmetlerin özel işletmeciler tarafından yerine getirilmesi devletin kontrol ve denetim konusundaki sorumluklarını ortadan kaldırmamış olup Devletin Anayasada belirlenen görevlerini yerine getirmek üzere kurulan BTK tarafından mevzuat kapsamında yer alan yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti yapılarak yükümlülüklerin ihlali halinde gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi öngörülmüştür.
11) İletişim ve haberleşme sektörü günümüzde, ekonomik ve sosyal gelişmenin temel altyapısını oluşturan
önemli bir sektör haline geldiğinden bilgi ve iletişim teknolojileri ile hizmetlerine erişim, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlar arasına girmiştir. Bu doğrultuda, internet erişiminin sunulması, elde edilen sosyal ve
ekonomik faydaları açısından bir zorunluluk haline gelmiştir. Ancak internete erişimin günümüzde zorunlu bir ihtiyaç olduğu düşünülmekle birlikte internet altyapısının sağlanamadığı yerlerin de bulunduğu görülmektedir. (Kamu Denetçiliği Kurumu, 2023/17586 başvuru numaralı Tavsiye Kararı, 19.02.2024)
12) Nitekim incelmeye konu somut uyuşmazlıkta da; 2 yıldan bu tarihe kadar Türk Telekom Yüreğir/Adana
şubesine evine internet bağlanması için telefonla müşteri hizmetleri aracılığıyla ya da sözlü olarak başvuru yaptığını, komşularına kadar internet hizmeti geldiğini ancak kendi evine internet gelmediğini, başvurusuna rağmen bir gelişme olmadığı için Cimer ve BTK üzerinden başvuru yaptığını ancak sonuç alamadığını, en son kendisine verilen cevapta internet hizmetinin gelmesi ile alakalı belirsiz bir tarih öngörüldüğünü ayrıca ilköğretim çağında 2 çocuğunun olduğunu ancak internet hizmetlerinden mahrum kaldıklarını ve ödevlerini takip edemediklerini ifade ederek ikamet ettiği “Yakapınar Mah. 17. Sk. Kapı
No: Yüreğir/Adana” adresine internet altyapısının sağlanması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
13) İlgili idarece ise özetle; Adana ili Yüreğir ilçesine bağlı 2800 nüfuslu olan Yakapınar Mahallesine
ilişkin işletmecilerin Kurumlarına ilettiği mobil kapsama bilgilerinden TT Mobil İletişim Hizmetleri, Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ ve Vodafone Telekomünikasyon AŞ’nin 2N, 3N ve 4,5N ile kapsamış olduğunun görüldüğü ve ilgili bölgede altyapı sahipliği bazında ve evrensel hizmet tanım ve yükümlülüğünden bağımsız olarak Türk Telekomünikasyon A.Ş’ye ait haberleşme altyapısının olduğunun görüldüğü, ancak bu altyapının kullanıma müsaitlik durumunun ilgili işletmeci tarafından değerlendirilmesi gerektiği açıklamalarına yer verilmiştir.
14) İnternet kullanımına yönelik yapılan incelemede Dünya’da internet kullanımının her geçen gün arttığı
ve internet kullanan insanların sayısı internet kullanmayanların sayısını geçtiği anlaşılmaktadır.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) verilerine göre de 2023 yılında yaklaşık 5,4 milyar insanın yani dünya nüfusunun yüzde 67’sinin internet kullandığı değerlendirmekte olup bu oranın 2018 yılından bu yana %45’lik bir artışı yansıttığı görülmektedir. (https://www.itu.int/en/ITUD/Statistics/Pages/stat/default.aspx) Ülkemizde ise 2008 yılında 6 milyon civarında olan genişbant internet abonesi, 2023 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla 93,3 milyona ulaşmış olup 3G ve 4.5G hizmetiyle birlikte mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan mobil genişbant abone sayısı ise 73.715.377 olmuştur.( https://www.btk.gov.tr/uploads/pages/pazar-verileri/2023-4-kurum-disi-7nisan-rev.pdf)
15) İnternet kullanıcı talebindeki/sayısındaki artışın yanı sıra özellikle iletişim teknolojileri alanında
meydana gelen hızlı değişimler ve iletişim sektörlerindeki bir takım hizmetlerin “özel işletmeciler” tarafından yerine getirilmesi ile birlikte anayasada ifadesini bulan “sosyal devlet” ilkesi gereğince, söz konusu alanda bazı düzenlemeler yapılma gereksinimi oluşmuş ve “evrensel hizmet” konusu gündeme gelmiştir. Nitekim Evrensel Hizmet Kanunun gerekçesinde de Türk Telekom’un tekel hakkının ortadan kalkması, Türk Telekom ile aynı türden hizmetleri sunmak için başka işletmeciler de yetkilendirilmesi ve
Türk Telekom’un özelleştirilmesinin önündeki engellerin de mevzuat değişikliğine müsteniden kaldırılması ile birlikte, evrensel hizmet yükümlülüğü konusunda kapsamlı bir düzenlemeye gerek görüldüğü belirtilmiştir.
16) “Evrensel hizmet” kavramı Evrensel Hizmet Kanunun 2’nci maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetler olarak tanımlanmıştır.
17) Kanunun “Evrensel hizmetin kapsamı” başlıklı 5’nci maddesinin gerekçesinde de; kamu hizmeti
niteliği taşıyan ve tüm tüketicilerin yararlanması esasına göre, sabit telefon hizmetleri, ankesörlü telefon hizmetleri, acil yardım çağrıları, internet hizmetlerinin evrensel hizmet kapsamında bulunduğu ancak, elektronik haberleşme hizmetlerinin zaman içerisinde gelişip çeşitlenmesi ve yeni nesil hizmetlerin de ortaya çıkması nedeniyle, sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik şartlar da gözetilerek, Kurumun ve işletmecilerin de görüşleri alınmak suretiyle en fazla üç yılda bir maddede sayılan hizmetlerde değişiklik yapılabileceği gibi başka hizmetlerin de evrensel hizmet olarak belirlenebileceği ifade edilmiştir.
18) Kurumumuzca verilen kararlarda da evrensel hizmet kapsamında yer alan; sabit telefon hizmetleri,
internet hizmetleri gibi kanunda yer alan bir takım hizmetlerin coğrafi bölge veya ekonomik koşullar gerekçe gösterilmeksizin istisnasız herkese makul bir bedelle asgari hizmet standartlarında sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Diğer bir ifadeyle söz konusu hizmetlerden ülke sınırları içerisinde yaşayan herkesin herhangi bir ayırım (coğrafi bölge/maliyet) gözetilmeksizin yararlanması için gerekli çalışmaların yapılmasının önemli olduğu vurgulanmıştır. (Kamu Denetçiliği Kurumu, 2020/4547 başvuru numaralı
Tavsiye Kararı, 08.09.2020) Nitekim Evrensel Hizmet Kanunu’nun 3’üncü maddesinde de, evrensel hizmetin sağlanmasında göz önünde bulundurulacak ilkeler sayılmış olup söz konusu ilkelerden birini de
“Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkes, bölge ve yaşadığı yer ayırımı gözetilmeksizin yararlanır” ifadesi oluşturmaktadır. Bu bağlamda kırsal kesim ve hizmet maliyetinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayanlar da dâhil olmak üzere evrensel hizmet kapsamındaki hizmetlerin tüm tüketiciler için ulaşılabilirliğini artırmak gerektiği değerlendirilmektedir.
19) Ancak bazı ikamet edilen yörelerdeki başvuranların internet ve sabit telefon gibi bir takım hizmetlere
yönelik taleplerine işletmeciler tarafından; talebin çok sınırlı olduğu ve altyapı kurulum maliyetinin çok yüksek olduğu yerleşim yerlerine ülke kaynaklarının israf edilmesine sebebiyet verilebileceği, Avrupa
Komisyonu Evrensel Hizmet Direktifinde yer alan “sektör yüklenicilerine dengesiz bir yük oluşturulmaması için hizmet sunumunda belli bir teknoloji zorunluluğunun dayatılmaması” hükmü de gerekçe gösterilerek nihai amacın tüketicilerin iletişiminin sağlanması olduğundan mobil kapsama altında olan yerleşim yerlerinde olduğu gibi hizmet türünün ya da hangi işletmeci eliyle veya hangi teknoloji ile götürülmekte olduğunun önem arz etmediği değerlendirmesi yapılabilmektedir.
20) Anayasa’nın 5’inci maddesinde, “Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin
temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak” devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. İşletmeciler tarafından karşılanmasında mali güçlük bulunan evrensel hizmetin sağlanması, yürütülmesi ilişkin usul ve esasların belirlendiği Kanunun 1’nci maddesinin gerekçesinde de; kamu hizmetlerinden herkesin yararlanma hakkı olduğu ve vatandaşların bu haktan ekonomik ve mali gerekçeler nedeniyle mahrum bırakılmaması gerektiği belirtilerek işletmecilerin bu gerekçelerle yatırım yapmaktan kaçındıkları coğrafi alanlara da hizmetlerin götürülmesinin ve kaynaklarının oluşturulması Devletin görevleri arasında olduğu ifade edilmiştir.
21) Nitekim 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu’nun 6’ncı maddesi ile işletmecilerin ekonomik olmadığı
gerekçesiyle hizmet sunmadıkları bölgelerde, evrensel hizmet sağlama yükümlülüğü olan işletmecilerin katlanmak zorunda oldukları mali külfetin paylaştırılması sonucu ortaya çıkacak hizmetin net maliyetinin karşılanmasını teminen, toplanması öngörülen katkı payları belirlenmiştir. Buna göre, yetkilendirme ücretlerinden, net satış gelirlerinden, sektörde verilen idari para cezalarından ve düzenleyici kurumun bütçesinden belli yüzdeler ayrılarak bütçeye “Evrensel Hizmet Gelirleri” adı altında gelir kaydedilmektedir.
Dolayısıyla internet/sabit telefon talebinin az ve bu alanda yapılan yatırımların geri dönüşünün mümkün olmadığı belirtilerek işletmecilerin ekonomik olmadığı gerekçesiyle hizmet sunmadıkları coğrafyalarda bahsedilen taleplerin evrensel hizmet fonundan karşılanmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir.
22) Bu noktada evrensel hizmet ile tüketicilerin büyük bölümüne, piyasa şartlarında ticari olarak
sunulabilen kamu hizmetlerinin, ticari olarak sunulamadığı bölgeler ve tüketici gruplarında da varlığının garanti altına alınması; böylece tüm vatandaşların siyasi otoriteler tarafından kabul görmüş hizmetlere, belirlenen asgari kalitede ve karşılanabilir fiyatlarla ulaşmalarının sağlanması çerçevesinde evrensel hizmetlerin sunumunun esasen bir sosyal politika aracı olduğu ve tüm sosyal politikalar gibi temel amacı toplumun refah düzeyinin artırılmasını güvence altına aldığını söylemek mümkündür. (Işıl IRMAK, “Evrensel Hizmet; Türkiye Posta Sektöründe Evrensel Hizmet Regülasyonu İçin Öneriler, DPT. 2008, s.615.) Diğer bir ifadeyle bireyin gündelik yaşamı için vazgeçilmez hizmetlerin en azından asgari düzeyde sunumunda evrensel hizmet ne kadar gelişirse sosyal devletinde o kadar gelişeceği şüphe götürmez bir gerçekliktir. (Michael SACHS, Grundgesetz Kommentar, München 2009.s.8’den aktaran Bülent KENT, “Telekomünikasyon Sektöründe Evrensel Hizmet Kavramı”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
C. XVI, Y. 2012, Sa. 2, s.183.)
23) Bu çerçevede başvuranın ikamet ettiği adresin bulunduğu alanda sabit internet erişim hizmetinden
yararlanamadığı gibi ekonomik ve mali gerekçelerle bir kısım vatandaşın kamu hizmeti niteliğindeki elektronik haberleşme hizmetlerinden mahrum bırakılmamasına yönelik olarak; söz konusu nedenlerle yatırım yapılmasından imtina edilen yerlere de ilgili hizmetlerin götürülmesinin sağlanması ve bahse konu sorunların tekrar yaşanmaması adına ilgili kurumlar arasında işbirliği yapılarak gerekli önlemlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir. Ancak söz konusu hususların evrensel hizmet alanında faaliyet gösteren işletmeciler üzerinde ağır bir yük oluşturmaması ile ekonomik ve coğrafi açıdan dezavantajlı kesimlere evrensel hizmetlerin gecikmeden sağlanarak toplumun her kesimine eşit bir şekilde hizmetlerin götürülmesi arasında denge sağlanması gerektiği de tabiidir.
24) Sonuç olarak başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümlerinin
incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; komşularına kadar internet hizmeti geldiği halde kendi evine gelmediğini, ilköğretim çağında 2 çocuğunun olduğunu ve ödevlerini takip edemediklerini iddia eden başvuran açısından evrensel hizmetten Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkesin, bölge ve yaşadığı yer ayrımı gözetilmeksizin yararlanacağı hükmünün mevzuatta emredici nitelikte olduğundan ve işletmeci tarafından ekonomik ve mali gerekçelerle söz konusu adres için hâlihazırda planlanan bir proje/çalışma bulunmadığı dikkate alındığında internet hizmetinin ne zaman sağlanacağı yönünde belirli bir süreç öngörülmediğinden gerekli işlemlerin tesis ettirilmesi hususunda öneri ve uyarılarda bulunulması gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idarelere tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Mobil genişbant imkanlarından yararlanılabildiği anlaşılmasına rağmen şikayete konu alandaki çocukların ve gençlerin eğitime ve diğer hizmetlere erişimi açısından gerekli olan elektronik haberleşme altyapısının (sabit genişbant dahil) çocukların ve gençlerin internet hizmetlerine erişiminin çağın gereklerine uygun bir şekilde yüksek kalitede sağlanması amacıyla başvuranın taleplerinin çözümüne yönelik planlama çalışmalarına/sürecine ilişkin gerekli işlemlerin yapılarak ilave tedbirlerin alınması yönünde BİLGİ
TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Ayrıca kararın bilgi edinilmesi amacıyla ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi