ÖZET: Başvuran, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremde, Diyarbakır’da annesiyle birlikte yaşadığı binanın hasar gördüğünü ve yıkıldığını belirtmiştir. Başvurusunda, annesinin %96 engelli olduğunu ve kendisinin de annesinin ağır hasarlı konutunda hak sahibi olduğunu iddia etmiştir. Ancak, başvurusu, devir işleminin afet tarihinden sonra gerçekleştirilmiş olması nedeniyle reddedilmiştir. Başvuran, bu durumun haksızlık oluşturduğunu savunarak, hak sahipliği talebinin kabul edilmesini istemektedir.

Diyarbakır İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, başvuranın taşınmazı satış yoluyla elde ettiğini ve 7269 sayılı kanunun 11. maddesi gereği, afetzedelik ve hak sahipliğinin üçüncü şahıslara devredilemeyeceğini ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın annesinin, deprem tarihinden önce belirtilen adreste ikamet etmediği tespit edilmiştir. İlgili idareler, başvuranın talebinin yasal dayanağının olmadığını ve bu nedenle işlemin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddedilmesine karar vermiştir. Bu karar, başvuranın yasal hak arama özgürlüğünü etkilememekte olup, ilgili idarenin işlemlerinin iyi yönetim ilkelerine uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7529-S.24.11769

BAŞVURU NO : 2024/2828

KARAR TARİHİ : 18.07.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİYARBAKIR İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Hak sahipliği hk.

BAŞVURU TARİHİ : 22.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuru dilekçesinde özetle başvuran, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremde Diyarbakır ilinde annesi

ile birlikte ikamet ettikleri binanın hasar aldığını, ilk olarak orta hasarlı olduğunun tespit edildiğini, itirazı üzerine ağır hasarlı olarak düzeltildiğini ve yıkımının gerçekleştirildiğini, konutun annesine ait olduğunu, kendisi de eşinden boşandığı dolayısıyla annesi ile birlikte yaşadığını, annesinin %96 engelli raporu bulunduğunu, “AFAD Afet Kanunu Kapsamında Hak Sahipliği Çalışmaları Hakkında Muhtemel Soru ve

Cevaplar” kitapçığında “25. Evlenip boşanmış, yalnız ya da çocukları ile birlikte ebeveynine ait bir ağır hasarlı konutta ikamet eden afetzedeler hak sahibi olabilmektedir.” Hükmünün bulunduğunu, dolayısıyla kendisinin de hak sahibi olduğunu, bina yıkıldıktan sonra arsa vasıflı tapuyu annesinin özel durumu dolayısıyla miras payının devri şeklinde üzerine aldığını, mevcutta söz konusu konut için kendisinden başka hak sahibinin bulunmadığını, ancak afet tarihinden sonra devir işlemi yapıldığı için hak sahipliği başvurusunun reddedildiğini ifade ederek hak sahipliği başvurusunun kabul edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 15/01/2024 tarih ve S. sayılı Gönderme Kararına istinaden Diyarbakır Valiliği İl

Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 25/01/2024 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Hak sahipliği başvurusu incelendiğinde sahibi olduğu taşınmazı satış yoluyla elde ettiği görüldüğü,

2.2) 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak

Yardımlara Dair Kanunun 11. Maddesinde “Afetzedelik ve buna ilişkin hak sahipliği üçüncü şahıslara devrolunamaz. Afetten zarar gören bir taşınmaz malı, afetten sonra satış veya başka şekillerle devralan üçüncü şahıslar da hak sahibi niteliğini kazanamazlar.” ibaresi bulunmakta olduğu,

2.3) Buna istinaden Müdürlüklerince yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı,

Belirtilmiştir.

3) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla ilgili idarelerden 8/03/2024 tarihli yazılarımız

ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup;

3.1) Diyarbakır İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 25/03/2024 tarih ve sayılı cevabi yazısında

özetle; deprem sebebiyle hak sahipliği çalışmalarının 7269 Sayılı Kanun ve buna dayanılarak düzenlenen

Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılmakta olduğu, şikayete konu işlemin ilgili Yönetmeliğin 11’inci maddesinde yer alan ‘Afetzedelik ve buna ilişkin hak sahipliği üçüncü şahıslara devrolunamaz. Afetten zarar gören bir taşınmaz malı, afetten sonra satış veya başka şekillerle devralan üçüncü şahıslar da hak sahibi niteliğini kazanamazlar.’ hükmü gereği tesis edildiği, idarenin takdir yetkisi bulunmadığı ifade edilmiştir.

3.2) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 26/03/2024 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle;

bahsi geçen Diyarbakır ili ilçesi mahallesi parsel sayılı taşınmaza ait tapu kütük örneği, tapu kaydı ve söz konusu taşınmazda pasif malik olarak bulunan ile aktif malik olarak bulunan ait edinim evraklarının ekte sunulduğu, yapılan incelemeye göre halihazırda pasif malik olarak bulunan ilgili taşınmazda yer alan 1/29 (12,93m) hissesini 19.04.1995 tarih ve yevmiye numaralı satış işlemiyle edindiği, söz konusu hissesini de Siirt Tapu Müdürlüğünün 17.05.2023 tarih ve yevmiye numaralı yetki alanı dışı talepli satış işlemiyle devrettiğinin görüldüğü ifade edilmiştir. Yazı ekinde yer alan belgelerin incelenmesinden Siirt Noterliğince düzenlenen 25/04/2023 tarih ve yevmiye nolu vekaletname ile tarafından vekil tayin edildiği, söz konusu satış işleminin düzenlenen bu vekaletname ile gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.

3.3) Diyarbakır İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün 24/04/2024 tarih ve sayılı yazısı ekinde yer

alan adres geri izleme raporunda 06/02/2023 tarihinde başvuruya konu adreste ikamet ettiği ancak, annesi söz konusu adreste ikamet etmediği tespit edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Anayasamızın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrasında; Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, Denilmektedir.

6) Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair

Kanunun 29 uncu maddesi; “(1) Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir. (2) Aynı bina içinde hak sahibi ebeveyn ile birlikte oturan evli kişilerin durumu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca bu konuda hazırlanacak yönetmelik gereğince takdir ve tespit edilir…”

7) 29/08/1968 tarih ve 12989 sayılı Resmi gazetede yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların

Tespiti Hakkındaki Yönetmeliğin “Hak sahipliğinin devir ve tebdil edilemeyeceği” başlıklı 11 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Afetzedelik ve buna ilişkin hak sahipliği üçüncü şahıslara devrolunamaz.

/

Afetten zarar gören bir taşınmaz malı, afetten sonra satış veya başka şekillerle devralan üçüncü şahıslar da hak sahibi niteliğini kazanamazlar.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran; 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere hak sahipliği talebiyle Kurumumuza başvuruda

bulunmuştur.

10) Başvuranın söz konusu talebinin; Afetten zarar gören bir taşınmaz malı, afetten sonra satış veya başka

şekillerle devralan üçüncü şahısların hak sahibi niteliğini kazanamayacağı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

11) Burada, başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesinin yasal dayanağı bulunup bulunmadığı”

hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

12) 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak

Yardımlara Dair Kanunun 29 uncu maddesinde yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceği düzenlenmiştir.

İlgili maddeye dayanarak çıkarılan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespit Hakkında Yönetmelik hükümlerinde hak sahibi olmanın şartları ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Afet sebebiyle, kendilerine bina yapılacak veya inşaat kredisi verilecek malik ve hissedarlarla, ebeveyni ile birlikte oturan evli kişilerin hak sahipliği yönünden tayin ve tespitleri bu Yönetmelik esaslarına göre yapılmaktadır.

13) Mezkur Yönetmeliğin ‘Hak sahipliğinin devir ve tebdil edilemeyeceği’ başlıklı 11 inci maddesinin

ikinci fıkrasında, afetzedelik ve buna ilişkin hak sahipliğinin üçüncü şahıslara devrolunamayacağı, afetten zarar gören bir taşınmaz malı, afetten sonra satış veya başka şekillerle devralan üçüncü şahısların da hak sahibi niteliğini kazanamayacağı düzenlenmiştir.

14) Tüm bu bilgi ve belgeler kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde; her ne kadar başvuran annesi

ile birlikte yaşadığını ve annesinin yaşı ve engeli nedeniyle devir işlemini gerçekleştirdiğini iddia etmekte ise de annesi ikametinin 06/02/2023 tarihinde söz konusu adreste bulunmadığı, aynı zamanda söz konusu devir işleminin 25/04/2023 tarihli vekaletname ile 17/05/2023 tarihinde gerçekleştirildiği, mevzuat gereği deprem tarihinden sonra yapılan devir işleminin devralan kişiyi hak sahibi yapmayacağının açıkça düzenlendiği, devir işlemi yapmak yerine hukuki sürecin vekaletname ile takibinin mümkün olduğu değerlendirilerek idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Söz konusu hususta yapılan değerlendirme neticesinde; ilgili İdarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak

/

incelenmiş olup, adı geçen İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Diyarbakır İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII . KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvurunun REDDİNE, Kararın Başvurana ve DİYARBAKIR İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/