ÖZET: Başvuru, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde Hatay ilinde bulunan iki dairenin ağır hasar alması sonucunda hak sahipliği talep eden bir birey tarafından yapılmıştır. Başvuran, eşinin hak sahipliği başvurusunun kabul edilmesine rağmen kendi başvurusunun reddedilmesini, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve ilgili yönetmeliklerin kendisine tanıdığı hakların kısıtlandığı gerekçesiyle itiraz etmektedir. Başvuran, eşinin hasarlı dairesi nedeniyle kendisinin hak sahibi sayılmadığını ve bu durumun adaletsizlik yarattığını ifade etmektedir.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, başvuranın talebini inceleyerek, eşinin başvurusunun kabul edilmesi nedeniyle başvuranın hak sahibi olamayacağına dair bir karar vermiştir. Yönetmelik gereğince, aynı cins müstakil hasarsız konutu olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu çerçevede, başvuranın talebi hukuka uygun bulunarak reddedilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın itirazını değerlendirerek, ilgili mevzuat ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuran, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/6507-S.24.10212

BAŞVURU NO : 2024/609

KARAR TARİHİ : 14.06.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI

Hak sahipliği talepleri hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 12.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran şikayet başvurusunda özetle; 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen depremde, Hatay ili ilçesi mah. Bina No: de yer alan numaralı dairenin eşine, numaralı dairenin ise şahsına ait olduğunu, dolayısıyla 2 dairenin de ağır hasar aldığını, bu çerçevede eşinin yaptığı hak sahipliği başvurusunun kabul edildiğini, şahsının hak sahipliği başvurusunun ise eşi gerekçe gösterilerek reddedildiğini, bu durumun 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak

Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 29 uncu maddesinde; “Kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemez.” düzenlenen hakkın, 28.08.1968 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 12988 sayılı Afet Sebebiyle Hak

Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmeliğin 9 uncu maddesi; “Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez…” ile daraltılmasından kaynaklandığını, afiş ve formlarda da haklarının olmadığına dair bir ibarenin yer almadığını, bu durumun mağduriyete neden olduğunu belirterek, itirazın reddine ilişkin idari işlemin iptal edilmesini ve tarafına hak sahipliği verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin sayılı yazısında özetle; “Başkanlık tarafından AYDES sistemi üzerinde yapılan incelemelerde, nin numaralı başvurusu reddedilmiş, 06.11.2023 tarihinde itiraz başvurusu yapılmış fakat tekrar ret cevabı

verilmiştir. Reddedilme nedeni olarak, eşi nin numaralı başvurusu kabul edilip 1 tam hisseli olarak hak sahibi kabul edilmiş olması belirtilmiştir.

Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmeliğin 9. Maddesi uyarınca; ”Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez.

Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır. Birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar, sadece bir konut için hak sahibi olabilirler.’ nin numaralı başvurusu eşi nin numaralı başvurusu kabul edilerek 1 tam hisseli hak sahibi olduğu için reddedilmiştir.”

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5. maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,

3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…”,

3.4. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.”,

3.5. “Konut hakkı” başlıklı 57. Maddesinde; “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.”,

3.6. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65. maddesinde (Değişik: 3/10/20014709/22 md.); “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,

3.7. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

/

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle

Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un,

5.1. 1. maddesinde (Değişik: 2/7/1968-1051/1 md.); “(Değişik birinci fıkra: 27/12/1993-3956/1 md.)

Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.”,

5.2. 29. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında (Değişik: 31/8/1999-KHK-574/2 Md.); “Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir. Kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemez.”,

6. 28.08.1968 tarihli ve 12988 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların

Tespiti Hakkındaki Yönetmelik’in,

6.1. 1.maddesinde; “Bu Yönetmelik 7269 sayılı Afetler Kanununun 1051 sayılı Kanunla değiştirilen 29 uncu maddesi gereğince hazırlanmıştır.”,

6.2. 2. maddesinde; “Afet sebebiyle, kendilerine bina yapılacak veya inşaat kredisi verilecek malik ve hissedarlarla, ebeveyni ile birlikte oturan evli kişilerin hak sahipliği yönünden tayin ve tespitleri bu

Yönetmelik esaslarına göre yapılır.”,

6.3. 3. maddesinde; “Bu Yönetmelikte yer alan “Hak sahibi” deyimi, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade eder.”,

6.4. “Kendilerine ait konutları zarar görenlerin durumu:” başlıklı 4. maddesinin a) bendinde; “Afet sebebiyle, kendilerine ait bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede aileler, …Hak sahibi sayılırlar ve bu ailelere yeniden konut yapılır veya konut kredisi verilir.”,

6.5. “Başka konutu olanların durumu:” başlıklı 9. maddesinde, “Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez. Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır. Birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar, sadece bir konut için hak sahibi olabilirler.”,

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan

“Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran, ağır hasar alan dairelerinin bulunduğu ilçe ’de, kendisine ve eşine ait hasarsız başka bir dairelerinin bulunmadığını, Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak

Yardımlara Dair Kanun çerçevesinde hak sahibi sayılması gerekirken, Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların

Tespiti Hakkındaki Yönetmelik çerçevesinde Kanun ile verilmiş hakkın kısıtlandığını belirterek, hak sahibi sayılmayı talep etmektedir.

9. 7269 sayılı Kanun, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle, yapılacak yardımları düzenlemektedir. Kanun’un 29. maddesinin birinci fıkrasında; yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceği hükme bağlanmakta, dördüncü fıkrasında ise; kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemeyeceği düzenlenmektedir.

10. 7269 sayılı Kanun kapsamındaki hak sahibi kavramından ne anlaşılması gerektiğine Afet Sebebiyle

Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinde yer verilmektedir. Yönetmeliğin 3.

maddesine göre hak sahipliği, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade etmektedir. Yönetmeliğin 4. maddesinde, afet sebebiyle kendilerine ait konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede ailelerin hak sahibi sayılacağı, bu ailelere yeniden konut yapılacağı veya konut kredisi verileceği düzenlenmiştir. Başka konutu olanları durumu Yönetmeliğin 9.

maddesinde düzenleme altına alınmış olup buna göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanların hak sahibi sayılmayacağı, bu gibilere yeniden konut yapılmayacağı ve konut kredisi verilmeyeceği; bu tespitin yapılmasında ise, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihinin esas alınacağı, birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar için de sadece bir konut için hak sahibi olunabileceği; hüküm altına alınmıştır.

11. Bütün bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; 7269 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceğinin genel bir kural olarak düzenlendiği, kimlerin hak sahibi sayılacağı hususunda da bazı ölçütlerin belirlendiği görülmüştür. Bunlardan biri ise, kişinin kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka bir konutu veya dairesi olmaması koşuludur.

12. Anayasanın Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin milli dayanışma içinde bir sosyal hukuk devleti olduğu belirtilmiş, 5. maddesinde; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ile bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış, yine Anayasanın, sosyal ve ekonomik hak ve ödevleri düzenleyen üçüncü bölümünde

yer alan; 57. maddesinde planlı kentleşme ve toplu konut projelerinin destekleneceğine vurgu yapılmış, 65.

maddesinde ise; devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği sınırlamasına yer verilmiştir.

13. Anayasanın yukarıda yer verilen hükümleri, ilgili Yasa ve Yönetmeliğin düzenlenme amacı ile birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; burada öncelikli olarak hedeflenenin deprem gibi afetlere maruz kalan vatandaşların en temel ihtiyacı olan barınma ihtiyaçlarını en kısa sürede karşılamasını ve böylece afet sebebiyle konutları oturulamayacak derecede hasar gören veya yıkılan kişilerin, bir an önce normal hayat düzenine kavuşturulmasını sağlamak olduğu görülmekle, öngörülen yardım ile afetzedelerin zararlarının tamamının karşılanmasının amaçlanmadığı anlaşılmaktadır. Yasa ve Yönetmelikte, afetzedelerden kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olanlara bina ve inşaat kredisi verilmeyeceğinin hükme bağlanmış olması da, söz konusu düzenlemeler ile ulaşılmak istenen hedefe uygundur (Danıştay 14. Dairesinin 10/10/2011 tarihli, E:2011/8485 ve K:2011/1330 sayılı Kararı)

14. Bununla birlikte, başvuran Kanun ile verilen hakkın Yönetmelikle kısıtlandığını iddia etmesi nedeniyle, söz konusu iddia ile ilgili olarak değerlendirme yapmak gerekirse, başvuran 7269 sayılı Kanunda; “Kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemez.”, hükmüne yer verildiğini, bu çerçevede o yerde kendisine ve eşine ait başkaca bir hasarsız dairesi bulunmayanların hak sahibi sayılacağının hükmedildiğini, hükmün mefhumu muhalifinden, eşine ait dairesi bulunmayanların veya eşine ait hasarlı dairesi bulunanların, dolayısıyla şahsının da hak sahibi sayılması gerektiğini belirterek, Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti

Hakkındaki Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde, Kanunda geçen “Hasarsız” kelimesinin geçirilmeyerek

Yasama organınca verilmiş hakkın İdarece daraltıldığını iddia ettiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, ilgili

İdarenin söz konusu Yönetmeliğin ilgili maddelerine atıfta bulunarak verdiği cevabi yazının bütünü üzerinde yapılan incelememelerden, aynı yerde başvuranın eşine ait daire bulunması nedeniyle hak sahipliği talebinin reddedilmediğinin, bilakis başvuranın eşinin hasarlı dairesi için hak sahipliği verilmesi nedeniyle, bir aileye ikinci bir hak sahipliği tanınamayacağından, başvuranın hak sahipliği talebinin reddedildiğinin bildirildiği tespit edilmiştir. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve değerlendirmelerden de anlaşılacağı üzere, Kanun, Yönetmelik ve ilgili tüm mevzuat, normal hayata dönülmesi için barınma ihtiyacının en kısa sürede karşılanmasına yönelik hazırlanmış, bu çerçevede ilgili mevzuat şartları taşıyanlar açısından “aile başına bir hak sahipliği” temeline dayandırılmıştır.

15. Şikayet başvuru belgesi ve ekleri, ilgili İdareden gelen cevabi yazı, ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesi neticesinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca başvurana yönelik hak sahipliğine ilişkin tesis edilmiş işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderilmediği tespit edildiğinden, bu yönüyle, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkeleri ile idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği başvurana bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURAN VE AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞINA tebliğine;

TÜRKİYE CUMHURİYETİ KAMU BAŞDENETÇİSİNCE KARAR VERİLDİ.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi