ÖZET: Başvuran, Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü’nde çalışmakta ve yıllık izin hakkının bölümler halinde kullandırılmasıyla ilgili sorunlar yaşamaktadır. Başvurusunda, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemenin, yıllık izinlerin en fazla üçe bölünmesi gerektiğini belirten 2012 tarihli İç Genelge ile çeliştiğini ifade etmektedir. 2016 yılında yapılan mevzuat değişikliğiyle bu sınırlamanın kaldırıldığını, ancak kurumun hala eski düzenlemeyi uyguladığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yıllık izinlerin kullanımına ilişkin usullerin işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğunu ve mevcut İç Genelge’nin hukuka aykırı bir hüküm içermediğini savunmaktadır. Ancak, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları doğrultusunda yapılan değerlendirmelerde, yıllık izinlerin bölümler halinde kullanımıyla ilgili olarak getirilen sınırlamanın, 4857 Sayılı İş Kanunu’na ve ilgili yönetmeliklere aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, yıllık izin uygulamalarında mevzuata uygun düzenlemeler yapması için tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye kararı, idarenin 30 gün içinde gerekli işlemleri gerçekleştirmesi gerektiğini belirtmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/5050-S.24.7987

BAŞVURU NO : 2023/19682

KARAR TARİHİ : 10.05.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Yıllık izin hakkının bölümler halinde kullandırılması hk.

BAŞVURU TARİHİ : 01.12.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; Karayolları Genel Müdürlüğü Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü Afet ve Acil

Durum Koordinasyon Şubesi Müdürlüğünde Kalifiye İşçi (Sicil No: olarak çalışmakta olduğunu, Bölge Müdürlüklerinde işçilerin yıllık ücretli izinlerinin Bölge Müdürlüğünün 08.08.2023 tarih ve sayılı yazısı gereği Karayolları Genel Müdürlüğünün 2012/29 sayılı İç Genelgesine göre yürütülmekte olduğunu, buna göre Bölge Müdürlüklerinde yıllık ücretli işçi izinlerinin “bir bölümü on günden az olmamak üzere en fazla üçe bölünerek” kullandırılmasına rağmen 4857 Sayılı İş Kanununun 56.

maddesinin 3. fıkrasında “… Ancak 53. Maddede öngörülen izin süreleri tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir” şeklinde değiştirildiğini, söz konusu kanun değişikliğinin 2016 tarihli olasına rağmen izin işlemlerinin halen 2012 tarihli İç Genelge kapsamında yürütüldüğünü bu bağlamda anılan genelgenin izinlerin bölümler halinde kullandırılması açısından (en fazla üçe bölünerek) 4857 Sayılı İş Kanununa aykırı olduğunu, 2016 yılında mevzuatta yapılan değişiklik neticesinde bazı kamu kurumlarının iç düzenleyici işlemlerinde değişikliğe uygun düzenlemeleri yapmasına rağmen çalıştığı kurumda hala 2012 tarihli iç genelgenin uygulanmasının kısa süreli izin gerektiren hallerde mağduriyete sebep olduğunu belirterek mağduriyetin giderilmesi hususunda gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 29/12/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge talep yazısına istinaden

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen ve Kurumumuz kayıtlarına 15/01/2024 tarihinde giren E.

sayılı yazı ve eklerinde özetle;

/

2.1) Yıllık Ücretli İznin Bölünmesine İlişkin Olarak 25.04.2016 Tarihine Kadar Yürürlükte Olan

Düzenlemede 4857 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesinin, 25.04.2016 tarihine kadar yürürlükte olan 3.

fıkrasında, yıllık izinlerin bölünmesine ilişkin olarak: “…53 ‘üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.” hükmünün yer almakta olduğu,

2.2) Anılan düzenleme kapsamında İş Kanunumuzda esas olanın yıllık izinlerin bölünmeden tek parça

halinde kullanılması olsa da 3. fıkra hükmü gereği tarafların karşılıklı anlaşması ile izinlerin bölünebildiği, ancak bunun İçin; bölünen iznin bir parçasının 10 günden az olmaması ve izinin en çok 3’e bölünmesi olduğu ve çalışanların, bu fıkra hükmü ile yıllık izinlerini işvereninde onayını almak şartıyla çeşitli şekillerde bölerek kullanabildiği,

2.3) Yıllık ücretli iznin bölünmesine ilişkin olarak 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenleme

neticesinde TBMM tarafından 14.04.2016 tarihinde kabul edilen ve 26.04.2016 tarihli ve 29695 sayılı

Resmi Gazetede yayımlanan 6704 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk

Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile 4857 sayılı Kanunun 56. maddesinin 3. fıkrasının:

“…53 ‘üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir” şeklinde değiştirildiği,

2.4) Anılan değişiklik ile: Eski fıkra hükmünde yer alan yıllık izinlerin “en fazla üçe bölünebileceği”

hükmü kaldırılmış ve yıllık izinlerin “bölümler halinde” kullanılabileceği ifade edilmiş, ayrıca izinlerin en fazla kaç parçada kullanılabileceğine ilişkin bir üst sınır konulmadığı, ayrıca yeni düzenlemede de eski fıkra hükmünde olduğu gibi izinlerin bölünmesi için “tarafların karşılıklı anlaşması” hususunun yine korunduğu, son olarak yine eski fıkra hükmünde yer alan ve bölünen iznin bir parçasının “10 günden az olmaması şartının” korunduğu,

2.5) Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin “Yıllık Ücretli İznin Uygulanması” başlıklı 6. Maddesinin 3.

fıkrasının “Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere (değişik ibare: RG-18/8/201730158) bölümler halinde kullanılabilir.” hükmü gereğince oluşturulan 18.10.2012 tarihli ve 01650 sayılı yürürlükte olan İç Genelgede “… son yılın iznini ise gelecek yıl izni hak edeceği tarihe kadar bir bölümü on günden az olmamak üzere en fazla üçe bölünerek kullandırılması konusunda gerekli özenin gösterilmesi…” ifade edildiğinden, söz konusu İç Genelgenin kanuna aykırı bir hükmünün bulunmadığı,

2.6) İzinlerin kullanılması konusuna ilişkin usullerin yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi

dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı hususunun hizmet ilişkisi devam ettiği sürece yıllık izin kullandırılmasının işverenin yönetim hakkı kapsamında bulunduğu,

2.7) İşçinin kısa süreli izin kullanmasını gerektiren hallerde ise yürürlükte bulunan 20. Dönem Toplu İş

Sözleşmesinin Yıllık İzinler başlıklı 60. maddesinin İdari İzin başlıklı (b) fıkrasında yer alan: “İşçilere bir ay içinde meşru mazeretlerine binaen (l) işgünü ücretli izin verilir. Bu süre işçinin talebine uygun olarak bir kerede verilebileceği gibi ikiye veya üçe bölünerek de verilir. Ancak, ikamet yerinin bulunduğu belediye hudutları dışındaki ekip veya şantiyelerde çalışan işçilerin geçerli mazeretine binaen idari mazeret izinleri, üç aya kadar birleştirilerek kullandırılabilir.” hükmüne istinaden işçinin kısa süreli izin ihtiyacının bu madde kapsamında giderildiği,

2.8) Başvuran tarafından yapılan başvurulara verilen cevap yazılarının örneklerinin iletildiği,

2.9) Başvuran ile idareleri arasında başvuru konusu işleme ilişkin olarak yargı organlarında görülmekte

olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlık bulunmadığı,

İfadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, hükmü,

3.2) “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50 nci maddesi; “…Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.

Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, hükmü,

5) 4857 sayılı İş Kanunun “Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 56 ncı maddesinde: “Yıllık

ücretli izin işveren tarafından bölünemez.

Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

(Değişik üçüncü fıkra: 14/4/2016-6704/16 md.) Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.” hükmü,

6) 25391 sayılı Resmi Gazetede 03.03.2004 tarihinde yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin

“Yıllık Ücretli İznin Uygulanması” başlıklı 6. Maddesinin 3. Fıkrasında: “Ancak, 53 üncü maddede

öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere (değişik ibare:

RG-18/8/201730158) bölümler halinde kullanılabilir.” hükmü,

7) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünün 18.10.2012 tarihli ve 01650

sayılı yürürlükte olan İç Genelgede: “… son yılın iznini ise gelecek yıl izni hak edeceği tarihe kadar bir bölümü on günden az olmamak üzere en fazla üçe bölünerek kullandırılması konusunda gerekli özenin gösterilmesi…” hükmü,

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

/

8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin

konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran özetle: 4857 Sayılı İş Kanununun 56. maddesinin 3. fıkrasında izin süresinin bölümler halinde

kullandırılması bakımından herhangi bir sayı sınırlaması getirilmemesine rağmen Ulaştırma ve Altyapı

Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünün yıllık ücretli iznin uygulanmasında 18.10.2012 tarihli ve 01650 sayılı yürürlükte olan İç Genelgesinde yer alan “izin süresinin en fazla üçe bölünerek” bölümler halinde kullandırılması uygulanmasının kısa süreli izin gerektiren hallerde mağduriyete sebep olduğunu belirterek mağduriyetin giderilmesi hususunda gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

10) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından özetle: İzinlerin kullanılması

konusuna ilişkin usullerin yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı hususunun hizmet ilişkisi devam ettiği sürece yıllık izin kullandırılmasının işverenin yönetim hakkı kapsamında bulunduğu, 4857

Sayılı İş Kanununun 56. maddesinin 3. fıkrası, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin “Yıllık Ücretli İznin

Uygulanması” başlıklı 6. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan hükümler gereğince oluşturulan ve 18.10.2012 tarihli ve 01650 sayılı yürürlükte olan İç Genelgenin kanuna aykırı bir hükmünün bulunmadığı, ifade edilmektedir.

11) Başvuruya konu uyuşmazlığın başvuranın ücretli izin hakkının bölümler halinde kullandırılması

noktasında düğümlendiği, bu itibarla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünün yıllık ücretli iznin uygulanmasında 18.10.2012 tarihli ve 01650 sayılı yürürlükte olan İç Genelgesinde yer alan “izin süresinin en fazla üçe bölünerek” bölümler halinde kullandırılması uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığının irdelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

12) T.C. Anayasasının 50 nci maddesinde yer alan: “…Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve

bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.” ifadesiyle dinlenme hakkının anayasal bir hak olduğu görülmektedir.

13) Anılan Anayasa hükmünde ücretli yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği ifade edilerek

bu bağlamda 4857 sayılı İş Kanununda 53 ila 60 ıncı maddeleri arasındaki düzenlemelere yer verilmiştir.

14) Ayrıca ilgili mevzuat incelendiğinde: Başvuran özetle: 4857 Sayılı İş Kanununun 56. maddesinin 3.

fıkrasında: “Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.” hükmü kapsamında izin süresinin bölümler halinde kullandırılması bakımından herhangi bir sayı sınırlaması getirilmediği, Anılan kanun hükmüne açıklık getirmek ve uygulamasını göstermek adına düzenlenen 25391 sayılı Resmi Gazetede 03.03.2004 tarihinde yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin “Yıllık Ücretli İznin Uygulanması” başlıklı 6.

maddesinin 3. fıkrasında: “Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere (değişik ibare: RG-18/8/201730158) bölümler halinde

/

kullanılabilir.” hükmü ile de izin süresinin bölümler halinde kullandırılması bakımından herhangi bir sayı sınırlaması getirilmemesine rağmen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünün

Kurum içi uygulamasını belirlemek adına da 18.10.2012 tarihli ve 01650 sayılı yürürlükte olan Yıllık

Ücretli İzin Uygulaması konulu iç genelgesinde yer alan “izin süresinin en fazla üçe bölünerek” bölümler halinde kullandırılması uygulanmasında izin süresinin bölümler halinde kullandırılması bakımından en fazla üçe bölünebileceği ifade edilerek izin süresinin bölümler halinde kullandırılması bakımından bir sınırlama getirildiği görülmektedir.

15) Anayasa’nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev

alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkartabileceği kuralına yer verilmiştir. Anayasa’da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar. İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa’ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve

kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. (Danıştay İkinci Daire Esas No: 2021/17004 Karar No:

2023/3199 sayılı Kararı)

16) Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst

düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve

Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa’dan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Kanunlar ve yönetmelikler açısından yukarıda belirtilen bu durum, daha alt düzeyde yer alan diğer hukuksal metinler ve idari işlemler (genelge, tamim, sirküler vb.) açısından da geçerlidir.

17) Bu bağlamda tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemlerin; bir yönetmeliğin veya

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri “açıklayıcı” hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemler olduğunun kabulü gerekmektedir.

18) Bu itibarla İdare Hukukunda, normlar hiyerarşisinde yönetmeliklerden sonra gelen genel düzenleyici

işlemlerden olan genelgelerin üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmeden, üst hukuk normu hükümlerini sınırlamaktan, değiştirmekten ziyade, açıklık getirilmek suretiyle uygulamaya geçirilmesi amaçlanır.

19) Öte yandan 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası: “Ancak,

53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak

üzere en çok üçe bölünebilir.” şeklindeyken 14.04.2016 kabul tarihli, 26.04.2016 tarih ve 29695 Sayılı

R.G.de yayımlanan 6704 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle: “Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.” şekilde değiştirilmiştir.

20) TBMM genel kurul tutanaklarında söz konusu değişikliğin gerekçesi: “Alt komisyon metninin çerçeve

16 ncı maddesi; 4857 sayılı İş Kanunun 56 ncı maddesi kapsamında kullanılacak yıllık iznin bir bölümünün

on günden az olmamak üzere kalan kısmının tarafların anlaşması durumunda bölümler halinde esnek

olarak kullanılabilmesine imkân sağlayacak şekilde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir.” İfadeleriyle izin kullanımının tarafların anlaşması durumunda bölümler halinde esnek olarak kullanılabilmesine imkân sağlaması hedeflenmiştir.

21) Yapılan kanun değişikliği ve kanun değişikliğinin gerekçesinden, izinlerin bölümler halinde

kullanılması açısından en çok üçe bölünebileceği düzenlemesinin ilga edilerek izin süresinin bölümler halinde kullandırılması bakımından bir sayı sınırlaması getirilmemesinin amacının iznin esnek olarak kullanılabilmesine imkân sağlaması olduğu anlaşılmaktadır.

22) Başvuru konusu kapsamında başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat ve yargı

kararları incelendiğinde, Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, izinlerin bölümler halinde kullanılması açısından en çok üçe bölünebileceği düzenlemesinin ilga edilerek izin süresinin bölümler halinde kullandırılması bakımından bir sayı sınırlaması getirilmemesine ilişkin düzenlemenin amacının iznin esnek olarak kullanılabilmesine imkân sağlaması olduğu, ayrıca Ulaştırma ve Altyapı

Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünün Kurum içi uygulamasını belirlemek adına da 18.10.2012 tarihli ve 01650 sayılı yürürlükte olan Yıllık Ücretli İzin Uygulaması konulu iç genelgesinde yer alan “izin süresinin en fazla üçe bölünerek” bölümler halinde kullandırılması uygulanmasının hem kanun değişikliği suretiyle getirilen düzenlemenin amacına hem de Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin “Yıllık Ücretli İznin

Uygulanması” başlıklı 6. Maddesinin 3. fıkrasına ve 4857 Sayılı İş Kanununun 56. maddesinin 3. fıkrasına uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ a yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünün Kurum içi uygulamasını belirlemek adına da 18.10.2012 tarihli ve 01650 sayılı yürürlükte olan Yıllık Ücretli İzin Uygulaması konulu iç genelgesinde izinlerin bölümler halinde kullandırılması bakımından meri mevzuata uygun düzenleme yapılması amacıyla KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

/

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN ile KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/