ÖZET: Başvuran, 03/03/2023 tarihinde e-Devlet üzerinden EYT kapsamında emeklilik talebinde bulunmuş, ancak başvurusu üzerinden 8 ay geçmesine rağmen ilerleme kaydedilmediğini belirtmiştir. Başvuran, Bağ-Kur prim borcunu ödemeden ve hizmet birleştirmesi yapılmadan 4/a statüsünden emekli olma talebinde bulunmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 28/02/2023 tarihinde 4/1-(a) bendi kapsamındaki işinden ayrıldığını ve 01/03/2023 tarihinde 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalılığının başladığını açıklamıştır. Başvuran, 10/08/2023 itibarıyla prim borcunu tamamen ödemiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın 2829 sayılı yasa çerçevesinde hizmet birleştirmesi olmaksızın 4/1-(a) statüsünden emekli olabilmesi gerektiğini belirtmiştir. Başvuranın, prim borcunu ödemesi nedeniyle emeklilik işlemlerinin geciktirilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, başvurunun kabul edilerek, başvuranın emeklilik işlemlerinin tamamlanması ve fazla ödenen primlerin iadesi yönünde tavsiye kararı verilmiştir.

Sonuç olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’na, başvuranın emeklilik işlemlerinin 4/1-(a) statüsünden gerçekleştirilmesi ve geçmişe dönük emekli aylıklarının ödenmesi hususunda gerekli işlemlerin yapılması önerilmiştir. Bu kararın, ilgili idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde uygulanması gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/4034-S.24.6394

BAŞVURU NO : 2023/19895

KARAR TARİHİ : 19.04.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Bağ-Kur prim borcu ödemeden 03/03/2023 tarihi itibariyle emeklilik

BAŞVURUNUN KONUSU :

işlemlerinin yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06.12.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, EYT ‘den yaralanma talebi ile ilgili başvuruyu 03/03/2023 tarihinden e-Devlet üzerinden yaptığını, yaklaşık 8 ayı geçkin bir süredir herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini, sadece 4/1-(a)’lı sigortalılık süreleri ile 01/04/2023 tarihinden itibaren emekli olması gerekirken idarenin sigorta birleştirmesi şartı araması dolayısıyla emeklilik işlemini gerçekleştirmediğini ifade ederek hizmet birleştirmesi yapılmadan ve Bağ-Kur prim borcunu ödemek zorunda bırakılmadan 4/a statüsünden emekli olabilmeyi talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 7/12/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 26/01/2024 tarihli ve E- sayılı yazıda özetle; başvuranın 28/02/2023 tarihinde Kanunun 4/1-(a)

bendi kapsamındaki işinden ayrıldıktan sonra 01/03/2023 tarihinde 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, 03/03/2023 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli olan

5825 gün prim ödeme gün sayısı ve 25 yıl sigortalılık süresi bulunmakta olduğu ancak Kanunun 4 üncü

maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığından kaynaklanan ve yapılandırma talebinde bulunduğu 24/05/2023 tarihi itibariyle 45.561,15 TL’ye ulaşan prim borcunun 7440 sayılı Kanun kapsamına giren 35.689,04 TL’lik kısmını yapılandırdığı 10/08/2023 itibarinde ise prim borcunun tamamını ödediği, başvuranın son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde fiili hizmet süresi en fazla

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olmakla birlikte, 4/1-(b) kapsamında 10/08/2023 itibariyle prim borcunun tamamını ödemiş olması nedeniyle prim borcunu ödediği tarihi takip eden aybaşı olan 01/09/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, belirtilmiştir.

/

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı”başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası;“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga

2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki

hükümler uygulanır…” 5.2. “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 6ıncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları;“506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 86 ncı maddesi hükmüne göre topluluk sigortasına tabi olanların ödedikleri iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri genel sağlık sigortası dahil bu Kanuna göre ödenmiş sayılır. Bu süreler yatırıldıkları sigorta kolları bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir…

Bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından topluluk sigortasına devam edenler, bu kanunun 4 üncü maddesi kapsamında durumları değerlendirilerek, durumlarına uyan bent kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunların kendileri veya işverenleri tarafından verilmesi gereken belgeler en geç üç ay içerisinde

Kuruma verilmek zorundadır…” 6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 81 inci maddesinin (B) bendinde;”… e) Sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 17 yıl (dahil) dan fazla, 18 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5225 gün …” 7. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanun’un; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.” 7.2. “Hizmetlerin Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi;“Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.

/

Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 7.3. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 8. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta

İşlemleri Yönetmeliği’nin 8.1. “Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 57 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.”

8.2. “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mülga 506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm toplulukları sigortasına tabi olanlardan, a) Avukat ve noterler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,…kapsamında sigortalı sayılırlar.” 9. 28/09/2008 tarih ve 27011 sayılı 5510 sayılı Kanunun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkında Tebliğin altıncı bölümünde yer alan “506 sayılı Kanuna Tabi Olanların Sigortalılığı” başlıklı alt bölümde,“5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 506 sayılı Kanunun mülga 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortasına tabi olanlardan; 1) Kurumca yapılan araştırma sonucunda ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olduğu tespit edilen avukat ve noterler bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayrıca bir bildirime gerek kalmaksızın sigortalı sayılır…” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

10. Başvuran, 7440 sayılı yasa kapsamında yapılandırmadan yararlanmış ve 10.08.2023 tarihinde tahakkuk ettirilen prim borçlarını koşulsuz bir şekilde ödemiştir. Başvuranın yapılandırma yasası kapsamında prim borçlarını ifası, BAĞ-KUR ve tarım BAĞ-KUR sigortalılık sürelerinin 2829 sayılı yasa kapsamında birleştirilmesi yönündeki irade tezahürüne karine teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Sosyal Sigorta

İşlemleri Yönetmeliğinin Ek 8 inci maddesinde sigortalılar lehine getirilen düzenleme uyarınca başvuranın ikinci kez tahsis başvurusunda bulunmasına gerek kalmaksızın 4/1-(b) prim borcunu ödediği tarihin tahsis talep tarihi olarak değerlendirildiği ve takip eden ay başı itibariyle aylığının bağlandığı başvuranın aylık talebinde bulunduğu 03.03.2023 tarihinde mevcut BAĞ-KUR prim borcu nedeniyle aylık bağlama koşullarını taşımadığı ve bu prim borcunu ödediği ayı takip eden ay başında idarece aylık bağlandığı tespit

edildiğinden başvuranın uğramış olduğu zararlardan dolayı mağduriyetinin giderilmesi talebinin reddine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiş ve bu kapsamda hazırlanan “Ret Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, EYT kapsamında tarafına yaşlılık aylığı bağlanması talebi ile ilgili 03/03/2023 tarihinden e-Devlet üzerinden başvuruda bulunduğunu, yaklaşık 8 ayı geçkin bir süre herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini, sadece 4/a’lı sigortalılık süreleri ile 01/04/2023 tarihinden itibaren emekli olması gerekirken idarenin sigorta birleştirmesi şartı araması dolayısıyla emeklilik işlemini gerçekleştirmediğini ifade etmek suretiyle hizmet birleştirmesi yapılmadan ve Bağ-Kur prim borcunu ödemek zorunda bırakılmadan 4/a statüsünden emekli olabilmeyi talep etmektedir.

12. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, sigortalıların farklı statülerde hizmetlerinin bulunması halinde hizmetlerin ayrıştırılarak hak kazandığı statüye göre aylık bağlanmasına ve yine sigortalıların talepleri doğrultusundan herhangi bir statüdeki herhangi bir hizmetin silinmesine imkan bulunmadığı, ayrıca 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının mülga 506, 1479, 2925 ve mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği, sigortalıların söz konusu Kanunlara göre aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde, belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme gibi koşulların yanında, sigortalı olarak çalışılan işten ayrılarak Kurumdan yazılı istekte bulunma ile prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmesi koşullarının yerine getirilmesi aranmakta olduğu, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı, başvuranın son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde fiili hizmet süresi en fazla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olmakla birlikte, 4/1-(b) kapsamında 10/08/2023 itibariyle prim borcunun tamamını ödemiş olması nedeniyle prim borcunu ödediği tarihi takip eden aybaşı olan 01/09/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, ifade edilmiştir.

13. Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile beraber sosyal güvenlik sistemini oluşturan farklı sosyal güvenlik yapıları Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında birleştirilmiştir. Sigortalıların çalışma hayatlarının farklı statülerde gerçekleşmesi durumunda emeklilik işlemlerinin hangi kurum bünyesinde gerçekleştirileceği 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarında Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında

Kanun hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır. 5510 sayılı Kanun ile 2829 sayılı Kanun mülga edilmesine karşın, geçici 2’nci maddesine göre, 5510 sayılı Kanun’a tabi olarak sigortalı hak ve yükümlülüklerinin yürürlüğe girdiği tarih öncesi sigortalılığı başlayan ve birden fazla statüde sigortalı olanların hangi statüden emekli edileceği 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmaya devam etmektedir.

14. 2829 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde Kanunun amacı olarak; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi belirlenmiştir. Bu çerçevede, Kanunun 4 üncü maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, 8 inci maddesinde;

birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, ancak, kanunda sayılı istisna hallerinde (malullük, ölüm, yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi) tabi oldukları son kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.

14.1. Bahsi geçen Kanunun 4 üncü maddesinde, hizmet sürelerinin Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olmakla beraber, bir kurumda geçen hizmet sürelerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerinin de birleştirileceği yönünde açık bir hükme ise yer verilmemiştir. Mevcut SGK uygulamalarında ise birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olarak uygulandığı görülmüştür.

15. Diğer taraftan birden fazla statüde hizmeti olup tek bir statüdeki hizmetinden dolayı aylık bağlanabilecek durumdaki sigortalıların, haklarında zorunlu olarak hizmet birleştirmesi uygulanmamasına ilişkin talepleri geçmiş dönemde gerek yargı organlarına gerekse Kurumumuza intikal etmiştir. Yargı organlarınca konuya ilişkin verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/02/2002 tarihli ve 2002/21-132 E., 2002/139 K.; 10/03/2010 tarihli ve 2010/10-126 E., 2010/133 K.; 15/1/2014 tarihli ve 2013/235 E., 2014/9 K.; 12/02/2014 tarihli ve 2013/486 E., 2014/89 K.; Danıştay

Onbirinci Dairesinin 17/01/2017 tarihli ve 2013/389 E., 2017/17 K.) bulunduğu gibi konu hakkında

Kurumumuzca verilmiş 21/10/2013 tarihli ve 2013/53, 21/11/2016 tarihli ve 2016/2644 Karar No’lu

Tavsiye Kararları bulunmaktadır.

16. Anılan kararlarda özetle; yasanın (2829 sayılı Kanun) amacı lafzıyla çelişiyorsa, lafza değil öze önem verilmesi gerektiği, yorumda asıl olanın adalete uygun sonuca kavuşmak olduğu, bir kanun hükmünün, yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasının hukuk ilkelerine ve yasanın hem sözü hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanuna uygun olmayacağı, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanmasının geçerli bir çözüm yolu olduğu, sosyal güvenlik kurumlarının görevinin, kapsama aldıkları kişilere koruma garantisi sağlamak olduğu, sosyal sigortaların nimet-külfet dengesi üzerine kurulan kurumlar olduğu, külfetin yani çalışıp prim ödemenin karşılığının alınmamasının sosyal güvenlik sitemiyle bağdaşmadığı, böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceği, aksi bir düşüncenin sisteme olan güveni ortadan kaldıracağı, daha da önemlisi yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin bir anlamda cezalandırılmış olacağı, bunun sosyal adalet duygusunu aşındıracağı, fazla prim ödeyen sigortalının az, az prim ödeyen sigortalının fazla aylık alabilmesinin üstün görülemeyeceği,

2829 sayılı Kanunun amacının tek sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti aylık bağlanmasına yeten değil

yetmeyen sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasının sağlanması olduğu, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri bulunan ilgililerin, ancak bu hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylık bağlanmasına hak kazanmaları durumunda hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğu ve bu uygulamaya göre tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunun belirleneceği, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği açıklanarak 2829 sayılı yasaya göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı belirtilmiştir.

/

17. Benzer şekilde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.03.2010 tarih ve E. 2010/10-126, K.

2010/133 sayılı kararında 2829 sayılı Kanunun Genel Gerekçesine ilişkin yapılan değerlendirmede;

“Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği, bununla birlikte sigortalının kendisine daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olma şeklindeki işlemleri ise bir kural altına alma ve kurumlar arasındaki kaymaları önleyerek, belirli kurallara bağlama amacıyla çıkarıldığı açıklanmaktadır. Ayrıca kanunla getirilen sistemde, kişinin kendi elinde olmayan sebeplerle görevden ayrılmasını gerektiren malullük ölüm ve 5434 sayılı TC Emekli Sandığına göre yaş haddinden emekli olma hallerinin her kurumun kendi mevzuatı içerisinde bırakıldığı ve bu suretle hak kayıplarına sebebiyet verilmemesinin sağlandığı belirtilmiştir. Yine bu anılan kanunun uyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde ise; Bu madde ile; hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylık bağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarların önlenmesi amacı ile yeni bir düzenleme yapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerinde olmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektiren malullük, ölüm, 5434 Sayılı Kanun uyarınca yaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisna getirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmet süresi üzerinden bu madde ile getirilen şartları haiz olmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkında uygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır. O halde bu yasa ile, bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin bir sisteme bağlanması; sigortalıların hak kayıplarının yaşanmamasının yanı sıra, son olarak avantajlı şartlar sunan bir kuruma geçip, buradaki kısa süreli bir çalışma sonucunda son tâbi olduğu kurumdan emekli olma şeklinde gerçekleşen kurumlar arasındaki kaymaları önlemek amacı ile çıkarıldığı anlaşılmaktadır.” denildiği görülmektedir.Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı ile 2829 sayılı Kanunun amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, somut olayda sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle aylık bağlanabilecek durumda olan başvurana sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınarak ve hizmetleri birleştirilmeksizin aylık bağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

18. Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı, 2829 sayılı Kanunun amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, somut olayda sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle aylık bağlanabilecek durumda olan başvurana sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınarak ve hizmetleri birleştirilmeksizin aylık bağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

/

19. Ayrıca belirtmek gerekir ki kamu hukukun özünü oluşturan idari işlemler bu işlemleri yapanların özgürce ve istedikleri gibi bir irade olmayıp sıkı kayıt ve şartlara bağlanmış, hüküm ve etkilerini idarenin tek yanlı irade açıklaması ile sonuçlandırmaktadırlar. İdari işlemlerin icrai olma özelliklerinin bir gereği olan bu durum sonucunda idari işlemler doğrudan etkilerini göstermeleri gereği ilgililer de buna uymak zorunda kalmaktadır.

20. Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirilmesi zorunlu kabul edilmektedir. Bu hususun zorunlu olmadığı ise yargı kararları ve Kurumumuz kararları ile vurgulanmakta ve Sosyal Güvenlik Kurumundan bu şekilde hareket etmesi beklendiği ifade edilmektedir. Somut durumda başvurana çıkarılan prim borcunun yapılandırma hükümleri kapsamında ödenmiş olmasında başvuranın hizmet birleştirmesi yönünde iradesi oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Nitekim bu durumda başvurana prim borçlarının ödenmemesi halinde emeklilik işlemlerinin yerine getirilemeyeceği bildirilmiştir. Bu durumda ise başvuranın emekli olabilmek adına bu borcu ödemek dışında bir seçeneği kalmamaktadır.

21. Sonuç olarak başvuranın iddiaları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, Kurumumuzun emsal kararları ve bir arada değerlendirildiğinde başvuranın talebi çerçevesinde hizmet birleştirmesi yapılmaksızın 4/1-(a)

sigortalılığı kapsamında emekli olabilmesi mümkünken 4/1-(b) kapsamındaki prim borçları ödenmeksizin emekli edilmemesi işlemlerinde hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve değerlendirmeleriyle başvuranın hizmet birleştirmesi yapılmaksızın ilk tahsis talebinde bulunduğu tarih itibariyle 4/1-(a)

sigortalılığı kapsamında emeklilik işlemlerinin tamamlanması ve bu sebeple oluşan ve fazla ödenen prim borçlarının iadesi ile geçmişe dönük emekli aylıklarının ödenmesi yönünde tavsiye kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İş

Mahkemelerine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvurunun KABULÜNE, Başvurana, hizmetlerinin birleştirilmeksizin ilk tahsis talebinde bulunduğu tarih itibariyle 4/1-(a)

sigortalılığı kapsamında emeklilik işlemlerinin tamamlanması ve bu sebeple oluşan ve fazla ödenen prim borçlarının iadesi ile geçmişe dönük emekli aylıklarının ödenmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK

KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

/

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/