ÖZET: Başvuran, Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Tavşanlı Açık Ceza İnfaz Kurumuna 2020 Mart ayında transfer edilmesinin ardından, 07/03/2021 tarihine kadar bir yıl boyunca çeşitli iş kollarında sigortasız ve herhangi bir ödeme yapılmadan çalıştırıldığını iddia ederek, 500.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın kurum iç hizmetlerde çalıştırıldığını ve bu nedenle sigorta yapılmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın çalıştığı günler için ödeme yapıldığına dair belgeler sunulmuştur.

Sosyal Güvenlik Kurumu da, başvuranın sigortalılık durumunun ilgili mevzuat gereği belirsiz olduğunu ifade etmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 31. maddesi uyarınca, kurum iç hizmetlerde çalıştırılan hükümlülerin sigortalılık durumunun netleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın talep ettiği tazminatın reddedilmesine karar verilmiş, ancak Adalet Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na, kurum iç hizmetlerde çalışan hükümlülerin sigortalılık durumunun düzenlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7677-S.24.12031

BAŞVURU NO : 2023/16980

KARAR TARİHİ : 24.07.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : CTE Kurum iç hizmetlerde çalıştırılan mahkumun ücret alacağı ve sigortalılığı hk.

BAŞVURU TARİHİ : 24.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 2020 yılı 3. ayında Tavşanlı T tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumundan Tavşanlı Açık Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiği 07/03/2021 tarihine kadar hafta sonları da dahil olmak üzere 1 yıl boyunca Kurumun değişik iş kollarında sigortasız ve tarafına hiçbir ödeme yapılmadan çalıştırıldığını, bu durumun haksız olduğunu belirterek yasal faiziyle birlikte 500.000

TL maddi 500.000 TL manevi tazminat tutarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin

27.03.2024 tarihli ve E- sayılı ve 18.04.2024 tarihli ve

E sayılı yazılarında özetle; 2.1. Başvuranın ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Tavşanlı Açık Ceza İnfaz Kurumu İdare ve

Gözlem Kurulunun 29.04.2020 tarihli ve / sayılı kararı uyarınca kendi talebi doğrultusunda kurum yönetimi tarafından durumuna uygun kurum iç hizmetlerinde çalıştırıldığı, ayrıca tanımı yapılan işyurdu müdürlüğü faaliyetlerinde çalışan hükümlülere sigorta yapıldığı, bu sebeple adı geçenin hizmet akdi ile kurum iç hizmetlerinde çalıştırıldığından dolayı sigorta yapılmadığı ancak, çalıştığı günlerin ödemesinin yapıldığı, 2.2. Başvuranın kurum içi hizmetlerde hizmet akdi ile mi yoksa Tavşanlı Açık Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla çalıştırıldığı noktasında tereddüt oluştuğundan anılan durumun aydınlatılması

amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğüne söz konusu durumun sorulduğu ilgili

İdare tarafından: “Başvuranın Tavşanlı Açık Ceza İnfaz Kurumu iç hizmetlerinde 2020 yılı Mart ayından

07.03.2021 tarihleri arasında hizmet akdi ile değil Kurum idare ve gözlem kurulu kararına istinaden

çalıştırıldığının” bildirildiği, söz konusu kurul kararı ile adı geçenin çalışma talebine ilişkin dilekçesinin bir örneğinin ekte gönderildiği, 2.3. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından iç hizmetlerinde çalıştırılan hükümlülere kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu gibi koşullar göz önünde bulundurularak ödül verilebildiği ya da çalıştıkları günlerin ödemesinin yapıldığı, 2.4. Ceza infaz kurumunda çalıştırılan hükümlülere, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları

Kurumu ve İşyurtlarının İdare ve İhale Yönetmeliğinin “İç hizmetler” başlıklı 32 nci maddesinde yer alan hüküm uyarınca çalıştıkları günlerin ücretlerinin nakdi olarak ödendiği, 2.5. Başvurana ait 29.04.2020 tarihli dilekçe ile çalıştırıldığı iş kollarına ilişkin açık ceza infaz kurumu iyi halli hükümlü/tutuklu çalışma fişi ve puantaj cetvellerinin ekte gönderildiği, 2.6. Başvuranın Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yapmış olduğu herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, 2.7. Başvuran ile Kurumları arasında, şikayet konusu yapılan idari işleme ilişkin olarak yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmektedir.

3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 21.05.2024 tarihli ve E- sayılı yazısında özetle:

3.1. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayıldığı, 5510 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde hizmet akdinin, 6098 sayılı Kanunda sayılan hizmet akdi ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesi olarak tanımlandığı, 4857 sayılı İş Kanununun 8 inci maddesinde ise iş sözleşmesinin, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafında (işveren) ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme olarak tanımlanmış olup hizmet akdinin unsurlarının da iş, ücret, bağımlılık ve zaman olduğu, 3.2. 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortasının uygulanacağı ve bunların, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı hüküm altına alındığı, 3.3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, Kurum hizmetinde çalıştırma başlıklı 31 inci maddesinde; “(1) İyi halli hükümlüler, idare ve gözlem kurulu kararı ile kurum yönetimi tarafından durumlarına uygun kurum içi hizmetlerde çalıştırılabilir.” hükmünün yer aldığı, 3.4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 407 inci maddesinde yer alan: “Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam,

böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.” hükmünün yer aldığı, 3.5. Buna göre 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, Kurum hizmetinde çalıştırma başlıklı 31 inci maddesi kapsamında çalışan hükümlüler, vesayet makamı tarafından atanan vasi aracılığıyla ceza ve tevkifevleri ile kurulmuş bir hizmet akdi yok ise yine 5510 sayılı Kanunun

4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmamakta iken, 4721 sayılı Türk

Medeni Kanunu’nun 407 inci maddesi, 7499 sayılı Kanun ile “Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.” şeklinde değişikliğe gidildiği, 3.6. Anılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih olan 12.03.2024 tarihinden sonra hakkında kısıtlama kararı bulunmayan kişilerin cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunduğu sürelerde hizmet akdi unsurları oluşacak şekilde çalışması halinde bu kişilerin 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları, dolayısıyla kısıtlı olmayan hükümlülerden

5275 sayılı Kanunun 31 inci maddesi kapsamında çalıştırılanların da bu çalışmalarından dolayı 5510 sayılı

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları gerekmekte olup adı geçenin iddia ettiği dönemlerin, kanuni düzenlemenin yapıldığı tarihten önce olması sebebiyle hizmet akdinin unsurları oluşmadığından sigortalı sayılması mümkün bulunmadığı,

Açıklamalarına yer verilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, hükmü, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, hükmü, 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin çalıştırılması” başlıklı 29 uncu maddesinde: “Kurum hekimi tarafından ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı olduğu belirlenen meslek sahibi olmayan hükümlüler ile meslek sahibi olan istekliler, kurum imkânları ölçüsünde belirlenen ücret karşılığında atölye veya işyurtlarında çalıştırılabilirler.” 6.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Kurum dışında çalıştırma” başlıklı 30 uncu maddesinde, “Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumlarında bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanmış hükümlüler, salıverilmelerinden sonra yaşamlarını sürdürecek meslek ve sanatları öğrenmelerini sağlamak, çalışma ve üretme isteklerini geliştirmek veya güçlendirmek, yeniden topluma kazandırmak ve iyileştirilmelerini temin

/

etmek amacıyla kurum dışındaki iş alanlarında çalıştırılabilirler.”… “(Ek:1/7/2022-7417/45 md.) Bu madde kapsamında çalıştırılan hükümlüler hakkında, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Bu durumda prim ödeme yükümlülüğü, hükümlünün çalıştırıldığı kurum ve kuruluşlar tarafından yerine getirilir.” 6.2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Kurum hizmetinde çalıştırma” başlıklı 31 inci maddesinde, “(1) İyi halli hükümlüler, idare ve gözlem kurulu kararı ile kurum yönetimi tarafından durumlarına uygun kurum içi hizmetlerde çalıştırılabilir. Çocuk hükümlüler, kendi yaşam alanları veya eğitsel amaçlar dışında çalıştırılamazlar. (2) Hükümlü, yöneticilerin ve görevlilerin kişisel işlerinde çalıştırılamaz.” hükmü, 7. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in ‘Kurum hizmetinde çalıştırma’ başlıklı 84 üncü maddesinde, “(1) İyi hâlli hükümlüler, idare ve gözlem kurulu kararı ile kurum yönetimi tarafından durumlarına uygun kurum içi hizmetlerde çalıştırılabilir. Çocuk hükümlüler, kendi yaşam alanları veya eğitsel amaçlar dışında çalıştırılamazlar. (2)

Hükümlü, yöneticilerin ve görevlilerin kişisel işlerinde çalıştırılamaz. (3) Hekim, psikiyatri uzmanı, psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen ve benzeri mesleklere sahip olan hükümlülerden; iyi hâl gösterenler, idare ve gözlem kurulu kararıyla, kurumun servislerinde meslekleriyle ilgili görevlilere yardımcı veya eğitici olarak çalıştırılabilir.” hükmü, 8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinin a) bendinde: “Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, sigortalı sayılırlar.” 9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ‘Bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalılar’ başlıklı 5 inci maddesinde, “Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından aşağıda sayılan kişiler hakkında uygulanacak sigorta kolları şunlardır: a) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.” hükmü, 10. 4857 sayılı İş Kanununun 8 inci maddesi: “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafında (işveren) ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” hükmü, 11. Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu ve İşyurtlarının İdare ve İhale

Yönetmeliğinin ‘Tanımlar’ başlıklı 3 üncü maddesinde, “Hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek veya bunlara bir meslek ve sanat öğretmek, bu suretle üretilen ekonomik değerleri pazarlamak için kapalı, yüksek güvenlikli kapalı, kadın kapalı, çocuk kapalı, gençlik kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile tutukevleri, gözlem ve sınıflandırma merkezleri ve çocuk eğitimevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri üniteleri ifade eder.” hükmü, 12. Ceza infaz kurumunda çalıştırılan hükümlülere, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri

İşyurtları Kurumu ve İşyurtlarının İdare ve İhale Yönetmeliğinin “İç hizmetler” başlıklı 32 nci maddesinde yer alan, “Ceza infaz kurum mevcudunun %10’unu geçmemek üzere, bazı hükümlü ve tutuklular, liyakat durumları da göz önüne alınarak, berberlik, temizlik, yemek işleri ile bunlara benzer işlerde görevlendirilebilirler. Bu şekilde çalıştırılan hükümlülere, genel bütçede ödenek olmaması durumunda genel bütçe tarafından belirlenen gündelik ücret, işyurdu bütçesinden ödenebilir. Bu hükümlü ve tutuklular işyurdunda çalışan hükümlü ve tutuklu kapsamında değerlendirilmezler.” hükmü, /

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran özetle; 2020 yılı 3. ayında Tavşanlı T tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Tavşanlı Açık

Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiği 07/03/2021 tarihine kadar hafta sonları da dahil olmak üzere 1 yıl boyunca Kurumun değişik iş kollarında sigortasız ve tarafına hiçbir ödeme yapılmadan çalıştırıldığını, bu durumun haksız olduğunu belirterek yasal faiziyle birlikte 500.000 TL maddi 500.000 TL manevi tazminat tutarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

15. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü tarafından özetle; Başvuranın 29.04.2020 tarihli dilekçesine istinaden talebi doğrultusunda ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Tavşanlı Açık Ceza

İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 29.04.2020 tarihli ve / sayılı kararı uyarınca kurum yönetimi tarafından durumuna uygun kurum iç hizmetlerinde çalıştırıldığı, başvuranın çalıştığı iş kollarına ilişkin açık ceza infaz kurumu iyi halli hükümlü/tutuklu çalışma fişi ve puantaj cetvellerinin ekte gönderildiği, ayrıca tanımı yapılan işyurdu müdürlüğü faaliyetlerinde çalışan hükümlülere sigorta yapıldığı, bu sebeple adı geçenin hizmet akdi ile kurum iç hizmetlerinde çalıştırıldığından dolayı sigorta yapılmadığı ancak, çalıştığı günlerin ödemesinin yapıldığı hususlarının ifade edildiği, anlaşılmaktadır.

16. Başvuru konusu uyuşmazlığın, başvuranının Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel

Müdürlüğü bünyesindeki Tavşanlı Açık Ceza İnfaz Kurumunda tarafına ücret ödenmeden ve sigortasız çalıştırıldığı iddiasından kaynaklandığı, bu itibarla ilgili mevzuatı ve dosya evrakı üzerinden ücretin ödenip ödenmediğinin tespiti ile tazminata ilişkin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve hükümlü olan başvuranın sigortalılık durumunun irdelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

17. Başvurana çalışması kapsamında ücret ödenmediği ve tarafına sigorta yapılmadığından bahisle tazminat talebi açısından yapılan değerlendirme neticesinde: Başvurana ücret ödemesi yapılmadığı iddiası bakımından Kurumumuzun bilgi ve belge talep yazısına istinaden Adalet Bakanlığı

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce 27.03.2024 tarih ve Esayılı yazı kapsamında iletilen bilgi ve belgelerden: başvuranın talebi doğrultusunda idare bünyesinde çalıştırıldığı, başvurana çalıştığı günlerin ödemesinin yapıldığı ve ödemelere ilişkin dekontların

Kurumumuza iletildiği görülmektedir.

17.1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu maddesinde: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmü kapsamında kusurlu, yapmış olduğu fiil ile başkasının mal varlığında eksilmeye sebep olur veya şahsında oluşan acı, üzüntü, eleme neden olursa bunların tazminiyle yükümlüdür. Şüphesiz ki bu yükümlülüğün maddi veya/veya manevi tazminat şeklinde yerine getirilmesi gerekmektedir.

17.2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu maddesinde yer alan hüküm kapsamında sorumluluk için: somut olayda; Fiil (eylem), hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı gibi unsurların mevcut olması gerekmektedir.

17.3. Bu bağlamda başvuranın çalışması karşılığında tarafına ücret ödenmemesi ve sigortalılık yapılmadığından bahisle tarafına maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebi açısından idareden kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerden başvurana kurum iç hizmetlerinde çalıştırıldığı günlerin ödemesinin yapıldığı, anılan ödemelere ilişkin dekontların Kurumumuza iletildiği görülmektedir.

17.4. Bu bağlamda idarenin söz konusu ücret alacağı iddiası yönünden söz konusu ücretleri ödediği bu bağlamda başvuranın zararına sebep verecek idarenin kusurlu ve hukuka aykırı eylem ve işlemi bulunmadığından başvuranın ücret ve tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.

18. Hükümlü olan başvuranın çalışması kapsamında sigortalılık durumu yönünden yapılan değerlendirmede: Başvuru konusu hakkında kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerden başvuranın ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Tavşanlı Açık Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 29.04.2020 tarihli ve / sayılı kararı uyarınca kendi talebi doğrultusunda kurum yönetimi tarafından durumuna uygun kurum iç hizmetlerinde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.

18.1. Başvuru konusu kapsamında ilgili mevzuatı çerçevesinde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda:

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 29, 30 ve 31 inci maddeleri

kapsamında Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Ceza İnfaz

Kurumlarında hükümlülerin üç farklı gurupta çalıştırıldığı görülmektedir.

18.2. Bu bağlamda; anılan bu üç gruptan birincisinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun’un 29 uncu maddesi kapsamında Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtlarında çalıştırılan mahkumlar olduğu, söz konusu bu mahkumların sigortalılık yönünden 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalılar” başlıklı

5 inci maddesinin a bendinde yer alan hüküm gereğince iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası

yönünden kısa vadeli sigorta kollarına tabi olacağı düzenlenmiştir.

18.3. İkinci grubun ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında Kurum dışı işlerde çalıştırılan mahkumlar olduğu, söz konusu mahkumların sigortalılığı yönünden anılan kanunda 7417 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle 01/07/2022 tarihinde yapılan değişiklikle: “ Bu madde kapsamında çalıştırılan hükümlüler hakkında, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)

bendinde belirtilen hükümler uygulanır.” hükmü gereğince iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası yönünden kısa vadeli sigorta kollarına tabi olacağı düzenlenmiştir.

18.4. Üçüncü grubu ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 31’ inci maddesi kapsamında genel bütçe üzerinden Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE) bünyesinde

Kurum iç hizmetlerde çalıştırılan mahkumlar oluşturmaktadır. Söz konusu mahkumların sigortalılığı yönünden ise Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iletilen cevap yazılarından söz konusu mahkumların sigortalılık durumu açısından bir belirsizlik olduğu görülmektedir.

/

18.5. Şöyle ki Kurumumuz bilgi ve belge talep yazılarına Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, mahkumların Kurum iç hizmetler çalıştırılmasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 31’ inci maddesinden kaynaklanan yetki kapsamında olduğundan hizmet akdinin koşullarının oluşmadığı ve 5510 sayılı Kanunun 5/a maddesi kapsamında bulunmamaları sebebiyle sigorta yapılmadıkları açıklamasına yer verilmektedir.

18.6. Öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından verilen cevapta ise: Kurum iç hizmetlerde çalıştırılan mahkumlar açısından, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 407 inci maddesi gereğince söz konusu mahkumların kısıtlı oldukları bu bağlamda vesayet makamı tarafından atanan vasi aracılığıyla ceza ve tevkifevleri ile kurulmuş bir hizmet akdi yok ise yine 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılamayacakları ancak 4721 sayılı Türk

Medeni Kanunu’nun 407 inci maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmesinin ardından anılan kanuni düzenlemenin yürürlüğe girdiği 12.03.2024 tarihinden sonra hakkında kısıtlama kararı bulunmayan kişilerin cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunduğu sürelerde hizmet akdi unsurları oluşacak şekilde çalışması halinde bu kişilerin 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları, dolayısıyla kısıtlı olmayan hükümlülerden 5275 sayılı Kanunun

31 inci maddesi kapsamında çalıştırılanların da bu çalışmalarından dolayı 5510 sayılı Kanunun 4 üncü

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları gerektiği belirtilmektedir.

18.7. Söz konusu belirsizliğin bu 3 grup arasında çalışma usul ve yöntemleri farklı olmamasına rağmen farklı durumların ortaya çıkmasına neden olduğu, Kurum iç hizmetlerde çalıştırılan mahkumların kısa vadeli sigortalı olmalarına ilişkin düzenleme olmadığı gibi uygulamada uzun vadeli sigortalılıklarının da olmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

18.8. Bu noktada Kurum iç hizmetlerinde çalıştırılan mahkumlar açısından da çalışma koşulları bakımından karşılaşılabilecek risklerin giderilmesi gerektiği, bu bağlamda Kurum iç hizmetlerinde çalıştırılan mahkumlar açısından da en azından diğer 2 grupta yer alaran çalıştırılan mahkumlara sağlanan sosyal güvenlik hakkı kadar sosyal güvencenin sağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

19. Bu kapsamda başvuranın iddiası, idarenin cevabı ve bütün dosya kapsamına göre

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın çalışması kapsamında ücret ödenmediğinden ve sigortalılık yapılmadığından bahisle tazminat talebi açısından idarece gerekli ödemelerin gerçekleştirildiği, sigortalılık açısından ise hali hazırda meşru ve güncel bir zararı oluşmadığından, tazminat sorumluluğunun şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından başvuranın ücret ve tazminat talebine yönelik işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediği, 19.1. Öte yandan hükümlülerin çalıştırılması bakımından kararımızda bahsedilen 3 gruptan ikisinin kapsamına giren Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtlarında çalıştırılan mahkumlar ile Kurum dışı işlerde çalıştırılan mahkumların sigortalılık yönünden durumlarının açıkça düzenlenmesine rağmen Kurum iç hizmetlerinde çalıştırılan mahkumların sigortalılık açısından durumlarının belirsizlik ihtiva ettiği, 19.2. Söz konusu belirsizliğin özellikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 407 inci maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmesinin ardından Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik

Kurumu Başkanlığının konu hakkında farklı görüşler bildirmelerinden de anlaşılabileceği,

19.3. Bu noktada anılan belirsizliğin giderilmesinin hukuk devletinin ilkelerinden olan hukuk güvenliği ve hukuki belirliliğin sağlanması adına önem arz etmekte olduğu, 19.4. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu kapsamında çalıştırılan üç gruptan ikisinin sigortalılık yönünden durumu düzenlenmişken diğer bir grubun düzenlenmemesinin hukuki belirlilikle bağdaşmayacağı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İş Mahkemeleri’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Başvuranın çalışması kapsamında ücret ödenmediğinden ve sigortalılığı yapılmadığından bahisle 500.000

TL maddi 500.000 TL manevi tazminat talebinin, söz konusu ücretlerin ödenmesi ve tazminata ilişkin koşulların oluşmamış olması sebebiyle REDDİNE, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Ceza İnfaz Kurumlarında 5275 sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 31’ inci maddesi kapsamında Kurum iç hizmetlerinde çalıştırılan mahkumların sigortalılık yönünden durumunun netleştirilmesi amacıyla gerekli düzenlemelerin yapılması için çalışma yapılması hususunda ADALET BAKANLIĞINA VE SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ilgili idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, /

Kararın BAŞVURANA, ADALET BAKANLIĞINA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi