ÖZET: Başvuran, tamamlanmamış yurt dışı borçlanma talebi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine itiraz etmiştir. Başvuru, 08.02.2024 tarihinde yapılmış olup, başvuranın 23.07.2019 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğu ve 17.06.2023 tarihinde yaşlılık aylığı için başvuruda bulunduğu belirtilmiştir. Ancak, başvuranın prim gün sayısının eksik olması nedeniyle tahsis talebi reddedilmiştir. İdare, başvuranın 5825 gün prim ödemesi gerektiğini ve başvurunun eksik gün sayısı nedeniyle kabul edilmediğini ifade etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yurt dışı borçlanma talebinin 04.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ve borcun 08.04.2024 tarihinde ödendiğini belirtmiştir. Başvuranın 27.05.2024 tarihinde yeni bir tahsis talebinde bulunduğu ve bu talebin kabul edileceği, ancak başvuranın 17.06.2023 tarihli talebinin geçerli sayılmayacağı ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir.

Sonuç olarak, başvuranın yurt dışı borçlanma talebinin zamanında sonuçlandırılmaması ve tahsis talebinin eksik prim günleri nedeniyle reddedilmesi üzerine yapılan incelemede, idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Başvuranın, yurt dışı borçlanma sürecini takip etmede gerekli özeni göstermediği sonucuna varılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7316-S.24.11448

BAŞVURU NO : 2024/2075

KARAR TARİHİ : 11.07.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın tamamlanmayan yurt dışı borçlanma talebi nedeniyle

BAŞVURUNUN KONUSU :

tahsis talebinin reddedilmesi işlemine yönelik itirazı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan tarihli ve 14.02.2024 tarihli başvurularda başvuran özetle;

23.07.2019 tarihinde yurtdışı borçlanma talebine ait dilekçesini Sosyal Güvenlik Kurumuna verdiğini,

17.06.2023 tarihinde de EYT yasası kapsamında yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, 17.06.2023

tarihli tahsis talebinin akıbetini sorgulamak için yaptığı CİMER başvurusunun 07.02.2024 tarihinde müracaatının bulunmadığı şeklinde yanıtlandığını, eksik prim günlerinin yurtdışı borçlanma talep dilekçesine istinaden tamamlatılarak; 17.06.2023 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 20.02.2024 tarih ve – – sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü)

tarafından gönderilen 10.06.2024 tarih ve – – sayılı yazı ve eklerinde

özetle:

2.1. Başvuran ’ in 506 sayılı Kanun’un geçici 81-1/B bendine göre yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için 5825 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunması gerektiği,

2.2. Başvuranın E-Devlet üzerinden tahsis talebinde bulunduğu 17.06.2023 tarihinde 4334 prim ödeme gün sayısı bulunması sebebiyle tahsis talebinin Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezinin 06.12.2023 tarih ve sayılı yazısı ile eksik gün sebebiyle reddedildiği, 2.3. Bununla birlikte başvurana 23.07.2019 tarihli yurt dışında geçen sürelerini borçlanmak için vermiş olduğu dilekçe neticesinde 04.04.2024 tarihinde İzmir Sosyal İl Müdürlüğü tarafından borç tebliğ edildiği ve bahse konu borcun 08.04.2024 tarihinde başvuran tarafından ödendiği, 2.4. Yurt dışında geçen sürelerin borçlanılmasına ilişkin borcun geç tahakkuk ettirilmesinin sebebinin araştırıldığını ve yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ile Türkiye’de geçen hizmetlerinin çakışması sebebiyle yazışmalar yapıldığı, yazışmaların uzun sürmesi nedeniyle borçlanma başvurusun sonuçlandırılmasına ilişkin sürecin uzadığının anlaşıldığı, 2.5. Günümüz itibariyle başvuranın 5865 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bulunmakta olup başvuranın 27.05.2024 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 2.6. 5510 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, tahsis talebinde bulunduğu tarihten sonraki ay başından itibaren sigortalıya aylık bağlanacağı, 2.7. Kurumun emsal durumlarda da uygulaması Kanun’un emredici hükümlerini yerine getirmek olup sigortalıların tahsis talepleri, başvuru tarihinde mevcut olan güncel durumlarına göre değerlendirilmekte ve

Kanun’un yaşlılık aylığı bağlanması için aradığı şartları yerine getiriyor olmaları halinde Kanun’un 30 uncu maddesi uyarınca işlem yapılmakta olduğu, 2.8. Uyuşmazlığa ilişkin devam eden ya da sonuçlanan dava bulunmadığı, hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “Yaşlılık aylığının başlangıcı ve kesilmesi” başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a)

ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden

sonraki, b) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden, c) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip eden, ay başından itibaren aylık bağlanır.”

6. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal

Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun;

6.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”

6.2. “Tanımlar” başlıklı 2 inci maddesinin (c) bendinde;

“Bu Kanunda geçen:

…

c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,

ifade eder.”

6.3. “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.”

6.4. “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.”

6.5. “Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; ” A) Bu

Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a) Yurda kesin dönülmüş

1 1

olması, b) Tahakkuk ettirilen (…) borcunun tamamının ödenmiş olması, c) (…) borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması, Şarttır.”

7. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin;

7.1. “Yaşlılık aylığı başvurusu ve istenecek belgeler” başlıklı 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında

“Yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, sigortalının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a)

bendi kapsamında bulunması hâlinde çalıştığı işten ayrıldıktan sonra, b) (b) bendi kapsamında bulunması hâlinde, tarım işlerinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç sigortalılığa esas faaliyetine son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra, örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile

Kuruma başvurması şarttır.”

7.2. “Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 57 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki ………… ay başından itibaren aylık bağlanır.”

8. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması Ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin

8.1. “Borçlanma başvurusu” başlıklı 5 inci maddesinde; (1) Borçlanma hakkından yararlanabilmek için yazılı olarak veya usul ve esasları Kurumca belirlenecek elektronik ortam üzerinden Kuruma başvuruda bulunmak şarttır…”

8.2. “ Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi “ başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrasında sırasıyla; “Borçlanma tutarının tespitinde, adi posta veya kargo yolu ile veya

Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurt Dışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Dünya Posta Birliği mevzuatı çerçevesinde yurt içinden ya da yurt dışından gönderilen taahhütlü, iadeli taahhütlü ve acele posta servisi ile yurt içinden PTT Alo Post veya PTT Kargo ile yapılan yurt dışı borçlanma taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilir.” ve “Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir.”

8.3. “Aylığa hak kazanma ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında

“(1) Değerlendirilen sürelerin aylık bağlanmasında dikkate alınabilmesi için; a) Yurda kesin dönülmüş olması, b) Tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması, c) 5510 sayılı Kanunla mülga kanunların yürürlükteki hükümlerine veya sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış olması, ç) Kuruma yazılı başvuruda bulunulması şarttır.”

9. Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2018/38 sayıl Genelgesinin

“Yurtdışı Borçlanmasında Tahsis İşlemleri” balıklı 6 ncı bölümünün “2. Aylık Bağlama Şartları” başlığı altında; “3201 sayılı Kanunun 6 ncı ve 3201 sayılı Kanuna İlişkin Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde borçlandırılan sürelere istinaden hangi şartlarla aylık bağlanacağı belirlenmiştir.

Aylık bağlanabilmesi için; yurda kesin dönülmüş, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş, sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış ve Kuruma yazılı başvuruda bulunulmuş olması şarttır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuru formları ve ek evrakları incelendiğinde başvuran özetle; Yurt dışında geçen sürelerini borçlanmak için Sosyal Güvenlik Kurumuna 23.07.2019 tarihinde talepte bulunduğunu, ilgili borç tutarının tahakkuk ve tebliğinin kendisine yapılmadığını, 17.06.2023 tarihinde E-devlet üzerinden yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu ancak talebinin eksik prim günü nedeniyle reddedildiğini belirtmiş ve yurt dışı borçlanmasına ilişkin borç tutarının tahakkuk ettirilerek, 17.06.2023 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmektedir.

12. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; Başvurana yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için 5825 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması gerektiğini, E-Devlet üzerinden tahsis talebinde bulunduğu 17.06.2023 tarihinde 4334 prim ödeme gün sayısı bulunması sebebiyle talebinin reddedildiğini, başvuranın 23.07.2019 tarihli yurt dışında geçen sürelerini borçlanmak için vermiş olduğu dilekçe neticesinde 04.04.2024 tarihinde İzmir Sosyal İl Müdürlüğü tarafından borç tebliğ edildiği ve bahse konu borcun 08.04.2024 tarihinde başvuran tarafından ödendiği ve prim gün sayısını sağlıyor olması neticesinde

27.05.2024 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, kendisine takip eden aybaşından itibaren aylık

bağlanacağı, bununla birlikte yurt dışında geçen sürelerin borçlanılmasına ilişkin borcun geç tahakkuk ettirilmesinin sebebinin araştırıldığını ve yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ile Türkiye’de geçen hizmetlerinin çakışması sebebiyle yazışmalar yapıldığı, yazışmaların uzun sürmesi nedeniyle borçlanma başvurusun sonuçlandırılmasına ilişkin sürecin uzadığı belirtilmiştir.

13. Bu çerçevede uyuşmazlığın temel olarak; başvuranın 23.07.2019 tarihinde yapmış olduğu yurt dışı borçlanma talebinin, tahsis talebinde bulunduğu 17.06.2023 tarihine dek sonuçlandırılmaması ve başvuran tarafından borçlanma işlemine ilişkin borç tutarının Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmemesi neticesinde eksik prim günü sebebiyle reddedilen 17.06.2023 tarihli tahsis talebinin geçerli sayılıp sayılmayacağı hususunda ortaya çıktığı görülmektedir.

14. Dolayısıyla başvuru kapsamında yapılacak inceleme ve araştırma özelinde bahse konu yurt dışı borçlanma işleminin sonuçlandırılması konusunda uyulması gereken yükümlülüklerin idare tarafından yerine getirilip getirilmediği ile beraber başvuran tarafından yurt dışı borçlanma başvurusunun takibi adına gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediğine dair bir değerlendirme yapılmalıdır.

15. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı kadarıyla başvuru konusu somut olayın gelişim

sürecine bakıldığında:

15.1. Başvuran 23.07.2019 tarihli dilekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna yurt dışında geçen sürelerinin borçlanılması hususunda başvuruda bulunduğu, 15.2. İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 06.12.2019 tarihli yazısıyla başvurandan borçlanma talebine ilişkin eksik evraklarını tamamlanmasının istendiği, 15.3. Başvuranın kendisinden istenilen evrakları tamamlayarak 23.01.2020 tarihli dilekçe ekiyle İzmir

Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne sunduğu, 15.4. Başvuranın 17.06.2023 tarihinde E-Devlet üzerinden yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu ve

4334 prim ödeme gün sayısı bulunması sebebiyle tahsis talebinin Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezinin

06.12.2023 tarih ve sayılı yazısı ile reddedildiği,

15.5. Yine başvuru eklerinden anlaşıldığı üzere başvuranın yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğu

23.07.2019 tarihinden, yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu 17.06.2023 tarihine kadar Sosyal Güvenlik

Kurumuna borçlanma talebinin akıbeti hususunda herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, 15.6. Başvurana 23.07.2019 tarihli yurt dışında geçen sürelerini borçlanmak için vermiş olduğu dilekçe neticesinde 04.04.2024 tarihinde İzmir Sosyal İl Müdürlüğü tarafından borç tebliğ edildiği ve bahse konu borcun 08.04.2024 tarihinde başvuran tarafından ödendiği, 15.7. Tamamlanan yurt dışı borçlanma işlemi neticesinde başvuranın 5865 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bulunmakta olduğu ve 27.05.2024 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu,

5510 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, tahsis talebinde bulunduğu

tarihten sonraki ay başından itibaren sigortalıya aylık bağlanacağı, görülmektedir.

16. Yurt dışında bulunan Türk Vatandaşlarının yurt dışında bulunduğu sürelerin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen

Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılmakta olup yapılan yurt dışı borçlanması neticesinde aylık tahsisinin yapılması bir takım şartlara bağlanmıştır. Bu şartlar; yurda kesin dönülmüş, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş, sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış ve Kuruma yazılı başvuruda bulunulmuş olmasıdır.

17. Başvuranın yurt dışı borçlanma başvurusunun takibi açısından gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediğine ve buna bağlı olarak 17.06.2023 tarihli tahsis talebinin geçerli sayılıp sayılamayacağına yönelik olarak: başvuranın yurt dışı borçlanma başvurusunun tahsis talebine kadar aradan geçen zamana

bakmaksızın her daim geçerli kabul edilmesi gibi sınırı belirsiz bir hukuki kabule gitmenin dürüstlük ve iyi niyet kuralları ile örtüşmeyecek ve hakkın kötüye kullanılmasına alan açacak bir yaklaşım olacağı açıktır.

Yani başvuranın yapmış olduğu borçlanma başvurusu sonrasında kendisine borç tahakkukunu içeren bir tebligat yapılacağından haberdar olup başvurusunun takibine yönelik gerekli dikkat ve özeni göstermesi, ortalama ve makul bir kişiden beklenen bir davranış olacaktır. O yüzden uyuşmazlığın hakkaniyetli bir çözüme kavuşması adına başvuranın ne kadarlık bir süre içerisinde hareketsiz kalabileceğine dair bir makul süre tespitinde bulunmak gerekmektedir.

18. Nitekim benzer şekilde süresi içerisinde borç tutarının ödenmemesi gerekçesiyle idarece yurt dışı borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması konusunda Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin önüne gelen bir

davada (E: 2023/762, K: 2023/3518, T: 30.03.2023):

18.1. Davacı tarafından; yurt dışı borçlanma başvurusunun üç aylık ödeme süresi geçirildiği gerekçesiyle idarece geçersiz sayılmasına ilişkin uygulanan işlemin iptali ile yaptığı başvurunun geçerli olduğunun tespitine ve borçlanılan miktarın ödenmesi için başvuru tarihindeki şartların dikkate alınmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

18.2. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu ise; tebligatın sigortalının gösterdiği adrese gönderilmiş olmakla birlikte kendisine ulaşılamadığını, söz konusu adresin doğru olduğunun tespit edilmesi üzerine tebliğin borçlandırma yazısının kurumlarından çıktığı tarihte yapılmış sayıldığını, bu nedenle 3201 sayılı Kanun’da yurt dışı borçlanma başvuruları için öngörülen tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde borcun ödenmesi şartı sigortalı tarafından yerine getirilmediğinden başvurunun geçersiz sayıldığını, tekrardan borçlanma başvurusunda bulunulması halinde yeni talep tarihinde geçerli şartlar ile hesaplanacak borçlanma tutarı üzerinden borçlanmanın gerçekleştirileceğini ifade etmiştir.

18.3. Yargıtay’ın yaptığı değerlendirmede; SGK’nın aktüeryal dengesi ve hakkaniyet ölçüleri gözetilerek ödenecek primin hangi tarihteki prime esas kazanç miktarları esas alınarak belirleneceği üzerinde durulması, ilgili mevzuat hükmünde tahakkuk tarihindeki primin tebliğden itibaren üç aylık süre içinde ödenmesi ve bu üç aylık sürenin geçirilmesi durumunda borçlanma bedeli olarak prim miktarının

nasıl belirleneceğinin irdelenmesi gerektiği belirtilmiş olmakla beraber:

(…)

“Diğer bir olasılık da, Kurumun borçlanma talebini değerlendirmeyip cevapsız bırakmasıdır. Bu durumda,

5510 sayılı Kanunun 42’nci maddesinde belirtilen üç aylık süre geçtiğinde Kurumun talebi reddetmiş

olduğu esas alınarak, anılan üç aylık bekleme süresine yukarıda belirtilen üç aylık makul süre (3 + 3 =6 ay) eklenmeli; davanın Kuruma başvuru tarihinden itibaren 6 aylık süre içinde açılması durumunda yine

Kuruma ilk başvurunun yapıldığı tarihteki prime esas kazancın esas alınması; başvuru tarihinden itibaren altı aylık sürenin geçmesinden sonra dava açılması durumunda ise, makul sürenin geçtiği ancak

Kurum tarafından da başvuruya bir cevap verilmediği gözetilerek borçlanma bedelinin davanın açıldığı tarihteki prime esas kazanç miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekecektir.”

denilmek suretiyle davacının SGK’ ya yapmış olduğu borçlanma başvurusunun üzerinden söz konusu altı aylık makul süre geçmeden dava yoluna gidildiği görülmüş olup borçlanma başvurusunun reddine yönelik kurulan idari işlemin iptali olarak verilen istinaf mahkemesi kararının onanması şeklinde hüküm

kurulmuştur (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E: 2022/1880, K:

2022/3517, T: 14.03.2022; E: 2022/5276, K: 2022/11011, T: 22.09.2022; E: 2023/10746, K: 2023/12207,

T: 30.11.2023; E: 2023/5236, K: 2023/12573, T: 07.12.2023).

19. Yargıtay içtihadı açısından bakıldığında; yurt dışı borçlanma başvuruları yönünden üç ay bekleme süresi ve üç ay da 3201 sayılı Kanun’da geçen ödeme süresi olmak üzere (3+3= 6 ay) toplam altı aylık bir makul süre belirlenimi yapılmıştır. Buna göre, kişiler yurt dışı sürelerini borçlanma talebiyle SGK’ya başvurduklarında eğer ki usulüne uygun bir tebliğ işlemi gerçekleştirilmez ve tebligat kendilerine ulaştırılamazsa idareye başvuru tarihinden itibaren altı aylık bir süre içerisinde uyuşmazlık mahkemeye taşındığı takdirde ilk başvuru geçerli kabul edilip borçlandırma işlemi yapılmalıdır. Böylece idarenin kusurundan kaynaklı olarak kişilerin kendi aleyhlerine sonuç doğuran, ölçüsüz ve ağır bir külfete katlanmak zorunda oldukları uyuşmazlığın hakkaniyet çerçevesinde, öngörülebilir bir çözüme kavuşturulması mümkün hale gelmiştir.

20. Buna ek olarak; hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin korunması açısından borçlanma başvurusunun geçerli kabul edileceği makul sürenin belirlenmesinde yorum kuralları ele alınırken aşırı şekilcilikten kaçınarak kişilerin yararlanacağı hakkın kullanımını imkânsız kılacak bir duruma sebebiyet vermemek önem taşımaktadır (Anayasa Mahkemesi, Yaşar Çoban Başvurusu, B.No: 2014/6673, 25.07.2017, §§ 6567).

21. Dikkat çekmek gerekir ki; Yargıtay, makul süre tespitinde bulunurken süre konusuna dair bir incelemede bulunduğundan meseleyi usul boyutu üzerinden ele almış gibi gözükse de aslında esasa dair bir yorumlama faaliyetine başvurmuştur. Zira ortaya koyulan tespit, dava konusu edilen hakkın şekli bir süre şartıyla mahkemeye taşınıp taşınamayacağıyla değil hâlihazırda usulüne uygun olarak görülen bir davada söz konusu hakkın maddi açıdan ileri sürülüp sürülemeyeceğiyle ilgilidir. Öyle ki kişilerin zaten şartları sağlıyorlarsa her zaman borçlanma başvurusunda bulunabilmelerinde bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak borçlanma başvurusunun öngörülen ödeme süresini aşan bir tarihten sonra geçerli kabul edilip edilemeyeceğine bağlı olarak önceki tutar ve şartlar üzerinden borçlanma işleminin tamamlanıp tamamlanamayacağı sorunsalı, esas yönünden bu hakkın korunmasıyla alakalı bir değerlendirme gerektirmektedir. Yargıtay tarafından kişilerin önceki borçlanma başvurusunu geçerli kılmaya dair yapılan yorumla bir makul süre tespit edilmiş ve böylelikle aynı zamanda esas bakımından benzerlik gösteren uyuşmazlıklar için de uygulanabilir genel ve soyut bir hukuk kuralı ortaya koyulmuştur.

22. Sonuç itibarıyla başvuru konusu somut uyuşmazlığa bakıldığında; başvuranın 23.07.2019 tarihinde

Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına intikal eden yurt dışı borçlanma talebinin idarece makul sürede sonuçlandırılmadığı anlaşılmakla birlikte başvuranın da tahsis talebinde bulunduğu 17.06.2023 tarihine kadar mevcut başvurusunun akıbetini öğrenmeye veya işlemlerinin tamamlanmasına dair idareden yazılı

herhangi bir talepte bulunmadığı, borç tutarına ilişkin tahakkuk, tebliğ ve ödeme işlemleri halihazırda gerçekleşmemiş olduğu halde 17.06.2023 tarihinde tahsis talebinde bulunduğundan ve borçlanma işleminin tamamlanmasına yönelik yapılan talebin yukarıda aktarıldığı üzere altı aylık makul süreyi aştığı görüldüğünden mevcut durumda maddi hukuk kapsamında ileri sürülebilecek bir hakkın bulunmadığı değerlendirilmektedir.

23. Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları ile idarenin beyanları, ilgili mevzuat ve konuya dair ele alınan yargı kararları çerçevesinde Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirmede; Başvuranın her ne kadar 23.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebi bulunsa da ilgili borçlanma talebi 17.06.2023 tarihli tahsis talebine kadar sonuçlandırılmadığından söz konusu tahsis talebinin eksik prim günü sebebiyle reddedilmesi işlemine yönelik idarece uygulanan iş ve işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde göndermediği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı, idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevap verilmediği, ayrıca şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN MEVZUAT

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi