|
ÖZET: Başvuru, 2020 yılında Elazığ’da meydana gelen deprem sonrası konutuna “ağır hasarlı” kaydı konulan bir vatandaşın, mahkeme süreci sonucunda hasar durumunun “orta hasarlı” olarak belirlenmesi ve ardından 2023 Kahramanmaraş depreminin etkileriyle ilgili yaşanan gelişmeleri kapsamaktadır. Başvuran, yıkılan binaların sahiplerine tanınan haklardan yararlanmak için başvuruda bulunmuş, ancak orta hasar kaydı nedeniyle bu haklardan faydalandırılmayacağı bildirilmiştir.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, başvuranın yasal sürede hak sahipliği başvurusunda bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, yapılan hasar tespitleri sırasında ortak taşıyıcı sistemin varlığı nedeniyle binaların hasar durumlarının ortak kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvuranın konutunun yıkım sürecinin, mahkeme kararının tebliğ edilmeden gerçekleşmesi, başvuranın mağduriyetine yol açmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, başvuranın hak sahipliği tanınması yönünde tavsiyede bulunmuştur. İlgili idarelerin, bu tavsiyeye uygun hareket ederek, başvuranın mağduriyetini gidermesi beklenmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/6905-S.24.10807
BAŞVURU NO : 2024/2770
KARAR TARİHİ : 03.07.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI
Hak sahipliği talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 21.02.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran şikayet başvurusunda özetle; 2020 yılında Elazığ’da meydana gelen deprem sonrasında konutuna “ağır hasarlı” kaydı konulduğunu, söz konusu kararı dava ettiğini ve 31/01/2022 tarihinde Elazığ 1. İdare Mahkemesince yapının orta hasarlı olduğuna karar verildiğini, ilgili İdarece itiraz edilen kararın 30/01/2023 tarihinde Gaziantep Bölge İdare Mahkemesince onaylandığını, bu çerçevede hasar durumunun orta hasarlı hale dönüşmesi nedeniyle, yapının onarım yapılarak oturulabilecek duruma geldiğini, ancak
Bölge İdare Mahkemesi kararı taraflarına tebliğ edilmeden, kısa süre sonra Kahramanmaraş depreminin meydana geldiğini, yeni yapılan tespitlerde ortak taşıyıcıya sahip olunduğu belirtilen bitişik binanın ağır hasar aldığını, 2020 yılında orta hasar aldığı tespit edilen binaları ile ilgili olarak ise yeni depremde az hasarlı raporu tutulduğunu, ancak ağır hasarlı bitişik bina yıkılırken ortak taşıyıcıya sahip olunması nedeniyle az hasarlı kararı alınan binalarının da yıkıldığını, akabinde ağır hasar kaydı nedeniyle yıkılan konut sahiplerine tanınan haklardan faydalanmak için başvurduklarında, orta hasar kaydı sonrasında binanın onarımdan geçirilerek gerekli ruhsat ve iskan belgelerinin alınmaması gerekçesiyle yeni deprem sonrasında hak sahipliğinden faydalandırılmayacaklarının bildirildiğini belirterek, ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle yıkılan konut sahiplerine tanınan haklardan faydalandırılmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca 07/03/2024 tarihinde – sayılı yazı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
Bu çerçevede, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 28/03/2024 tarihli ve sayılı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 04/06/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazıları
Kurumumuza ulaşmıştır.
2.1. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı cevabi yazı ve eklerinde özetle; “Elazığ depremi sonrasında mahkeme süreci akabinde orta hasarlı raporu verilen yapı ile ilgili olarak Elazığ depreminin gerçekleştiği 24/01/2020 tarihinden sonra ağır hasarlı yapılar için İl Özel İdaresi ve Elazığ Belediye
Başkanlığınca yıkım işlemlerine başlanmış, mahkeme süreci olmayan binalar için yıkımlar tamamlanmıştır. Söz konusu ağır hasarlı yapı mahkeme kararı neticesinde orta hasarlıya dönüştüğü için, mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl içinde tamir ettirilmesi gerektiği, iki binanın ortak taşıyıcılı olması durumunda hasar durumunun ortak kabul edilmesi gerekmekte, 2020 yılında yaşanan deprem sonrasında söz konusu yapının ortak taşıyıcılı olduğuna dair bir çalışma bulunmamakla birlikte,
2023 depremi sonrasında yapılan bu hususta ki çalışma Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğünce kabul
edilmemiştir.
Bununla birlikte ilgili mevzuat gereğince, hasar tespit çalışmaları sırasında söz konusu deprem neticesinde alınan hasarlar değerlendirilmekte, daha önce yaşanan afetler ve aşınmalar dikkate alınmamaktadır.”
2.2. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı cevabi yazı ve eklerinde özetle; “Afet Sebebiyle Hak
Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik’in 17. Maddesinde; “Hak sahibi durumunda olanlardan, inşaat kredisi verilmesini ya da bina yaptırılmasını isteyenlerin 16’ncı maddede belirtilen ilanın yapıldığı günden itibaren iki aylık süre içinde mahallin en büyük mülkiye amirine yazılı olarak talep ve taahhütname vermeleri şarttır” hükmü yer almaktadır.
Başvuru sahibi vatandaşımızın ne 2020 Elazığ Depremi ne de 2023 Kahramanmaraş merkezli depremde iki aylık yasal sürede herhangi bir hak sahipliği başvurusu olmadığı için vatandaşımız hak sahibi sayılmamıştır.
Adı geçen vatandaşımızın konutunun Mahkeme sürecinden önceki tespiti “ağır hasarlı” olup, Mahkeme sürecininin neticelenmesini beklemeden hak sahipliği başvurularının alındığı iki aylık yasal süre içerisinde başvuru yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Konutun hasar derecesinin değiştiğine ilişkin
Mahkeme kararının tebliğ alındığı tarih dikkate alınmak üzere 7269 sayılı Kanunun 13. Maddesinin (b)
fıkrasında yer alan; “Hasar görmüş, fakat ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine ve oturulmasına izin verilemez. Bu binalar 1 yıl içinde tamir ettirilmediği ve itiraz da olmadığı takdirde yukarıdaki esaslar dahilinde yıktırılır.” hükmü gereği 1 yıl içerisinde güçlendirilmesi gerekmektedir. Başkanlığımızca bitişik binanın ağır hasarlı olmasının güçlendirmeye engel teşkil etmediği değerlendirilmektedir. Ağır hasarlı bitişik nizam bina nedeniyle başvuru sahibinin binasının yıkımının gerekmediği değerlendirilmektedir.
Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği ve TAMP (Türkiye Afet Müdahale Planı)
gereğince hasar tespit çalışmaları Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Sorunuzun ilgili Bakanlığınca cevaplanması gerektiği değerlendirilmekle birlikte; Hasar Tespit Genelgesi’nin “Hasar tespitin tanımı ve kapsamı” başlıklı 1 inci maddesi üçüncü fıkrasında; “Bir binaya afetten sonra yapılan hasar tespit çalışması, sadece olmuş afetin binada meydana getirdiği hasarın tespitini içerir. Geçmiş afetlerin binada meydana getirdiği hasarlar ya da binanın bakımsızlığı ve ekonomik ömrünü tamamlamış olması gibi nedenler ile oluşan hasarlar, projelendirme ve imalat hataları bu çalışmalar sırasında dikkate alınmaz.” denilmekte olup, yapılan tadilatlarla depremin verdiği hasarın gizlenebilecek olması ihtimali ve gelen teknik ekiplerin taşıyıcı sistem üzerindeki herhangi bir hasarı görmemiş olması sonucunda tespitin az hasar olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir.
Elazığ Depreminde Başkanlığımıza söz konusu binaya ilişkin herhangi bir ortak taşıyıcı talebi gelmemiştir.
Kahramanmaraş merkezli 06.02.2023 tarihli deprem afeti sonrasında binaların ortak taşıyıcı sisteme sahip
olduğunda ilişkin talep incelenmiş olup, cevabi yazımızda da belirtildiği üzere sunulan belgelerin söz konusu binaların ortak taşıyıcı sisteme sahip olduğunu ispatlar nitelikte olmaması nedeniyle talep
Başkanlığımızca reddedilmiştir.
Bu sebeplerle adı geçen vatandaşımızın iki aylık yasal süre içerisinde başvurusu olmadığı için
Başkanlığımızca hak sahibi kabul edilmesinin olanaksız olduğu değerlendirilmektedir.”
Belirtilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü Maddesi’nin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak
Yardımlara Dair Kanunun, “Afet bölgelerinde yapılacak teknik işler” başlıklı 13 üncü maddesinin (a)
ve (b) fıkraları ile 29 uncu maddesinin birinci fıkrası; 13-a)…Arazinin tehlikeli durumu ve binaların gördüğü hasar bakımından yıktırılması ve boşaltılması gerekenler hakkında, o il ve ilçenin en büyük mülkiye amirine ayrı bir rapor verilir. Bu makamlarca böyle binalar derhal boşalttırılır. Yıkılması gerekenler için en çok 3 gün süre verilerek tehlikenin giderilmesi sahiplerine bildirilir. Mahallinde sahibi bulunmadığı takdirde durum, mahalli vasıtalarla ilan edilmek suretiyle, bildiri yapılmış sayılır…
b) Hasar görmüş, fakat ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine ve oturulmasına izin verilemez. Bu binalar 1 yıl içinde tamir ettirilmediği ve itiraz da olmadığı takdirde yukarıdaki esaslar dahilinde yıktırılır…
29-Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir.”
6. 28/08/1968 tarihli ve 12988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Afet Sebebiyle Hak Sahibi
Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmeliğin 9 uncu ve 17 nci maddesi; “9-Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez.
Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır.
Birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar, sadece bir konut için hak sahibi olabilirler.
17-Hak sahibi durumunda olanlardan, inşaat kredisi verilmesini yada bina yaptırılmasını isteyenlerin 16 ncı maddede belirtilen ilanın yapıldığı günden itibaren iki aylık süre içinde mahallin en büyük mülkiye amirine yazılı olarak talep ve taahhütname vermeleri şarttır…”
7. 14/04/2014 tarihli ve 7663 sayılı Hasar Tespit Genelgesinin 1 inci ve 2 nci maddeleri; “1- …Bir binaya afetten sonra yapılan hasar tespit çalışması, sadece olmuş afetin binada meydana getirdiği hasarın tespitini içerir. Geçmiş afetlerin binada meydana getirdiği hasarlar ya da binanın bakımsızlığı ve ekonomik ömrünü tamamlamış olması gibi nedenler ile oluşan hasarlar, projelendirme ve imalat hataları bu çalışmalar sırasında dikkate alınmaz…
2-Ortak taşıyıcı sisteme sahip binalar tek bir hasar derecelendirmesi ile değerlendirilir. Hasar tespit çalışmaları tamamlandıktan sonra ağır hasarlı binaların yıkımı söz konusu olduğunda ortak taşıyıcı sisteme sahip olmasına karşın farklı hasar derecelendirmesinde bulunulan binalar ağır hasarlı olarak değerlendirilir ve ek(3)’te yer alan formlar kullanılarak bu durum belgelendirilir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8.Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran özetle; 2020 yılında Elazığ’da meydana gelen deprem sonrasında konutuna “ağır hasarlı” kaydı konulduğunu, söz konusu kararı dava ettiğini ve 31/01/2022 tarihinde Elazığ 1. İdare Mahkemesince yapının orta hasarlı olduğuna karar verildiğini, ilgili İdarece itiraz edilen kararın 30/01/2023 tarihinde
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesince onaylandığını, bu çerçevede hasar durumunun orta hasarlı hale dönüşmesi nedeniyle, yapının onarım yapılarak oturulabilecek duruma geldiğini, ancak Bölge İdare
Mahkemesi kararı taraflarına tebliğ edilmeden, kısa süre sonra Kahramanmaraş depreminin meydana geldiğini, yeni yapılan tespitlerde ortak taşıyıcıya sahip olunduğu belirtilen bitişik binanın ağır hasar aldığını, 2020 yılında orta hasar aldığı tespit edilen binaları ile ilgili olarak ise yeni depremde az hasarlı raporu tutulduğunu, ancak ağır hasarlı bitişik bina yıkılırken ortak taşıyıcıya sahip olunması nedeniyle az hasarlı kararı alınan binalarının da yıkıldığını, akabinde ağır hasar kaydı nedeniyle yıkılan konut sahiplerine tanınan haklardan faydalanmak için başvurduklarında, orta hasar kaydı sonrasında binanın onarımdan geçirilerek gerekli ruhsat ve iskan belgelerinin alınmaması gerekçesiyle yeni deprem sonrasında hak sahipliğinden faydalandırılmayacaklarının bildirildiğini belirterek, ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle yıkılan konut sahiplerine tanınan haklardan faydalandırılmayı talep etmektedir.
10. Somut olayda;
10.1. 24/01/202 tarihinde Elazığ ilinde gerçekleşen deprem neticesinde başvuranın malikleri arasında olduğu binanın ağır hasarlı olarak değerlendirildiği,
10.2. Söz konusu “ağır hasarlı” durumunun maliklerce dava konusu edilmesi üzerine, Elazığ 1. İdare
Mahkemesinde / E. numarası ile görülen dava neticesinde 31/01/2022 tarihinde / K.
numarasıyla dava konusu işlemin iptal edildiği ve binanın hasar durumunun orta hasarlı olarak belirlendiği,
10.3. Elazığ Valiliğince istinaf isteminde bulunulması nedeniyle, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci
İdari Dava Dairesinin E: / , K: / sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6 maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 30/01/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildiği,
10.4. İstinaf başvurusunun 30/01/2024 tarihinde temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak reddedilmesi ile ilgili adresteki 18 nolu binanın 30/01/2023 tarihi itibariyle hasar durumunun orta hasarlı olarak belirlenmesi yönündeki mahkeme kararının 30/01/2023 tarihinde kesinleştiği, söz konusu mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip yaklaşık 7 gün sonra 06/02/2023 tarihli Kahramanmaraş depremin meydana geldiği,
10.5. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin 30/01/2023 tarihli kararın taraflara ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge tespit edilememiş olup, başvuranın iddiasının söz konusu kararın 06/02/2023 Kahramanmaraş depreminden sonra taraflara tebliğinin gerçekleştirildiği yönünde olduğu,
10.6. Söz konusu adresteki 18 numaralı binanın 06/02/2023 Kahramanmaraş depremi sonrası “PBVMT askı kodu ile az hasarlı” olarak tespit edildiği; bu binanın bitişiğindeki 19 numaralı binanın ise “D7ZYD askı kodu ile ağır hasarlı” olarak belirlendiği,
10.6.1. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 04/06/2024 tarih ve sayı ile Kurumumuz kayıtlarına giren cevabi yazısında, “Hasar Tespit Genelgesi’nin “Hasar tespitin tanımı ve kapsamı” başlıklı
1 inci maddesi üçüncü fıkrasında; “Bir binaya afetten sonra yapılan hasar tespit çalışması, sadece olmuş
afetin binada meydana getirdiği hasarın tespitini içerir. Geçmiş afetlerin binada meydana getirdiği hasarlar ya da binanın bakımsızlığı ve ekonomik ömrünü tamamlamış olması gibi nedenler ile oluşan hasarlar, projelendirme ve imalat hataları bu çalışmalar sırasında dikkate alınmaz.” denildiği, yapılan tadilatlarla depremin verdiği hasarın gizlenebilecek olması ihtimali ve gelen teknik ekiplerin taşıyıcı sistem üzerindeki herhangi bir hasarı görmemiş olması sonucunda tespitin az hasar olarak değerlendirilebileceğinin düşünüldüğü” hususlarının ifade edildiği,
10.7. 06/02/2023 tarihli Kahramanmaraş depremi sonrası ağır hasarlı olarak tespit edilen 19 numaralı bina yıkılırken, ortak taşıyıcıya sahip olunması nedeniyle az hasarlı kararı alınan 18 numaralı binanın da Elazığ
İl Özel İdaresince yıktırıldığı,
10.8. Elazığ Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün 25/06/2023 tarihli yazısı ile
Valilik Makamına sunulan “Yıkım Oluru Hk.” konulu Olur’da “06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş
Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki deprem afeti nedeniyle Elazığ genelinde yapılan hasar tespit çalışmaları neticesinde ekte bilgileri yer alan “ağır hasarlı” olarak belirlenen yapıların 7269 sayılı Kanunun
13 üncü maddesi (a) bendinde yer alan, “Arazinin tehlikeli durumu ve binaların gördüğü hasar bakımından
yıktırılması ve boşaltılması gerekenler hakkında, o il ve ilçenin en büyük mülkiye amirine ayrı bir rapor verilir. Bu makamlarca böyle binalar derhal boşalttırılır. Yıkılması gerekenler için en çok 3 gün süre verilerek tehlikenin giderilmesi sahiplerine bildirilir. Mahallinde sahibi bulunmadığı takdirde durum, mahalli vasıtalarla ilan edilmek suretiyle, bildiri yapılmış sayılır.” hükmü gereğince gerekli görülen önlemlerin alınarak boşalttırılması ve yıktırılması” ifadelerine yer verildiği, ayrıca yazı ekinde “Ağır
Hasarlı Yıktırılacak Bina Listesi” ne yer verildiği,
10.9. Söz konusu yıkım işlemi sonrası 18 numaralı bina maliklerinin ağır hasar kaydı nedeniyle yıkılan konut sahiplerine tanınan haklardan faydalanmak için başvurdukları ve söz konusu başvurunun, orta hasarlı
olan 18 numaralı binanın 7269 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (b) bendi gereğince hasar görmüş fakat ıslahı mümkün olan binaların 1 yıl içinde tamir ettirilmesi, bu süre içinde güçlendirme yapılmadı ise yıktırılması gerektiği, ağır hasarlı bitişik nizam bina nedeniyle başvuranın binasının yıkımının gerekmediğinin değerlendirildiği gerekçesiyle, 2023 yılındaki “az hasarlı” tespitinin “ağır hasarlı” şeklinde değiştirilmesi talebinin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 11/01/2024 tarih ve sayılı yazı ile uygun görülmediği,
10.9.1. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca düzenlenen 14/04/2014 tarih ve 7663 sayılı Hasar
Tespit Genelgesinin “Ortak taşıyıcı sisteme bağlı binalar” başlıklı 2 nci maddesinde, ortak taşıyıcı sisteme bağlı binaların tek bir hasar derecelendirmesi ile değerlendirileceği, hasar tespit çalışmaları tamamlandıktan sonra ağır hasarlı binaların yıkımı söz konusu olduğunda ortak taşıyıcı sisteme sahip olmasına karşın farklı hasar derecelendirilmesinde bulunulan binaların ağır hasarlı olarak değerlendirileceği hususunun düzenlendiği,
10.9.2. Diğer yandan adı geçen İdarenin cevabi yazısında, Elazığ Depreminde Başkanlıklarına söz konusu binaya ilişkin herhangi bir ortak taşıyıcı talebi gelmediği, Kahramanmaraş merkezli 06.02.2023 tarihli deprem afeti sonrasında binaların ortak taşıyıcı sisteme sahip olduğunda ilişkin talebin incelendiği, sunulan belgelerin söz konusu binaların ortak taşıyıcı sisteme sahip olduğunu ispatlar nitelikte olmaması nedeniyle talebin reddedildiği” hususlarının ifade edildiği,
10.10. Başvuranın tarihinde hak sahipliği talebiyle Kurumumuza başvurduğu,
Anlaşılmaktadır.
11. Bununla birlikte, söz konusu binanın Mahkeme Kararının tebliği tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde güçlendirme ruhsatı alınarak tamiri gerekirken, bitişik binanın hasar tespiti sırasında iki binanın ortak taşıyıcıya sahip olduklarının yetkililerce tespit edilmesi neticesinde başvurana ait binanın Genelge gereği ağır hasarlı olarak değerlendirilmesiyle, 7269 sayılı Kanun çerçevesinde Valilik oluruyla yıkım kararı alındığı, akabinde ortak taşıyıcı durumunun Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına bildirildiği ve yıkımı gerçekleştirecek İl Özel İdaresine yıkıma yönelik Valilik olurunun gönderildiği görülmektedir. Bu çerçevede yıkım emrinin İl Özel İdaresine 25/06/2023 tarihinde verildiği, maliklerce verilen dilekçe çerçevesinde 28/11/2023 tarihinde yıkımın ortak taşıyıcı sitem nedeniyle yapıldığının maliklere bildirildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte yıkım emrinden yaklaşık 6 ay sonra 11/01/2024 tarihinde başvuranın binanın güçlendirme yapılmadan yıkılması ve süresinde hak sahipliği talebinde bulunulmaması nedeniyle hak sahipliği kazanılamayacağının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca bildirildiği, başvuranın mağduriyetinin bu noktada ortaya çıktığı görülmektedir.
12. Kurumumuzca yapılan değerlendirmede; 24/01/202 tarihinde Elazığ ilinde gerçekleşen deprem neticesinde başvuranın malikleri arasında olduğu binanın ağır hasarlı olarak değerlendirildiği; söz konusu
“ağır hasarlı” durumunun maliklerce dava konusu edilmesi üzerine, Elazığ 1. İdare Mahkemesinde
/ E. numarası ile görülen dava neticesinde 31/01/2022 tarihinde / K. numarasıyla dava konusu işlemin iptal edildiği ve binanın hasar durumunun orta hasarlı olarak belirlendiği; Elazığ Valiliğince istinaf isteminde bulunulması nedeniyle, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesinin
E: / , K: / sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 45/6 maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 30/01/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildiği; İstinaf başvurusunun 30/01/2023 tarihinde temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak reddedilmesi ile ilgili adresteki 18 nolu binanın 30/01/2023 tarihi itibariyle hasar durumunun orta hasarlı olarak belirlenmesi yönündeki mahkeme kararının 30/01/2023 tarihinde kesinleştiği, söz
konusu mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip yaklaşık 7 gün sonra 06/02/2023 tarihli
Kahramanmaraş depremin meydana geldiği hususları birlikte dikkate alındığında;
12.1. 30/01/2023 tarihli Mahkeme kararı ile orta hasarlı olduğu kesinleşen 18 numaralı binanın, 7269 sayılı
Kanunun 13 üncü maddesinin (b) bendi gereğince hasar görmüş fakat ıslahı mümkün olan binaların 1 yıl içinde tamir ettirilmesi, bu süre içinde güçlendirme yapılmadı ise yıktırılması gerektiği yönündeki hükmünün uygulanmasına imkan kalmadan, somut olayda kesin olarak verilen mahkeme kararından yaklaşık 7 gün içinde (kesinleşen Mahkeme kararı tebliğ dahi edilemeden) 06/02/2023 tarihli depremin gerçekleştiği, söz konusu Mahkeme kararının tebliğinin bile bu süreçte sağlanmamış olduğu anlaşılmaktadır. Durum bu şekilde iken orta hasarlı 18 numaralı bina ile ilgili olarak, bu binanın yıktırılması için, 1 yıl içinde tamir ettirilmesi şartının aranmasının hukuken ve fiilen imkansız olduğu,
12.2. Diğer yandan, Elazığ Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün (Bakanlığa hitaben) 26/03/2024 tarih ve sayılı yazısında, iki binanın ortak taşıyıcılı olması durumunda hasar durumlarının ortak kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda somut olayda 06/02/2023 tarihli
Kahramanmaraş depremi sonrası ağır hasarlı olarak tespit edilen 19 numaralı bina yıkılırken, ortak taşıyıcıya sahip olunması nedeniyle az hasarlı kararı alınan 18 numaralı binanın da diğer ağır hasarlı binalarla birlikte Elazığ İl Özel İdaresince yıktırıldığı, söz konusu işlemlerin 7269 sayılı Kanun çerçevesinde yapıldığı ve yıkım işlemine dayanak teşkil eden hasar tespiti işlemlerinden itibaren tüm sürecin başvuranın ihtiyarı dışında İdarece işletildiği, yıkım işleminden yaklaşık altı ay sonra ise başvuranın bu süreçte herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen hak sahipliği talebinin reddedildiği hususları dikkate alındığında, bahsi geçen süreçte başvuranın herhangi bir kusurunun tespit edilemediği, dolayısıyla söz konusu yıkım işleminden dolayı orta hasarlı bina ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesinin beklenmesinin ve bahsi geçen yapının yeni bir afetten etkilenmesi durumunda hak sahipliğine konu olabileceği şeklindeki değerlendirmenin hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderilmediği tespit edildiğinden, bu yönüyle, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkeleri ile idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği başvurana bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine
30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma
süresinden arta kalan sürede, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Talebe yönelik olarak, mevzuatla belirlenen diğer koşulları da taşıması kaydıyla, başvurana hak sahipliği tanınması hususunda, AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarece bu karar üzerine tesis
edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA, AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞINA ve bilgileri için
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi