ÖZET: Başvuran, Ankara’nın Bala ilçesindeki arazisinin güney kısmında bulunan ve resmi kayıtlarda kuru dere olarak tanımlanan alanın, hafriyat ile dolduğunu ve son yıllardaki yoğun yağışlar nedeniyle sürekli su altında kaldığını belirterek, yaşadığı mağduriyetin giderilmesini talep etmiştir. Başvuru, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi, Bala Belediye Başkanlığı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi gibi çeşitli idarelerin sorumlulukları arasında yaşanan görev uyuşmazlığına odaklanmaktadır.

İlgili idareler, dere yatağının ıslahı ve taşkın riskinin önlenmesi için gerekli önlemleri aldıklarını ifade etmiş, ancak başvuranın talebinin çözümü için gereken koordinasyonun sağlanamadığını belirtmişlerdir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, dere yatağının bulunduğu parselin durumunu değerlendirerek, taşkın riskinin azaltılması için gerekli çalışmaların ilgili belediyeler tarafından yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, Ankara Valiliği, bu sorunun çözümünde ilgili kurumların işbirliği yapması gerektiğini belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, ilgili mevzuat çerçevesinde başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için Ankara Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Bala Belediyesi’nin koordineli bir şekilde hareket etmesi gerektiğine dair tavsiyede bulunmuştur. İlgili idarelerin, bu tavsiyeye uygun olarak gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi zorunludur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7690-S.24.12044

BAŞVURU NO : 2024/1958

KARAR TARİHİ : 24.07.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ANKARA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ

BALA BELEDİYE BAŞKANLIĞI

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Başvuranın dere yatağına ilişkin mağduriyetinin giderilmesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran, Ankara İli, Bala İlçesi, Büyük Boyalık Mahallesi, Ada parsel no.lu ana taşınmazın maliki olduğunu, Küme Evleri No: ’de aile büyüklerinin ikamet ettiğini, kendisinin Aydın ilinde görev yaptığını, arazisinin güney kısmında bulunan ve resmi kayıtlarda kuru dere olarak bilinen dere yatağının hafriyat ile dolu olduğunu, son yıllardaki yoğun yağışlar sebebiyle arazisinin sürekli su altında kalarak dere yatağı vazifesi gördüğünü, dere yatağında tel örgü ile çevrili olan ağaçların zarara uğradığına ilişkin başvurularda bulunduğunu, ancak kurumlar arasında görev uyuşmazlığı yaşandığını ve sorununun çözümlenemediğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 13/02/2024 tarihli ve sayılı yazısı ile ilgili idarelerden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

/

3. Bala Belediye Başkanlığı’nın 05/03/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; taşkın riskinin ortadan kaldırılması için alandaki hafriyatın temizlendiği ve gerekli önlemlerin alındığı; bu aşamadan sonra Başbakanlık 2006/27 sayılı Genelge kapsamından da anlaşılacağı üzere dere yatakları ile ilgili iş ve işlemlerin DSİ ve Ankara Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.

4. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27/02/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; 4.1. Bahse konu parselin batı istikametinden geçen Boyalık Deresi ile parsel arasında yaklaşık 100 metre mesafe bulunmadığı, parsele gelen suların parselin doğu istikametinden gelen topoğrafyaya bağlı yamaç ve yüzey suları olduğu, yamaç ve yüzeysel suların bulunduğu alandan geçen yollardan gelen suların toparlanıp altyapı sistemleri içerisinde çözümlenmesi gerektiği, 4.2. Başbakanlık 2010/5 sayılı Genelge’nin, ülke genelinde yaşanan büyük bir taşkın halinde Devletin tüm birimlerinin seferber olduğu durumda koordinasyonun ne şekilde ve nasıl yapılacağı hususunu içerdiği, 4.3. 2010/5 sayılı Genelge’nin 4. maddesinde; “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu gereği

Büyükşehir Belediyesi’nin görev, yetki ve sorumluluğunda yürütülmesi gereken akarsu ve dere ıslahı işleri ile ilgili olarak, bunların planlama safhasında DSİ’nin uygun görüşü alınacaktır. Bahse konu işlerle ilgili her türlü etüt, proje ve inşaat çalışmaları, kontrollük hizmetleri ile işletme ve bakım faaliyetleri, DSİ görüşüne uygun olarak yürütülecektir.” denildiği, ayrıca 5216 sayılı Kanun’un 7. maddesinde Büyükşehir

Belediyesi’nin görev, yetki ve sorumluluklarının düzenlendiği, 4.4. 5216 sayılı Kanun gereği derelerin ıslahını yapmanın Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın görevi olduğu, birçok yerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılmış ıslah tesislerinin yer aldığı; yaşanan taşkınların birçoğunun yol geçişlerine sanat yapısı konmaması, yetersiz kesitte sanat yapısı konulması, ulaşım amaçlı yapılan yollardaki suların drenesi, ulaşım yollarının şevlerinin dere yatağı gibi çalışması, imar kapsamında yapılan yapılar, dere yatağını işgal vs. durumlarından kaynaklandığı, bu faaliyetlerin yapılmasından sorumlu kuruluşların ilgili Belediye Başkanlıkları olduğu, yapılan faaliyetler kapsamında ilgili kurumlardan görüş alınacağı (imar vs.),

4.5. Söz konusu parselin batı istikametinden yaklaşık 100 metre mesafeden Boyalık Deresi geçtiği, parsel içerisinden geçtiği söylenen yerin dere yatağı olmayıp yamaç ve yüzey suları olduğu, parsel ile araziden kesit alındığında parselin doğu istikametine doğru 100 metre mesafede 10-15 metre kot farkı olduğunun ve bu kısımdan ulaşım yolu geçtiğinin görüldüğü, Belediye sorumluluğunda yer alan ulaşım yollarının şevleri, yamaç ve yüzeyden gelen suları topladığı; drenajının sağlanmaması, yol geçişlerine uygun kesitte sanat yapısı yapılmaması, toplanan suyun mansap şartının olmamasından kaynaklı yüzeysel sularının bu kısmında taşkın yaşanmasına sebep olduğu, yamaç ve yüzeysel sularının Belediye altyapı sistemleri içerisinde bertaraf edilmesi gerektiği, 4.6. Bahsi geçen parselin topoğrafyadan kaynaklı yamaç ve yüzeysel sularına maruz kaldığı, 5216 sayılı

Kanun kapsamında bu görevin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na verildiği; ıslahın yalnızca dere yatakları şevlerinin beton kanal ya da taş tahkimatlı kaplanması olmadığı, yüzyıllar boyunca yağışlar sonucu oluşan doğal su yollarının (dere, çay) akışına engel teşkil edecek yapıların kaldırılmasının (moloz,ağaç bitki kökleri vs.), yol geçişlerine uygun kesitte sanat yapısı yapılmasının (bu görevin

Başbakanlık 2006/27 sayılı Genelgesi’nin 4. ve 10. maddeleri kapsamında) Belediye Başkanlıkları sorumluluğunda olduğu, bu kapsamda ilgili Belediye Başkanlıkları tarafından yürütülen yol, yapı, imar

vb. çalışmalarla ilgili Kurumlarınca verilen görüşlere uygun işlemleri tesis etmenin Belediye, Karayolları, DDY vb. kuruluşların riayet etmesi gereken hususlar olduğu, 4.7. Bahse konu taşınmazın yamaç ve yüzeysel sulara maruz kalması ve sorunun Belediye altyapı yağmur suyu sistemi içerisinde çözümlenmesi gerekliliğinden dolayı, yapı kullanım izni veren (imar ve iskan ya da izinsiz yapılan yapı) ilgili Belediye Başkanlığı tarafından çözümleneceği için herhangi bir çalışma yapılmadığı, 4.8. Herhangi bir yerde yapılacak yapı hakkında, imar/mevzi imar ilgili Belediye Başkanlığı tarafından

Kurumlardan görüş alınacağı, bu kapsamda Kurumlarınca yapı yapılacak yer ile ilgili taşkın durumu, dere yatağı koruma mesafesi, yapılacak sanat yapısı ile ilgili hususların Planlı Uygun Yapı İnşa Alanlar

İmar Yönetmeliği’nde düzenlendiği, dere kret kotu, su taşkın seviyesine esas, dere kenarlarına inşa edilen duvar veya düzenlenmiş veya yükseltilmiş zeminin üst kotu olduğu; Devlet Su İşleri Genel

Müdürlüğü veya su ve kanalizasyon idareleri tarafından belirlenen su taşkın riski bulunan parsellerde, iskân edilen katın taban kotu ile bina, otopark gibi giriş kotları, su seviyesine göre hesaplanan dere kret kotu seviyesinin en az 1,50 m. üzerinde olması gerektiği; bodrum kat yapılmak istenmesi halinde hiçbir şekilde bu seviyenin altında otopark giriş-çıkışı, kapı ve pencere gibi herhangi bir boşluk bırakılamayacağı ve açılamayacağı (burada bu görevin ayrıca Su ve Kanalizasyon İdareleri (Belediye)

sorumluluğunda olduğu belirtilmektedir. ) ayrıntılarının Belediye Başkanlığına bildirileceği, gerekli tedbirler alındıktan sonra ilgili Belediye Başkanlığı tarafından yapı imar ve iskân izni verileceği;taşkın yaşanmış olması halinde imar görüşü alınmadığı/alınan imar görüşüne uyulmadığının, dere kretkotu tabirine uygun yapı inşa edilmediğinin anlaşılacağı, bunun kontrol görevinin ise yapı kullanım izni veren ya da izinsiz yapı yapılmasına müsaade eden ilgili Belediye Başkanlığında olduğu ifade edilmiştir.

5. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 09/05/2024 tarihli ve sayılı, 13/05/2024 tarihli ve cevabi yazılarındaözetle; Ankara İli, Bala İlçesi Büyük Boyalık Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve kuru dere olarak bilinen dere yatağının ıslah edilmesi talebinin incelendiği, ekte yer alan imar planında da görüldüğü üzere, başvuranın açılmasını istediği alanın ve parsellerinin birleştiği yer olduğu, Kurumlarınca şahıs parsellerinde çalışma yapılamadığı, bu nedenle

Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Görev, Çalışma Usul Ve Esaslarına Dair

Yönetmelik kapsamında Daire Başkanlıklarının görev ve sorumluluk alanına giren herhangi bir husus tespit edilemediği belirtilmiştir.

6. ASKİ Genel Müdürlüğü Bala Su ve Kanalizasyon İşletme Müdürlüğü’nün 17/05/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; yapılan incelemede mevcut dere yatağınınhalihazırda bulunduğu, temizlik vb. duruma ihtiyaç duyulmadığı, krokiden de anlaşılacağı üzere başvuranın adresinde herhangi bir dere yatağı ve açılabilecek dere yatağı olmadığı ifade edilmiştir.

7. Kurumumuz 16/05/2024 tarihli ve sayılı yazısı ile Ankara Valiliği’nden başvuru konusuna ilişkin görüş talep edilmiştir.

8. Ankara Valiliği’nin 08/07/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; konuya ilişkin ilgili kurumlardan alınan yazılardan yetkili kurumların arazinin konumuna ve işin niteliğine göre Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Bala Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olduğunun anlaşıldığı, sorunun da bu kurumların yetki ve sorumluluğunda işbirliği içerisinde çözümlenebileceği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

9. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

9.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

9.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13.maddesinde;“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

9.3. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde;“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,

9.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. …”,

10. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun“Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7. maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: …

r) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak. …”,

11. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15.

maddesinde;“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: …

e) Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek. …”,

12. 09/09/2006 tarihli ve 2006/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde; “Yurdumuzun değişik yörelerinde meydana gelen ve can ve mal kayıplarına sebep olduğu kadar, günlük hayatı, her türlü ekonomik ve ticari faaliyeti olumsuz yönde etkileyen taşkınların önlenmesi ve yol açtığı kayıpların giderilmesi için aşağıda belirtilen tedbirlerin alınması uygun görülmüştür.

1 – İl, ilçe ve belde gibi büyük ve orta ölçekteki planlı yerleşim yerleri ile mevzii planlara göre yapılan

küçük ölçekteki her türlü yerleşim birimlerine ait imar planlarının düzenlenmesi esnasında Devlet Su

İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) tedbir ve tavsiyelerine titizlikle uyulacaktır.

2 – Çeşitli kullanım alanları oluşturmak maksadıyla derelerin üzeri, zaruri hallere münhasır olmak üzere

DSİ Genel Müdürlüğünün izni alındıktan sonra gerçekleştirilecek işlemler hariç, kesinlikle kapatılmayacaktır. Bunun dışında dere yataklarında gerçekleştirilecek her türlü yapılar ilgili kurum veya kuruluşlarca onaylı bir projeye dayandırılacaktır. …

4 – Kamu kurum ve kuruluşlarınca, köprü altındaki su akış kesitinin daralmasına sebebiyet veren ve su

akışını engelleyen yapılar yapılmayacaktır. Özel ve tüzel kişilerce yapılmak ve yaptırılmak istenen bu tür yapılara da kesinlikle izin ve ruhsat verilmeyecektir. İlgili kurumlarca yapılan denetimler neticesinde su akış kesitinin daralmasına sebebiyet verdiği tespit edilen yapılar, imar mevzuatına göre mülki amirlerin sorumluluğunda yetkili belediye veya özel idare tarafından derhal kaldırılacaktır.…

8 – Yol çalışmaları sırasında arazinin düşük kotlarında suyun akışını sağlamak, aynı zamanda alt yapı

tesislerinin inşasına imkân tanımak için ilgili kurumların, DSİ’nin görüşleri doğrultusunda yeterli miktarlarda menfez yapmaları sağlanacaktır.

9 – Dere yatağı içinde veya dere yatağına bitişik alanlarda yapılan kum, çakıl ve stabilize malzeme ocağı

işletme faaliyetleri, DSİ’nin görüşleri doğrultusunda yapılacaktır. Usule aykırı uygulamalarda ocakların izinleri, ruhsat veren idarelerce iptal edilecektir.

10 – Pek çok yörede, hafriyat, molozlar ve çeşitli atıklar düzensiz bir şekilde yollara, havzalara ve dere

yataklarına boşaltılmaktadır. Boşaltılan katı atıklarla dolan derelerin yatak kapasiteleri fevkalade azaldığından taşkın riski çok büyük ölçüde artmaktadır. Dere yataklarına her türlü atık malzemenin dökülmesi, mülki amirler ve/veya mahalli idareler marifetiyle sürekli kontrol altında tutulmak suretiyle önlenecektir.

11 – Akarsu yatakları içerisinde oluşan ve dere yatağı kesitini daraltarak veya mevcut sanat yapılarının

tıkanmalarına neden olarak taşkınlara ve muhtemel taşkının boyutunun artmasına sebep olan ağaçlar ilgili idarece temizlenecektir.

12 – Ana dere güzergâhlarında öngörülen bu tedbirler, yan dereler için de aynen uygulanacaktır.

13 – 4373 sayılı “Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu” içinde lüzumlu görülen

tedbirler alınacak ve yasaklanan faaliyetlerin önlenmesi takip edilecektir.

14 – Kadastro çalışmaları sırasında, dere yataklarında tabii akışa imkân verecek ve kendiliğinden

oluşmuş dere yatağı kesiti tescil dışı bırakılarak, derenin tabii akışına tahsis edilecektir. Dere yatak genişliğinin tespitinde DSİ’nin bilgisi ve görüşü doğrultusunda uygulama gerçekleştirilecektir. Kadastro çalışması tamamlanmış olan sahalarda münferit tescil müracaatları halinde de aynı usul ve esaslar uygulanacaktır.”,

13. 20/02/2010 tarihli ve 2010/5 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde; “Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak yağışların miktarında ve şiddetinde meydana gelen farklılıklar ile ülkemizde son yıllarda sıkça görülen sellerin doğurduğu taşkın felaketleri dikkate alınarak, bundan sonra yaşanması muhtemel taşkınlarla mücadele edebilmek amacıyla, akarsu ve dere yataklarının kısa sürede ıslah edilmesi gerekmektedir.

Bu amaçla, başta can kaybı olmak üzere, doğrudan ve dolaylı olarak meydana gelebilecek bütün taşkın zararlarının asgariye indirilebilmesi için daha önce yürürlüğe konulan Başbakanlık Genelgesine titizlikle uyulmaya devam edilerek, ilave olarak aşağıda belirtilen çalışmalar, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının

işbirliğiyle yürütülecektir.

1. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) görev, yetki ve sorumluluk alanı dahilindeki bütün akarsu ve dereler, havzaları bazında taşkın riski ve muhtemel taşkın zararları yönüyle değerlendirilerek, acil, kısa, orta ve uzun vadede ıslah edilmesi gerekli olanlar tespit edilecektir. Bu çerçevede hazırlanacak akarsu ve dere yatakları ıslah programı Çevre ve Orman Bakanlığı’nın onayına sunulacaktır.

2. Çevre ve Orman Bakanlığınca onaylanan akarsu ve dere yatakları ıslah programının uygulanabilmesi için; öncelikle illerdeki kamu kurum ve kuruluşlarının iş makineleri, malzeme, ekipman ve personeli il valilerinin takdir ve koordinasyonunda imzalanacak protokollerle DSİ emrine verilecektir. Kamu kurum ve kuruluşlarının iş makineleri, malzeme, ekipman ve personeliyle gerçekleştirilmesi uygun sürede mümkün olmayan akarsu ve dere ıslahlarına ait işler, kısmen veya tamamen ihale edilmek suretiyle yaptırılacaktır. Bu çalışmalara ilişkin proje, mühendislik, kontrollük ve eğitim hizmetleri, DSİ tarafından idari imkanlarla veya ihale edilmek suretiyle yürütülecektir.

3. Dereler üzerindeki halihazır yapılar, rölöveleri alınarak taşkın koruma kriterlerine göre DSİ tarafından tahkik edilecektir. Taşkın Tesisleri İşletme Tebliği hükümlerinin uygulanması, taşkın koruma kriterlerine uymayan yapıların kaldırılması ve yerine uygun yapının ilgili kurum veya kuruluş tarafından yapılması il valilerinin sorumluluğunda ve koordinasyonunda sağlanacaktır.

4. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu gereği Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumluluğunda yürütülmesi gereken akarsu ve dere ıslahı işleri ile ilgili olarak, bunların planlama safhasında DSİ’nin uygun görüşü alınacaktır. Bahse konu işlerle ilgili her türlü etüt, proje ve inşaat çalışmaları, kontrollük hizmetleri ile işletme ve bakım faaliyetleri, DSİ görüşüne uygun olarak yürütülecektir.

5. Islah edilecek akarsu ve dere güzergahları üzerinde çeşitli kurum ve kuruluşlara ait içme suyu ve kanalizasyon şebekesi, enerji nakil, haberleşme ve boru hatları ile benzeri tesislerin deplasmanı; ıslah çalışmalarını engellemeyecek şekilde, il valilerinin koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacaktır.

6. Kamu kurum ve kuruluşlarının iş makineleri, malzeme, ekipman ve personeliyle yapılacak akarsu ve dere yatakları ıslah çalışmaları için şantiyeler il valilerinin belirleyeceği alanlarda DSİ tarafından kurulacaktır. Bu makinelerin şantiyelerde yapılabilecek bakım ve onarımları, akaryakıt giderleri ile görevlendirilen personelin ilgili mevzuatı çerçevesinde ulaşım, yemek, çalışma mekanı gibi ihtiyaçları

DSİ tarafından karşılanacaktır. Makinelerin diğer bakım ve onarım giderleri, ait oldukları kurum ve kuruluşlarca karşılanacak, şantiyelerin güvenliği il valilerince sağlanacaktır.

7. Kamu kurum ve kuruluşlarının iş makineleri, malzeme, ekipman ve personeliyle belediye ve mücavir alan sınırları dahilinde (Büyükşehir Belediyeleri hariç) yapılacak akarsu ve dere yataklarının ıslahı çalışmalarında ihtiyaç duyulacak taş vb. malzeme, öncelikli olarak ilgili belediye tarafından karşılanacaktır. Bu malzemenin ilgili belediyece karşılanamaması durumunda ya da belediye sınırları dışında kalan ıslah çalışmalarında bahse konu malzemeler, valilerin koordinasyonunda; il özel idareleri veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca temin edilecektir.

8. Kamu kurum ve kuruluşlarının iş makinaları, malzeme, ekipman ve personeliyle yapılacak akarsu ve dere ıslahı çalışmalarının personele fazla çalışma ücreti ödenmesini gerektirmeyecek şekilde yapılması esastır. Ancak, fazla çalışma yaptırılması zorunlu hallerde; fazla çalışma ücretleri, çalışanların kendi

kurum ve kuruluşları tarafından ödenecektir.

9. DSİ tarafından yapılacak akarsu ve dere yatağı ıslahlarının projesine göre yapılabilmesi için; bu alanlardan belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunanlar, ilgili belediyelerce DSİ’ye ihtilafsız olarak teslim edilecek, bu alanların dışında kalan yerlerin ise DSİ’ye tesliminin sağlanması hususunda gerekli çalışmalar valilerin koordinasyonunda yürütülecektir. …” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere,Ankara İli, Bala İlçesi, Büyük Boyalık Mahallesi, Ada parsel no.lu ana taşınmazın maliki olduğunu, Küme Evleri No: ’de aile büyüklerinin ikamet ettiğini, arazisinin güney kısmında bulunan ve resmi kayıtlarda kuru dere olarak bilinen dere yatağının hafriyat ile dolu olduğunu, son yıllardaki yoğun yağışlar sebebiyle arazisinin sürekli su altında kalarak dere yatağı vazifesi gördüğünü, dere yatağında tel örgü ile çevrili olan ağaçların zarara uğradığına ilişkin başvurularda bulunduğunu, ancak kurumlar arasında görev uyuşmazlığı yaşandığını ve sorununun çözümlenemediğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

16. Başvuranın 04/12/2023 tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunduğu, 19/12/2023 tarihli ve 23.25394 sayılı Gönderme Kararı verildiği; bu bağlamda, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28/12/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, “… Başbakanlık 2006/27 sayılı Genelgesi’nin4. ve 10. maddeleri kapsamında;parsel, konut yapımı, yol geçişleri, imar yolları ve ulaşım gibi hususlar ilgili Belediye

Başkanlıkları tarafından imar çalışmaları kapsamında planlanarak uygulanır. İmar çalışmalarıkapsamında ulaşım, çevre ve yüzeysel suların deşarjı Belediye altyapı ve kanalizasyon sistemleri içerisinde çözümlenmelidir. Bahse konu tedbirler alındıktan sonra söz konusu parseller imar ve iskanaaçılmalıdır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinde, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.” yer almakta olup bahse konu dere yatağı temizliği Büyükşehir Belediyesince yapılmalıdır. …” ifadelerine yer verildiği; ASKİ Genel Müdürlüğü Bala Su ve Kanalizasyon İşletme Müdürlüğü’nün02/02/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, “…Kurumumuza ait teknik personellerce yerinde yapılan inceleme neticesinde bahsi geçen dere yatağının vatandaşa ait parsellerden geçtiği ve çalışmanın Devlet Su İşleri

Genel Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiği tespit edilmiştir. …” ifadelerine yer verildiği; öte yandan Bala Belediye Başkanlığı’nın 17/01/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında,“… bahse konu başvuru incelendiğinde dere yatağının hafriyat ile dolu olduğu belirtilmekte olup,alandaki taşkın riskinin artmasına sebebiyet vermemesine yönelik önlem alınmış ve alandaki hafriyat Belediyemiz ekiplerince temizlenmiştir.Dere yatakları ile ilgili iş ve işlemler DSİ ve Ankara Büyükşehir Belediyesi sorumluğundadır. …” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.

17. Bala Kaymakamlığı tarafından,26/01/2024 tarihli ve sayılı yazı ile Bala Belediye Başkanlığı’na, DSİ 5. Bölge Müdürlüğü’ne, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne, aşırı yağışlar sonucunda oluşabilecek sel felaketiyle birlikte herhangi bir mal ve can kaybının önlenmesi adına ilgili

dere yatağının ıslah edilmesi için yazı yazıldığı; bu bağlamda 17/01/2024 tarihinde Büyükboyalık

Mahallesinde bulunan ada parsel no.lu taşınmaza gidildiği, zeminde yapılan inceleme sonucunda; , , , , , , parsellerin arasından kurudere yatağının olduğu, parselin ve müştereklerine ait tapulu yer olduğu ve dereyatağı boyunca bu parselin çevresine tel örgü çektiği, ve parsellerin Maliye Hazinesine ait olduğu ve müşterekleri tarafından kullanıldığı, parselin . . ve mirasçılarına ait tapulu arsa olduğu, parselin . . ve müştereklerine ait olduğu, dereyatağı boyunca bu parselin çevresine tel örgü çektiği, dere yatağının başlangıç yeri olan parselin üst kısmındaki enkazların Bala Belediye

Başkanlığı’na ait iş makinalarıyla temizliğe başlandığının mahallinde tespit edildiği, doğal dere yatağının iğde ve benzeri dikenli ağaçlarla kapatıldığı her iki taraftan da dere yatağının bozulduğu, ilgili kurum tarafından dere yatağının iş makinası ile açılmasıyla sorunun çözüleceğinin ifade edildiği görülmüştür.

18. Dosya kapsamında, ilgili idareler arasında yaşanan görev ve yetki uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması amacıylaAnkara Valiliği’nden görüş talep edilmiştir. Ankara Valiliğince idareler ile yazışma yapıldığı, bu bağlamda ASKİ Genel Müdürlüğü Bala Su ve Kanalizasyon İşletme

Müdürlüğü’nün sayılı yazısında, yapılan incelemeler neticesinde ilgili alanda dere yatağı bulunmadığının, tapulu tarla olması nedeniyle işlem yapılmadığının ifade edildiği; Devlet Su İşleri 5.

Bölge Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazılarınyinelendiği; Bala

Kaymakamlığı’nın 04/06/2024 tarihli ve sayılı yazısında ise, Büyükboyalık Mahallesinde yer alan kuru dere yatağının tapulu parsellerden geçmesi de göz önünde bulundurularak ıslah çalışmasının DSİ

Genel Müdürlüğü tarafından yapılmasının uygun olacağı değerlendirmesinde bulunduğu görülmüştür.

19. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16/02/2021 tarihli ve E. 2017/2604, K. 2021/96 sayılı kararında; “… Mahkemece, hükme esas alınan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/r maddesinde de; “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.” Büyükşehir Belediyesi’nin görev ve sorumluluklarını arasında sayılmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Anadolu

Yakası İtfaiye Müdürlüğü’nün raporunda; 02/06/2014 tarihinde aşırı yağan yağmurlar nedeniyle

Kurbağalıdere’nin taşması sonucu dere kenarı sokak üzerinde bulunan park hâlindeki araçların dere içerisinde sürüklenerek düşmesiyle dava konusu olayın meydana geldiği belirtilmiştir. Davacının aracında oluşan hasar, aşırı yağan yağmurdan dolayı derenin taşması suretiyle meydana geldiğine göre

2560 sayılı Kanun’un 2 ve 25. maddeleri gereğince davalı İSKİ tarafından yetki ve görevi dahilinde

bulunan yağmur sularının toplanıp yerleşim yerlerinden uzaklaştırılamaması nedeniyle derenin taşması sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İSKİ Genel Müdürlüğünün sorumlu tutulabilmesi mümkündür.

Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan deliller değerlendirilip tartışılmak suretiyle oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken davanın, davalı İSKİ

Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. …”ifadelerine yer verilmiştir.

20. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02/12/2015 tarihli ve E. 2013/2118, K. 2015/2773 sayılı kararında; “… Mahkemece, hükme esas alınan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7/r maddesinde; “ Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.” Büyükşehir Belediyesinin görev ve sorumluluklarını arasında sayılmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında somut olaya gelince; İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye

Müdürlüğü’nün raporunda; 14/10/2007 tarihinde aşırı yağan yağmurlar nedeniyle Tavukçu Deresi’nin taşması sonucu su baskınları meydana geldiği, ekspertiz raporunda; sigortalı binanın bulunduğu mahalde İSKİ taşeronu bir firma tarafından yapılan foseptik kanal çalışmasında kanal kapağının kapatılması sonucu aşırı yağışların etkisiyle bölgenin sular altında kaldığı, Bakırköy Kaymakamlığı’nın yazısına ekli bilirkişi raporunda; Tavukçu Deresi’nin ıslah çalışmaları sırasında köprü menfezinin kapatılması ve bu dereye bağlanan kanalizasyon rögarlarının bakımsız ve tıkalı olması sonucunda gerek derenin taşması gerek kanal rögarlarının geri tepmesi sonucu su baskınlarının yaşandığı hususları tespit edilmiştir. DSİ tarafından mahkemeye gönderilen 11/09/2009 tarihli yazıda, İstanbul ili içinde dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, Tavukçu Deresi ıslahının da bu kurum tarafından yürütüldüğü belirtilmiş olup İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ve 19/10/2004 tarihli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili oluru ile dere ıslahları yetki ve görevinin İSKİ

Genel Müdürlüğü’ne devredildiği bildirilmiştir.

İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 16/01/2010 tarihli yazıda, Tavukçu Deresi ıslah projesinde

İSKİ Genel Müdürlüğü’nün yetkili ve görevli olduğu, 14/09/2006 tarihli sözleşme ile de Tavukçu

Deresi’nin ıslahı işinin ihale ile ihbar olunan şirkete verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı taraf, hasarın sadece derenin taşması sonucu ile değil aşırı yağışlardan kaynaklanan derenin taşması ve kanalizasyonun geri tepmesi nedeniyle klozetin taşması sonucu bodrum kata su basmasıyla temiz su tesisatını patlatması suretiyle meydana geldiğini iddia etmiş olup iddianın ileri sürülüş biçimine göre 2560 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereğince davalı İSKİ’nin yetki ve görevi dahilinde bulunan su ve kanalizasyon taşması sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün sorumlu tutulabilmesi mümkündür.

Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan deliller değerlendirilip tartışılmak suretiyle oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. …” şeklinde hüküm kurulmuştur.

21. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 02/11/2010 tarihli ve E. 2010/3380, K. 2010/6319 sayılı kararında; “… Mahkemece bilgilerine başvurulan bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda, aşırı yağışlar nedeniyle meydana gelen selin, köprü menfez ve geçitlerindeki kesit yetersizliğinden ve pürüzlülüğü artırıcı çöp vs. maddelerin yol açtığı tıkanma ve kabarmalar sonucu meydana geldiği, sel baskınında dere ıslah çalışmalarını yürüten davalıların kusurlarının bulunmadığı, derenin ıslahını yapmanın belediyenin görevi olduğu, ıslah çalışmalarını zamanında yapmayıp gerekli önlemleri almayan dava dışı İstanbul

Büyükşehir Belediyesi’nin kusurlu olduğu açıklanmış, mahkemece bu rapor benimsenerek hüküm kurulmuştur. Hasarın meydana geldiği Tavukçu Deresi’nin ıslahı ile ilgili iş, dava dışı İstanbul

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11/10/2004 tarih 817 sayılı Kararı ile 2560 sayılı Kanun’un 25. maddesi hükmü gereği, bedeli İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanmak üzere davalı İSKİ Genel

Müdürlüğü’ne devredilmiştir. Derenin ıslahının yapılması için davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile diğer davalı K. İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında “Avrupa Yakası 2006 yılı 2.kısım Atık su kanalı, Yağmur suyu kanalı ve Dere Islahı İnşaatı” sözleşmesi imzalanmıştır. Davaya konu zararın bu işin yapımı sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan dayalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile diğer davalı şirketin sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuzdur. Derenin taşmaması için gerekli önlemleri almak İSKİ’nin görevi kapsamındadır. İSKİ üstlendiği görevi yerine getirmemiştir. Derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde hasarın meydana gelmeyeceği tartışmasızdır. …” ifadelerine yer verilmiştir.

22. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30/12/2020 tarihli ve E. 2020/1824, K. 2020/3625 sayılı kararında; “… Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden

uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projenin, buna ilişkin harcamaların ilgili belediyece karşılanmak kaydıyla Su ve

Kanalizasyon İdaresi tarafından yapılacağı 2560 sayılı Kanun’un 25. maddesinde düzenlenmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ise, yağmur suyunun uzaklaştırılması için gereken tesisleri kurma ve

kurdurma görevlerinin belediyelere ait olduğu ve her türlü alt yapı giderinin belediye giderleri arasında olduğu açıkça belirtilmiştir.

2560 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 1981 tarihinde belediyelerin görev ve yetkilerini düzenleyen 5393

sayılı Kanun yürürlükte olmamakla birlikte, 2560 sayılı Kanun’un 25. maddesinin, halihazırda uygulanan yerel yönetim sistematiği gözetilerek yorumlanması ve mezkur madde hükmünde yer verilen “ilgili belediyeler” ifadesinden, söz konusu hizmeti yerine getirmekle görevli ve bu hizmetten yararlanacak olan mahalli yerleşimi ifade eden belediyelerin anlaşılması gerekmektedir.

Dolayısıyla, 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesinin (e) bendi ile 2560 sayılı Kanun’un 25. maddesinin birlikte uygulanarak, anılan hizmetin, büyükşehirlerde Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünce yapılarak, bu hizmetle ilgili görevli olan ilgili belediyece harcamanın karşılanacağı yönündeki değerlendirme, söz konusu kanunların lafzına ve amacına daha uygun olacaktır.

Bu durumda, 2560 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (b) bendi uyarınca, büyükşehir kapsamında yağmur suyu uzaklaştırma görevi bulunan davalı idarece, anılan yağmur suyu hatlarının yapımından kaynaklanan harcamaların, 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile 2560 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca ilgili ilçe belediyesinden istenilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

…”ifadelerine yer verilmiştir.

23. Danıştay 8. Dairesi’nin 03/04/2017 tarihli ve E.2015/8819, K. 2017/2276 sayılı kararında; “… Bu hale göre, meydana gelen olay nedeniyle tazmini istenen zararın sadece doğal afetten kaynaklanmadığı, idarelerin kusurlu hizmetlerinden doğan birden çok faktörün bir araya gelmesi ile oluştuğu sonucuna varılmıştır.

Bu durumda; sigortalının imar hukukuna ilişkin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının araştırılarak, bu izin ve ruhsatların olmaması halinde, davalı idarelerin hizmet kusuruna ilişkin fiilleriyle, zarar arasındaki illiyet bağının ortadan kalkacak olması nedeniyle davalılar yönünden davanın reddi gerekirken; bahse konu, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi ve işyerine ilişkin ruhsatların mevcut olması halinde ise; belirtilen olaya ilişkin olarak oluşan zarardan, dere yatağında yerleşime müsade eden ve taşan derenin bakımı ve yağmur sularının tahliyesi konusunda

Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile birlikte sorumluluğu olan davalılar Samsun

Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin ve Yılanlı Dere üzerindeki sel kapanını usulüne uygun yapmayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün hizmet kusuru nedeniyle birlikte sorumlu olması karşısında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da özellikle İmar planlarıyla ilgili olarak yürüttüğü bir kamu hizmetinden kaynaklanan hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının ortaya konulması ve tespiti halinde davalı konumunda bulunmayan anılan idarelerin de hasım mevkine alınması suretiyle, belirtilen olaya ilişkin olarak Mahkemelerce yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonrası hazırlanan bilirkişi raporları da gözetilerek, ilgili idarelerin kusur durumlarının birlikte değerlendirileceği yeni bir bilirkişi raporuyla bulunacak kusur oranları çerçevesinde ve davacının gerçek zararının araştırılması sonrasında, (sigorta primleri zarardan mahsup edilerek) tahsilde tekerrür olmamak üzere bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda anılan gerekçelerle tazminat isteminin yalnızca dava açılan idarelerin üçü yönünden kabulüne

biri yönünden reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.…” şeklinde hüküm kurulmuştur.

24. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce;25.000 ölçekli haritadan da görüleceği üzere,bahse konu parselin batı istikametinden yaklaşık 100 metre mesafede Boyalık Deresi’nin geçtiği, parselin üst kısmında iki adet pınar (su kaynağı) yer aldığı,ilgili tutanakta dere yatağının başlangıç yerinin ada parsel olduğunun söylenildiği, ancak 25.000 ölçekli haritaya göre burada herhangi bir dere yatağının mevcut olmadığı, yağış alanı, küçük yamaç ve yüzeysel sular ile kaynak suyundan gelen suların oluşturduğu ark olduğu;parsel ile araziden kesit alındığında parselin doğu istikametine doğru 100 metre mesafede 10-15 metre kot farkı olduğunun ve bu kısımdan ulaşım yolu geçtiğinin görüldüğü, Belediye sorumluluğunda yer alan ulaşım yollarının şevleri, yamaç ve yüzeyden gelen suları topladığı; drenajının sağlanmaması, yol geçişlerine uygun kesitte sanat yapısı yapılmaması, toplanan suyun mansap şartının olmamasından kaynaklı yüzeysel sularının bu kısmında taşkın yaşanmasına sebep olduğu, yamaç ve yüzeysel suların Belediye altyapı sistemleri içerisinde bertaraf edilmesi gerektiği;2010/5 sayılı

BaşbakanlıkGenelgesi’nin, ülke genelinde yaşanan büyük bir taşkın halinde Devletin tüm birimlerinin seferber olduğu durumlarda yapılacak işlemlere ilişkin hususlarıdüzenlediği, öte yandan 2010/5 sayılı

Genelge’nin 4. maddesi ve 5216 sayılı Kanun gereği derelerin ıslahını yapmanın Büyükşehir Belediye

Başkanlığı’nın görevi olduğu,birçok yerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılmış ıslah tesislerinin yer aldığı;ıslahın yalnızca dere yatakları şevlerinin beton kanal ya da taş tahkimatlı kaplanması olmadığı, yüzyıllar boyunca yağışlar sonucu oluşan doğal su yollarının (dere, çay) akışına engel teşkil edecek yapıların kaldırılmasının (moloz, ağaç bitki kökleri vs.), yol geçişlerine uygun kesitte sanat yapısı yapılmasındaBelediye Başkanlıkları’nın sorumluluğunun bulunduğu; konut yapımı, yol geçişleri, ulaşım gibi hususlarının ilgili Belediye Başkanlıkları tarafından imar çalışmaları kapsamında planlanması gerektiği ifade edilerek 2006/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin 4. ve 10. maddeleri, 2010/5 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin 4. maddesi ve 5216 sayılı Kanun kapsamında başvuru konusunun Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Bala Belediyesi tarafından çözümlenmesi değerlendirmesinde bulunulmuştur.

25. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından,ekte yer alan imar planında da görüldüğü üzere, başvuranın açılmasını istediği alanın ve parsellerinin birleştiği yer olduğunun, Kurumlarınca şahıs parsellerinde çalışma yapılamadığının belirtildiği;ASKİ Genel Müdürlüğü Bala Su ve

Kanalizasyon İşletme Müdürlüğü’nün02/02/2024 tarihli yazısında,teknik personellerce yerinde yapılan inceleme neticesinde bahsi geçen dere yatağının vatandaşa ait parsellerden geçtiğinin ve çalışmanın

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiğinin;17/05/2024 tarihli yazısında ise, krokiden de anlaşılacağı üzere başvuranın adresinde herhangi bir dere yatağı ve açılabilecek dere yatağı olmadığınınifade edildiği anlaşılmıştır.Öte yandan, Bala Belediye Başkanlığı tarafından taşkın riskinin ortadan kaldırılması için alandaki hafriyatın temizlendiği ve gerekli önlemlerin alındığı, bu aşamadan sonra Başbakanlık 2006/27 sayılı Genelgesi gereğince dere yatakları ile ilgili iş ve işlemlerin DSİ ve

Ankara Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.

26. 5216 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, “su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak” Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sıralanmıştır. 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesinde ise, “müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek”Belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında sayılmıştır.

27. 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan 4 No.lu Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesi’nin 121. maddesindeDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri sıralanmıştır.

Bunlar arasında, a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek,b) Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak, c) Sulak alanları ıslah etmek, erozyon ve rüsubat kontrolü ile ilgili etüt ve planlama işlerini yapmak veya yaptırmak, kendi tesislerini korumaya yönelik erozyon kontrolü maksatlı ağaçlandırma çalışmaları yapmak,ç) (a) ve (b)

bentlerindeki faaliyetlerle ilgili olmak şartıyla sudan ve zaruret halinde yardımcı diğer kaynaklardan enerji istihsal etmek, d) Şehir ve kasabaların içme su ve kanalizasyon projelerini tetkik, tasdik ve murakabe etmek, e) Köy içme suları için teknik organizasyon ve murakabeyi sağlamak ve bu iş için

Bakanlık emrinde çalışacak lüzumlu bilgiye sahip elemanları yetiştirmek, f) Akarsularda ıslahat yapmak ve icap edenleri seyrüsefere elverişli hale getirmek, g) Bu maddede belirtilen tesislerin çalıştırma, bakım ve onarım dâhil işletmelerini yürütmek, ğ) Bu maddede belirtilen işlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik, araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak; ezcümle toprağın cins ve karakterini, yetiştirilecek mahsul nevilerini ve elde edilecek zirai, iktisadi faydaları ve verimlilik derecelerini tespit etmek; bu mevzularda gerekirse ilgili bakanlık ve kurum ve kuruluşlardan faydalanmak, amenajman planları hazırlamak ve bunları temin edecekleri fayda ve ele alınmalarındaki zaruretlere göre seçmek, sıralamak ve Bakanlığa teklif etmek, h) Bu maddede belirtilen işlerin her türlü etüt ve projelerini yapmak veya yaptırmak …r) Su tahsislerini yapmak, yerüstü ve yeraltı sularını kalite yönünden izlemek, atıksular sebebiyle yerüstü ve yeraltı sularının kirlenmesinin tespiti hâlinde durumu ilgili bakanlığa bildirmek hususları düzenlenmiştir.

28. Ankara Büyükşehir Belediyesi Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş, Görev, Yetki

Ve Yönetimine İlişkin Teşkilat Yönetmeliği’nin 24. maddesinde;Kanal İnşaat Dairesi Başkanlığı’nın görev, yetki ve sorumlulukları arasında, idarenin kanalizasyon ve yağmur suyu drenaj sistemlerine ait yıllık, beş yıllık ve daha uzun vadeli performans, yatırım programları ve stratejik planlarını hazırlamak; işleri bu strateji ve planlara uygun yürütmek; yerleşim yerlerinde ortaya çıkan atıksuların toplanması, arıtılması ve uzaklaştırılması ile yağmur suyu drenaj ihtiyaçlarını karşılayacak, ilgili dairesince plan ve projesi hazırlanmış, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekelerinin, kollektörlerin, atıksu arıtma tesislerinin, dere ıslahlarının, atıksu terfi merkezlerinin yaklaşık maliyetlerini belirlemek, teknik ve idari şartnameleri ile sözleşmelerini hazırlamak, ihalelerini yapmak, inşaat için gerekli izinleri ve ruhsatları almak, inşaatlarını yaptırmak, yapılan işleri denetlemek, geçici ve kesin kabul işlemlerini yürütmek, hakedişve kesin hesaplarını hazırlamak hususları sayılmıştır. 31. maddesinde ise;Su ve Kanal İşletme Dairesi

Başkanlıkları’nıngörev, yetki ve sorumlulukları arasında, idarenin hizmet alanı içerisindeki mevcut içme ve kullanma suyu, atıksu ve yağmursuyu hatlarını ve şebekelerini aktif halde tutmak için gerekli çalışmaları (işletme, rehabilitasyon, bakım, onarım, arıza giderme vb. …) yapmak ve yaptırmak, bu işlemlere ait verileri kayıt altına almak; yerleşim yerlerinin içme ve kullanma suyu ihtiyaçları ile ortaya çıkan atıksuların toplanması, uzaklaştırılması ve yağmur suyu drenaj ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla; sorumluluk sahası içerisinde atık su, yağmur suyu ve içme suyu hatları ile yağmur suyu su alma yapıları imalat ve inşaatlarına ilişkin her türlü projeleri hazırlamak, hazırlatmak ve yeni imalatlarını gerçekleştirmek hususları düzenlenmiştir.

29. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler, idarelerin konuya ilişkin getirdikleri açıklamalar, ilgili mevzuatı ve benzer uyuşmazlıklara ilişkin verilen yüksek mahkeme kararları ışığında başvuruya konu talep değerlendirildiğinde;başvuranın Ankara İli, Bala İlçesi, Büyük Boyalık

Mahallesi, Ada parsel no.lu taşınmazın güney kısmında bulunan ve resmi kayıtlarda kuru dere olarak bilinen dere yatağının hafriyat ile dolu olduğu, son yıllardaki yoğun yağışlar sebebiyle arazisinin

sürekli su altında kalarak dere yatağı vazifesi gördüğü, bu kapsamda mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunduğu;

29.1. 5216 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmenin, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmanın, kurdurmanın ve işletmenin; derelerin ıslahını yapmanın

Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayıldığı; yine 5393 sayılı Kanun’un 15.

maddesinde, atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamanın; bunlar için gerekli tesisleri kurmanın, kurdurmanın, işletmenin ve işlettirmenin Belediye’nin görevleri arasında yer aldığı;

29.2. 2006/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde,ülkemizin değişik yörelerinde meydana gelen ve can ve mal kayıplarına sebep olduğu kadar, günlük hayatı, her türlü ekonomik ve ticari faaliyeti olumsuz yönde etkileyen taşkınların önlenmesi ve yol açtığı kayıpların giderilmesi için alınması gereken tedbirlerin sıralandığı; bu bağlamda4. madde de, kamu kurum ve kuruluşlarınca, köprü altındaki su akış kesitinin daralmasına sebebiyet veren ve su akışını engelleyen yapılar yapılmayacağı, özel ve tüzel kişilerce yapılmak ve yaptırılmak istenen bu tür yapılara da kesinlikle izin ve ruhsat verilmeyeceği, ilgili kurumlarca yapılan denetimler neticesinde su akış kesitinin daralmasına sebebiyet verdiği tespit edilen yapıların, imar mevzuatına göre mülki amirlerin sorumluluğunda yetkili belediye veya özel idare tarafından derhal kaldırılacağı;10. madde de, pek çok yörede, hafriyat, molozlar ve çeşitli atıklar düzensiz bir şekilde yollara, havzalara ve dere yataklarına boşaltıldığı, boşaltılan katı atıklarla dolan derelerin yatak kapasiteleri fevkalade azaldığından taşkın riski çok büyük ölçüde arttığı, dere yataklarına her türlü atık malzemenin dökülmesi, mülki amirler ve/veya mahalli idareler marifetiyle sürekli kontrol altında tutulmak suretiyle önleneceği, 11. madde de akarsu yatakları içerisinde oluşan ve dere yatağı kesitini daraltarak veya mevcut sanat yapılarının tıkanmalarına neden olarak taşkınlara ve muhtemel taşkının boyutunun artmasına sebep olan ağaçlar ilgili idarece temizleneceği düzenlenmelerine yer verildiği;

29.3. Öte yandan,2010/5 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak yağışların miktarında ve şiddetinde meydana gelen farklılıklar ile ülkemizde son yıllarda sıkça görülen sellerin doğurduğu taşkın felaketleri dikkate alınarak, bundan sonra yaşanması muhtemel taşkınlarla mücadele edebilmek amacıyla, akarsu ve dere yataklarının kısa sürede ıslah edilmesine ilişkin hususların sıralandığı; bu kapsamda1. madde de,DSİ Genel Müdürlüğü’nün görev, yetki ve sorumluluk alanı dahilindeki bütün akarsu ve dereler, havzaları bazında taşkın riski ve muhtemel taşkın zararları yönüyle değerlendirilerek, acil, kısa, orta ve uzun vadede ıslah edilmesi gerekli olanlar tespit edileceği, bu çerçevede hazırlanacak akarsu ve dere yatakları ıslah programı Çevre ve Orman Bakanlığının onayına sunulacağı; 4.madde de,5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu gereği Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumluluğunda yürütülmesi gereken akarsu ve dere ıslahı işleri ile ilgili olarak, bunların planlama safhasında DSİ’nin uygun görüşü alınacağının, bahse konu işlerle ilgili her türlü etüt, proje ve inşaat çalışmaları, kontrollük hizmetleri ile işletme ve bakım faaliyetlerinin, DSİ görüşüne uygun olarak yürütüleceğinin düzenlendiği,

29.4. Konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16/02/2021 tarihli kararında, davacının aracında oluşan hasar aşırı yağan yağmurdan dolayı derenin taşması suretiyle meydana geldiğine göre, 2560 sayılı Kanun’un 2 ve 25. maddeleri gereğince davalı İSKİ tarafından yetki ve görevi dahilinde bulunan yağmur sularının toplanıp yerleşim yerlerinden uzaklaştırılamaması nedeniyle derenin taşması sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İSKİ Genel Müdürlüğünün sorumlu tutulabilmesi mümkün olduğu ifadelerine yer verildiği; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02/11/2010 tarihli kararında ise, mahkemece bilgilerine başvurulan bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda, aşırı yağışlar nedeniyle meydana gelen selin, köprü menfez ve geçitlerindeki kesit yetersizliğinden ve pürüzlülüğü artırıcı çöp vs. maddelerin yol açtığı tıkanma ve kabarmalar sonucu meydana geldiği, sel baskınında dere ıslah çalışmalarını yürüten

davalıların kusurlarının bulunmadığı, derenin ıslahını yapmanın belediyenin görevi olduğu, ıslah çalışmalarını zamanında yapmayıp gerekli önlemleri almayan dava dışı İstanbul Büyükşehir

Belediyesi’nin kusurlu olduğu açıklanmış, mahkemece bu rapor benimsenerek hüküm kurulduğu, hasarın meydana geldiği Tavukçu Deresi’nin ıslahı ile ilgili iş, dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11/10/2004 tarih 817 sayılı Kararı ile 2560 sayılı Kanun’un 25. maddesi hükmü gereği, bedeli İstanbul

Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanmak üzere davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’ne devredildiği, derenin ıslahının yapılması için davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile diğer davalı K. İnşaat San. ve Tic. A.Ş.

arasında “Avrupa Yakası 2006 yılı 2.kısım Atık su kanalı, Yağmur suyu kanalı ve Dere Islahı İnşaatı” sözleşmesi imzalandığı, davaya konu zararın bu işin yapımı sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan dayalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile diğer davalı şirketin sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuz olduğu, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almak İSKİ’nin görevi kapsamında olduğu, İSKİ üstlendiği görevi yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde hasarın meydana gelmeyeceği tartışmasız olduğu şeklinde hüküm kurulduğu, bu bağlamda dere ıslahı veya aşırı yağışlardan kaynaklanan taşmalar sonucu meydana gelen zararlardan Büyükşehir Belediyesi, Su ve

Kanalizasyon Genel Müdürlüğü ve ilgili Belediyelerin sorumlu tutulduğunun görüldüğü,

29.5. ASKİ Genel Müdürlüğü Kuruluş, Görev, Yetki Ve Yönetimine İlişkin Teşkilat Yönetmeliği’nde

Kanal İnşaat Dairesi Başkanlığının görev, yetki ve sorumlulukları arasında, dere ıslahlarının yaklaşık maliyetlerini belirlemek, teknik ve idari şartnameleri ile sözleşmelerini hazırlamak, ihalelerini yapmak, inşaat için gerekli izinleri ve ruhsatları almak, inşaatlarını yaptırmak, yapılan işleri denetlemek, geçici ve kesin kabul işlemlerini yürütmek, hakediş ve kesin hesaplarını hazırlamak hususları; Su ve Kanal İşletme

Dairesi Başkanlıklarının görev, yetki ve sorumlulukları arasında, idarenin hizmet alanı içerisindeki mevcut içme ve kullanma suyu, atıksu ve yağmursuyu hatlarını ve şebekelerini aktif halde tutmak için gerekli çalışmaları (işletme, rehabilitasyon, bakım, onarım, arıza giderme vb. …) yapmak ve yaptırmak, bu işlemlere ait verileri kayıt altına almak; yerleşim yerlerinin içme ve kullanma suyu ihtiyaçları ile ortaya çıkan atıksuların toplanması, uzaklaştırılması ve yağmur suyu drenaj ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla; sorumluluk sahası içerisinde atık su, yağmur suyu ve içme suyu hatları ile yağmur suyu su alma yapıları imalat ve inşaatlarına ilişkin her türlü projeleri hazırlamak, hazırlatmak ve yeni imalatlarını gerçekleştirmek hususlarınındüzenlendiği,

29.6. Diğer taraftan,4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 121. maddesinde, taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek, sulak alanları ıslah etmek, erozyon ve rüsubat kontrolü ile ilgili etüt ve planlama işlerini yapmak veya yaptırmak, kendi tesislerini korumaya yönelik erozyon kontrolü maksatlı ağaçlandırma çalışmaları yapmakhususlarının DSİ’ningörev ve yetkileri arasında sıralandığı,

29.7. Ankara Valiliğince, başvuru konusunun arazinin konumuna ve işin niteliğine göre Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Bala Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün yetki ve sorumluluğunda işbirliği içerisinde çözümlenebileceği görüşünde bulunulduğu,

29.8. Bala Kaymakamlığı tarafından, 17/01/2024 tarihinde ada parsel no.lu taşınmaza gidildiği, zeminde yapılan inceleme sonucunda , , , , , , parsellerin arasından kuru dere yatağının olduğu, parselin ve müştereklerine ait tapulu yer olduğu ve dere yatağı boyunca bu parselin çevresine tel örgü çektiği, ve parsellerin Maliye Hazinesine ait olduğu ve müşterekleri tarafından kullanıldığı, parselin . . ve mirasçılarına ait tapulu arsa olduğu, parselin . . ve müştereklerine ait olduğu, dere yatağı boyunca bu parselin çevresine tel örgü çektiği, dere yatağının başlangıç yeri olan parselin üst kısmındaki enkazların Bala Belediye Başkanlığı’na ait iş makinalarıyla temizliğe

/

başlandığının mahallinde tespit edildiği, doğal dere yatağının iğde ve benzeri dikenli ağaçlarla kapatıldığı her iki taraftan da dere yatağının bozulduğu, ilgili kurum tarafından dere yatağının iş makinası ile açılmasıyla sorunun çözüleceğinin ifade edildiği dikkate alındığında; Ankara Büyükşehir Belediye

Başkanlığı, ASKİ ve Bala Belediye Başkanlığı’nın 5216 sayılı Kanun’un 7. maddesi, 5393 sayılı

Kanun’un 15. maddesi, 2006/27 sayılı Genelge’nin 4. ve 10. maddeleri, 2010/5 sayılı Genelge’nin 10.

maddesigereğincegörevli ve yetkili olduğu, DSİ Genel Müdürlüğü’nün ise2010/5 sayılı Genelge’nin 4.

maddesi gereğince sorumluluğu bulunduğu anlaşılmış olup ilgili idarelerin anılan mevzuat hükümleri gereğince koordineli şekilde başvuru konusunu çözüme kavuşturması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 30. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

31. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle başvurunun kabulüne, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ASKİ ve Bala Belediye Başkanlığı’nın 5216 sayılı Kanun’un 7.

maddesi, 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesi, 2006/27 sayılı Genelge’nin 4. ve 10. maddeleri, 2010/5 sayılı Genelge’nin 10. maddesi gereğince görevli ve yetkili olduğu, DSİ Genel Müdürlüğü’nün ise 2010/5 sayılı Genelge’nin 4. maddesi gereğince sorumluluğu bulunduğu anlaşılmış olup ilgili idarelerin anılan mevzuat hükümleri gereğince koordineli şekilde başvuru konusunu çözüme kavuşturması hususunda

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA, DEVLET SU İŞLERİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ’NE, ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE, BALA BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ankara Büyükşehir Belediye

Başkanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Aski Genel Müdürlüğü, Bala Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, Devlet Su İşleri Genel

Müdürlüğü’ne, Aski Genel Müdürlüğü’ne, Bala Belediye Başkanlığı’na tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi