ÖZET: Başvuru, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Adana’daki bir konutun hasar tespitine ilişkindir. Başvuran, ilk olarak konutunun “Az Hasarlı” olarak kaydedildiğini, itirazı üzerine yapılan ikinci değerlendirmede ise “Hasarsız” olarak belirlendiğini belirtmiştir. Ancak, e-Devlet sisteminde her iki tespitin de görünmesi, taşınmazın değer kaybına neden olabileceği ve bankalara yapılan konut kredilerinin olumsuz etkilenebileceği endişesini taşımaktadır. Bu nedenle, başvuran, ilk hasar tespitinin sistemden kaldırılmasını talep etmiştir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yapılan hasar tespitinin yasal süreçler çerçevesinde yürütüldüğünü ve ilk tespitin e-Devlet sisteminde kaldırılmasının mümkün olmadığını açıklamıştır. Hasar tespit süreci, afet sonrası yapılacak işlemler için kritik bir aşama olup, nihai tespitlerin geçerliliği önem arz etmektedir. Başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları doğrultusunda, nihai tespitlerin geçerliliği ve taşınmazın değerinin korunması açısından ilk hasar tespitinin e-Devlet sisteminden kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini kabul ederek, ilk hasar tespitinin e-Devlet sisteminden kaldırılması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Bu kararın, başvuran ve ilgili bakanlığa tebliğ edilmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7276-S.24.11388

BAŞVURU NO : 2024/1462

KARAR TARİHİ : 11.07.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Hasar tespitinin e-Devlet siteminden kaldırılması hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 26.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında yapılan ilk hasar tespitinde Adana ili, ilçesi, Mahallesi, Sokak, Sitesi, No: Daire

No: adresinde bulunan konutunun az hasarlı olarak belirlendiğini, itiraz etmesi üzerine yapılan son değerlendirme neticesinde konutunun hasarsız olduğunun tespit edildiğini ve bu tespitin sisteme girildiğini, e-Devlet sisteminde ise hem az hasarlı olarak yapılan ilk tespitin hem de itiraz neticesinde kesinlik arz eden hasarsız yönündeki son tespitin göründüğünü, ilk tespitteki yanlış değerlendirmelerin taşınmazın değer kaybetmesine neden olduğunu ve olacağını, tüketicilerin bankalara yapmış oldukları konut kredilerinin olumsuz sonuçlanmasına yol açacağını belirterek ilk hasar tespitinde girilen bilgilerin e-Devlet sisteminden kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 11/12/2023 tarihli ve sayılı, 06/03/2024 tarihli ve sayılı ile 02/07/2024 tarihli ve sayılı yazıları ve eklerinde özetle; Adana ili, ilçesi, Mahallesi, Sokak, No: adresinde bulunan askı kodlu yapının 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen deprem afetinden dolayı hasar tespitinin “Az Hasarlı” olarak belirlendiği, daha sonra hasar durumuna yapılan itiraz üzerine tekrar incelenen yapının hasar durumunun “Hasarsız” olarak tespit edildiği, kesin ve itiraz hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasına müteakip mahallinde ilan edildiği, itiraz tespit raporunda belirlenen hasar durumunun nihai ve geçerli tespit olduğu, yapıların nihai hasar durumunun itiraz hasar tespit çalışmaları neticesinde belirlendiğini ve hasar tespit sürecinin tamamlanması sebebiyle yürütülecek herhangi bir iş ve işlem bulunmadığı, deprem sonrası yapılan ilk tespitin e-Devlet üzerinde ikametgaha bağlı olarak gözüktüğü ve itiraz sonrası yapılan ikinci hasar tespitinin ise e-Devlet sisteminde adrese dayalı olarak ilan

edildiği, mevcutta yürütülen iş ve işlemlerde kullanılması sebebiyle yapılan ilk hasar tespit kaydının eDevlet üzerinden kaldırılamadığı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras hakkına sahiptir. Bu haklar kamu yararı amacı ile kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle

Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un; 5.1. 1’inci maddesinde: “Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.” 5.2. Afet bölgelerinde yapılacak teknik işler başlıklı 13’üncü maddesinde: “a) Yapılacak işlemlere esas olmak üzere İmar ve İskan Bakanlığınca kurulacak fen kurulları tarafından, afetin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesisleri incelenerek, hasar tespit raporu düzenlenir.

Gereken hallerde, yapılarda meydana gelen hasarı tespit etmek üzere Bayındırlık ve İskan Bakanlığının isteği üzerine diğer bakanlık, kurum ve kuruluşlar, mahalli idareler, üniversiteler ve meslek odaları, konusunda deneyimli yeteri kadar inşaat mühendisi ve/veya mimarı hasar tespiti çalışmalarında derhal görevlendirmekle yükümlüdürler.

[…]

Yapılacak asıl işlemlere esas olmak üzere, fen kurulları tarafından düzenlenen teknik mahiyetteki hasar tespit raporlarına mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edilebilir. (…) Gayrimenkulleri kesin bir şekilde hasarsız olarak tespit edilenlerin veya gayrimenkullerinin hasar tespiti hiç yapılmayanların, yargı yoluna gitmeden önce, mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili idareye başvurmaları zorunludur.” 6. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 14/04/2014 tarihli Hasar Tespit

Genelgesi’nin “Hasar tespitin tanımı ve kapsamı başlıklı 1’inci maddesinde: “Hasar tespit, meydana gelen afetin binaya verdiği hasarın gözlemsel olarak değerlendirilip derecelendirilmesidir. Hasar tespit çalışması 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak

Yardımlara Dair Kanun kapsamında afet sonrasında gerçekleştirilecek olan acil yardım, hak sahipliği, kira yardımı ve yer seçimine esas teşkil eden hazırlık mahiyetinde işlemdir. Hasar tespit çalışması binaların muhtemel afetler karşısındaki davranışını, performansını ve riskini ortaya koyar nitelikte ve kapsamda değildir…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran; 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında konutu hakkında ilk olarak “Az Hasarlı”, itiraz üzerine ise “Hasarsız” olarak yapılan ve e-Devlet sistemine kaydedilen hasar tespitlerinden, “Az Hasarlı” yönündeki ilk tespite dair bilgilerin e-Devlet sisteminden kaldırılmasını talep etmektedir.

9. Deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapılar ve kamu tesislerinin genel hayata etkili olacak derecede zarar gördüğü veya görmesi muhtemel olan yerlerde gerekli tedbirlerin alınması ve zarara uğrayanlara yardım edilmesi ile ilgili hususlar 7269 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Yaşanan afetler sonrasında yapılacak asıl işlemlere esas olmak üzere afetin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesisleri incelenerek hasar tespit raporu düzenleneceği ve bu rapora hangi yolla itiraz edileceği Kanun’un 13’üncü maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Hasar tespitinin ne şekilde, hangi yapılarda, kim tarafından yapılacağına dair ayrıntılı düzenlemelere ise İçişleri

Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 14/04/2014 tarihli Hasar Tespit Genelgesi’nde yer verilmiştir. Anılan düzenlemeler çerçevesinde hasar tespit süreci Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.

10. Hasar tespiti; deprem, yangın, su baskını gibi afetlerin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesislerinin incelenerek afetin yapıya verdiği hasarın belirlenmesi ve yapının belirlenen hasar durumuna göre hasarsız, az hasarlı, orta hasarlı, ağır hasarlı veya yıkık olarak sınıflandırılması işlemidir(AYM, E.2023/134, K.2023/209) Başka bir ifadeyle hasar tespiti, meydana gelen afetin binaya verdiği hasarın gözlemsel olarak değerlendirilip derecelendirilmesidir.

11. Hasar tespiti, afet sonrasında tesis edilecek olan yıkım kararı veya hak sahipliğine ilişkin işlemlerin yanı sıra hasar durumuna göre binaların tahliye edilmesine ilişkin işlemlere de dayanak teşkil eden bir işlem mahiyetindedir. Hasar tespit raporlarının düzenlenmesinin ardından taşınmazın hasar durumuna göre hakkında yıkım kararı alınması veya hak sahipliğine ilişkin işlemlerin tesis edilmesi ya da hasar durumuna göre binaların tahliye edilmesi mümkündür. Bir başka deyişle afetin meydana geldiği alandaki yapılara ilişkin söz konusu işlemlerin tesis edilebilmesi için hasar tespiti işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir(AYM, E.2023/134, K.2023/209). Dolayısıyla hasar tespit çalışmaları; afet sonrasında gerçekleştirilecek olan acil yardım, hak sahipliği, kira yardımı ve yer seçimine esas teşkil eden hazırlık niteliğindedir.

12. 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında başvuranın Adana ili, ilçesi, Mahallesi, Sokak, Sitesi, No: , Daire No: adresinde bulunan konutunda yapılan inceleme neticesinde ilk olarak “Az Hasarlı” şeklinde hasar tespiti yapılmıştır. İtiraz üzerine tekrar yapılan incelemede ise konutun hasar durumu “Hasarsız” olarak tespit edilmiştir. Yürütülen iş ve işlemlerde kullanıldığı gerekçesiyle iki hasar tespit sonucu da e-Devlet sistemine kaydedilmiştir.

13. Başvuran tarafından ilk hasar tespitindeki değerlendirmelerin taşınmazın değer kaybetmesine neden olduğu ve olacağı, tüketicilerin bankalara yapmış oldukları konut kredilerinin olumsuz sonuçlanmasına yol açacağı gibi bir takım hususlar ileri sürüldüğünden bahse konu hasar tespit sonucunun e-Devlet siteminde görünmesinin mülkiyet hakkı üzerinde bir etkisinin olup olmadığının ele alınması yerinde olacaktır.

14. Mülkiyet hakkı; kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak şartıyla sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, semerelerinden yararlanma ve üzerinde tasarruf etme imkânı veren bir haktır. Bu bağlamda malikin mülkünü kullanma, semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin kısıtlanması veya mülkünden yoksun bırakılması mülkiyet hakkına getirilmiş bir sınırlama niteliğindedir (AYM, E.2017/21, K.2020/77, 24/12/2020;

E.2019/100, K.2020/62, 22/10/2020).

15. Devletin pozitif yükümlülükleri nedeniyle mülkiyet hakkı bakımından koruyucu ve düzeltici bazı önlemler alması gerekmektedir. Koruyucu önlemler mülkiyete müdahale edilmesini önleyici; düzeltici önlemler ise müdahalenin etkilerini giderici, diğer bir ifadeyle telafi edici yasal, idari ve fiilî tedbirleri kapsamaktadır. Mülkiyet hakkına müdahalenin malik üzerinde doğurduğu olumsuz sonuçların mümkünse eski hâle döndürülmesi, mümkün değilse malikin zarar ve kayıplarının telafi edilmesini sağlayan idari veya yargısal birtakım hukuki mekanizmaların oluşturulması devletin pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir (AYM, B. No: 2014/8649, 15/2/2017).

16. İnsan yaşamı yönünden tehlike arz eden yapıların tespit edilmesi ve bunların güçlendirilmesi, bu mümkün değilse yıktırılması yolunda tedbirler alınması da Devletin pozitif yükümlülüklerindedir. Devletin bu görevini ifa ederken bireylerin mülkiyet hakkını anayasal ilkeler çerçevesinde belli ölçüde kısıtlaması meşru görülmelidir. Bu açıdan yaşam hakkının korunması yükümlülüğünün gerekli kılması hâlinde kişilerin yapılarının hasar durumuyla ilgili tespitler yapılması makul karşılanmalıdır. Ne var ki 7269 sayılı

Kanun uyarınca düzenlenen hasar tespit raporları, sonradan tesis edilecek yıkım, tahliye ve hak sahipliği gibi işlemlere dayanak teşkil etmenin yanı sıra bu işlemlerden bağımsız olarak taşınmazın değerini etkileyebilecek niteliktedir. Diğer bir ifadeyle hasar tespit raporuyla taşınmaz üzerinde bulunan yapı, tekniğe uygunluk ve depreme dayanıklılık nitelikleri yönünden etiketlenmektedir. Yapının inşaat kalitesi yönünden bir tür etiketleme işlevi gören hasar tespit raporlarının -sonrasında bir işlem tesis edilsin veya edilmesin- maliklerin mülkiyet hakkını etkilemediği söylenemez(AYM, E.2023/134, K.2023/209).

17. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hasar tespit işlemlerinde itiraz tespit raporunda belirlenen hasar durumunun nihai ve geçerli tespit olduğu, hasar tespiti işleminin amacı ve mahiyeti bakımından hak ve yükümlülük getiren hak sahipliği ya da güçlendirme çalışmaları gibi işlemler yönünden gerekli olduğu, bu kapsamda ise sadece orta ve ağır hasarlı tespitlerin göz önünde bulundurulduğu, başvuranın konutu hakkında yapılan “Az Hasarlı” yönündeki tespitin ne gibi iş ve işlemlerde kullanılacağına dair idarece herhangi bir açıklama yapılamadığı, kaldı ki konutun son hasar tespitinin “Hasarsız” yönünde olduğu, yapılacak işlemlerde dikkate alınmayacak olan “Az Hasarlı” yönündeki ilk hasar tespitinin, taşınmazın sağlamlığı konusunda kişileri şüpheye düşürebileceğinden bu anlamda taşınmazın değerini de etkileyeceği, bir başka deyişle mülkün değerinin azalmasına yol açacağı, tüm bu sebeplerle nihai ve geçerli olmayan “Az

Hasarlı” yönündeki ilk hasar tespitinin e-Devlet sisteminden kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan Kanun’un 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın; Adana ili, Sarıçam ilçesi, Çarkıpare Mahallesi, 1247. Sokak, İmpa Vera Sitesi, No:6B, Daire

No:15 adresinde bulunan konutu hakkında yapılmış olan “Az Hasarlı” yönündeki ilk hasar tespitinin eDevlet sisteminden kaldırılması konusunda ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın; BAŞVURANA ve ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi