ÖZET: Başvuran, Elazığ’da 2020 yılında meydana gelen deprem sonrası ağır hasarlı olarak tespit edilen konutu için hak sahipliği talep etmiştir. 2023 yılında gerçekleşen başka bir depremde de hasar gören bu yapı, Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tekrar ağır hasarlı olarak değerlendirilmiştir. Başvuran, 2023 depremi sonrası hak sahipliği için yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur.

Elazığ Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, başvuranın 2020 depremi sonrası yasal süre içinde hak sahipliği talebinde bulunmadığını belirterek, 2023 depremi sonrası yapılan başvurunun da reddedilmesine gerekçe göstermiştir. Ancak, Kamu Denetçisi, başvuranın durumu ile ilgili yapılan işlemin hukuka uygun olmadığını değerlendirerek, hak sahipliği talebinin yeniden incelenmesi için tavsiyede bulunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın konutunun ağır hasarlı olarak tespit edilmesi ve yıkılması durumunda hak sahipliği verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na, başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmesi yönünde bir tavsiye kararı verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/6332-S.24.9923

BAŞVURU NO : 2024/1796

KARAR TARİHİ : 10.06.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ağır hasarlı olarak tespit edilen konutu için tarafına hak sahipliği verilmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 02.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, dilekçesinde bahsi geçen adresinde bulunan iki katlı meskeninin 24.01.2020 Elazığ Merkezli depremden dolayı Elazığ Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü teknik elemanları tarafından

“ ”askı kodu ile ağır hasarlı olarak tespit edildiğini, biri 1961 doğumlu, diğeri 1964 doğumlu engelli ve bakıma muhtaç iki çocuğu ile birlikte Diyarbakır İlinde yaşamakta olduğunu, yaz aylarında söz konusu meskende ikamet ettiklerini, yaşı nedeniyle 2020 depreminden dolayı hak sahipliğine herhangi bir müracaatı olamadığını söz konusu konutun 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremde hasar gördüğünü, Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü teknik elemanları tarafından bu kez“ ”askı kodu ile ağır hasarlı olarak tespit edildiğini, akabinde 2023 yılı Kasım ayının ilk haftasında konutunun İl Özel İdaresi ekiplerince yıktırıldığını, bu kez 6 Şubat 2023 depreminden sonra

Elazığ İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne hak sahipliği için müracaat ettiğini ancak müracaatının reddedildiğini iddia etmektedir. Başvuran, ağır hasarlı olarak tespit edilen konutu için tarafına hak sahipliği verilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun Bilgi ve Belge Talebi konulu yazısına istinaden Elazığ Valiliği İl Afet ve Acil Durum

Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 13/05/2024 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğü tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda Elazığ ili Alacakaya ilçesi Kayranlı Köyü.

No: adresindeki yapı askı kodu ile ağır hasarlı olarak tespit edildiği,

2.2. Müdürlüğe yasal olarak ilan edilen 06.06.2023-.29.08.2023 talep ve taahhütname alma süreleri içerisinde askı kodu ile tespit edilen yapıya T.C. numaralı yasal süreler içerisinde hak sahipliğine müracaat ettiği ancak bahsi geçen yapı “2020 depreminde askı kodu ile ağır hasar olduğu tespit edildiğinden ” hak sahipliği ret edildiği, 2.3. Ayrıca 24.01.2020 tarihinde meydana gelen deprem afetinde de aynı yapı Çevre Şehircilik ve

İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılan hasar tespit çalışmalarında askı kodu ile ağır hasarlı olarak tespit edildiği yasal süreler içerisinde hak sahipliğine müracaat edilmediğinden bahsi geçen kişi adına herhangi bir hak sahipliği bulunmadığı, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’ nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’ inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” 3.4. “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.” 3.5. “Konut hakkı” başlıklı 57’ nci maddesinde; “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. ”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, Denilmektedir.

5. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak

Yardımlara Dair Kanun’un 29’uncu maddesinde; “Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir.” 5.1. Geçici 27’ nci maddesinde; “6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı fen heyetleri

tarafından tespit edilmiş olan yıkık veya ağır hasarlı konut, işyeri ve ahır sahibi afetzedeler için bu Kanun hükümleri gereğince hak sahibi olmak ve borçlandırmaları yapılmak kaydıyla konut, işyeri, ahır ve her türlü altyapı ve sosyal donatıların inşası veya kredi desteği sağlanmasına ilişkin olarak 29 uncu maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen hususlar aranmaksızın işlem yapılır. Ayrıca belirtilen işlemlerin yapılmasında aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan kısıtlamalar da uygulanmaz” 6. 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun

“Deprem Dairesi Başkanlığı” başlıklı 12’ nci maddesinde; “(1) Deprem Dairesi Başkanlığının görevleri

şunlardır:

a) Depreme hazırlık, müdahale, deprem riski yönetimi, b) Depremde zarara uğraması muhtemel yerler ile zarara uğramış yerlerin imar, plan ve proje işlemlerinin yürütülmesi, c) Depreme hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarında kullanılabilecek kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları ile yabancı kişi ve kuruluşlara ait her türlü kaynakların tespiti ve etkin kullanımı, ç) Depremler hakkında halkın bilgilendirilmesi, konularında uygulanacak politikaları belirlemek, takip etmek, değerlendirmek ve depremle ilgili hizmetlerin yürütülmesinde Başkanlığın diğer birimlerine danışmanlık yapmak.

d) Başkan tarafından verilecek benzeri görevleri yapmak.

7. 28/08/1968 tarihli ve 12988 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların

Tespiti Hakkındaki Yönetmelik’in; 7.1. “Kendilerine ait konutları zarar görenlerin durumu” başlıklı 4’ üncü maddesinde; “a) Afet sebebiyle, kendilerine ait bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede aileler, hak sahibi sayılırlar ve bu ailelere yeniden konut yapılır veya konut kredisi verilir.” 7.2. “Başka konutu olanların durumu” başlıklı 9’ uncu maddesinde; “Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez. Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır. Birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar, sadece bir konut için hak sahibi olabilirler.” 7.3. “Hak sahibi olmayanlara tebligat yapılması” başlıklı 22’ nci maddesinde; “Hak sahibi olmadıkları anlaşılanlara durum yazılı olarak tebliğ olunur. Bu tebligattan itibaren 15 günlük süre içinde ilgililer itirazda bulunabilirler. İtiraz komisyonca incelenerek karara bağlanır.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın talebinin reddedilmesine ilişkin idari işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı değerlendirildiğinden, İdareye Tavsiye

Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran; 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, ağır hasarlı olarak tespit edilen konutu için tarafına hak sahipliği verilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

10. Elazığ Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından Kurumumuza iletilen yazıdan anlaşılacağı üzere, 10.1. 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğü tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda Elazığ ili Alacakaya ilçesi Kayranlı Köyü.

No: adresindeki yapı askı kodu ile ağır hasarlı olarak tespit edildiği, 10.2. Müdürlüğe yasal olarak ilan edilen 06.06.2023-.29.08.2023 talep ve taahhütname alma süreleri içerisinde askı kodu ile tespit edilen yapıya yasal süreler içerisinde hak sahipliğine müracaat ettiği ancak bahsi geçen yapı daha önceki bir deprem olan 2020 depreminde ağır hasarlı olarak tespit edildiğinden hak sahipliği talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

11. Bilindiği üzere ülkemiz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır.

Nitekim son yıllarda gerçekleşen depremlerinin acıları hala tazeyken 6 Şubat 2023 gecesi 11 ilde meydana gelen deprem felaketiyle yeniden aynı acıları yaşamış bulunmaktayız. Zira meydana gelen bu depremler çok sayıda mal ve can kaybına yol açmıştır. Bu nedenle ülkemiz gibi deprem kuşağında yer alan ülkelerde deprem bir doğal afet olması yanında hukukun da konusu olmaktadır. Aynı zamanda her yeni deprem mevcut hukuk normlarının yeniden gözden geçirilmesine ve ihtiyaç halinde mevzuatın değiştirilmesine yol açmaktadır. Bu bağlamda deprem hukuku yaşayan bir hukuk olmaktadır. Diğer taraftan deprem, birçok hukuk dalını da ilgilendiren bir yapıya sahip olmakla birlikte ayrıca uluslararası yargı kararlarına da yansımaktadır.

12. Bu noktada önemle belirtmek gerekirse deprem sonrası doğan zarara, verilen kayıplara göre birçok sorumlu kişi ve kurumlar olabileceği gibi, depreme maruz kalan ya da doğrudan ve dolaylı olarak etkilenen kişilerin birçok hakkı olduğu unutulmamalıdır.

13. Deprem, doğal bir afet olup, önlenmediği takdirde şiddetinden etkilenmemek neredeyse imkansızdır.

Bu etkilenme ancak gerekli önlemler alındığı takdirde azaltılabilir. Deprem bölgesi olduğu tespit edilen bölgede devlet, vatandaşlarına Anayasanın 23. maddesi gereğince, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve güvenli barınma hakkını sağlamakla yükümlüdür. Aynı zaman da devletin bu konuda; mevzuat çıkarma ve denetleme hakkı ve sorumluluğu bulunmaktadır.(https://www.bghukukburosu.com.tr/10268/)

14. Anayasamıza göre Devletin temel amaç ve görevleri arasında, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak hususları bulunmaktadır.

15. Yine Anayasamıza göre, herkes yaşama hakkına, yerleşme hürriyetine sahiptir ve devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.

16. 7269 sayılı Afetler Kanunu’nun 29 uncu maddesine göre hak sahibi olanların belirlenmesi için Afet

Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik ile kimlerin hak sahibi olacağı, hak sahibi olanların izlemesi gereken usuller düzenlenmiştir. İlgili yönetmelikte daha önce yaşanan bir afet sebebiyle hak sahibi olduğu halde başvuru yapmayan kişinin daha sonra yaşanan afetten etkilendiğinde yeniden hak sahibi olamayacağına dair kısıtlayıcı bir düzenleme yoktur.

17. Dosya özeline bakıldığında; başvuruya konu yapının esas olarak 2020 yılında yaşanan deprem nedeniyle ağır hasar aldığı görülmekte ise de aradan geçen üç yıllık süreçte yapının idarece yıkılmadığı,

2023 yılında yaşanan depremin Elazığ ilini de etkilediği, nitekim Elazığ ilinde yapılan hasar tespit

çalışmalarında 10 bin 694 yapının ağır hasarlı, 102 yapının da acil yıkılması gerektiğinin tespit edildiği,

kentte 9 bin 500 yapının yıkımının gerçekleştirildiği bilinmektedir (https://www.aa.com.tr/tr/6-subatdepremlerinin-birinci-yili/elazigda-2-bin-255-deprem-konutu-subatta-teslim-edilecek/3124757 ).

18. Başvurana ait yapının 2020 depreminde ağır hasarlı olarak tespit edilmesine rağmen idarece yıkılmadığı ve 2023 depreminin yapıdaki hasarı arttığı ve ikinci kez ağır hasarlı olarak tespit edildiği, ilgili mevzuat hükümlerine göre daha önce yaşanan deprem nedeniyle hak sahipliğine başvurmamış olmasının 2023 yılında yaşanan depremden de etkilendiği dikkate alındığında yeniden hak sahibi olamayacağına dair kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığı, aslında idare tarafından ağır hasarlı yapının makul sürede yıkılmaması nedeni ile söz konusu uyuşmazlığın ortaya çıktığı görülmektedir. “ 19. Başvuruda, 2020 yılında gerçekleşen depremde yasal süreler içerisinde müracaat etmediği gerekçesiyle hak sahibi olamayan başvuranın, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem neticesinde bu kez yasal süreler içerisinde başvuru yapmış olmasına rağmen hak sahibi olup olamayacağı değerlendirmesinin, bahsi geçen yapının önceki depremde ağır hasarlı olarak tespit edilmesine bağlı olarak yapılmasının, Anayasa’nın sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayacağı değerlendirilmektedir.

20. Kaldı ki söz konusu konut ağır hasarlı olmasına rağmen 06/02/2023 tarihinde yaşanan depreme kadar yıkılmamış olması hususu da İdarenin sorumluluğu açısından önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Aksi söz konusu olsa idi, böyle bir durumla karşılaşılmayacağı aşikardır.

21. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın ağır hasarlı olarak tespit edilerek

2023 depremi sonrası yıkılan konutu için tarafına hak sahipliği verilmesi talebinin reddedilmesi işleminin

hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Söz konusu hususta yapılan değerlendirme neticesinde; İdare’den gönderilen yazının makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği incelenmiş olup, adı geçen İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Elazığ İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvurana, ağır hasarlı olarak tespit edilen konutu için hak sahipliği verilmesi yönünde yeniden değerlendirme yapılması hususunda AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI’na

TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, AFET VE

ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvuran, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi