|
ÖZET: Başvuran, 2017 yılında kamu görevinden çıkarılmasının ardından, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) iade edilen primlerine faiz uygulanmasını talep etmiştir. Başvuru, 4A ve 4C statüleri arasındaki çakışma nedeniyle, 4A hizmet primlerinin ve matrahlarının faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği yönündedir. SGK, başvuranın talebini reddetmiş ve çakışan hizmet süreleri nedeniyle ödenen primlerin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında olmadığını belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 89. maddesi gereği, yanlış veya yersiz alınan primlerin iadesinin kanuni faiziyle yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvuranın çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerinin yanlış veya yersiz tahsil edilmiş sayılabileceği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, SGK’ya, başvuranın prim iadesinin kanuni faiziyle birlikte yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Ayrıca, SGK’nın bu karar doğrultusunda işlemlerini 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir. Bu süreç, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde yürütülmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5872-S.24.9224
BAŞVURU NO : 2024/795
KARAR TARİHİ : 30.05.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın iadesi yapılan primlerine faiz işletilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17.01.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle; Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken 06.01.2017 tarihinde 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını, kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurduğunu, söz konusu başvurunun Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 20.10.2020 tarih ve / sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine iptal davası açtığını, Ankara 27. İdare Mahkemesinin 23.03.2023 tarih, E: / ve K: / sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verdiğini, Sosyal Güvenlik
Kurumunun gerekli düzenlemeleri yapmadığını, 4A ve 4C çakışmalarındaki doğan hizmet primlerinin iadesinin faiz kısmını görmezden geldiğini ifade ederek 4A çalışma hizmetlerinin 4C ile çakışması olacağından 4A hizmet primlerinin ve matrahlarının faizi ile birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 13.02.2024 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 06.03.2024
tarihli ve E. sayılı yazıda özetle:
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun; Sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “ (Değişik birinci fıkra: 13.02.2011-6111/33 md.)
Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c)
bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık
/
statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılır.”
2.2. Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında ise; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin
Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.” hükmünün yer aldığı,
2.3. 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükmü gereği sigortalılık statülerinde meydana gelen çakışma sonucu, çakışan hizmet süreleri iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ödenen primlerin sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle işverenlerin Kurumumuza ödemiş oldukları bu kapsamındaki çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında bulunmadığı,
2.4. Aynı şekilde, sigortalı bildirimlerine dair belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarlar da yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında değerlendirilmemesi icap ettiği,
2.5. Buna göre çakışan hizmet süreleri nedeniyle iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki geçersiz sigortalılık statüsünden Kurumumuza ödenen primler (geçerli sigortalılık statüsüne olan prim borcuna ilişkin aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi durumunda) ile belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarlar faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edileceği,
2.6. İade esnasında ilgililerin Kurumumuza borcunun bulunması halinde, borcuna mahsubu, borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin on altıncı fıkrası gereği
“ilgililerin varsa Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan muaccel borçlarına mahsup edilmesi, mahsup edilecek borcunun bulunmaması halinde ise iade edilmesi gerekmektedir.” şeklinde açıklamaların yer aldığı,
2.7. Başvuranın çakışan döneme ilişkin prim iadesi talebine ilişkin Kurumumuzca gerekli işlemler yapılmış olup adıgeçenin prim iadesinin kanuni faizi ile birlikte yapılmasına ilişkin talebinin yerine getirilmesi mümkün bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
/
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53 üncü maddesinde;
Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c)
bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki diğer sigortalılık durumu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında muhtar sigortalılığı ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda muhtar sigortalılığı dikkate alınır.
5.1.“Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı
89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında: “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler,
alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir.
Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran, görevine mahkeme kararı gereği iade edildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun gerekli düzenlemeleri yapmadığını, 4A ve 4C çakışmalarındaki doğan hizmet primlerinin iadesinin faiz kısmını görmezden geldiğini ifade ederek 4A çalışma hizmetlerinin 4C ile çakışması olacağından 4A hizmet primlerinin ve matrahlarının faizi ile birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.
8. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen
06.03.2024 tarihli ve E. sayılı yazı ve eklerinin incelenmesi neticesinde;
Başvuranın 4/1-c kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 4/1-a kapsamındaki sigortalılığından kaynaklanan sürelere ilişkin sigorta prim tahsilatının iade işleminde bu primlerin yanlış ve yersiz ödenen primler
/
kapsamında olmaması nedeniyle şahsın Sosyal Güvenlik Kurumuna borcunun bulunması halinde, borcuna mahsubu, borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin on altıncı fıkrası gereği ilgilinin varsa Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan muaccel borçlarına mahsup edilmesi, mahsup edilecek borcunun bulunmaması halinde ise tarafına faizsiz olarak iade edilmesi gerektiğinden bu aşamada talebinin kabulüne imkan bulunmadığının değerlendirildiği, anlaşılmaktadır.
9. Başvuru konusu uyuşmazlığın, işverenlerin ödemiş oldukları bu kapsamdaki çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin yanlış ve yersiz olarak kabul edilip edilmeyeceği dolayısıyla primlerin faizi ile iade edilip edilemeyeceği hususunda olduğu tespit edilmiştir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu, genel olarak kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın getirdiği yönetsel sorumluluklarının yanında, yürüttüğü faaliyet olan sosyal sigortacılık gereği sigortalı ve işverenden yasalar tarafından belirlenen şartlar kapsamında prim toplamaya yetkili olmakla birlikte, söz konusu primleri yine yasayla belirlenen koşulların gerçekleşmesi halinde geri ödeme yükümlüsü konumundadır. Sigortalı bakımından prim yatırma, Kurum tarafından geri ödeme yapılan bu ilişkinin konusunu sosyal risklerin satın alınması amacına özgülenmiş para borcu oluşturmaktadır. Diğer bir ifade ile borcun konusunun belirli veya belirlenebilir bir meblağı sigortalıya ödeme yükümlülüğü olduğu değerlendirildiğinde Kurum ile sigortalı arasında para borcunun doğduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple başvurunun çözümü için borç açısından faizin tanımı, mevzuatımızda ne şekilde düzenlendiği hususlarının öncelikle açıklanmasının faydalı olacağı düşünülmüştür.
11. Faiz, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun ve 3095 Sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine
İlişkin Kanunda düzenlenmekle birlikte 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunda tanımına yer verilmemiştir. Ancak öğreti ve yargı kararları ışığında faiz; “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları bakımından özel olarak düzenlenen, tahsili için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semeredir.” (HELVACI Mehmet, Borçlar ve Ticaret Kanunu Bakımından Para Borçlarında Faiz Kavramı, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 2000, s. 65).
12. Anayasa Mahkemesi’nin faize ilişkin getirdiği tanımlar için kararlarına baktığımızda ise 15.12.1998 tarih, 1997/34 Esas ve 1998/79 Karar numaralı kanunî faize ilişkin kararında; “Faiz, kişi veya kurumların kullanımına terk ve tahsis edilen nakdî sermayeye karşılık sermaye sahibi lehine oluşan medenî bir
“semere” veya “ivaz”dır. Ayrıca alacaklının zararını karşılama işlevi olan, edimini taahhüdüne uygun biçimde süresinde; muaccel borcunu vadesinde ödemeyen borçlunun, bu süreden yararlanmış olma sonucu alacaklı lehine doğan nakdî bir ödentidir. Kaynağı, asıl alacağın kaynağını oluşturan, hukukî işlem, hukukî fiil veya kanundur. Asıl alacağa bağlı olarak doğan fer’i bir haktır.”
12.1. 27/9/1988 tarih ve E.1988-7,K.1988-27 sayılı kararlarında faizi “Bilindiği gibi faiz; ekonomik açıdan, “paranın fiatı”dır. Herhangi bir kimse, kendisine ait olmayan bir parayı, hangi isim altında olursa olsun, belli bir süre kullandığı paranın asıl sahibine “faiz” ödemek zorundadır.” şeklinde tanımladığı görülmektedir.
13. Kanunda iadesi/alınmaması öngörülen primler alınmışsa bu primlerin ne şekilde niteleneceği yalnızca 89/3’te düzenlenmiştir. Bu niteleme de “yanlış” ve “yersiz” olarak nitelendirilebilir. Nitekim
Yargıtay Yirmibirinci Hukuk Dairesinin 2012/3212 Esas ve 2013/16204 Karar Sayılı Kararında da, “fazla ve yersiz ödemenin; işverenlerin, sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların veya genel sağlık sigortalılarının
/
veya hak sahiplerinin Kuruma fazla veya hukuki dayanağı bulunmaksızın yaptığı ödemeyi ifade ettiği” belirtilmiştir.
14. Bununla birlikte Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 2011/9897 Esas ve 2012/14803 Karar sayılı
Kararında; “Dava, AŞ kurucu ortaklığı nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı olduğu dönemde bu şirkete ait işyerinden 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalışma bildirimleri yapılan davacının, çakışan döneme ait 506 sayılı kapsamdaki sigorta bildirimlerine ait primlerin sigortalı hissesine düşen kısmının yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın 89. maddenin 3. fıkrasıdır. Anılan düzenlemeye göre, yanlış ve yersiz alınan primlerin alındıkları tarihten itibaren 10 yıl geçmemişse hisseleri oranında işveren ve sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara, veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verileceği ve kanuni faizin, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar hesaplanacağı düzenlenmiştir.
Dosya kapsamına göre, Mahkemece, 05.01.1999 ile 05.01.2009 tarihleri arasındaki döneme ait primlerin sigortalı hissesine düşen kısmının istirdatına karar verildiği anlaşılmakta ise de, Kurumdan talep tarihi olan 20.02.2009 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süreye ait primlerin istirdatı mümkün olduğu gibi, primlerin ödendiği tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi isabetsizdir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Görüldüğü üzere; yukarıda yer verilen Yargıtay kararlarında, çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin
“yanlış ve yersiz alındığı tespit edilen primler” kapsamında olup olmadığı hususu tartışılmaksızın, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi kapsamında değerlendirildiği, bu doğrultuda hüküm kurulduğu ve faiz başlangıç tarihine ilişkin ihtilafın çözüme kavuşturulduğu görülmektedir.
15. 5510 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinde yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin sigortalılara faizi ile birlikte geri verileceğinin açık bir şekilde düzenlendiği, tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında ise primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar; geçen süre için kanuni faiz ödeneceğinin belirtildiği görülmektedir. (Kurumumuzun 2019/15113
Başvuru Numaralı 12/02/2020 Karar Tarihli Tavsiye Kararı)
16. Diğer yandan; Sosyal Güvenlik Kurumunun 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesinde yaptığı düzenleme ile 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi kapsamında ödenen primlerin, sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle “yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler” kapsamına almadığı hususuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
16.1. 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde iadesi gereken primlerin hak sahiplerine iadesine ilişkin usulün belirlendiği ve bu iadenin de faiziyle yapılacağının açıkça emredildiği göz önüne alındığında, SGK tarafından Yasayı daraltıcı şekilde kural konulmak suretiyle sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenen primlerin iadesinin faizsiz yapılacağı yönünde düzenleme getirilmesinin ilgili Kanuna aykırılık teşkil ettiği, diğer yandan, başvuranın mahkeme kararı ile göreve iadesi sonrası, 4/1-a statüsünde geçen hizmetlerinin yersiz alının prim statüsüne geçtiği, zaten bu nedenle idare tarafından iadesinin yapıldığı, değerlendirilmektedir.
17. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; prim iadesinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kanunen yanlış veya yersiz alınmış prim olarak nitelendirilebileceği, bu kapsamda yapılacak prim iadesinin kanunun amir hükmü gereğince kanuni faiziyle ödenmesi gerektiği değerlendirilmiş olup söz konusu
/
primlerin başvurana faiz ödenmeden iade edilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, diğer taraftan idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı, İdareden söz konusu ilkelere de iyi yönetim anlayışı içerisinde uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Konya İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın işverenlerin ödemiş oldukları çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında nitelendirilebileceği, bu kapsamda yapılacak prim iadesinin kanunun amir hükmü gereğince kanuni faiziyle ödenmesi amacıyla SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; SOSYAL
GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/