ÖZET: Başvuran, eşi üzerinden aldığı ölüm aylığının kesilmeden babasından da ölüm aylığı bağlanmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuruya ilişkin yaptığı açıklamada, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, hem eşinden hem de ana/babasından ölüm aylığına hak kazananların yalnızca birini tercih edebileceğini belirtmiştir. Başvuranın, eşinden aldığı aylık ile babasından talep ettiği aylığın farklı sigortalılık statülerine tabi olduğu ve bu nedenle her iki aylığın bir arada bağlanamayacağı ifade edilmiştir.

Kurum, başvuranın 506 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olduğunu ve bu kanunun 68. maddesi gereğince her iki aylığın birden alınamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca, başvuranın babasından dolayı hak kazandığı aylığın başlangıç tarihinin, zamanaşımı hükümleri göz önünde bulundurularak belirlenmiştir. Başvurana, her iki dosyadan da aylık bağlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve kurumsal değerlendirmeler doğrultusunda reddedilmiştir. Kararın, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğ edilmesiyle süreç tamamlanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9976-S.24.15354

BAŞVURU NO : 2024/7524

KARAR TARİHİ : 20.09.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emeklilik işlemleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12.06.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, eşi üzerinden aldığı ölüm aylığı kesilmeden babasından dolayı da ölüm aylığı

bağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 05/07/2024 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 97. maddesinde Kanun’da

aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağının, aynı Kanun’un 54. maddesinde ise hem eşinden hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığın ödeneceğinin düzenlendiği,

2.2) Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da 17/7/1964 tarihli

ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanun’la mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edildiği, bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulandığı, Sosyal

Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin geçici 31. maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca da, bir dosyadan gelir veya aylık alınmakta iken Kanun’un yürürlük tarihinden sonra yeni bir dosyadan gelir veya aylığa hak kazanılması halinde, eski ve yeni sigortalılık halinin aynı olması durumunda Kanun’un 54’üncü maddesinin, farklı olması durumunda ise Kanun’un yürürlük tarihinden önceki kanunların mülga hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü,

2.3) Diğer taraftan 05/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik’in 29. maddesiyle yapılan değişikle söz konusu Yönetmelik’in geçici 4. üncü maddesinin ikinci fıkrasının Kanun’un yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki kanun hükümlerinin uygulanacağı şeklinde değiştirildiği,

2.4) 2018/38 sayılı Genelge’nin “Ortak Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının; “Gelir ve Aylıkların

Birleşmesi” başlıklı üçüncü bölümünün; “3. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmelik Değişikliği Gereğince

Birden Fazla Gelir/Aylığa Hak Kazananlar” alt başlıklı maddesine göre de, Kanun’un yürürlük tarihinden önce vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı almakta iken ölüm tarihi Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra olan babasından/annesinden dolayı 05/12/2017 tarihinden sonra; farklı statü kapsamında ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunanlara Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin geçici 31. maddesi uyarınca Kanun’un 54. maddesine göre değerlendirme yapılmayarak her iki aylığın da tamdan, aynı statü kapsamında ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunanlara Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin geçici 31. maddesi uyarınca Kanun’un 54. maddesine göre değerlendirme yapılarak tercih ettiği aylığın ödenmesinin öngörüldüğü,

2.5) Aynı Yönerge’nin “7. Birden Fazla Dosyadan Ölüm Gelir/Aylığına Hak Kazananlardan Tercih

Hakkı Verilenler” alt başlıklı maddesinde ise hak sahiplerine hak kazandıkları ölüm gelir/aylıklarından tercih ettikleri gelir ve aylığın ödenmesi hususunun ilk defa Kanun’un 54. maddesi ile getirilen bir düzenleme olduğu, hak kazanılan ölüm gelir/aylıklarından tercih hakkı verilenlerde, Kanun’da tercihlere sayı yönünden bir sınırlama getirilmediğinden, hak sahipleri almaya hak kazandıkları ölüm gelir veya aylıklarını tercihleri doğrultusunda birden fazla değiştirebileceklerinin, tercih hakkı verilen ölüm gelir ve aylıklarında hak sahiplerinin mutlaka tercihlerinin alınacağının, eşten ölüm gelir/aylığı alırken, ilk defa ana/babadan ölüm gelir/aylığı talebinde bulunan hak sahiplerine eş ve ana/baba dosyalarındaki aylık miktarları hakkında bilgilendirme yapılmak suretiyle yeniden tercihleri istenerek ve tercih edilen dosyanın ilk defa gelir/aylık ödenecek dosya olması halinde, gelir/aylık başlangıç tarihinin belirlenmesinin genel koşullara göre yapılacağının, tercihlerine göre ölüm gelir/aylığı ödenmekte iken tercihlerini değiştirenlerin yeni dosyadan ödemelerinin, tercihlerine ilişkin talep tarihini takip eden aybaşından; eski dosyadan gelir/aylığın kesilmesi işleminin ise, tercihlerine ilişkin talep tarihini takip eden ödeme döneminden itibaren yapılacağının, gerek ilk gerekse sonraki tercihlerde dosyalardaki diğer hak sahiplerinin durum değişiklik tarihlerinin dikkate alınmayacağının düzenlendiği,

2.6) Kurum kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; başvurana 02/09/2008 tarihinde vefat eden

eşinden dolayı 26/09/2008 tarihinden itibaren tahsis numarası ile 506 sayılı Kanun kapsamında

ölüm aylığı bağlandığı, 01/05/2001 tarihinde vefat eden babasından dolayı 19/02/2024 tarihinde ölüm aylığı bağlanması yönünde talepte bulunduğu, babasından dolayı da hak sahipliğine ilişkin koşulları sağladığı, ancak eşinden bağlanan aylığın 506 sayılı Kanun, babasından talep ettiği aylığın ise 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) kapsamında olduğu, diğer bir ifade ile eski ve yeni sigortalılık halinin aynı olduğu anlaşıldığından bu aylıklar hakkında Kanun’un 54. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, Kanun’un 54. maddesi gereğince de hem eşinden hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylık ödeneceğinden; tercihini babasının dosyasından aylık bağlanması yönünde yapması ve baba dosyasının ilk defa aylık ödenecek dosya olması nedeniyle, gelir/aylık başlangıç tarihinin belirlenmesinin genel koşullara göre yapılacağından zamanaşımı hükümleri de dikkate alınarak aylık başlangıç tarihinin 01/03/2019 olacağının ve birikmiş ödemesinin yapılacak dönemde başvuranın annesi ve kardeşinin de hak sahibi olduğu göz önüne alındığında hisse değişikliği nedeniyle borç/alacak çıkacağının, yine başvuranın eş dosyasından da 01/03/2019 tarihi sonrası ödenen aylıklar için borç çıkacağının anlaşıldığı, bu doğrultuda başvurana her iki dosyadan da aylık bağlanmasının mümkün olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

5.1) “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1.

maddesinin ikinci fıkrasında;

“17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu

Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.”

6) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun;

6.1) “Eş ve çocuklara aylık bağlanması” başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasının (I) numaralı

bendinin (C) alt bendi ile (VI) numaralı bendinde;

“Ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır.

…

Çocuklardan:

a) 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine %25’i, …

Oranında aylık bağlanır.

…

Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya buralardan gelir veya aylık almaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden devre başından itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde I inci bölümün (C) fıkrası hükmü saklı kalmak şartiyle, bu tarihten başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almağa hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir.”

6.2) Geçici 91. maddesinin birinci fıkrasında;

“06/08/2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmaz.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran, 2/9/2008 tarihinde vefat eden eşinden dolayı bağlanan ölüm aylığı kesilmeden, 1/5/2001

tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanmasını talep etmektedir.

9) Somut olayda, başvurana eşinden dolayı bağlanan ölüm aylığı ile birlikte babasından dolayı da ölüm

aylığı bağlanıp bağlanamayacağı temel uyuşmazlık konusudur. Bu kapsamda başvurana, ölüm aylığı bağlanılmasında esas alınması gereken mevzuat hükümlerinin tespiti ile ilgili hükümlerin aynı anda iki

aylığın ödenmesine cevaz verip vermediğinin incelenmesi gerekmektedir. Söz konusu hukuki sorun daha önce 2023/19093 numaralı başvuruya ilişkin Ret Kararı’nda irdelenmiş olup, aşağıdaki değerlendirmelere

yer verilmiştir:

10) Bu noktada, 506 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla, ölüm aylığı bağlanma

koşulları ile bağlanmış ölüm aylığının kesilme nedenlerinin, anılan Kanun’un 68. maddesinde düzenlendiği görülmektedir. Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (I) numaralı bendinin (C) alt bendinde göre ölen sigortalının yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve

Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına aylık bağlanacaktır. Mezkûr fıkranın (VI) numaralı bendinde ise sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıkların Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya başladıkları, buralardan gelir veya aylık almaya başladıkları veya evlendikleri takdirde kesileceği düzenlenmiştir. Öte yandan (VI)

numaralı bendin son cümlesinde de, bir sınırlama getirilerek vefat eden eş ile vefat eden babadan dolayı hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı almaya hak kazananlara, bu aylıklardan fazla olanın ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

11) Öte yandan 506 sayılı Kanun’un geçici 91. maddesinin birinci fıkrasına göre de 6/8/2003 tarihinden

önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıkların; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli

Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları hâlleri hariç olmak üzere geri alınmayacağı düzenlenmiştir. Belirtmek gerekir ki, kanun koyucu geçici 91. madde ile 6/8/2003 tarihinden önce hak sahibi olan kız çocuklarının, kendi çalışmaları dışında, hak sahibi olarak gelir veya aylık almaları hâlinde önceden aldıkları ölüm geliri veya aylığın kesilmesini önlemeyi, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğüne kadar gelir/aylık almalarını devam ettirmeyi ve gelir/aylık kesilmişse istirdadını engellemeyi ve 506 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile ilgili farklı uygulamaları gidermeyi amaçlamıştır.

12) Söz konusu hükümler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 506 sayılı Kanun’un 68. maddesinin

birinci fıkrasının (VI) numaralı bendinin son cümlesinin aynı Kanun’un geçici 91. maddesi ile yürürlükten kalkmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla hem eşten hem de ana/babadan gelir veya aylığa hak kazananlarının her iki aylığı bir arada alamayacakları ve aksini talep etmedikleri sürece bu ölüm aylıklarından fazla olanının ödeneceği anlaşılmaktadır. (bk. Yargıtay Onuncu Hukuk

Dairesinin 6/3/2023 tarihli ve E: 2023/556, K: 2023/2015 sayılı kararı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun; 19/4/2017 tarihli ve E: 2015/841, K: 2017/787 sayılı, 18/6/2019 tarihli ve E: 2017/2150, K: 2019/678 sayılı, 12/11/2020 tarihli ve E: 2017/2400, K: 2020/1039 sayılı, 30/3/2021 tarihli ve E: 2017/2432, K: 2021/369 sayılı kararları)

13) Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukuki olgulara göre;

başvuranın ölüm aylığı yönünden hak sahibi olduğu eşi ve babasının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu dikkate alındığında, 506 sayılı Kanun’un 68. maddesindeki düzenleme karşısında her iki aylığa birden hak kazanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

14) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; eşinden ölüm aylığı almakta olan başvuranın,

babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması talebinin reddedilmesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Çanakkale İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi